385 Tüm Sonuçlar

Detayları Gör
Genel

Tazı Kanyonu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Halkın 'Tazı Kanyonu' olarak adlandırdığı ve Köprüçay Nehri'nin yüksekliği 200 metreyi bulan kayalıklar arasından geçtiği doğa harikası kanyon, tatilci ve turistlerin son dönemdeki en gözde merkezi haline geldi. 14 kilometrelik Köprülü Kanyon Milli Parkı içinde, her yıl binlerce tatilci ve turistlerin rafting başta olmak üzere trekking, tırmanış gibi birçok doğal aktivite için ziyaret ettiği bölgenin üst kısımlarında belirlenen kanyonun muhteşem manzarası, doğa yürüyüş gruplarını kendine çekiyor. Giriş Ücretsiz

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Köprülü Kanyon (Antalya)

Antalya, Türkiye

Köprülü Kanyon, Isparta'nın Sütçüler ilçesinde başlayan ve Antalya'da denize dökülen, rafting yapmaya uygun bir vadidir. Ayrıca kanyon üzerinden kamp veya doğa sporları yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Uçansu Şelalesi (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kayabükü ve Eskibağ köylerinin sınırlarında, Toros Dağları’nın ortasında saklanan Uçansu Şelalesi, gizemli güzelliğiyle ilgi odağı oluyor. Çok az kişi tarafından ziyaret edilen Uçansu Şelalesi, Toros Dağları’ndan aşağı bembeyaz sularını köpürdeterek fışkırtırken, görenleri mest ediyor. Bir kayanın ortasından yaklaşık 50 metre yükseklikten birkaç koldan coşkun şekilde dökülen Uçansu, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin üzerinde rafting yaptığı Alara Çayı’na hayat veriyor. Uçansu Şelalesi’nin suyu, ulu çınarlar ve el değmemiş ormanın içinden yaklaşık 100 kilometrelik bir yolculuğun sonunda Manavgat’ta Akdeniz’le buluşuyor. Giriş Ücreti Yok - Şelalede yüzülebiliyor. Kampa uygun

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Üzümdere Milli Parkı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Yazın en sıcak zamanlarında bile suyun buz gibi olması sizi serinletecektir ulaşım biraz zor olsada gittiğinize değecek üzümdere milli parkı

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Altınbeşik Mağarası Milli Parkı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Altınbeşik Mağarası Millî Parkı, Antalya ili, İbradi ilçesine 9.7 km. uzaklıkta Ürünlü mahallesi yaklaşık 5 km. güneydoğusunda, derin ve sarp Manavgat vadisinin batı yamacında yer alan millî park. Türkiye'nin 1. Avrupa'nın 3. yer altı göl mağarasıdır. Mağara içerisine şişme bot ve rehber eşliğinde girilmekte. Suyun Derinliği 15 metreyi bulduğu yerler mevcut aydınlatmalar ile net görülebilmektedir. Bot turları 1 Martdan itibaren başlamakta. Dışarıdan görmek ücretsiz bot turlarına katılmak (Tavsiye ediyoruz bu güzelliği yakından görmelisiniz.) Yetişkinler 6.5 TL 07-18 Yaş arası 3.5 TL Bot ücretide 10 TL kredi kartı ile ödeme kabul edilmiyor ve yakınlarda atm mevcut değil. Müze kartı geçerli değil. Lavabo mevcut. Telefon şebekesi 3G

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Alacasu Cennet Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Cennet Koyu çok bilinen, reklamı yapılan bir yer değil. Daha çok denizciler ve Mavi tura çıkan teknelerin uğrak noktası. Nasıl gidiliyor? Gözünüzde şöyle canlandırın; Phaselis ile Çamyuva arasında. Kemer’i geçince Tahtalı Teleferik sapağından U dönüşü yapıp 500 metre kadar sonra sağa dar bir yol giriyor. Patikayı takip edince 1 kilometre kadar sonra yol ikiye ayrılıyor. Sağa dönerseniz Cennet Koyu, sola dönerseniz küçük balıkçı barınağına gidiyorsunuz. Cennet Koyu hakikaten kimsenin bilmediği, Kemer’deki arkadaşların kaçamak yaptıkları, keyifçilerin hafta sonları tekneleri indirmek için kullandıkları küçük bir koydu. Sessizliğin başkentiydi. Şimdi kimlik değiştirmiş… Patlayan turizmle birlikte, tatilciler tarafından hem karadan hem denizden kuşatılmış. Tuvalet ve duş yok… Emme basma bir tulumba var… Duş almak için kullanabilirsiniz. Balıkçılar için açılan küçük barınak nedeniyle, koyun bir bölümü tahrip edilmiş… Sahildeki çakıltaşlarını, başka yerlerden getirilen irice taşlar kaplamış… Deniz tek kelimeyle muhteşem… Hafif bir meltem, denizle flört ediyor, dalga boyu sıfır. Denizin dibindeki balıkları, deniz kabuklarını, kum tanelerini sayabiliyorsunuz. O kadar berrak.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kargılı Dere (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kargılı Dere Piknik Alanı güvenle kamp yapabileceğiniz su ve wc bulunan temiz koy. Telefon şebekesi: 4.5G

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kaputaş Plajı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kaş ile Kalkan arasındaki sahil yolu üzerinde bulunan kanyon ağzı plajı. Yer altından akmakta olan suyun deniz kıyısında kumlar arasından süzülmesi sonucu suyu genel olarak serin ve turkuaz rengindedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kekova (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kekova, Antalya ilinin Demre ilçesi yakınlarında Kaleköy ve Üçağız açıklarındaki küçük, kayalık bir adadır. Kaynaklara çoğu kez "Kakava" diye geçmiştir. 4.5 km²'lik yüzölçümü olmakla birlikte bu adada kimse yaşamamaktadır

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çayağzı Plajı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Myra’nın liman kenti olarak bilinen Andriake, Myra’ya beş dakika uzaklıkta olan Çayağzı’ndadır. Her ne kadar Myra’nın liman kenti olarak bilinirse de Myra’nın yanında müstakil bir şehir olmalıdır. M.Ö. 197’de III. Antiokhos filosuyla Anadolu kıyılarındaki Ptolemaiosların elinde bulunan yerleri alarak Andriake’ye gelmiştir. Traian da Myra’da konaklarken bu limanın iyi bir şekilde planlanması gerektiğini belirtmiş, ne var ki Traian’ın bu fikri kendi zamanında uygulanamamış ancak Hadrian zamanında olabilmiştir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Taşdibi Plajı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Demre’de denize girmek için tek yer Çayağzı degil.Demre içinden,şehir merkezine değil de sağa yöneldiğinizde seraların arasından geçen 1,5km’lik yol sizi deniz kenarına çıkaracak.Bir bölümü Barış Parkı olarak düzenlenmiş Kömürlü plajı Finike yönüne doğru yaklaşık 5 km uzunluğundaki bir kumsala sahip.Demre’nin bir diğer plajı da kömürlü plajının devamı olan ve burnun batısında kalan Sülüklü plajıdır.Sülüklü plajında Windsurf ve deniz sporları yapılabilir.Bu iki plaj arasında ise Taşdibi plajı bulunuyor.Demre’nin dogal limanı olan Taşdibi, rüzgarlı havalarda da sakin kalabildiği için tercih ediliyor.Bu plajlarda lokanta ve büfe gibi işletmelerin bulunduğunu not ederim.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Finike Mağaralı Koy (Antalya)

Antalya, Türkiye

Finike Antalya Yolu üzerinde kumsalı irili taş olan denizden yüzerek yada bot ile mağaraya ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gökbük Kanyonu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya'nın Finike ilçesinde bulunan Gökbük Kanyonu 4 kilometre uzunluğa ve 300 metre derinlige sahiptir. Doğa tutkunlarının mutlaka görmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Finike merkezinden Elmalı yönüne doğru yaklaşık 20 km giderek kanyona ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Papaz Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Papaz Koyu, denizin sakinliği ve ormandaki ağaçların gölgesiyle piknik severlerin uğrak yeri. Kamp kurmak yasak biraz ilerisinde kargılı dereye kamp kurabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gelidonya Feneri (Antalya)

Antalya, Türkiye

Gelidonya Feneri Nerede? Adrasan ve Karaöz Beldesi‘nin ortasında kalan Gelidonya Feneri şehir olarak Antalya tarafında kalıyor diyebiliriz. Buranın özelliği 227 metre yükseklikte yer aldığı için Türkiye’nin en yüksek konumdaki tek feneri olma özelliğini taşıyor. Tabiki bu denli yükseklik enfes bir manzara sunuyor ziyaretçilerine. Gelidonya Burnu ve karşısındaki adalar, Likya denizcilik tarihinde ve coğrafyasında çok önemli bir yere sahipmiş. Ve bu kısım ters akıntılarından dolayı da Antalya’nın en tehlikeli bölgesi. Antik dönem teknolojisi ile tabiki burnu geçmek oldukça zormuş. Bu çetin akıntılar karşısında sayısız gemi karaya sürüklenerek batmış ve adeta burayı su altı mezarlığına çevirmiş. Araç yürüyüş yoluna kadar gitmekte. Yönlendirme levhalarını takip ederek yürüyüş yapacağınız yere kadar gidebilirsiniz. Tahmini 45 dk dik çıkışları takip edin küçük yönlendirmeler mevcut yanınıza su almayı unutmayın etrafınızda veya gelidonya fenerinde su temin edebileceğiniz bir çeşme mevcut değil.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sulu Ada (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya Adrasan’da bulunan Suluadaya Türkiye’nin Maldivleri deniliyor. Neden mi? Buyurun fotoğraflarına bakın. Sulu adanın en güzel taraflarından biriside 2 tane harika kumsalı olmasıdır. Bu kumsallar Maldivlerde gördüğümüz tropikal ada kumsalları gibi bembeyaz kumları olan ve harika turkuaz renkte denizi olan sahilleridir. Sulu ada Adrasan yakınlarında bulunan en güzel ve en ilginç adalardan birisidir. Suluada ismini üstünde bulunan tatlı su kaynağından almaktadır. Denizin ortasında bulunan bu adada tatlı su kaynağı vardır ve bu kaynak suyunun şifalı olduğu söylenmektedir. Sulu ada bu güzellikleri sayesinde Adrasan tur teknelerinin günübirlik tekne turları düzenlediği özel bir adadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Köyceğiz Gölü (Muğla)

Muğla, Türkiye

Köyceğiz Gölü, Menteşe yöresinde, Muğla ilinin güneydoğusunda yer alan Köyceğiz gölü tektonik bir çukurluğun sularla dolması ve Dalaman çayının getirdiği alüvyonların körfezin önünü tıkaması sonucu oluşmuştur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Cennet Koyu (Balartı) Fethiye (Muğla)

Muğla, Türkiye

Fethiye'nin baştan aşağı huzur veren köşelerinden biridir Cennet Koyu. Akdeniz'in kıyısında doğayla adeta dans eden Fethiye Cennet Koyu, Kabak Koyu'ndan sonra gelmektedir. Kabak Koyu veya Kelebekler Vadisi'nden kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Koyun arkası alabildiğine çam ormanı… Adı gibi cenneti anımsatır Cennet Koyu. Doğanın içinde uzanan denizde, karmaşadan uzak vakitler geçirmenin en iyi adreslerinden biridir. İnce bir kumsalı olan koyda hiçbir düzenleme ve konaklama tesisi yapılmamış. Sadece Cennet Kamp bulunuyor. Belki de yapılaşmanın olmamasından dolayı doğası bu denli bakir kalabilmiş. Kabak Koyu, Fethiye veya Faralya Köyü civarında tatil yapacaksanız eğer, kısa bir tekne yolculuğuyla Fethiye Cennet Koyu'nun tadını çıkarabilirsiniz

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akyarlar (Muğla)

Muğla, Türkiye

Akyarlar, Muğla ilinin Bodrum ilçesine bağlı bir mahalledir. 2012 yılına kadar Bodrum ilçesine bağlı bir köyken, 2012 yılında Muğla'nın büyükşehir olmasıyla bu ilçeye bağlı bir mahalle statüsünü almıştır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İçmeler (Muğla)

Muğla, Türkiye

İçmeler, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir mahalledir. Marmaris Körfezi içinde yer alır. Nüfusu 9.604'tür. Adı meşhur ve şifalı içme suyundan gelmektedir...

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kabak Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Fethiye Ölüdeniz’in 16 kilometre doğusunda bulunan Faralya Köyü çevresinde birçok saklı cennet barındırıyor. Bunlardan birisi de denize meyilli bir yamaçta, kızıl çam ormanları içinde Kabak Koyu (Gemile Koyu) Vadisi’dir. Koyun Likya Yolu üzerinde bulunması ve el değmemiş doğasıyla cennet görünümü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Sahilde Kamp kurmak yasak konaklamak için koydaki bungalov tarzı odalarda kalınıyor sezonda ücretleri 400 TL kadar bulmaktadır. Uygun olarak çadır kurmak isterseniz çadır kamp alanları mevcutdur çadır kendinize ait işletme konaklama bedeli kişi başı 60-70 TL civarındadır bu fiyata bazı yerler yemek dahil konaklatmaktadır. Nasıl Ulaşırım? Kendi aracınızla gitmek istiyorsanız yol tarifi al butonuna tıklayarak gidebilirsiniz. (Araç belirli mesafaye gitmektedir. Dalaman havalimanından ulaşım: Havaş ile fethiye gidebilir fethiye otogarından faralya minibüslerine binerek kabak koyuna ulaşabilirsiniz. Kişi başı ücreti 7.5 TL (Minibüs kabak koyuna kadar gitmiyor yolun en sonuna kadar gitmektedir kalan kısmı yürümeniz gerekmekte.) Koya ana yoldan inip çıkmak için minibüs mevcut minibüs belirli kişi sayısına ulaşınca hareket etmekte.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Günbatımı Plajları (Muğla)

Muğla, Türkiye

Bodrum Yarımdası'nın batı ucunda yer alan Turgutreis, Bodrum'a 18 km,Milas-Bodrum Havalimanı'a 50 km mesafededir.Dünya harikası bir gün batımı manzarasına sahiptir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kelebekler Vadisi (Muğla)

Muğla, Türkiye

Fethiye ölüdenize bağlı yüksek dağlarla çevrili bir koy. Deniz pırıl pırıl ama fazla dalgalı. Şelaleye tırmanırken rahat ayakkabı götürülmesi gereken bir yer. Çadırınız varsa sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil 60 tl ücreti günü birlik gidecekseniz sadece 20 tl tekne ücreti var. Kesinlikle görülmesi gereken bir güzellik kelebekler vadisi ????

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gümüşlük Plajı (Muğla)

Muğla, Türkiye

Gümüşlük ve Turgutreis arasında kalan, aslında daha çok Turgureis'e yakın olan bu plaj, masmavi denizi ve kum sahiliyle popülerliğini gün geçtikçe artırıyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Balıkaşıran Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Marmaris-Datça yolu 26. kilometredeki Hisarönü Körfezi içinde yer alan Balıkaşıran, Bencik Koyu'na da çok yakın mesafede. Balıkaşıran Koyu'nun en önemli handikap ise konaklama imkanının çok olmaması.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tavşan Adası (Muğla)

Muğla, Türkiye

Tavşan Adası ya da Balıkçı Adası (Yunanca: Νέανδρος, Neandros Adası) Marmara Denizi'nde yer alan Prens adalarının bir üyesi. Büyükada'nın 2 km kadar güneyinde, eni boyu 90 m olan, ağaçsız, çıplak bir kara parçasıdır. Adada hem küçüklüğü hem de çoraklığı sebebiyle yerleşim yeri yoktur. Öteki Hayırsız Adalar gibi adatavşanı çok olduğu için halk bu adaya Tavşan Adası ismini takmıştır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ölüdeniz Plajı (Muğla)

Muğla, Türkiye

Çadır kuracak yer ararken ( Fethiye otogarda inip Ölüdeniz e dolmuşla geldik. İndiğimizde ilk çıkan sahile girdik) işletme sahipleri bizi çadırla görünce jandarma çadırları kaldırıyor vs dedi. Saat akşam 9 hala gelen giden yok. Sahilde duş ücretsiz tuvalet 2 TL. Şarj için yer göremedik sonuçta sahil. Gece tuluma gerek yok gibi hala sıcak. Sahilde plaj voleybolu kurulu ücretsiz. Sahilin üstü yamaç paraşütü alanı kenarı iniş pisti. Kelebek vadisine gidersen günlük kişi başı sabah akşam yemekli 80 TL. Yaklaşık 40 çadır var hala yer var.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Palamutbükü (Muğla)

Muğla, Türkiye

açıklarında çorak bir adası bulunan, bitişiğindeki akvaryum lakaplı küçük koyu ile rengarenk balıklar görmenize imkan sağlayan, denizi tertemiz, havası nemli olmayan harika bir bük.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Knidos (Muğla)

Muğla, Türkiye

Knidos antik çağın en önemli ticaret , sanat ve kültür kenti. Demokrasinin ilk örneklerinin yaşandığı , çağının modern kenti olan Knidos, Ege Denizi ile Akdeniz’in buluştuğu bir konumda yer alır. Karia sınırları içinde bulunan Datça yarımadası Ege adalarından gelen Dor’ların hakimiyetine girer. Dorlar Datça Merkeze 2 km uzaklıktaki Dalacak Burnundaki Burgaz mevkiinde Knidos kentini kurarlar. Knidos M.Ö 4 . yy ortalarında 35 km uzaklıktaki , bugünkü kalıntıların bulunduğu Tekir burnuna taşınılır. Bu taşınmada deniz ticaretindeki gelişmeler etkili olmuştur. Sayfamda bu taşınmadan sonraki Knidos kentini anlatıyorum . ( Büyük Menderes vadisi , Dalaman çayı ,Ege denizi ve Batıda Babadağ , Bozdağ ve Honaz Dağı içinde kalan bölge Karia toprakları olarak geçer. ) Bugün de Akdeniz’den Karadeniz’e giden gemilerin çoğu Knidos sularından geçmektedir. O günün şartlarını düşünürseniz , yelkenle hareket eden gemiler için Knidos dinlenmek , erzak temin etmek veya ticaret malı almak için gerekli bir limandı. Korunaklı doğal limanlarından dolayı da kötü havalarda da sığınılacak bir liman. 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Açılış Saati: 08:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Açılış Saati: 08:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Kapanış Saati: 17:00 Tatil Günü: Yok Giriş Ücreti: 10 TL T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın belirlediği, Müze ve Örenyerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır. Bir yıl boyunca Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Soğuk Su Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Soğuksu Koyu Doğası - FethiyeMuhteşem kaya sistemleri kaya mağaraları ve çam ormanları kaplıbitki örtüsü ile dünyanın sayılı doğa köşesi olup farklı endemik ekosistemi ile araştırma alanıdır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Knidos Deveboynu Deniz Feneri (Muğla)

Muğla, Türkiye

Kap Krio yarımadasının batısında kayalık bir tepede yer alan Knidos feneri Knidos’a gidenlerin fotoğraflarında yerini hep almıştır. Günün değişik zamanlarında Knidos manzarasına ayrı bir güzellik katar. Knidos’a gelenlerin bir kısmı fenerin yakınına kadar gider, büyük bir kısmı da onu uzaktan seyreder. Ege ve Akdeniz’in sularının birleştiği denizi de görme heyecanını yaşarsınız.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gemile Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Gemile Koyu, Gemile Plajı ve hemen karşısındaki Gemile Adası Muğla 'nın Fethiye ilçesinin Uzunyurt mahallesi sınırları içinde bulunan 1. Derece Doğal Sit Alanı 'dır. Kamp yapmak yasaktır tabelaları görülse de zaman zaman çadır ve karavan görmek mümkündür

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Korsan Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Korsan koyu kamp severler için yaz kış tercih edilen yerlerden.Antalyanın saklı cennetlerinden bir tanesidir korsan koyu. kim bilir ne medeniyetler ne yaşanmışlıklar görmüştür de sessiz sessiz oturur kızıl çamların arasında evet yıllardır trekking severlerin kampçıların günübirlik piknikçilerin vazgeçilmez yeridir korsan koyu.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kıdrak Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Park özel bir işletme tarafından işletildiği için çadırlı ya da karavanlı kampçılığa izin verilmiyor. Plaja isterseniz kendi şezlong ve şemsiyenizi alıp gidebilirsiniz isterseniz de plajda kiralayabilirsiniz. Kiralama ücretleri; Şezlong: 10 Lira Şemsiye: 10 Lira Ücretlendirme Normal: 6 Lira İndirimli: 3 Lira Bisiklet: 6 Lira Motosiklet – ATV:12 Lira Otomobil – Kamyonet – Pick-up: 18 Lira Minibüs: 54 Lira Midibüs: 90 Lira Otobüs: 144 Lira Ulaşım: Koya ulaşmak için öncelikle Ölüdeniz’e gelmelisiniz. Buradan Faralya Köyü istikametine doğru devam ederken tabelaları kullanarak yaklaşık 2 kilometre yolculuktan sonra bölgeye ulaşabilirsiniz. Toplu taşıma ile ulaşım için Fethiye merkezden kalkan dolmuşları kullanabilirsiniz. Dolmuş ücreti de kişi başı 8 lira

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kurubük (Muğla)

Muğla, Türkiye

DoğaBurasi tekne turlarinin duraklarindan biri. Dogal ve bakir bir koy. Hic tesis yok. Dar bir toprak yoldan ulasiliyor. Kayalik bir deniz. Duş-Temiz Su-Lavabo koyda bulunmamaktadır. Kamp kurmaya ve araçla inmeye musait toprak yol mevcut. Koyda günübirlik yada Kamp kurmak isterseniz Sahil kısmında ağaçlık gölge alan bulunmadığını unutmayın ve tedarikli gelmenizi öneriyoruz. En yakın market Palamutbüküne giderken bulabilirsiniz 15 dk mesafe (Araçla) Koy doğal olduğu için çöp atabileceğiniz yerde bulunmamaktadır. Lütfen çöplerinizi  15 dklık mesafede çöp atabileceğiniz yerler mevcut çöp alanlarınına bırakınız.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yeşil Vadi (Muğla)

Muğla, Türkiye

Çevre yolundan içeriye doğru dönünce yaklaşık 7 km kadar patika, bakımsız bir yoldan ulaşım sağlıyorsunuz. Vardıktan sonra tahta bir köprüden geçip işletmenin olduğu kısma giriyorsunuz. Vadi çok güzel, yemyeşil ve huzurlu. işletme biraz daha özenli olabilir ama sonuçta kamp alanı olarak düşünülmeli... Tek eksi tarafı mutfak temizliği yok. Dolayısıyla yemek konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. işletme konusunda büyük beklenti ile gitmeyin, ama doğa bir harika..

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yusufeli (Artvin)

Artvin, Türkiye

Sahil şeridinde bulunan plajlarda, orman içi dinlenme yerlerinde, milli parklarda Kamp ve Karavan Turizmi için uygun yerler mevcut olup bunların başında; Kemalpaşa Plajı ve çevresi, Kafkasör Orman İçi Dinlenme Yeri, Borçka Karagöl, Şavşat Karagöl, Hatila Vadisi, Sahara, Yusufeli Kaçkar Turizm Merkezi ve Yusufeli Çevreli Köyü Rafting Kamp Merkezi’dir. Ayrıca Yusufeli ilçesi Çevreli köyünde rafting kamp alanı bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Badara Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Rize İli, Hemşin İlçesi'ndedir;Badara Yaylası, 1860 metre yükseltili küçük ama güzel bir Hemşin Yaylasıdır. Hemşin'den Badara'ya Gito, Zargistal ve Ambarlı Yaylaları'na giden yoldan çıkılır. Gito'ya gelmeden 4 kilometre önce 5 yolağzına gelinir. Sola giden yol orman yolu, karşıya giden yol Badara Yaylası'nın yolu, karşı sağa giden yol Çat'a inen yol ve tam sağa giden yol ise Gito, Zargistal ve Ambarlı'ya çıkan yoldur. Badara Yaylası, 5 yolağzından itibaren 2.3 kilometre uzaklıktadır. Hemşin'den Badara'ya bozuk ve dar bir yoldan 2 saatte gidilebilir. Badara Yaylası, 1860 metre yükseltili küçük ama güzel bir Hemşin Yaylasıdır. Çamlıhemşin ile Hemşin arasında kalan bir vadideki düz alana  kurulu bu yaylada az sayıda ev vardır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tortum Gölü (Erzurum)

Erzurum, Türkiye

Erzurum sınırlarında bulunan bu güzel yer Doğu Anadolu’nun en önemli doğal güzelliklerinden biridir.  Adını Tortum ilçesinden alan Tortum Gölü, ilçe merkezine ise 35 km uzaklıkta bulunmaktadır. Bu bölgede birkaç günlüğüne konaklamak isteyenler Uzundere’de bulunan otel ve pansiyonlarda konaklama imkanına sahip. Uzundere’de yer alan belli başlı konaklama alanları ise şunlardır: Rıza Pansiyon (0505 801 28 90) Gümüşçü Otel (0442 792 21 42) Nature Pansiyon (0442 791 32 99) İbrahim Doğan Pansiyon (0442 243 37 81) İskele Kamping (0532 704 57 70) (Balıklı Köyü) Erzurum Doğu Semt Garajı’ndan hareket eden Uzundere minibüsleri düzenli olarak bölgeye seferler yapmaktadır. Eğer kendi aracınızla gitmek isterseniz D950 Karayolu’nu kullanarak Erzurum – Tortum – Uzundere – Tortum Gölü istikametini kullanabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gürsu Köyü (Rize)

Rize, Türkiye

Gürsu Köyü Rize ilinin Fındıklı ilçesine bağlıdır. Fındıklı'nın Güneydoğu yönünde 9,1 km uzağında yer alır. Rize il merkezinin ise Doğu Kuzeydoğu yönünde 59,9 km uzağında bulunur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yaylalar Köyü (Artvin)

Artvin, Türkiye

Artvin'in Yusufeli ilçesine 62 km. uzaklıkta olan köy, Kaçkar Dağı eteklerinde kurulmuştur. Köyün, Kaçkar Dağı çıkış rotası üzerinde bulunması köye canlılık getirmektedir. Kaçkar Dağı'na çıkacak olan dağcılar ve kampçılar bu köyde konaklayıp, çeşitli ihtiyaçlarını temin ettikten sonra yollarına devam ederler. Köyde turistlere hizmet veren pansiyonlar bulunmaktadır. Muhteşem doğa güzelliklerine de sahip olan köy, kamp ve trekking sporu için oldukça ideal bir yapıya sahiptir. Köyün etrafındaki rengârenk çiçeklerden elde edilen bal da çok meşhur olmuştur. Köy halkının çok büyük bir kısmı il dışında ikamet etmektedir. Yaz ayları gelince dışarıdaki köy halkı köylerine akın ederek, nüfusun bir anda birkaç katına yükselmesine sebep olurlar.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Avusor Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Çamlıhemşin'e bağlı Avusor Yaylası, 2420 metrelik rakımıyla görenleri büyülemektedir. Araba ve yaya olarak ulaşılabilir. Ayder'den gün içinde belirli saatlerde dolmuş seferleri yapılmaktadır. Bölgede Lazlar’ın kullandığı bir yayladır. Kuzeyde Kaçkar Yaylası güneyde ise Palakçur Yaylası ile komşudur. Ayder’den Kavrun’a giderken, ilk sola sapıldığında Avusor yaylası yoluna girilmiş olur. Avusor yaylasının aşağı bölümü ahşap evleriyle birlikte genellikle taş evlerden oluşmuştur. Yaklaşık 50 ev mevcuttur. Yukarı yayla ise, çığ tehlikesinden dolayı genellikle bir insan boyundan kısadır. Yaylanın elektriği dereden sağlanmaktadır. Özellikle soğuğa karşı tezekle örtülen bu evler, 50 civarındadır. Avusor yaylası, Kemerli Kaçkar dağının alt yerleşkesi olup, adını verdiği Avusor Gölü’yle de ünlüdür. KONAKLAMA VE ULAŞIM Avusor Yaylası Simge Pansiyona, Rize’nin Pazar ilçesine, Pazar ilçesinden sıklıkla kalkan minibüslere binerek Çamlıhemşin ve Ayder yaylasına dolmuş minibüslerle ulaşım imkânı bulunmaktadır. Sabah saatlerinde Ayder Yaylasından Avusor Yaylasına hareket eden minibüsler bulunmaktadır. Bu yayla evi Kemerli Kaçkar Tepesinin ve Altıparmak Dağlarının alt kısmında yer almaktadır. Karadeniz’e gelipte yayla havasını solumak isteyenlerin ve de tırmanış yapan dağcıların uğrak noktasıdır. Simge Pansiyon Avusor Yaylasında yer alan bir Laz Yaylasıdır. İki katlı olan bu yayla evinde üst katta 2 kişi ve 3 kişinin konaklayabileceği toplam 6 odası mevcut olup, üst katta 3 adet ortak tuvalet ve duş yer almaktadır. Alt katta 2 adet oda mevcut olup 1 adet tuvalet 1 adet duş yer almaktadır. Yayla evinin sahibi Reşit bey bu yayla evini baştan aşağıya kendisi inşa etmiştir. Köy evi tamamen ahşaptır. Alt katta ortak kullanım alanında oturma yeri mevcut olup şömine ve soba kuzinesi yer almaktadır. Reşit beyin eşi Elmas hanım ahırda besledikleri ineklerle sofraya tamamen doğal ürünleri sizlere servis etmektedir. Sofradan eksik olmayan lezzetlerin başında muhlama, tereyağ, yayla peyniri, kaymak ve de fasulye kavurma turşusudur. Sabah uyandığınızda Elmas hanımın sobada pişirdiği ev yapımı ekmeğin kokusunu üst kattan duyabilirsiniz. Tesiste konaklama seçeneği yarım pansiyondur. Yaylada otlayan hayvanlardan elde edilen süt ile peynir, tereyağ, kaymak ve sütlaç çok lezzetlidir. Sabahları erken saatte yayla evinin hemen yanıbaşında yer alan ahırdan gün boyunca otlamaya çıkan ineklerin çan sesleriyle uyanırsınız. Mayıs ayında karın erimesine bağlı olarak bu yayla evinin sahipleri yaz boyunca hizmet vermek üzere Çamlıhemşin’deki merkez evlerinden yaylaya çıkıp hazırlıklara başlarlar, eylül sonu ekim başı yayla evini kapatıp yeniden merkeze inerler.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İspir Çengovit Yedigöller (Buzul Göller) (Erzurum)

Erzurum, Türkiye

İspir Yedigöller; Türkiye'nin bakir coğrafyalarından Ovit Dağı'nın güney yamaçları, volkanik gölleriyle mutlaka keşfedilmesi gereken bir bölgedir. Burada dağların yüksekliği zaman zaman 4000 m. yi bulurken, küçüklü büyüklü tepeler arasında turkuaz renkli volkanik göller yer almaktadır.Değişik boyutlarda 11 gölden oluşan Yedigöller'e normal bir otomobille gitmek mümkün değildir. Ancak uygun bir arazi aracıyla, stabilize yollardan göllere ulaşılabilmektedir. Dağcıların gözde mekanı olan bu bölge, Türkiye'de yeterince tanınmamıştır. Yedigöller'e gelmek için en iyi zaman, haziran ayının on beşinden sonrası ve ağustos ayının sonlarıdır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çiçekli Yayla (Rize)

Rize, Türkiye

Çamlıhemşin'den 55-60 km dir. Araçla veya yaya olarak ulaşım mümkün. Çat yolundan Fırtına Vadisi'ni geçerek Kale köyüne ulaşılır. Burdan sonra sağa giden araç yolunu takip ederek Çiçekli Yaylası'na varılır. Çiçekli Yaylaya Nasıl Gidilir? Kaçkarların en güzel yaylalarından bir tanesidir Çiçekli yayla. Adını bahar ve yaz mevsiminde açan, rengarenk, çeşit çeşit yayla çiçeklerinden alır. Bu çiçekleri bir arada görebileceğiniz dünya üzerinde sayılı noktalardan bir tanesidir. Hele ki bahar mevsiminde açan dağ çiçekleri, resmen görsel bir şölen yaşamanızı sağlar. Çiçekli yaylaya ulaşımda son derece kolaydır. Çamlihemşin’e bağlı yaylalardan biri olan Çiçekliye ulaşmak için en kestirme yol, Çat vadisi üzerinden, Kale yaylasına ulaşmak. Kale yaylasından hemen sonra Çiçekli yaylaya çıkılır. Çok kalabalık olmayan bu yaylamıza arabayla kısa sürede ulaşabilirsiniz. Son yıllarda Ayder yaylasına alternatif bir yayla olarak görülen Çiçekliye, olan ilgide oldukça artmıştır. Yaylanın görsel güzelliği her geçen gün gelen turist sayısının da artmasına olanak sağlamıştır. Yayla da Trekking yapabileceğiniz gibi doğa ve manzara resimlerine ilginiz varsa, buradan daha güzel bir ortam bulamazsınız.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kaçkar Dağları Milli Parkı (Rize)

Rize, Türkiye

Rize ve Hopa arasında yer alan yıl boyunca gözlenebilen keskin buzulları, masmavi gölleri, yeşilin her tonuna sahip ormanları, coşkulu dereleri, bin bir çeşit bitkileri ve hayvanları ile doğal bir park görünümünde olan Kaçkar sıradağlarının en yüksek tepeleri Altıparmak (3480 m.), Kavran (3932 m.) ve Verçenik (3710 m.) dir. Kaçkar Dağları'na çıkarken birçok yaylada kamp yapılabilmektedir. Milli parkın ününe ün katan bir diğer özelliği ise dünyanın dört bir yanından turist çeken Ayder Yaylasına ev sahipliği yapması. Türkiye’nin en eski kaplıcalarının yer aldığı Ayder; festivalleri, bölgeye özgü yayla evleri, doğal yaşamı, yeşilin en güzel tonlarını barındıran bitki örtüsü ve nefes kesen güzellikteki manzaralarıyla göz kamaştırıyor. Ayder Yaylası, özellikle bahar ve yaz aylarında bölge halkının ve turistlerin uğrak noktası haline geliyor. Milli parkı ziyaret eden gezgin ve turistler; zirve tırmanışı, doğa yürüyüşü, doğa fotoğrafçılığı, ekoturizm, yaylacılık, kamping, flora ve fauna inceleme gibi keyif dolu etkinlikler yapabilir. Kaçkar Dağları Milli Parkı’na Nasıl Gidilir Kaçkar Dağları Milli Parkı’na Karadeniz bölünmüş sahil yolunu takip ederek, Çamlıhemşin üzerinden gidilebiliyor. Milli Parkın güney bölümüne ise Erzurum-Artvin karayolunu kullanarak Yusufeli ilçesi, Sarıgöl köyü, Altıparmak köyü ve Yaylalar köyü geçilerek ulaşılabiliyor. Çamlıhemşin-Rize arası 62 kilometre, Ayder-Çamlıhemşin arası da 17 kilometre uzaklıkta. Milli parka en yakın havalimanı Trabzon ve Erzurum şehirlerinde hizmet veriyor. Milli park, Trabzon’a yaklaşık 219 kilometre, Erzurum’a da 372 kilometre mesafede konumlanıyor. Bu şehirlerden milli parka gitmek için şehirlerarası otobüsler ve minibüslerle aktarma yapmak gerekli. Türkiye’nin Doğu Karadeniz’deki en popüler turistik yerlerinden biri olan Kaçkar Dağları Milli Parkı, yaz aylarında sıcak havadan uzaklaşmak isteyen doğa severler için en ideal tatil adreslerinden.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ayder Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Ayder' 1300 lü yıllarda Halalılar tarafından kurulmuştur. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yeralan 1350 m rakımda ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bir yayladır. Rize Ayder Kaplıcaları Ayder’in şifalı sularının geçmişi Osmanlı Dönemi’ne kadar dayanmaktadır. Ayder’in kaplıcaları, Ayder Yaylası kadar meşhurdur. Ayder’de bulunan modern kaplıca tesislerinin romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına şifa verdiği düşünülmektedir. 55 derecelik bir sıcaklıkla, 260 metre derinden çıkan Ayder Kaplıca sularının romatizma, kireçlenme gibi pek çok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir. Ayder Kaplıcaları‘ndan gelen su ile doldurulan havuzlara girebilir, banyo yapabilir hatta içebilirsiniz. Bu kaplıca suları egzaman, sedef, sivilce gibi cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayder Kaplıcaları’na girmenin sakıncalı olduğu durumlar da bulunuyor. Örneğin kanamalı hastalık, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları olanların kaplıcalara girmesi önerilmiyor. Kaplıcalarda görev yapan doktora görünerek, görüşlerini alabilir ve buna göre hareket edebilirsiniz. Rize Ayder Yaylası’nda Nerede Kalınır ? Konaklama Ayder’de her bütçeye uygun, çok sayıda konaklama seçeneği bulunmaktadır. Ayder çevresinde bulunan pansiyon, otel, butik otellerin hemen hemen hepsi yıl boyunca hizmet vermektedir. Ayder Yaylası Kamp Alanı Ayder Yaylası’nın hemen çıkışındaki Kalegon mevkiinde, kamp işletmesi bulunmaktadır. Kamp içerisinde konaklayacaklar için çeşme, tuvalet, duş ve elektrik gibi hizmetler sağlanmaktadır. Geniş bir alana yayılan Ayder Camping, müşterilerden gelen talepler doğrultusunda çardak yaptırmıştır. Ayder Kamping’de yemek ihtiyaçlarınızı, kamp alanındaki tesisten karşılayabilirsiniz. Bunun haricinde yaylada farklı yeme-içme seçenekleri de bulacaksınız. Bölgede dikkat etmeniz gereken noktalardan bir tanesi, yoğun sisin oluşturduğu nemden dolayı ıslak bir zeminde uyanabileceğinizdir. Ayder Camping işletmecisi olan Ömer Yılmaz’a 0 507 954 30 53 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Ayder’de kamp işletmesi dışında ücretsiz çadır kurma imkanı da bulunmaktadır. Ayder Yaylası’nda ücretsiz kamp kurmak isteyenler, yaylayı ortadan ikiye bölen asfalt yolunda sağ tarafındaki yamacı veya Galerdüzü bölgesini kullanabilirler. Her iki bölgede de tuvalet bulunmaktadır. Ücretsiz çadır kurduğunuz zaman çeşitli ihtiyaçlarınızı karşılamak için Ayder Yaylası’ndaki bakkal ve fırın gibi yerlerden alışveriş yapabilirsiniz. Ayder Yaylası’na Nasıl Gidilir ? Ulaşım Ayder Yaylası’na ulaşmak için çeşitli seçenekler bulunmaktadır. Öncelikle Trabzon’a veya Rize’ye gelinmelidir. Havayolu ile gelecek olanlar Trabzon Havaalanı’nı tercih edebilirler. Trabzon ve Rize’de bulunan tur şirketleri aracılığı ile Ayder Yaylası’na kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Her iki şehirde de tur düzenleyen acentalar bulunmaktadır. Trabzon’dan Ayder’e gitmek için: Artvin veya Hopa’ya giden araçlara binerek Rize’nin Pazar ilçesine ulaşabilirsiniz. Buradan Pazar-Ayder arasında çalışan dolmuş hatları ile Ayder Yaylası’na ulaşabilirsiniz. Trabzon üzerinden Pazar ilçesine direkt araç bulamazsanız, öncelikle Trabzon’dan Rize’ye gitmelisiniz. Rize merkezden Pazar dolmuşlarını kullanıp, Pazar’a sonrasında ise Pazar-Ayder dolmuşlarına… Pazar ilçesi ile Ayder Yaylası’nın arasında yol yaklaşık olarak 45 dakika sürmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Pokut Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Pokut Yaylası, Rize ilinin, Çamlıhemşin ilçesinde bulunan bir yayladır. Birçok kamp yeri bulmanız mümkündür. Çamlıhemşin'den 1,5 - 2 saatte ulaşılabilmektedir. Ulaşım araba ve yaya olarak sağlanabilmektedir. Pokut yaylasına çoğunlukla; Ortan köyü, Konak Mahallesi halkı gitmektedir. 1800 m'den sonra ağaç türlerinin yetişmemesine rağmen, Pokut yaylası Karadeniz yelini aldığı için burada ağaç yetişmektedir. Diğer yaylalarda 1800 m'den sonra ağaç türüne rastlanılmaz. Pokut yaylasından; Hazindak ve Sal yaylasına geçilebilir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sal Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı olan Sal Yaylası mükemmel bir doğaya sahiptir. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı 2000 metre yüksekliğindeki Sal Yaylası bu asil kareyle yayla hayatını gözler önüne seriyor. SAL YAYLASINA NASIL GİDİLİR? Pokut yaylasından sırt takip edilirse Sal yaylasına varılır. Her iki yayla 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde birbirine yakındır. Sırttan geçilirken aşağılarda Pilunçut Kahvesi'nin artık hiç gelmeyecek katırcılarını bekler gibi durduğu görülür. Sal yaylasında k kenarları evlerle çevrili bir düzlük bulunur. Büyük ihtimalle de bu düzlük yaylaya adını vermiştir.Bu düzlüğün çevresinde irili ufaklı, geleneksel mimariye uygun Hemşin evleri vardır. Sal'daki evlerin tamamı ahşap olmakla birlikte, son yıllarda yapılanlar da mimari açıdan çok fazla uyum sağlamasa da ahşaptır. Sal da Pokut yaylası gibi susuzluğu ile ünlüdür. Sırt üstünde kurulduğu için yanı başında herhangi bir ırmak veya dere olmaması dezavantajdır. Kaynak suları ise yaylanın çok aşağılarında çıktığından yaylaya pek faydası yoktur.. Onun için yayladaki birkaç kaynak, ağustostaki yoğunluğa yetmiyor. Evlerin hemen üzerindeki alana çıkıldığında ise Altıparmaklar'dan Kemerli ve Büyük Kaçkar'a kadar "en yüksekler" görülebilir. Ayrıca görüş açısının net olduğu havalarda Kafkas Dağları'nı ve Karadeniz'i de izlemek mümkün Sal yaylasından. Sal yaylasını diğer yaylalardan ayıran en önemli özelliği sadece bir köy tarafından kullanılması. Çamlıhemşin'in Çinçiva köyü tarafından kullanılan yayla özellikle Temmuz başından itibaren dolmaya başlar. Bazı yaylacılar Ekim'e kadar yaylada kalır. Sal'ın yayla sakinleri için bir avantajı da köylerine 45 dakikalık araç yolu uzaklığında olmasıdır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Balık Gölü (Artvin)

Artvin, Türkiye

Balık Gölü Taşlıçay ilçesine 26 km, Doğubayazıt ilçesine 60 km. mesafede olup iki ilçe sınırları içerisinde kalmaktadır. Denizden yüksekliği 2241 m. Olup Türkiye’nin en yüksek rakımlı göllerinden biridir. Çevresindeki dağlardan gelen küçük dereler, kıyısındaki pınarlar ve yeraltı sularıyla beslenen en derin yeri 37 m. olan bir lav seti gölüdür. Göl içme suyu ve kullanma suyu koruma sahası statüsünde olup yakınındaki yerleşim birimleri için içme suyu sağlamaktadır. Çevresindeki dağlardan gelen küçük dereler, kıyısındaki pınarlar ve yer altı suyu ile beslendiğinden akış durumu ve sürekliliği ile ilgili veriler tespit edilememiştir. Yakın çevresinde tarım alanları ve otlaklar bulunur. Türkiye’nin önemli kuş alanlarından biridir. Gölün üzerindeki 0.15 hektar alana sahip bir adada kuluçkaya yatan Kadife Ördek popülasyonu ile önemli kuş alanı statüsü kazanmıştır. Bölgedeki asıl ünü yetiştirdiği kırmızı benekli alabalıktan kaynaklanır. Göl çevresinde yaşayan başlıca hayvan türleri şunlardır; Kartal, Şahin, Keklik, Yabani Tavşan, Tilki, Kurt, Yaban Ördeği, Martı, Bıldırcın ve Çulluk'tur

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Borçka Karagöl Tabiat Parkı (Artvin)

Artvin, Türkiye

Karagöl, bir heyelan gölüdür ve 19.yüzyıl başlarında, bugünkü “Klaskur (Aralık) Yaylası”nın yakınlarındaki bir tepenin heyelan sonucu Klaskur (Aralık) Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşmuştur. Borçka Karagöl, kamp ve karavan turizmi için ideal bir yerdir. Mevcut alan içerisinde işletmeci tarafından işletilmekte olan 20 yatak kapasiteli bir misafirhane bulunmaktadır. Alana giren ziyaretçi sayısı yıllık ortalama 20.000 kişidir. Nasıl Gidilir ? Karagöl; Artvin İli, Borçka ilçe merkezine 27 km uzaklıktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Zilkale (Rize)

Rize, Türkiye

Zilkale, Çamlıhemşin, Rize ilçesinin 12 km güneyinde, Fırtına Vadisi'ndeki bir geçide hakim, yüksekçe bir tepe üzerinde (dere yatağından 100 m, denizden 750 metre yükseklikte) konumlanmış (40° 55' N, 40° 57' E), 8 burç ve bir gözetleme kulesinden oluşan, savunma hendeği durumundaki Zil deresine merdivenle inilen bir kale olup, 600 yıllık tarihe sahip olduğu tahmin edilen Zil Kale, aynı zamanda Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alıyor. Rize Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, bölgenin önemli turistik mekanlarından olan kalede, ışıklandırma çalışması yapıldıktan sonra burasının nostaljik bir görünüm kazandığını ifade ederek, “Şimdi ziyaretçiler hem gündüz hem de gece kaleyi gezebiliyor. Zil Kale, tarihi güzelliğinin yanında barındırdığı doğal güzelliğiyle de önemli bir turizm merkezi haline geldi. Zil Kale'ye ilgi Tuluyhan Uğurlu'nun konserinden sonra daha da arttı. Bu tür konserler, dikkatleri ve bakışları o bölgeye çekmek açısından önemlidir. Zil Kale'yi merak eden insanların sayısı da arttı.  Bundan sonra benzer faaliyetler yapılabilir. Dün bir karakol vazifesi gören Zil Kale bugün insanların soluklanıp gezdiği, tarihe canlı olarak tanıklık ettiği yer oldu. Ziyaretçiler burada bir süre soluklandıktan sonra keyifle ayrılıyorlar. Doğa ile tarihin buluşması turizme canlılık katıyor." dedi. Trabzon İmparatorluğu zamanında yapılan Zil Kale, 8 burç ve bir gözetleme kulesi, dış ve orta surlar ile iç kaleden oluşuyor. Kalede muhafız binası, şapel ve baş kule bölümleri yer alıyor. Kulenin dört katlı olduğu, duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılıyor. Pazar Kız Kulesi, Ciha Kalesi ve Çamlıhemşin Kale-i Bala ile bağlantılı haberleşmede de Zil Kale’nin orta noktada önemli bir misyona sahip olduğu  Osmanlı Devleti, bölgeyi fethettikten sonra kale askeri amaçlı olarak kullanılmış. Zilkale Giriş Ücreti Zil Kalesi girişinde yetişkinlerden 3 TL ücret alınmaktadır. Ayrıca 18 yaş altı kişiler için giriş ücretsizdir. Müze kartı geçerli değildir. (2017 fiyat)

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ortan Köyü (Rize)

Rize, Türkiye

Ortan, Rize ilinin Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir köydür.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ağaran Şelalesi (Rize)

Rize, Türkiye

Dağlardan doğan ve yatağını doldurarak akan sular, sert kaya tabakalarıyla karşılaştıkları dik ve engebeli bölümlerde ya da uçurumlarda şelaleler oluştururlar. Suyun akış gücünün de simgesi olan her şelale, düşerken yarattığı görsel güzellikle veya yağmurdan sonra oluşan gökkuşağının renkleriyle insanoğlunu derinden etkilemektedir. Estetik görünümüyle Ağaran Şelalesi, ülkemizdeki bu nadide güzelliklerden biridir. Rize’nin Çayeli ilçesine 12 kilometre mesafedeki Ağaran Şelalesi, Sırt Köyü sınırları içerisindedir. İlçe merkezinden Şairler Deresi yoluyla ulaşılan şelale güzergâhının son üç kilometresi, çay bahçeleri arasındaki toprak bir yoldan devam etmektedir. Çok uzaklardan bile görülebilen şelale, adını yüksek ve sarp bir kayadan etrafa bembeyaz köpükler saçarak düşmesinden dolayı almıştır. Bir gölet oluşturan Ağaran Şelalesi’nin en güzel fotoğraflarını hemen karşısındaki küçük tepecikten çekebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Handüzü Tabiat Parkı - Yaylası (Rize)

Rize, Türkiye

Güneysu ilçe merkezine 16 km. uzaklıkta olan yayla 1800 metre yüksekliktedir. Merkeze yakın olması nedeniyle çok gelişmiş, kolay ulaşılabilir olmasıyla popüler olmuş büyük bir yayladır. Bu yayladan Güney ve Güneybatı yönündeki pek çok yaylaya giden yollar geçmektedir.Ayrıca henüz hizmete açılmamış olsada  tamamen ahşaptan yapılmış kır evleri, 400 kişilik kır lokantası, camii, piknik ve kamp alanları ile sosyal alanlardan oluşacak olan 85 dönümlük tabiat parkının çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. ileride olağanüstü bir kış turizmi ve kayak potensiyeliyle gözkırpan, denizin görüldüğü ve eşsiz bir manzara ile zevkine doyum olmayan han düzü yaylası, il merkezine en yakın yaylalardan birisidir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Uzungöl (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Uzungöl, göl turizminin ülkemizdeki en gözde ve en çok ilgi çeken destinasyonlarından birisi. Trabzon ilinin turizm cennetlerinden biri olan Uzungöl, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm merkezi olarak belirlenmiştir. Yerli ve yabancı turistlerin doğal güzelliği ile ilgisini çeken Uzungöl’de ayrıca yapılan doğa yürüyüşü ve yamaç paraşütü gibi aktiviteler ile turistlerin uğrak noktalarından biri olmaya devam ediyor.Eski adı Saraho olan bu bölgede ilk yerleşim izlere 1650 yıllarında görülmektedir.Günümüzde Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlıdır. Uzungöl’de Neler Yapılır? Uzungöl huzuru arayanlar için biçilmiş kaftan. Bu yüzden sürekli gezmek ve hareketli bir tatil olsun istiyorsanız size göre olmayabilir. Ancak doğanın tadına daha çok varmak isterseniz özellikle yaz aylarında neredeyse her gün düzenlenen doğa yürüyüşlerine, ATV ya da jiple safari turlarına katılabilirsiniz. Ayrıca rüzgar şiddetli değilse de profesyonellerle birlikte yamaç paraşütü yaparak Uzungöl’e yukardan bakış atabilirsiniz. Uzungöl’de İklim Nasıl? Göl, yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi’nin önünü kesmesi ile oluşuyor. Belde de ismini gölden alıyor. Belde de bilindik Karadeniz iklimi hüküm sürüyor. Yaz ayları da dahil olmak üzere oldukça sık yağmur var ve yaz aylarında bile oldukça serin olan tipik yayla havasına sahip.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Garester (Karester) Yaylası (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Trabzon İli, Çaykara İlçesi'ndedir. Uzungöl'e 14 kilometre uzaklıkta ve 2270 metre yüksekliktedir. Garester Yaylası, Doğu Karadeniz'in en temiz ve düzenli yaylalarından biridir. Mükemmel konumu ve oldukça sarp olan kuzey yamacından Uzungöl'ün görünüşü emsalsizdir. Yayla tüm rekreatif ve turistik özelliklerine karşı geçimini hayvancılıktan sağlamaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çakır Gölü (Gümüşhane)

Gümüşhane, Türkiye

Yaylaya Maçka – Meryemana yolunun 5 kilometresinden sağa ayrılan toprak yoldan 90 km. ilerledikten sonra ulaşılabilir. Yol üzerindeki yaylaların bir kısmına ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Çakırgöl yaylasına arazi tipi araçlarla gidilmelidir. Yayla ile aynı adı taşıyan buzul gölünün de turizme kazandırılması maçlanan proje çerçevesinde yürütülen çalışmalarda işçiler, şu sıralar heyelan riski sebebiyle yolun alt ve üst kısmına istinat duvarları ve köprüler inşa ediyor. Mevcut stabilize yolda genişletme çalışmaları da gerçekleştiren işçiler, yüksek rakım nedeniyle zaman zaman oldukça soğuyan hava şartlarına aldırış etmeden binlerce tonluk kayaları parçalayarak, istinat duvarlarını tamamlamaya çalışıyor. Tamamlanması halinde alabalıkların da yaşadığı, 250 metre genişliğinde,  yaklaşık 20 metre derinliğindeki çakırgöl ‘e kadar uzanacak yol, kayak merkezi yapılacak çakırgöl Yaylası ‘nın yanı sıra çevresindeki Armutluk, Kırantaş, Akarsu, Aykarsa, Livayda, Kurugöl, Mesaraş, Furnoba, Kasapoğlu, Camiboğazı, Ortaoba ve Dereboyu yaylalarında da turizmin gelişmesine katkı sağlayacak.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Camiboğazı Yaylası (Gümüşhane)

Gümüşhane, Türkiye

Cami Boğazı Yaylası’na Gümüşhane il merkezinden Torul - Karaca mağarası yol istikameti takip edilerek Krom Vadisi’ne ulaşılır. Krom Vadisi’nden stabilize yol takip edilerek Gümüşhane merkezden 40 dakika sonra, yaylaya ulaşmak mümkündür.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Altındere Vadisi Milli Parkı (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Altındere Vadisi Milli Parkı, bol oksijenli havası, cıvıl cıvıl kuş sesleri ve göz kamaştıran güzellikteki bakir doğasıyla Trabzon‘un Maçka ilçesi sınırlarında bulunan enfes bir doğa harikası. Doğu Karadeniz çevresinde görebileceğiniz en güzel manzaraları saklayan bu milli park, 4 bin 800 hektarlık geniş ve etkileyici bir alana sahip. Nemli iklimi ve ormanlarla çevrili doğasıyla binlerce farklı türden bitki ve hayvana da hayat veren Altındere Vadisi, 1987 yılından bu yana milli park statüsünde. Milattan Sonra 4. yüzyılda inşa edilen ve hem Türkiye’nin hem de dünyanın en önemli inanç merkezleri arasında yer alan Sümela Manastırı da milli park sınırları içinde bulunuyor. Deniz seviyesinden 1,300 metre yükselikteki manastır, kusursuz mimarisi ve şahane manzarasıyla bölgenin en ünlü turistik yapılarından.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Limni Gölü (Gümüşhane)

Gümüşhane, Türkiye

Limni Gölü, Gümüşhane’nin ilçesi olan Torul’a bağlı Zigana Köyünde bulunan 1700 rakımlı Saronay Yaylasındadır. Muhteşem güzelliği ile görülmeye değer bir yer olmaktadır. Gümüşhane ilinin en önemli turizm bölgesi olan Limni Gölü çevresinde bulunan mesire yeri ile dikkat çekmektedir. Limni Gölü’nün çevresinde yürüyüş parkurları, çadır ve karavan kamp alanları, bungalov tarzı konaklama alanları ve günübirlik piknik alanları bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kadıralak Yaylası (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Bölgedeki köyler, dağlardan denize doğru inen akarsuların vadileri üzerinde kurulmuşlardır. Kış ayları, köylerde dinlenilerek mevsimlik işler ve el sanatları yaparak geçirilir. İlkbahar gelince Mart ve Nisan aylarında tarlalar bellenir, Mayısta ekinler ekilir. Mezrası olan aileler buradaki evlerine göç ederek bir ay kadar otururlar. Özellikle sürüler mezraya göçürülür. Haziran başından Eylül sonlarına kadar yaylaya göç edilir. Karadere Bayburt güzergahında Araklı’nın 43 km güneyinde yer alan yayla, Yağmurdere üzerinden Gümüşhaneye; Aydıntepe üzerinden de Bayburt’a ulaşan yolların geçtiği bir yayla köy merkezidir. Çam ağaçlarıyla kaplı bir alanda yer alan yayla serin bir havaya sahiptir. Karaderesi, Pamuğun Gölü Şelalesi, piknik alanı ve buz gibi soğuk suları özellikle yaz aylarında bölgemizi ziyarete gelen turistlerin ilgisini çekmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hıdırnebi Yaylası (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Hıdırnebi Yaylası, Trabzon'un Akçaabat ilçesi Metinkale Vadisi'nin uzantısı olan bir yayladır. 1600 metre yükseklikteki yaylada kamp yapmak, gün doğumu ve batımını seyretmek mükemmel zevklidir. Doğal güzelliği, 1998 yılında yapılan Yayla Kent tesisleri, ile Karadeniz Bölgesinde aranan ve tercih edilen en önemli tatil beldesi ve konaklama yerlerinden biridir. Yolu Yaz – Kış açık olan yaylaya ticari araçlar ve turlar ile yolcu taşımacılığı yapılır. Yaylanın Argalos Çimeni denilen yerinde her yıl Temmuz ayının 19 – 20’sinde Hıdırnebi Derneği diye bilinen büyük bir kır şenliği yapılmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sis Dağı Yaylası (Giresun)

Giresun, Türkiye

Giresun ili, Görele ilçe sınırında bulunan Aladağ’ın yüksek kesimlerinde yer alan Sis Dağı Yaylası,  gezilip görülmeye değer bir yerdir. Trabzon ve Giresun İl sınırında yer alan bu yayla her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist akın eder. Burada neredeyse yaz aylarına kadar kar eksik olmaz. Yazın şehrin sıcağında ve stresinde sıkıldıysanız ve kendinize huzur dolu bir yer arıyorsanız hiç üzülmeyin burası tam size göre bir yer. Buraya sevdiklerinizle gelip harika zaman geçirebilirsiniz. Özellikle Her yıl Temmuz ayının 3. Cumartesi günü yapılan “Sis Dağı Yaylası Şenlikleri”  görüp yaşamınız tavsiye edilir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ericek Köyü (Giresun)

Giresun, Türkiye

Ericek Köyü Giresun ilinde yer almakta olup, Espiye Köyleri semtinde bulunan Ericek Köyü Espiye ilçesine bağlıdır.Ericek Köyü haritası konumu ise 40° 43' 10.1244'' Kuzey ve 38° 43' 39.2376'' Doğu gps koordinatlarıdır. Ericek Köyü bağlı olduğu Espiye ilçe merkezine 26 kilometre mesafe uzaklıktadır. Ericek Köyü Giresun şehir merkezine mesafesi ise yaklaşık 36 kilometredir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Şebinkarahisar Kılıçkaya Barajı (Giresun)

Giresun, Türkiye

Kılıçkaya Barajı, Giresun'un Şebinkarahisar ilçesi ve Sivas'ın Suşehri ilçesi sınırında bulunur. Kamp yapmak için harika bir doğaya sahiptir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Avutmuş Kükküt Mahallesi Dağları (Giresun)

Giresun, Türkiye

Şebinkarahisar'ın Avutmuş Mahallesi adeta bir cennettir. Kütküt Mahallesi'nde derenin yanında ve yemyeşil dağlarında kamp yapılabilir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kümbet Yaylası (Giresun)

Giresun, Türkiye

Kümbet Yaylası’nın 1640 rakımlı , Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan en meşhur turistik yaylalardan birisidir. Kümbet Yaylası, Giresun’un Dereli ilçesinde bulunur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kuzalan Şelalesi Tabiat Parkı (Giresun)

Giresun, Türkiye

Karadeniz mavinin ve yeşilin her tonunu bizlere sunan, birbirinden güzel doğal güzellikleri barındıran gezilmesi gereken bir bölge. Fındığı ile nam salmış ilimiz Giresun içerisinde bulunan Kuzalan Tabiat Parkı bu güzelliklerden sadece birisi. Tabiat parkının en önemli kaynak değerleri; kalkerli su kaynağından çıkan 1.800 metre uzunluğundaki traverten grubu, Mavi göl ve Dereli-Şebinkarahisar yolu üzerinde bulunan doğal yollarla oluşan Kuzalan Şelaleleri ve orman içerisinde bulunan irili ufaklı gölleri oluşturmaktadır. Kuzalan Tabiat Parkında Yapılabilecek Aktiviteler Çadırlı kamp, bisiklet sporu ve doğa yürüyüşü için olanak sağlamaktadır. Ayrıca travertenler boyunca ahşap yürüme yolu, seyir kuleleri ile parkı dolaşmak ve seyretmek de mümkündür. Çadırlı Kamp: Çadırınız varsa burada gönül rahatlığı ile kamo yapabilirsiniz. Tavşan, sincap gibi canlıları doğal hayatlarında canlı gözlemleme deneyiminin tadını çıkarabilirsiniz. Bisiklet Sporu: Orman bisikletine sahipseniz unutulmaz bir deneyimin keyfine varabilirsiniz. Doğa Yürüyüşü: Kolay, orta ve zor parkurlardan birisini seçip yemyeşil ormanların içerisinde inanılmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Kuzalan Tabiat Parkı Giriş Ücreti Giriş ücreti (Kişi Başı): 5 Lira Hatırlatma: Çevre düzenlemeleri, yürüyüş parkuru ve kafeterya gibi çalışmalar tüm hızıyla devam etmekte. Ulaşım: Dereli ilçesine 20, şehir merkezine ise yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Tabiat parkına, Giresun – Şebinkarahisar yolu kullanarak ulaşım sağlanmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dereli Karagöl (Giresun)

Giresun, Türkiye

Giresun’un Alucra Dağları’ndan sonra ikinci büyük dağı olan Karagöl Dağları Ordu ve Sivas sınırına yakın bölgede bulunuyor. Konum olarak Dereli ilçesinin güneybatısında yer alıyor. Karagöl Dağlarının eteklerinde aynı isimde bir de göl bulunuyor. Karagöl isimli göl muhteşem manzara sahip ve fotoğraf için oldukça elverişli.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bektaş Yaylası (Giresun)

Giresun, Türkiye

Giresun merkezden Evrenköy, Erimez, Yavuzkemal üzerinden gidildiğinde yaklaşık 56 km. uzaklıkta bulunan Bektaş Turizm Merkezi, çevresindeki Kulakkaya yaylası, Melikli Obası, Kurttepe Mevkii ve Alçakbel Orman içi piknik alanı ile birlikte bir bütün teşkil eder. Bektaş yaylasına yukarıda belirtilen güzergâhlardan başka 3 değişik şekilde ulaşmak mümkündür. Bunlar; Giresun-Dereli-Yavuzkemal, Giresun-Batlama Deresi-İnişdibi, Giresun-Bulancak üzerinden giden yollardır. Bektaş yaylasını Bulancak ve Dereli ilçeleri ortak yayla olarak kullanmaktadır. Zamanla yaylada betonlaşma başlamış fakat alınan bir dizi tedbirlerle betonlaşmaya engel olunmaktadır. Bakanlar Kurulu kararı ile 20.03.1990 tarihinde 20452 sayılı resmi gazete ile turizm merkezi olarak ilan edilmiştir. 1650 rakımlıdır. Giresun’a 73 km. Dereli ilçesine 43 km. mesafededir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ulugöl Tabiat Parkı (Ordu)

Ordu, Türkiye

Ordu ili, Gölköy ilçesi sınırları içersinde yer alan Ulugöl Tabiat Parkı; Gölköy-Aybastı karayoluna 9 km uzaklıkta; Ordu il merkezine 74 km., Mesudiye ilçe merkezine 64 km., Gölköy ilçe merkezine ise 14km. uzaklıktadır. Planlanan alanın tamamı Orman Genel Müdürlüğüne aittir. 10.03.2005 tarih, 248/1670 sayılı yazıyla; 26.56 hektarlık alan A tipi Mesire Yeri olarak tescil edilmiştir. 2006 yılında gelişme planı onaylanan alan; 07/09/2009 tarihli Çevre ve Orman Bakanı Olurları ile ‘Ulugöl Tabiat Parkı’ olarak ilan edilmiştir. Ulugöl'e nasıl gidilir? Ordu merkezden yaklaşık bir buçuk saatte 60 km mesafedeki Gölköy ilçesine ulaşılmaktadır. Gölköy'den Ulugöl Tabiat Parkı yaklaşık 15 km. Ulugöl'e kadar düzgün asfalt yollar mevcut. Ulugöl giriş ücreti araba başına 5 TL. Ulugöl'de ne yenir? Ulugöl'de göl kenarında küçük bir büfe var. Ancak Ulugöl'de esas olan doğanın ortasında piknik yapmak. Tabiat parkı içinde piknik yapılabilecek bol miktarda piknik masaları, çardaklar, musluk mevcut.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Perşembe Yaylası (Ordu)

Ordu, Türkiye

Bulunduğumuz coğrafik kıtada bir benzeri bulunmayan Perşembe Yaylası Menderesleri’nin bir dünya mirası olarak korunması amacıyla tescil işlemleri son aşamadadır 1991 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Aybastı ilçemize 17 km. mesafede bulunur. Rakımı yaklaşık 1.500 m. civarındadır. Her yıl Temmuz ayı içinde yayla şenlikleri yapılmaktadır. Şenliklerde çeşitli yarışmalar, folklor gösterileri, konserler, sosyal ve kültürel etkinlikler,güreş müsabakaları, at yarışları vb. etkinlikler düzenlenmektedir. Yayla yolunun büyük kısmı asfalt, kalanı stabilize yoldur. Yorgunluk atmak, piknik yapmak, safari, yamaç paraşütü için idealdir. Yaylada aynı zamanda, eşsiz güzelliğe sahip tabiat harikaları, tarihi eserler ve alanlar mevcuttur. Kümbetler, Çiseli Şelalesi, Karga Tepesi bunlara örnektir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çamiçi Yaylası Niksar (Tokat)

Tokat, Türkiye

Tokat’ın Karadeniz’e açılan dağları üzerinde bulunan Niksar Çamiçi yaylası yazın insanlara konaklama hizmeti vermektedir.Her yıl Niksar Belediyesince Çamiçi yayla şenlikleri burada düzenlenmektedir.Çamiçi yaylasında nitelikli apart konaklama yerleri ve lokantalar yaz kış hizmet sunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ohtamış Şelalesi (Ordu)

Ordu, Türkiye

Ohtamış Şelalesi Ordu'nun Ulubey ilçesine bağlı olan Ohtamış köyünde bulunan bir şelaledir. Karadeniz'in en büyük şelalesidir. 30 metre yüksekliğindedir. Dinlenme, kamp ve tatil için çok uygundur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kadıncık Şelalesi (Ordu)

Ordu, Türkiye

Ordu’ya 20 km uzaklıkta olan Kadıncık Şelalesi, Ulubey ilçesine bağlı Kadıncık mahallesindedir. Şelale’nin hemen yanında 200 yıllık değirmen bulunmaktadır. Şelale yakınlarında kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Efirli Plajı (Ordu)

Ordu, Türkiye

Efirli Plajı: Perşembe ilçesinin doğusunda Ordu il sınırları içinde bulunan Efirli Plajı, uzun yıllardan beri ilimizin önemli tatil yerlerinden biridir. Kamuya ait tatil kamp yerleri ile bilinen Efirli plajında yaz aylarında yeme- içme yerleri, müzik, eğlence mekanları hizmet vermektedir. Plajda gözetleme kulesi, can kurtaran ve atlama iskelesi bulunur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Boztepe (Ordu)

Ordu, Türkiye

Ordu ili, Boztepe‘nin eteklerinde kurulu desek doğru olur. Denizden yüksekliği 530 metre olan Boztepe, Ordu’nun merkezini tüm güzelliği ile gözler önüne sermektedir. İl merkezi ile Boztepe merkez arasındaki uzaklık 6 kilometredir. Araç ile gidilebilen yol, asfalttır. Boztepe'de kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çaka Plajı (Ordu)

Ordu, Türkiye

Çaka Plajı ve Mesire Yeri: Perşembe ilçesinin en natürel köşelerinden biri olan Çaka kumsalı Hoynat adası yakınındadır. Ekolojik kirlilikten uzak kalmış nadir plajlardandır. Çaka beyaz kum plajında her türlü ihtiyaca cevap verecek tesisler bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Mençuna Şelalesi (Artvin)

Artvin, Türkiye

Artvin Arhavi  Mençuna şelalesi  hakkında kısa bilgi vermek gerekirse konum olarak Artvin ilinin Arhavi  ilçesinde bulunmaktadır. Arhavi ilçe merkezinden güneyine doğru 15 km içeride bulunup şelale yolu tamamen asfalttır. Ancak çifte kemer köprü     ( çifteköprü) den sonraki son 3,5 km'lık yol dere boyunca dar yol olup  yirmi otuz metre mesafelerde cepler bulunmaktadır. Mençuna restaurant'ın önünde aracınızı park ettikten sonra 20- 25 dakikalık yürüyüş mesafesi ile ulaşmanız mümkündür. Mençuna Şelalesine Nasıl Gidilir? Mençuna şelalesine gitmek için;  Artvin, Hopa ya da Batum’dan geliyorsanız sahil yolundan Arhavi merkeze girip  kapisre köprüsünü geçer geçmez sola doğru dönerek ortacalar yoluna doğru gitmeniz gerekir. Ortacalar yolu ve Mençuna şelalesi tabelaları de takip ederek  dere sol tarafınızda kalacak şekilde  dere boyunca dereden hiç ayrılmayarak çifte kemerköprüler'e kadar gelmeniz gerekir.  Çifte kemer köprüyü  geçtiğinizde hemen sağa dönerek bu sefer dere sağınızda kalacaktır.Ayni şekilde eğer Rize  ve Trabzon tarafından geliyor iseniz; Arhavi ilçesine girmeden yönlendirici levhalardan ortacalar ve Mençuna Şelalesi tabelalarına doğru sahilden sağa doğru içeri girmeniz gerekecektir. Mençuna Şelalesi Kamp Yerleri Mençuna şelalesi kamilet vadisi içerisinde bulunduğundan burada kamp yapma olanakları da vardır. Arhavi Mençuna şelalesi kamp için daha çok  Mençuna restorant’in bulunduğu yerde beton çay alım yeri vardır. Kamp ve çadır kurmak isteyen kişiler çay alım yerinin içinde beton üzerinde çadırlarını kurabilirler. Burada bulunan tesislerden ihtiyaçlarına göre yardım alabilirler. Burada kahvaltı yapacak Mençuna restoran bulunmaktadır. Ayrıca mençuna şelalesinde  konaklama yapabileceğiniz  şelalesinin dere ile birleştiği noktada Mençuna  konaklama bulunmaktadır. Mençuna konakları  bungalov tesisleri ile burada kalınacak tek mekandır.  Mençuna şelalesi otelleri, orman ve doğa  içerisinde mükemmel manzara  karşısında gecenin tadını çıkarabileceğiniz konaklama yeridir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ünye Çamlık (Ordu)

Ordu, Türkiye

Ünye Kalesi, Kaya Mezarı, Tozkoparan Kaya Mezarı, Hamamlar, Yunus Emre ziyaretgâhı ve tescili bulunan sivil mimarlık örnekleri , Ünye-Niksar İpek Yolu, Çamlık, Çakırtepe, Çınarsuyu Tesisleri, Asar Kaya Milli Parkı, doğal plajlar ve Acısu mevkii görülmeye değer yerlerdir. Ayrıca, İlçenin kıyı kesiminde turistik tesis, kamp yeri ve pansiyon işletmeciliği de son derece gelişmiştir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çınarsuyu Tabiat Parkı (Ordu)

Ordu, Türkiye

Sahanın ana kaynak değeri ormanlık alan, bitki örtüsü ve denizin bir bütünlük oluşturmasıdır. Ünye ilçesi sınırları içerisinde bulunan 2003 yılında A Tipi Mesire Yeri olarak tescil edilen Çınarsuyu Mesire Yeri 11/07/2011 tarih ve 903 sayılı  Çevre ve Orman Bakanı Olurları ile Çınarsuyu Tabiat Parkı olarak ilan edilmiştir. Tabiat Parkı Ordu-Samsun karayolu üzerinde Ünye ilçe merkezine 10 km mesafede, deniz kenarında 0-4 m rakımlar arasında yer almaktadır. Tabiat parkı içerisinde 8 adet bungalow, 1 adet Kır Gazinosu, 1 adet 4+4 WC, 1 adet 2+2 WC, 2 adet 2 musluklu çeşme, 1 adet 3 musluklu çeşme, 1 adet Bekçi Binası, 1 adet İdare Binası bulunmaktadır. Tabiat Parkı ilçe merkezine yakın olması , kolay ulaşılır olması, deniz ve orman havasının birlikte yaşanabilmesi ve konaklama ünitelerinin olması sebebiyle çok caziptir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kabaceviz Şelalesi (Samsun)

Samsun, Türkiye

Samsun'a uzaklığı 32 km, Tekkeköy ilçe merkezine uzaklığı 22 km olan Kabaceviz Şelaleleri bölgenin görülmeye değer turizm alanlarındandır. Kabaceviz Şelaleleri'nde kamp yapılmaktadır. Çarşamba’nın en önemli doğal zenginliği, Kabaceviz Şelaleleridir denebilir. Tekkeköy’e 35 kilometre mesafedeki Kabaceviz Köyü, yeşillikler içinde bir güzel köy. Ulaşım kolay ve yol asfalt. Köyden 3 km uzaklıktaki şelaleler bölgesi, yılın her günü gezginleri çekiyor buraya. Şelalelerin suyu 15, 35 ve 65 m yükseklikten düşüyor. Çevrenin yeşili ve orman örtüsü, günübirlik turlar için ideal bir rota oluşturuyor. Trekking, dağ bisikleti, piknik turları yapılıyor bu bölgeye. Şelalelerin Abdal deresine ulaşmasının ardından bir rafting parkuru başlıyor. Bölge Samsun’a yurtiçi ve yurtdışı turların artmasıyla önem kazanacağa benzer. Gezginler ve tatilciler için şelale çevresinde ve köyde yeme içme olanakları sağlanıyor. Kampingciler için de çadırlarını birlikte getirmeleri kaydıyla ilginç ve hoş bir deneyim olacak Kabaceviz günleri. Mayıs sonu ve Ekim başında gitmenizi tavsiye ederiz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gölalan Şelalesi (Samsun)

Samsun, Türkiye

Samsun merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Mert Irmağına bağlı Akçay üzerinde olan Gölalan Şelalesi mükemmel bir doğaya sahiptir. Canik Dağları'nın buz gibi suları bu şelaleyle anlam kazanmaktadır

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Boraboy Gölü (Amasya)

Amasya, Türkiye

Bir doğa harikası olan Boraboy gölü, Taşova ilçesınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km. ve Taşova ilçesine 15 km. mesafededir. Denizden 1.050 m. yükseklikte bir krater gölü olarak bilinmesine karşın, aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. Etrafı kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları ile çevreli gölün rengi zümrüt yeşilidir. Güney kıyısı sarp ve diktir. Tabandan su kaynaması olan göl, ayrıca dereden gelen sularla da beslenmektedir. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Göl etrafında temiz hava ortamında yürüyüş yapılabilecek parkurları bulunduğu gibi piknik amaçlı kullanıma uygundur. Borabay Gölü ve çevresi Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Ormanlık alan içerisinde konaklamalar için bungalov tipi evler, kafeterya, kamp ve piknik alanları, doğa yürüyüş yolları bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yedikır Baraj Gölü (Amasya)

Amasya, Türkiye

Suluova ilçe sınırları içinde bulunan Yedikır Barajı Yaban Hayatı Koruma Sahası, il merkezine 35 km., Suluova’ya 8 km., Merzifon’a 12 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 900 hektarlık bir alanı kaplayan sahanın 600 hektar kadarını göl oluşturur. Geri kalan kısmı, içinde sosyal tesisler ve piknik alanlarını barındıran sazlık ve ağaçlandırma alanıdır. 1985 yılında tamamlanan baraj gölünün kısa bir süre içerisinde pek çok kuşun konaklama alanı haline gelmesiyle Yedikır 1989 yılında Yaban Hayatını Koruma Sahası ve SİT alanı ilan edilmiştir. Barındırdığı kuşlar ve yaban hayvanları bakımından oldukça zengin olan bölge Türkiye’de “Önemli Kuş Alanı” statüsüne sahip yerlerden biridir. Bazı kaynaklara göre 100’den fazla kuş türünün yaşadığı Yedikuğular Kuş Cenneti’nde görülebilen kuşların bazıları küçük batağan, bahri, karabatak, gribalıkçıl, büyükbalıkçıl, küçükbalıkçıl, sakarca, boz kaz, angıt, fiyu, boz ördek, çamurcun, yeşilbaş, kılkuyruk, elmabaş patka, büyük tarakdiş, sakarmeke, kervan çulluğu, büyük karabaş martı, karabaş martı ve turnadır. Baraj gölünün çevresi ise tüm doğal güzelliği korunarak, bazı sosyal tesisleri de barındıracak biçimde gezi ve piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Bahar ve yaz ayları boyunca bölgede yaşayanların ve Amasya’da ziyaret amaçlı bulunanların uğrak yeri haline gelen Yedikır, etrafındaki yürüyüş parkurları, basketbol ve tenis kortu gibi sportif alanları, ziyaretçilerin tüm ihtiyaçlarını zahmetsizce karşılayabilecekleri piknik alanlarıyla size doğanın tam kalbinde bir gün sunar. Göl çevresi, amatör olta balıkçılığı yapmak isteyenler için de vazgeçilmezdir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Asarkale (Samsun)

Samsun, Türkiye

Bafra İlçesi'nin 30 km. güneybatısında, Kızılırmak Vadisi içerisinde ve Altınkaya Barajı yakınındadır. Asarkale, Hellenistik Çağ'a ait olup savunma (korunma) amacıyla yapılmıştır. Anakayaya oyularak yapılmış (3) adet mezarın da aynı döneme ait olduğu sanılmaktadır.Paflagonya Bölgesi içerisinde bulunan Asarkale, stratejik yönden önemli bir konuma sahip olup askeri amaçla (savunma) kullanılmıştır. İkisi kalenin yamaçlarında, biriside ırmağın (Kızılırmak) karşı yakasında olmak üzere Grek mimarisinin özelliklerini taşıyan 3 adet kaya mezarları bulunmaktadır. Asarkale ve Paflagonya tipi bu üç kaya mezarı Hellenistik Döneme (M.Ö. III.yy) tarihlenmektedir.Irmak seviyesinden yaklaşık 300 m yükseklikte kaleye, girişi yol hizasında olan bir tünelle çıkılabilmektedir.Askeri amaçla yapılan bu tünel asfalt yol yapılmadan önce ırmağa açılıyordu.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu (Samsun)

Samsun, Türkiye

Vezirköprü İlçesi’nde Altınkaya Baraj Gölü’nde bulunan Şahinkaya Kanyonu, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. 3 bin 250 metre uzunluktaki kanyonda su derinliğinin ortalama 106 metre olduğu kanyon yüksekliğinin ise 340 metreye kadar çıktığı belirtildi. Çeltek köyü mevkii ve Şahinkaya kanyonu Kültür ve turizm Bakanlığı tarafından Turizm bölgesi ilan edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı 05/06/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlülüğe girdi. Vezirköprü’nün 17 km. kadar kuzeybatısında bulunan Kanyon (Yarmavadi), Altınkaya barajının en dar yeri olma özelliği ile de dikkat çeker ve yaklaşık 1500 metre uzunluğundadır. Vezirköprüde sadece Osmanlı ve Selçuklu değil, Hititlere kadar uzanan bir medeniyet geçmişinin izleri ve birikimleri var. Hitit Krallarının tahta çıkarken kutsandığı yer de Vezirköprüdedir. Şu an bu bölgede Alman arkeologlar kazı çalışmaları yapıyor. Dolayısıyla gerek Kunduz Dağı gerekse Şahinkaya Kanyonu gelecek yıllar içinde gerçekleşecek adımlarla hatırı sayılır bir çekim yeri olma yoluna girmiştir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Vezirsuyu Tabiat Parkı (Samsun)

Samsun, Türkiye

Samsun ili Vezirköprü İlçesi sınırlarında yer alan Vezirsuyu Tabiat Parkı, Samsun iline 133 km, Vezirköprü İlçesine 23 km mesafededir. Sahaya Türkiye'nin ve Karadeniz Bölgesinin eşsiz kanyonlarından Şahinkaya Kanyonu 7 km uzaklıkta olup Tabiat Parkından tekne ile geziler düzenlenmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Erfelek Tatlıca Şelaleleri (Sinop)

Sinop, Türkiye

Erfelek Tatlıca Şelaleleri şu ana kadar gördüğümüz en güzel şelalelerden birisi diyebilirim. Dünyada eşi benzeri olmayan Erfelek Tatlıca Şelaleleri’ne gidince kaynağından su içmeden geri gelmeyin ???? 28 farklı şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Takım Şelaleleri, Sinop’ta gezilecek yerler arasında 1 numarada yer alıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akliman koyu (Sinop)

Sinop, Türkiye

Akliman, Sinop ili sınırları içinde, il merkezine 9 km uzaklıkta bulunan, İnceburun üzerinde, Başkaya Burnu yakınlarındaki Akliman Koyu’nun güney kıyısındaki küçük bir mahalledir. Sinop merkez ilçeye bağlıdır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Loç Vadisi (Kastamonu)

Kastamonu, Türkiye

Kastamonu ilinin Cide İlçesine bağlı köylerinden olan Çamdibi,Hamitli,Karakadı ve Şenköy ile Derebucağı Köyü'nün Acina mahallesini içine alan,Devrekani çayının her iki yanında,Valla kanyonu’nun çıkışı ile Karakadı kanyonu girişi arasında yer alan, Küre Dağları Milli Parkı içindeki bu bölgeye Loç Vadisi denilmektedir. Bölgede kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yenice Ormanları (Karabük)

Karabük, Türkiye

Ormanların içerisindeki çeşitli şelaleler, farklı renklerdeki çiçekleri ile huzur ile dolu görülesi bir alan haline geliyor. Yürüyüş yapmayı sevenlerin bir numaralı adresi olabilecek olan bu orman gerçekten doğal güzellikleri ile sürprizler ile dolu bir parkur çıkartıyor karşımıza. Doğanın içinde harika zaman geçirmek istiyorsanız eğer burası kesinlik ile tam da aradığınız yer olacaktır. Bölgede yer alan Yenice ırmağı ise yerleşik alanın içerisinden geçmekte ve bölgenin kara parçasını iki parçaya bölmektedir. İçinden nehir geçen bu harika bölgede doğa ile günlük yaşam bir arada sürüp gitmektedir. Ormanların en önemli bölgesi is kesinlik ile Arboretum ve ”Tabiat Koruma Alanları” olmaktadır. Bu bölgede birçok yerde göremeyeceğiniz binlerce farklı ağaç türünü görebilirsiniz. bu ağaçların arasından bazılarının boy ve enleri o denli gelişmiştir ki bu tip ölçüleri dünya üzerinde başka bir yerde görmek mümkün değildir. Aynı zamanda soyu tükenmeye yüz tutmuş değerli ağaçları da bölgede görmeniz mümkün olacaktır. Ormanların içerisinde çok fazla sayıda çeşitli hayvan türü yaşamlarını sürdürmektedir. Bunlardan bazıları; sincap, ala karga, kirpi, dağ horozu, geyik, vaşak, porsuk, çakal, kurt, ayı, su samuru, atmaca ve çulluktur. Bu türlerin dışında bölge birçok farklı havan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Hem biraz vahşi doğadan esintiler hem de mükemmel bitki örtüsü ile tabiat karşımıza en güzel hali ile burada çıkmaktadır. Yenice Ormanları Nerede ve Nasıl Gidilir? Yenice Ormanları Karabük merkezine yaklaşık olarak 6 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Bölgeye ulaşım için kara yolu veya demir yolu kullanabilirsiniz. Ankara-Zonguldak arasında her haftanın belirlenen günlerinde tren seferleri yapılmaktadır. Bu tren seferlerini kullanabilirsiniz. Zonguldak’tan 65 kilometre uzaklıkta Yenice Ormanları yer almaktadır. Kara yolu ile gelmek isteyenler ise Zonguldak’tan Yenice’ye direkt olarak kalkan otobüsleri kullanabilirler. Kendi özel aracınız ile gelmek istiyorsanız da Zonguldak-Devrek istikametini takip etmelisiniz. Gökçebey ayrımına gelince bu ayrıma girmelisiniz. Ayrıma girdikten yaklaşık olarak 15 dakika sonra Yenice bölgesine ulaşmış olacaksınız.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akkonak Köyü (Bartın)

Bartın, Türkiye

İlçeye uzaklığı 18 km. Köyün Nüfusu  131 dir. Küçük şirin bir sahili vardır. Sahil doğal bir liman görevi görür. Balıkçı teknelerinin sığınağıdır. Deliklişili olan eski adını, sahildeki denize doğru uzayan ve içinden küçük teknelerin geçebildiği delik bulunan burundan almıştır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yeşilkaya Köyü - Gergece Kaya Şelalesi (Bartın)

Bartın, Türkiye

Yeşilkaya Köyü, Bartın merkezine 9 km, Amasra ilçesine 11 km uzaklıktadır. Köyde bulunan Gergece Kaya Şelalesi'nde ve köy etrafında kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Güzelcehisar (Bartın)

Bartın, Türkiye

Güzelcehisar, Bartın’ın merkez ilçesine bağlı ve 17 kilometre uzaklıkta olan bakir kalmış muhteşem köylerden birisidir. Güzelcehisar, Bartın’ın diğer turistik beldeleri olan Amasra ve İnkumu gibi yerlerden kendini soyutlamıştır. Güzelcehisar’a özel araçla, minibüsle veya bisikletle ulaşım sağlayabilirsiniz. Güzelcehisar’a Nasıl Gidilir Güzelcehisar’a minibüsle gelmek isteyenler Bartın şehir merkezinden veya minibüs duraklarından İnkum’a gelen minibüslere binebilir. Güzelcehisar yol ayrımında minibüsten inerek 2 kilometre kadar ağaçlarla çevrili köy yolundan yürüdüğünüzde muhteşem doğayla karşılaşıyorsunuz. Özel aracıyla gelenler ise Bartın’dan liman yönüne doğru İnkumu’na kadar 15 kilometre gelerek 2 kilometre de Güzelcehisar Köyü’ne doğru gidildiğinde muhteşem bir manzara ile karşılaşılır. Tarihi Güzelcehisar mahalleleri: Güzelcehisar toplamda 3 mahalleden oluşuyor. Bu mahallelerin isimleri ise; Yaylacık Mahallesi, Hisar Mahallesi ve Kapaklı Mahallesiolarak biliniyor. Güzelcehisar’a geldiğinizde tarihi ve dar sokaklı mahalleleri gezmeyi unutmayın. Güzelcehisar Kalesi: Güzelcehisar’ın eşsiz manzarasını seyretmek için muhteşem bir yapıya sahip olan Güzelcehisar Kalesi de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Bakir kalmış 7 koy: Güzelcehisar Köyü sakinlerinden öğrendiğimiz bilgiye göre Mugada’ya kadar olan mesafede 7 adet koy bulunuyormuş. Bunların isimleri ise tam bilinmese de birinin adının Ölü Koy olduğunu öğrendik. Daha önce bu bölgelerde ölenlerin cesetleri Ölü Koy’da bulunmuş. Güzelcehisar lav sütunları: Güzelcehisar’a geldiğinizde lav sütunlarını incelemeden ve fotoğraflarını çekmeden gitmeyin. 80 milyon yılda oluşan lav sütunları dünyada sayılı ülkelerde bulunurken ve araştırmaları devam ederken Güzelcehisar’da karşılaşmak adeta büyülüyor. Güzelcehisar adası: Güzelcehisar’da bir de minik bir ada bulunuyor. Adanın ismi olmasa da Güzelcehisar adası dedik biz. Güzelcehisar adasına yüzerek çıkabilir ve manzaranın keyfini sürebilirsiniz. Güzelcehisar’da piknik yapmak isteyenler piknik yapabilirken, bölgede bulunan cafelerde yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca evden gelirken atıştırmalıklar alarak sahilde güneşlenirken tüketebilirsiniz. Kamp yapabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tas Gölü (Zonguldak)

Zonguldak, Türkiye

Zonguldak Ereğli, Gökçeler Köyü’nde 53 dönüm arazi üzerine kurulmuş bir yer. İçinde yürüyüş parkurları, fındık ağaçları, dereler, şelaleler, göletler, sık ormanlık alanlarla, güzel düzlükler var. Geniş alana yayılmanın avantajı . Bu alanla ilgili en sevilen özellik ise her bir köşesinden farklı bir tat alınıyor olması. 4 günlük kamp boyunca 1 gece dere kenarında, 1 gece ormanlık alanda, 1 gece de şelale yanında kamp yapılabiliyor ve büyük keyif alabilirsiniz. Bazen bir kamp alanında olduğunuzu unutuyorsunuz. Biliyorsunuz, temizlik kamp yapanların en hassas noktalarından biridir. İşletmecileri doğaya saygı konusunda son derece hassaslar. Özenle temiz tutulan bir tesis. Yerde sigara izmariti bile görmüyorsunuz. Bir diğer hassas nokta ise kalabalık değil, sakin olmasıdır. Onu da mekanın büyüklüğü sayesinde rahatlıkla çözüyorlar. Kalabalık zamanında bile neredeyse kimseyi görmeden kamp yapma şansınız var.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

At Yaylası (Bolu)

Bolu, Türkiye

Bolu'nun kuzey yakasındaki dağların arasında bulunan At Yaylası, Bolu Merkez'e 12 km mesafede yer alıyor. Bolu'nun 10 km kuzeyinde, 1150-1250 metre yükseltide, 1-2 km aralıklarla 7 adet yayla bulunuyor. At Yaylası, kirazları ve meyve bahçeleri ile bu yaylalar arasında en çok dikkat çekenler arasında. Hatta At Yaylası'nda her yıl geleneksel olarak kiraz bayramı şenlikleri düzenleniyor. Meyve bahçeleri ve kirazı ile ünlü olan At Yaylası, 560 m2 bir alana sahip. Göleti, Topuk Çayırı, Topuk Erenleri, Cip Cip Deresi, yel suyu ve çağlayan kayası ile At Yaylası, kesinlikle görülmeye değer bir yer. Geçmişte Osmanlı Sarayı'na at yetiştirilmek için kullanılan bir saha olan At Yaylası, hala daha bu geleneğin devamı olarak yılkı atlarına ev sahipliği yapıyor. Yaylanın bir diğer özelliği de sahip olduğu şifalı yel suyu. Hatta bu yel suyu ile mayasız yoğurt yapılabiliyor ve bu yoğurt da pek çok rahatsızlığa iyi geliyormuş. Bahar aylarında göçmen kuşların ve leylerin uğrak noktalarından biri olan At Yaylası, çok sayıda endemik ve özellikli bitkisi, flora ve faunası ile korunması gereken bir yayla. Yolunuz bir gün Bolu'ya düştüğünde, At Yaylası'nı da mutlaka görün. Şimdiden keyifli bir tatil geçirmenizi dileriz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bolu Yedigöller Milli Parkı (Bolu)

Bolu, Türkiye

1965 yılında kurulan Bolu Yedigöller Milli Parkı Bolu’nun 42 kilometre kuzeyinde ve Batı Karadeniz Bölgesi’nde bulunuyor. Yurdumuzun en etkileyici ve nefes kesici güzelliklerinden biri olan Yedigöller, Bolu şehir merkezinin 42 km kuzeyinde, Mengen İlçesine ise 53 km mesafededir. Batı Karadeniz Bölgesinin oldukça engebeli bir yerinde olan Yedigöller Milli Parkında irili ufaklı göller, orman denizini andıran zengin bitki örtüsü, şelaleler, göllerde yaşayan balıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyonel kullanım potansiyeli ana kaynak değerlerini oluşturur. Alanın jeolojik yapısı genellikle serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşmuştur. Bölgedeki göller yer hareketleri sonucu kayak kitlelerin vadilerin önlerini kapaması sonucu suların birikmesi ile oluşmuş heyelan gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ve derelerle birbirine bağlıdır. Dağcılık, bitki, kuş gözlemciliği, kamp ve doğa yürüyüşü için çok uygun olan bu park, 2019 hektar alanı kaplar. Bölge eşsiz manzaraları, zengin flora ve faunasıyla yıl boyunca doğa hayranlarını büyüler. Yedigöller özellikle Ekim ve Kasım aylarında doğa ve fotoğraf tutkunlarının akınına uğrar. Çeşitli büyüklükte yedi gölden oluşan bölge, 1965 yılından itibaren “Milli Park” olarak koruma altına alınmıştır. Göllerin isimleri Büyükgöl, Kurugöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Sazlıgöl ve İncegöl’dür. Milli Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir. Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, yaban domuzu, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır. Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretimi 1969 yılında bu milli parkta kurulmuş olup, ülkemizde yayılmasında örnek teşkil etmiştir. Ayrıca Milli Park içinde yürüyüş yolları, şelaleler, dilek çeşmesi, Gülen Kayalar, Pisagor Ağacı, Anıt Ağaç, Kapankaya mevkisinde manzara seyir terası gezilip görülebilir. Yılın belirli zamanlarında sportif olta balıkçılığı yapılabilir. Doğa güzelliği bakımından kampçılık için çok uygundur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bolu Gölcük Tabiat Parkı (Bolu)

Bolu, Türkiye

Bolu'nun 13 km. güneyinde suni olarak yapılmış bir set gölüdür. Yükseltisi 1206 m. olan gölün yüzeyi 4.5 Hektar, çevresi de yaklaşık 1.300 metredir. Etrafı çam, göknar, kayın, gürgen ve karışık türde ağaç türleri ile kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Doğanın olağan üstü güzelliğiyle kaplı olan gölün hemen kenarında Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın "Devlet Konukevi" olan şirin bir yapı bulunmaktadır. Gölün etrafında çeşitli tesisler bulunmaktadır. Göl ve etrafı “Tabiat Parkı” olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır. Çok şirin ve küçük olan bu göl çevresine araçla girilmemektedir. Yol boyunca gezmek, görmek, dinlenmek, fotoğraf çekmek, yılın belirli zamanlarında sportif olta balıkçılığı, bisiklet turu ve piknik yapmak amacıyla yoğun ziyaretçi akınına uğrayan Gölcük Tabiat Parkı, Bolu'nun en önemli turistik merkezlerinden biridir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Göksu Tabiat Parkı (Bolu)

Bolu, Türkiye

Bolu İli yakınında olan Göksu Tabiat Parkı 24.12.1991 tarihinde 25 ha. alana sahip A Tipi Orman İçi Dinlenme Yeri olarak tescil edilmiştir. Ulaşım Bolu'ya 35 km, Seben'e 35 km, Gerede'ye 32 km, Kartalkaya'ya 20 km mesafededir. Rakımı 1400 metre ve mevcut tesisleri giriş kontrol kulübesi, 2 adet su deposu,3 adet çeşme, enerji nakil hattı ve trafo dur. Yeniden yapılanma kapsamında Bakanlık Makamının 11.07.2011 tarih ve 903 sayılı olurları ile statüsü Tabiat Parkına çevrilmiştir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Samandere Şelalesi Tabiat Parkı (Düzce)

Düzce, Türkiye

Samandere Şelalesi, Düzce’nin güneydoğusunda, Beyköy beldesi Samandere köyü sınırları içinde yer almaktadır. Beyköy beldesine 15 km Düzce’ye 24 km TEM Otoyolu’na 20 km D-100 Karayolu’na 26 km uzaklıktadır. Şelalenin kapladığı alan 10 ha olup, bu alandaki akarsular Uğursuyu ile birleşerek Efteni Gölü’ne ulaşmakta, buradan da Büyük Melen suyu ile birleşerek Akçakoca sınırları içerisinden Karadeniz’e dökülmektedir. Çevre çavlan, çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahiptir. Samandere Şelalesi Türkiye’nin tescil edilen ilk Tabiat Anıtı’dır. Bulunduğu köye adını veren, tabiat olaylarının meydana getirdiği özellikler ile oluşan Samandere Şelalesi doğal oluşum özellikleri ile Milli Parklar Kanunu gereğince ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce ‘‘Tabiat Anıtı’’ olarak tescil edilmiştir. Samandere Şelalesi’nin de bulunduğu 500 m dere boyunca, anıt ağaçlar, üç adet şelale ve birde Cadı Kazanı adı verilen derin bölümde tescillidir ve oldukça ilginçtir. Tabiat anıtı olarak ilan edilen Samandere Şelalesi, koruma altına alınmış doğal bir varlığımızdır. Zengin bitki örtüsünün su sesi ile bütünleştiği şelalede, mesire ve piknik alanları, doğa yürüyüş parkurları, kamp alanları, orman içi dinlenme yerleriyle muhteşem bir doğa güzelliğine sahiptir. Ulaşım: Samandere Şelalesi, Düzce'nin güneydoğusunda, Beyköy beldesi Samandere Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Beyköy beldesine 15 km Düzce’ye 24 km TEM Otoyoluna 20 km D-100 Karayoluna 26 km uzaklıktadır. Samandere Şelalesi Tabiat Anıtı’n Giriş Ücreti Güzeldere Şelalesi Tabiat Parkı girişinde 5 TL ücret alınmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sinekli Yaylası (Bolu)

Bolu, Türkiye

TEM otoyolundan gelirken Abant tabelasını görünce otoyoldan çıkıp Abant gölü yoluna giriyorsunuz. Abant gölü milli park girişine yaklaşık 2km kala Abant alabalık tesislerini geçer geçmez sağdan yukarı doğru ayrılan toprak yolu takip ederek 3kmlik toprak yol ile yaylaya ulaşacaksınız. Düzce -> Samandere üzerinden de buraya gelebilirsiniz. Ancak ilkbahar döneminde bile burada kar oluyor ve Samandere üzerinden gelinen yol kapalı olabiliyor. Kamp Yeri (Bulduğunuz düzlüklere, orman içerisine çadırınızı kurabilirsiniz.) Yaylada bir çok ev bulunmakta. Yayla sakinleri Mayıs ayından itibaren yaylaya gelmeye başlıyor. Sinekli Yaylası Parkuru Sinekli yaylasından başlayıp orman içerisinden önce Yenisefaköy yaylasına ulaşılır. 1 Mayıs tarihinde bu toprak yolun bazı kısımları tamamen karla kaplı olabilir. Ve yolda devrilen koca ağaçlar olabilir. Yenisefaköy yaylasına ulaştıktan sonra Doruk yaylasına doğru devam edilir. Ardından tekrar toprak yolu takip edilerek  Sinekli yaylasına geri dönülür. Mayıs’a kadar bu bölgede yoğun kar ihtimali vardır. Yol üzerinde su noktaları yok ama yaylalarda çeşme var. Çok da güzel suyu vardır. Kolay bir parkurdur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Torkul Göleti (Düzce)

Düzce, Türkiye

Düzce Merkez Uğurköyü sınırları içinde bulunan Torkul Göleti ve Yaylası il merkezine 34 km mesafededir. Kamp ve trekking için oldukça müsaittir. Düzce Merkez Uğurköyü sınırları içinde bulunan Torkul Göleti ve Yaylası il merkezine 34 km mesafededir. Torkul Göleti, 1.251 m yükseklikte bulunan Torkul yaylası içerisinde volkanik çöküntüden oluşmuş 5.000 m2 alana sahip tabii bir gölettir. Alanın tamamı ise 78.801 m2'dir. Gölet çevresinde bulunan, kayın, köknar, gürgen, kestane, akçaağaç, karaçam gibi ağaçların panoramik görüntüsü eşliğinde, piknik, olta balıkçılığı, foto-safari, çadır kampı yapabilir, Torkul ve Odayeri Yaylaları arasındaki 6 km'lik mesafede trekking turları gerçekleştirebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Odayeri Yaylası (Düzce)

Düzce, Türkiye

Düzce Merkez Çınardüzü Köyü sınırları içerisinde bulunan Odayeri Yaylası Düzce’ye 28 km mesafededir. Beyköy, Ugur Köyü yolu üzerinden orman yolu takip edilerek gidilen yayla, 8,5 ha ve 1200 m yükseklikte bulunmaktadır. Bakir güzelliklere sahip olan Odayeri Yaylası'nda; asırlık ağaçlar arasında çadır kampı, doğa yürüyüşü, foto-safari yapabilir, olta balıkçılığına müsait derelerinde avlanabilir, ata binebilir, dağ bisikleti gibi alternatif sporlar gerçekleştirebilirsiniz. Son yıllarda Düzce yaylaları üzerinde farklı organizasyonlarla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bunlardan off road yarışları dikkat çekenler arasındadır. Odayeri Yaylası ve Kardüz Yaylasına devam eden yaylalar üzerinde dört mevsim off road oyunları ve dileyenler için doğa yürüyüşü ve foto safari etkinlikleri düzenlenebilmektedir. Yaylada yöre halkı tarafından her yıl yayla şenlikler düzenlenmektedir. Bölge çadır ve karavan kampına uygundur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Derebalık Yaylası (Bolu)

Bolu, Türkiye

Düzce merkez Aydınpınar köyü sınırları içerisinde bulunan Derebalık Yaylası, şehir merkezine 36 km en yakın yerleşim yerine uzaklığı ise 22 km'dir. 1.400 m rakımı olan yayla 12.9 ha olup her türlü binek araçla ulaşmanız mümkün. Yayla piknik ve çadır kampı, dağcılık, dağ bisikleti, atlı gezinti, doğa yürüyüşü ve foto-safari yapmak için uygundur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Pürenli Yaylası (Bolu)

Bolu, Türkiye

Düzce İli Gölyaka İlçesine bağlı olan Pürenli Yaylası, Gölyaka’ya 24 km Düzce’ye 28 km mesafede olup rakımı 1.400 m'dir. Düzce, Efteni Gölü veya Güzeldere Şelalesi yolundan ulaşılabilen Pürenli Yaylası, doğanın coşkusunun renk cümbüşüyle kaynaştığı, su seslerinin kuş sesleriyle karıştığı bir yaylalar bütünüdür. Mudurnu ile sınır olan yayladan Abant'a, Odayeri Yaylası'na, Samandere Şelalesi'ne ve Kardüz Yaylası'na ulaşmak mümkündür. Pürenli, gençlik kamplarının da yapıldığı bir mesire yaylasıdır. Ayrıca her yıl yöre halkı tarafında geleneksel yayla şenlikleri düzenlenmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hera Yayla (Bolu)

Bolu, Türkiye

Düzce'nin doğasına hayran kalacağınız başka bir güzellik, Hera (Hira) Yaylası. Düzce merkezine 36 km mesafede olan yayla 1500 rakımdadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kardüz Yaylası (Düzce)

Düzce, Türkiye

Düzce İli Gölyaka İlçesi sınırlarında bulunan Kardüz Yaylası, Gölyaka’ya 28 km Düzce’ye 48 km D-100 Karayoluna 38 km ve en yakın yerleşim yerine 19 km mesafededir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1830 m olan yaylanın alanı ise 180 hektardır. Düzce’nin en yüksek noktalarından biri olan Kardüz Yaylası kış turizmine adaydır. Bolu Kartalkaya Kayak Merkezine uygun özellikte olan Kardüz Yaylası'nda kışın kış sporları yapmanın yanı sıra meraklıları için; Jeep safari, foto safari, dağ bisikleti, trekking, at binme ve kampçılık aktiviteleri yapılabilir. Her yıl Temmuz ayında geleneksel Kardüz Yayla şenlikleri düzenlenir. Halkoyunlarının oynandığı, güreş ve yürüyüşlerin yapıldığı şenliklere Türkiye’nin dört bir yanından yoğun bir katılım gerçekleşmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Aydınpınar Şelalesi Tabiat Parkı (Düzce)

Düzce, Türkiye

Düzce Merkez Aydınpınar köyü, Kızılpınar Deresi üzerinde bulunan Aydınpınar Şelaleleri, şehir merkezine 10 km mesafededir. Güzeldere ve Samandere Şelaleleri arasında ve yol güzergahı üzerinde bulunan şelale, arka arkaya dökülen 5 ayrı şelale kümesinden oluşmaktadır. 25.08.2014 Yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilen alan, 100 ha'dır. Aydınpınar Şelaleleri Düzce’nin önemli yürüyüş parkurlarından birine sahiptir. Sağlıklı her insanın yürüyebileceği orta zorluk ve orta zorluğu aşan parkurları vardır. Gürgen, meşe, kestane gibi karışık yapraklı orman ağaçları arasında trekking, foto-safari, çadır kampı yapabilirsiniz. Özellikle Mayıs ayında dağ çileği, Ağustos ve Eylül aylarında böğürtlenlerle renklenen vadi, tamamen Düzce’ye hakim bir konumdadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karasu Maden Deresi ve Şelalesi (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Maden Deresi ve Şelalesi ‘nin o eşsiz güzelliğini sizlerle buluşturmak istedik. Sakarya, Karasu’da bulunan bu doğa harikasına gelin birde yakından bakalım. Rüzgarlara, güneşi kapatan yağmur bulutlarına ve ıslaklığa rağmen güzelliğini yitirmeyen bir yere, Maden Deresi’ne davet ediyoruz sizleri. Zengin maden yatakları ilgiye, yeşil doğası sevgiye muhtaç Maden Deresi’ne….pazar günlerinden birinde Maden Deresi’ne gitmelisiniz. İçinizin soğuktan titremediği bir sabah erken kalkmak şartıyla gideceğiniz Maden Deresi, doğasıyla konuklarına huzur veren, kısa tatil programı için ideal bir yer. Maden Deresi’nin olduğu bölgede bir zamanlar Fransızlar tarafından işletilen madenler  varmış. Fakat 1914 yılında Fransızlar bu bölgeyi terk etmiş. Bu sebepten dolayı bu nokta Maden Deresi olarak anılıyor. İstanbul’a yakın günübirlik bir gezi yapmayı planlıyorsanız aileniz veya dostlarınızla birlikte Maden Deresi’ne gidebilir, doğanın bilinmeyen bu farklı yüzünü keşfedebilirsiniz. Maden Deresinin Doğal güzelliği, Dinlenme alanları, Mesire Yerleri , Doğal Alabalık Tesisleri, Şelalesi ve Akarsuyu insanların yorgunluklarını atmada ve Güzel bir tatil yapmalarında en büyük etken olmaktadır. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bezeli bir derede yürüyüşler yapmak ve güzel bir kır sofrası kurmak için ideal bir yer. Durmadan akan şelalesi, tarihi mağarası ile gezip dinlenirken bir yandan da tarihe tanıklık edeceksiniz. Maden Deresi oldukça sık bir ormanlık alan içerisinde derince bir vadinin içinde akan derenin sağ ve sol kıyılarında kayın, kestane ve çınar ağaçları arasında bulunan patikalar, yürüyüş için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Patikayı takiben kayalıklar üzerinde çeşitli mağara girişlerinin bulunduğu bölgede Cumhuriyetin ilk yıllarında açıldığı söylenen bir altın madeni bulunmaktadır. Maden kapatılmış olup madene ait bazı tünel ve yollar hala kullanılmaktadır. Ayrıca alabalık ve sazan balığının bulunduğu derede olta balıkçılığı da yapılmaktadır. Tünel ve dağ kısmındaki yol doğa severler ve macera arayanlar için bulunmaz bir fırsat. Çevresinde tarımla uğraşan insanlar var oralardan taze meyve-sebzelerde alabilirsiniz. traking  yapmak, bu doğa harikası yerde güzel bir kahvaltı yapmak, doğayla iç içe eğlenceli vakitler geçirmek için sizde mutlaka bu gizli cenneti ziyaret etmelisiniz. Maden Deresi ve Şelalesi Tırmanış Maden Deresi ve Şelalesi Tırmanış Piknik alanından şelaleye doğru çıkabiliyorsunuz. şelaleye  tırmanış derenin içinden yapılabiliyor. Derenin içinden geçmek için yanınızda kaymayan bir ayakkabı olmalı. Akan su epey soğuk. eskiden dere suyuna girmek haricinde bir seçeneğiniz yokken; şimdi dere içinde açılan yolları kullanarak da yer yer karadan yer yer sudan ilerleyebiliyorsunuz. birde dar ve tehlikeli mağara ve geçitlerle de şelaleye çıkabilirsiniz. Mağaralar ve taş balkonlar ise yaklaşık bir insan boyunda ve bir kişinin geçebileceği genişlikte. Ama yine bu mağara ve balkonlarda bölge bölge çok darlaşıyor. Hatta sırt çantanızı elinize alıp elleriniz ve dizlerinizi yere verip, emekleyerek ilerlemeniz gerekiyor. yükseklik korkusu olanlar kalp hastalıkları vb. sorunları olan kişiler uzak durmalı. Maden deresi bölgesine giriş ücretli. Araba başına 15 TL gibi bir ücret alınıyor. Buraya giderken yiyeceğinizin yanınızda olmasında fayda var. Bölgede çeşmede var ama çok ihtiyacınız olursa dere suyundan da içebiliyorsunuz. Kendi çadırınız ile kamp yapmaya müsait bir yer.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dokurcun (Sakarya)

Sakarya, Türkiye

Dokurcun, Sakarya ilinin Akyazı ilçesine bağlı bir mahalledir. Çiğdem Yaylası, Sülüklü Göl ve Sarıgöl gibi doğal güzellikleri özellikle İstanbul'dan günübirlik gelen ziyaretçilerin uğrak yerlerindendir. Ayrıca bu bölgelerde kamp ve doğa sporları yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sülüklü Göl Tabiat Parkı (Bolu)

Bolu, Türkiye

Sülüklü göl, Batı Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Bolu ili Mudurnu ilçesi Tavşansuyu köyü (eski adı:Akyokuşkavağı) sınırları içinde yer almaktadır. Gölün yörede bilinen ismi Sarıgölcüktür; ancak 1990'lı yıllarda köyün ismi gibi gölün ismi de değiştirilerek Sülüklügöl yapılmıştır. Göl konum olarak Sakarya ile Bolu illerinin sınırını belirler. Sülüklü göl koordinatları 40-31 Kuzey 30-52 Doğu şeklindedir. Bolu'nun Mudurnu ve Göynük İlçelerine, Sakarya'nın da Akyazı ilçesine bağlı Dokurcun mahallesine sınırı vardır. Sülüklü göl'e İstanbul ve Ankara gibi büyük illerden ulaşım gayet kolaydır. İstanbul Sülüklü göl arası ortalama 200 kmdir ve yaklaşık 3 saat kadar sürmektedir. Sakarya'nın Akyazı ilçesine kadar otobandan gelinebilmekte ve Akyazı'dan sonra 32 km asfalt yoldan Sülüklü göl yol ayrımına ulaşılmaktadır. Sülüklü göl tabiat parkı doğadaki tektonik hareketler sonucu meydana gelen heyelan sonucunda oluşmuş benzersiz bir ekosistemin tam ortasında yer alır. Uzmanların yaptığı incelemeye göre göl 1703 yılında heyelan seti şeklinde oluşmuştur. Ttektonik hareketler sonucunda meydana geldiği tahmin edilen çukur alan, taban suyu ve Hongurdak deresi tarafından doldurulmuştur. Sülüklü göl çevresinde kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Uyuzsuyu Şelalesi (Ankara)

Ankara, Türkiye

Uyuzsuyu Şelalesi’nin; Ankara’ya uzaklığı 200 kilometre, Nallıhan’a ise yaklaşık 30 kilometre. Nallıhan ilçesini geçtikten sonra tabelaları takip ederek ulaşmak mümkün. Karacasu Köyü’nden 6 kilometre uzunluğundaki yol ile ulaşabiliyorsunuz. Yolu oldukça dar. Ancak olağanüstü güzellikteki manzaranın eşliğinde şelaleye gidiyorsunuz. Şelalenin döküldüğü çayır aynı zamanda çok güzel bir kamp alanı olarak düzenlenmiş. Gövdesi toprağa yatay gelişmiş yaşlı bir ağacın altına çadır kurulabilir. Bölgenin etkileyici bir doğası vardır. Hatıralarınızda büyük bir yer kaplayacağı muhakkak.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Poyrazlar Gölü (Sakarya)

Sakarya, Türkiye

Poyrazlar gölü, Sakarya il merkezinin 7–8 km kuzeydoğusunda, Sakarya nehrinin kenarında yer alan alüvyal set gölüdür. Göl kıyısında bulunan Poyrazlar köyünden adını alan gölün diğer bir adı da Teke gölüdür. Her iki gölde de kamp ve doğa sporları yapılabilir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Doğançay Şelalesi (Sakarya)

Sakarya, Türkiye

Doğançay Şelalesi, Sakarya ili, Geyve ilçesi, Maksudiye, köyünde bulunan şelaledir. Sakarya merkeze uzaklığı 25 km, Sakarya-Bilecik yoluna 10 km uzaklıkta, denizden yaklaşık 400 m yüksektedir. Çevresinde kamp yapılmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çatalkaya Vadisi (Kocaeli)

Kocaeli, Türkiye

Çatalkaya Vadisi, Maşukiye'den Sapanca yönüne giderken Yanıkköy sınırları içinde yer alıyor. İstanbul'a 130 km uzaklıkta bulunuyor. Eğer İzmit tarafından geliyorsanız Maşukiye'yi geçince Yanıkdere köprüsünü geçmeden sağa yukarı doğru sapmanız gerekiyor. Sapanca yönünden gelenler ise köprüyü geçergeçmez sola. 2-3 km kadar çıktıktan sonra taşocağı yanından mıcırlı yol sizi Çatalkaya Vadisi'ne götürüyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kartepe (Kocaeli)

Kocaeli, Türkiye

Kartepe ilçesi, İzmit Samanlı Dağları'nın ve Kocaeli Platosu yüksekliklerinin arasında kalır. Maşukiye; Samanlı Dağı etekleri ile Sapanca Gölü'nün güney batı kıyısı arasında; doğası, yeşili, pınarı, vadisi, şelaleri, dereleri, meyve bahçeleri ile ünlü şirin bir tatil bölgesidir. Maşukiye, ana güzergahlara çok yakın, ulaşımın da çok rahat olması nedeniyle bölgede doğa turizminin gelişmesinde öncü rol oynamaktadır. Marmara Bölgesi'nin Uludağ'dan sonra en çok ziyaretçi çeken kış turizm merkezi olan Kartepe ilçesi, kış turizminin yanı sıra çevresindeki yaylaları, kanyoları ve Maşukiye'deki şifalı suyu ile adeta bir cenneti andırmaktadır. 2004 yılından Kartepe'ninSarımeşe semtinde Hergeleci İbrahim Yağlı Güreşleri düzenlenmektedir. Kartepe'ninUzuntarla semtinde bulunan Sukaypark'da su sporları yapılmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ballıca Mağarası Tabiat Parkı (Tokat)

Tokat, Türkiye

Tokat İli Pazar İlçesinde dünyanın en büyük ve en görkemli mağaralarından biri olan Ballıca Mağarasının henüz keşfedilmemiş ve ziyarete açılmayan bölümleri olsa da; günümüzde 680 m uzunluğunda 8 salonu ile ziyaretçileri ile buluşmakta. Tokat İli bu gizemli yer karşısında turizm alanında büyük önem kazanmakta. Yaşının 3.4 milyon yıl olarak tahmin edilse de yaşı itibari ile gizemli bir yolculuğa sürükleyen bu eşsiz yer, özgün Soğan Sarkıtları ile de uluslararası büyük önem taşıyor. Doğada eşi benzeri bulunmayan Ballıca Mağarası’ nı dolaşırken büyüleyiciliği karşısında şaşkınlığınızı gizleyemeyecek ve mağara içerisinde heyecanınız hiç bitmeyecek. Ballıca Mağarası’ ında bulunan sarkıtların milyonlarca yılda oluşmuş olması nedeni ile ziyaretçilerinin mağara içerisinde fotoğraf makinesi ile girmesi yasaklanmıştır. Mağara içerisinde ortalama nem %55’ i aşmakta ve yaz kış ortalama sıcaklığı 17-19 derece arasında değişmektedir. Ballıca Mağarası’ nın içerisindeki bulunan oksijen miktarı dışarıya göre daha fazla olması astım hastalarına da iyi geldiği söylenmektedir. Ülkemizde keşfedilmemiş gezilmesi gereken yerlerden biri olan Ballıca Mağarası, tatil günlerinde yaklaşık 500 kişi tarafından ziyaret ediliyor. Mağaranın “salon” tabir edilen birçok geniş bölümleri var. Havuzlu Salon, Büyük Damlataşlar Salonu, Çamurlu Salon, Fosil Salonu, Yarasalı Salonu, Çöküntü Salon, Sütunlar Salonu, Mantarlı Salon gibi. Ballıca Mağarası’nın, atmosferdeki oranın yaklaşık dört katı saf oksijen içeren havası nefes almayı kolaylaştırdığı gibi astım rahatsızlığı olanlara çok iyi geliyor. Ballıca Mağarası Giriş Ücreti Tam Bilet: 10 TL. Öğrenciler: 5,5 TL. Müze kartı geçmemektedir! Nasıl Gidilir?: Ballıca Mağarası, Tokat’ın 26 km. güney batısında yer alan Pazar ilçesinin Ballıca Köyü’nde, deniz seviyesine göre 1.085 m. rakımda yer alıyor. Pazar ilçesinden Ballıca Mağarası’na ulaşan 8 km’lik yol, Kral Yolu’na bağlanan Selçuklu Dönemi’ne ait bir köprünün yanından geçiyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İnönü Yaylası (Kocaeli)

Kocaeli, Türkiye

Bölge Hakkında Bilgiler: Uzun ve geniş çayırları ve etrafını çevreleyen ormanları, temiz su kaynakları ile İnönü yaylası Marmara bölgesinin ideal kamp alanlarındandır. Yayla ve etrafında irili ufaklı mağaralar ve yürüyüş için patikalar mevcuttur. Derme çatma yayla evlerinin bulunduğu yaylada arada sırada hayvan sürülerine rastlamak mümkündür. Bu sebeple kamp alanında bulunmadığımız sürelerde açıkta yiyecek bırakılmamalıdır. Yuvacık barajına akan Serindere yaylasından doğmaktadır. Sakin bir kamp bölgesi olan yaylanın arada bir sessizliğini motorcular bozabilir. Ulaşım: Pamukova ilçe sınırları içinde kalan İnönü yaylası Hüseyinli ve Katırözü köylerinin kullandığı bir alandır. Samanlı Dağlarında bulunan yaylaya Pamukova veya İzmit üzerinden ulaşmak mümkün. Pamukova üzerinden Hüseyinli köyü ve Ercuva yaylası istikameti takip edilmelidir. İzmit üzerinden Yuvacık, Yuvacık Barajı, Aksığın ve Tepecik köyü istikameti kullanılabilir. Temiz su kaynağı bol miktarda bulunmaktadır. Uygun mevsim İlkbahar, yaz, sonbahardır. Bitki örtüsü ormanlık ve çayırlık alan, orman, gürgen, meşe, çam, göknar ormanlarıdır. İstanbul’a uzaklığı Pamukova üzerinden 170 kilometre, İzmit 120 kilometredir. Merkeze uzaklığı ise Pamukova’ya 17,  Adapazarı’na 62 km ( İzmit’e 40 km ) Kamp yeri Pamukova – İnönü Yaylası

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ağva Kilimli Koyu (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Ağva Kilimli Koyu, İstanbul'da yaşayanların kesinlikle tercih etmesi gereken kamp yerlerinden birisidir. Kilimli Koyu'na ulaşım hiç de zor değil. Kilimli Koyu’na gitmek için önce Ağva’ya ulaşmanız gerekiyor. Üsküdar’dan kalkan 139A otobüslerine binerek; yaklaşık 4 saatlik bir yolculuğun ardından Ağva’ya ulaşabilirsiniz. Otobüs ücreti öğrenciler için 9 TL, siviller için ise 14 TL.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ağva Denizli Köyü (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

İstanbul'da kamp yapmak için ideal köylerden birisi olan Denizli Köyü mükemmel bir doğaya sahiptir. Ağva, Göksu, Denizli Köyü.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hacıllı Köyü ve Şelalesi (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Hacıllı Köyü‘ne ulaşmak için herhangi bir toplu taşıma hizmeti yok. O yüzden önce Şile’ye ulaşıp; ardından Şile merkezden taksiye binmeniz gerekiyor. Şile’ye ulaşmak için Üsküdar’dan kalkan 139 numaralı İETT otobüslerine binebilirsiniz. Şile’den Hacıllı Köyü taksi ile ulaşım ortalama 90 TL tutuyor. Taksiye binmek istemezseniz Şile merkezden otostop çekerek de köye ulaşabilirsiniz ama biraz zorlu olabilir. Kendi aracıyla gidecekler için: Hacıllı Köyü İstanbul’dan 100 km uzaklıkta. Şile’den sonra yollar virajlı olduğu için ulaşmak 2 saate yakın sürüyor. Hacıllı Köyü‘ne ulaşmak için önce Şile’ye ulaşmalısınız. Şile’ye ulaştıktan sonra Ağva yoluna girip Tekeköy’e kadar gelmeniz lazım. Tekeköy’e ulaştıktan sonra karşınıza çıkacak Hacıllı Köyü tabelalarını takip ederek köye ulaşabilirsiniz. Hacıllı Köyü, İstanbul’da kamp yapmak için en güzel ve en güvenli yerlerden. Kamp alanının ortasından geçen nehrin kenarındaki düzlükler kamp için çok uygun. Hem doğanın kalbinde olduğu için şehirden uzaklaşmış oluyorsunuz hem de karşıdaki köye giderek ihtiyaçlarınızı giderebiliyorsunuz. Köyün girişinde ‘Kamp yapmak isteyenler muhtarlığa bildirmek zorundadır.’ yazan bir tabela var. Kamp yapacağınız yerde su, wc, elektrik gibi imkanlar yok. Kamp için herhangi bir tesis de bulunmuyor. Telefon şebekesi ya hiç çekmiyor ya da çok az çekiyor. Şebekenin çekmesi için tepeye doğru tırmanmanız gerek. Bunları göze alarak gitmeniz de fayda var. Kamp alanına gelmeden önce Şile’deki büyük marketlerde alışveriş yapmanız önerilir. Özellikle yanınıza bol bol su almalısınız. Hacıllı Köyü‘nde ufak bir bakkal var ama her türlü ihtiyacınızı karşılayacak düzeyde değil. Gece kamp yaparken çakal sesleri duyarsanız tedirgin olmayın bu bölgede çakalların olması çok normal ve tamamen zararsızlar.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karacaköy Şile (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Karacaköy, Şile'ye bağlı olup, İstanbul'a 83 kilometre, Şile'ye 24 kilometre uzaklıktadır. Karacaköy son yıllarda turizm etkinliklerinden yararlanmaya başlamıştır. Doğal dalgakıran şeklinde kapalı bir koyu olan Karacaköy'ün denizi biraz çakıllı olmasına rağmen çok temiz ve güzeldir. Doğu ve batı yönlerinde iki plajı bulunur ve Karacaköy'e sadece 2 kilometre kadar uzaklıktadır. Yapılabilecek aktiviteler; Bisiklet veya Dağ Bisikleti Doğa ve Dağ Yürüyüşü Kampçılık Kürek Kano Sualtı Windsurf Yelken Yüzme

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Şile Saklı Göl (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

İstanbul’a yakın eşsiz bir güzellikten daha bahsedeceğiz size, Kamandere köyü içinde bulunan Saklı Göl Şile’de yürüyüş, kahvaltı ve temiz havanın tadını çıkaracağınız doğa harikası saklı bir yer. Adı gibi bir çok güzelliği içerisinde saklı bulunduran bu göl, doğa severlerin uğrak yeri olacaktır. Buraya bir kez geldiğinizde eminiz ki gün geçtikçe saklı gölün müptelası olacaksınız. Yapay bir baraj gölü olan bu yer, hizmet veren tesis ile bağdaşmış bulunmakta. Ama bir uyarıda bulunalım tesis hafta sonları kalabalık olabiliyor bu yüzden erken gitmenizde fayda var. SaklıGöl kenarında doğa yürüyüşü yada piknik,  mangal, ızgara, fotoğrafçılık, özellikle doğa fotoğrafı çekmek isteyenlerin uğrak yeri. Nasıl Gidilir?: İstanbul-Şile otobanından giderken Şile tabelasını takip edin. Şile şehir merkezi girişine gelmeden önce Işık Üniversitesini geçtikten sonra ilk ışıklardan sağa, Ahmetli Köyü yönüne doğru gidin. Köy yolunda 3km ilerledikten sonra Saklı Göl tabelası çıkacak. Tabelayı takip edin.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Darlık Barajı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Darlık Barajı, İstanbul-Şile yolu üzerinde Darlık Deresi üzerine kurulmuş barajdır. İstanbulda kamp ve doğa sporları için uygun mekanlardan birisidir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ballı Kayalar Tabiat Parkı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Ballıkayalar İstanbuldan ulaşılması zor olmayan ve huzur içinde jakuzi tadındaki şelalede bolca vakit geçirebilirsiniz ???? kanyonda 3 saat yürüyerek maceralı bir yolda günün mutluluguna eriyorsunuz. Ballıkayalar Tabiat Parkı, Tavşanlı Köyü Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan doğanın içerisine saklanmış Türkiye’min sayısız güzelliklerinden bir tanesidir. Dağların arasından süzüle süzüle akan akarsuyu ve bir çok şelalesiyle aşağıda biriken küçük göleti tam bir doğa harikasını yansıtıyor. Kısaca bir çok küçük şelaleden oluşan Ballıkayalar Tabiat Parkına vadi ya da kanyon diyebiliriz. Ballıkayalar’da belirli bir kamp bölgesi bulunmuyor. Ancak piknik yapılan yerlerde tuvalet ve su olduğu için kampçılar bu alanda yoğunlaşmış durumda. Burada 20 liraya bir çadır kiralamanız mümkündür. Eğer piknikçilerden uzak bir yerde kamp yapmak isterseniz, tüm eşyalarınızı taşıyıp parkın içlerine gitmeniz gerekir. Herhangi bir giriş ücreti alınmıyor. Ancak özel aracınızla geldiyseniz, 10 lira otopark ücreti ödemelisiniz.  Ayrıca Piknik yapmak isteyenlere ekstra 10 TL. masa parasıalınıyor.  Kamp yapmak isteyenler için de 20 lira çadır parası alınıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Madam Marta Koyu (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Burgaz Adası, Burgazada ya da Burgaz, İstanbul'daki Prens Adaları'nın büyüklük olarak üçüncüsü, aynı zamanda Adalar ilçesinin bir mahallesi. Yuvarlak biçimdedir ve genişliği yaklaşık 2 kilometredir. Ada üzerindeki tek tepe Bayrak Tepe'dir. Adada kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Madam Marta Koyu (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Burgaz Adası, Burgazada ya da Burgaz, İstanbul'daki Prens Adaları'nın büyüklük olarak üçüncüsü, aynı zamanda Adalar ilçesinin bir mahallesi. Yuvarlak biçimdedir ve genişliği yaklaşık 2 kilometredir. Ada üzerindeki tek tepe Bayrak Tepe'dir. Adada kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Riva Elmasburnu Tabiat Parkı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Riva elmas burnu tabiat parkı. Çamlık ormanı ve kumsal plajı olan bir yer. Gündüzden aksama kadar daha çok mangalcilarin kullandığı bi yer. Çadırla gelip kalan kesimde var. Çamlık olduğu icin aksama kadar sıcak hissediliyor ama akşamı da bir o kadar serin oluyor. İstanbul'a yaklaşık 1 saat mesafede. Gece aydınlatmaları var nispeten yeterli. Cırcır böcekleri çok fazla özellikle gece yatarken çok net duyulmakta.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Belgrad Ormanı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Belgrad Ormanı, Çatalca Yarımadası'nın en doğu ucunda, İstanbul ilinin Avrupa Yakası'nda yer alan doğal oluşumlu ağaçlık bölgedir. Doğusunda İstanbul Boğazı, kuzeyinde ise Karadeniz doğal sınırlarıdır. Bol bol oksijen alıp, doğa yürüyüşleri yapabileceğiniz, çocukların keyifli vakitler geçirebileceği, bisiklet turları yapabileceğiniz İstanbul’da yer alan bir cenneti. Belgrat ormanı yetmiş bir çeşit kuş ve on sekiz memeli hayvan türü onlarca çeşit ağaca ev sahipliği yapıyor. İstanbul dışına çıkmadan doğanın keyfinin çıkarmak istiyorsanız Belgrad Ormanı sizleri bekliyor. Burada dört mevsim boyunca yürüyen, koşan, spor yapan, insanları gözlemlemek mümkün. Aracınızı park edip, çevrede bulunan otopark ve yürüyüş parkurlarına katılabilirsiniz. Özellikle ormanın ihtişamlı görüntüsünü görebilmek için ilkbahar ve sonbahar aylarında gitmelisiniz. Mangal ve kahvaltı alanları mevcut. On üç bin metrekarelik yemyeşil ormanda avlanma yasası var. Bu sayede doğal yaşam korunuyor. İlkbahar da yeşil, sonbahar da kızılın tüm tonlamalarını görebilirsiniz. BELGRAD ORMANI GİRİŞ ÜCRETLERİ Hafta Sonu Otomobil 11 TL — Hafta İçi: 5 TL. Servis: 20 TL Araçsız girişler ücretsizdir! Belgrad Ormanında Bulunan Bentler; -Kömürcü bent -Büyük bent -Ayvat bendi -Valide bendi -Kirazlı bent -Sultan Mahmut Bendi Belgrad Ormanı Mesire Alanları; -Ayvat bendi mesire yeri -Bentler mesire yeri -Binbaşı Çeşmesi mesire yeri -Falih Rıfkı Atay mesire yeri -Fatih Çeşmesi mesire yeri -Irmak Mesire yeri -Kirazlıbent mesire yeri -Kömürcübent mesire yeri -Kurt Kemeri mesire yeri -Mehmet Akif Ersoy mesire yeri -Neşet Suyu mesire yeri

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kayabaşı Şamlar Milli Parkı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Şamlar Ormanı, fıstık çamları altındaki geniş düzlükler, yürüyüş yolları, tilki, şahin ve diğer yabani hayvanlarıyla İstanbullular için ideal bir tabiat köşesi. Bu zengin bitki örtüsü ve canlı çeşitliliğin içinde yer alan Şamlar Mesire Yeri, yenilenen sosyal tesisleri ve oturma sahalarının yanında ulaşım kolaylığıyla Başakşehirlileri doğayla kucaklaştırıyor. Kayabaşı Mahallesi ve Şamlar Köyü’nden geçen ve Eski Edirne Yolu’nu, Arnavutköy’e bağlayan güzergah üzerindeki Kayabaşı Şamlar Tabiat Parkı, fıstık çamlarının ve çok değişik ağaç türlerini barındıran yaklaşık 50 bin dönümlük bir alanda kurulmuştur. 6 giriş kapısı bulunan bir mesire yeri ailelere, arkadaş gruplarına, çeşitli sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere hafta sonları dinlenmek ve şehrin stresinden uzaklaşmak isteyenlere ev sahipliği yapmaktadır. Giriş ücretleri Şahıs 5 TL İndirimli Şahıs 2.5 TL Bisiklet 5 TL Motorsiklet 10 TL Otomobil 15 TL Minibüs 45 TL Midibüs 75 TL Otobüs 120 TL

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Durugöl (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Durugöl, İstanbul'a 89 kilometre uzaklıktadır. Durusu (Terkos) Gölü'nün batıdaki en uzak uç noktasıdır ve doğal kanallarla bağlantılıdır. Suları tatlı olan gölde sudak, yayın, turna, alabalık, kızılkanat, çapak, sazan, kadife gibi balıklar bulunmaktadır. Ormanlı Köyü'ne 1 kilometre, Ormanlı Kumsalı'na 4 kilometre kadar uzaklıktadır. Yapılabilecek Etkinlikler; Bisiklet Dağ Bisikleti Doğa ve Dağ Yürüyüşü Kafe Restoran Kampçılık Kürek Kano Windsurf Yelken Yamaç Paraşütü Yüzme

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Danamandıra Tabiat Parkı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

İstanbul ili,Silivri İlçesi sınırlarında Danamandıra Köyü'nün Silivri-Karacaköy yolu üzerinde bulunan Büyükkokmuşgöl ve KüçükkokmuşgöL geniş bir bataklık ormanla çevrilmektedir. Göller kışın konaklayan kuşlar için önemli bir yaşam alanıdır.Su kuşlarının beslenme ve barınma ihtiyaçlarını karşılar.Kışın Turna,Ördek,Kuğu,Yaban Kazı,Su Çulluğu,Sakarmeke,Leylek ve Karabatakların uğrak yeridir.İçinde aynalı ve kara sazanları,yayın ve kırmızı balıkları barındıran göllerdir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sinekli Gölü (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Silivri’nin Küçük Sinekli Köyü‘nde bulunan gölet çevresi özellikle hafta sonları şehrin kalabalığından uzaklaşmak, göl, orman havası almak balık yakalamak isteyenler için güzel bir seçenek. Sinekli Gölü çevresinde piknik alanları bulunuyor. Göl çevresinde ahşap masa ve banklar, mangal için ayrılan bölümler, tuvalet, çeşme, voleybol sahası, çocuk oyun parkı bulunuyor. Balık tutmak isteyenler için de bu gölette yayın, sazan, tatlı su levreği olduğu söyleniyor. Sinekli Gölü’ne Nasıl Gidilir & Ulaşım Silivri  çıkışından sağ tarafta Sinekli Tabelasını takip edin. Alipaşa köyü, Büyük Kılıçlı köylerini geçtikten sonra demiryolunun üzerinden geçin Sinekli Köyü Gölü’ne ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kuzuludere Göleti (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Kuzuludere Barajı, İstanbul'un batısında ve 110 kilometre uzaklıktadır, baraj yılda 11,3 milyon metreküp içmesuyu karşılamaktadır. Ayrıca tarımsal sulamada da kullanılan baraj ideal su kotunda yaklaşık 1,6 kilometrekare yüzey alanına sahip ve denizden 40 metre kadar yüksektedir. Yapılabilecek Aktiviteler; Bisiklet Dağ Bisikleti Doğa ve Dağ Yürüyüşü Kampçılık Kürek Kano Offroad

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kuzuludere Göleti (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Kuzuludere Barajı, İstanbul'un batısında ve 110 kilometre uzaklıktadır, baraj yılda 11,3 milyon metreküp içmesuyu karşılamaktadır. Ayrıca tarımsal sulamada da kullanılan baraj ideal su kotunda yaklaşık 1,6 kilometrekare yüzey alanına sahip ve denizden 40 metre kadar yüksektedir. Yapılabilecek Aktiviteler; Bisiklet Dağ Bisikleti Doğa ve Dağ Yürüyüşü Kampçılık Kürek Kano Offroad

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çilingoz Tabiat Parkı (İstanbul)

İstanbul, Türkiye

Çilingoz Tabiat Parkı, Karadeniz’in Batı kıyısında Çatalca-Yalıköy tarafında bulunan, İstanbul şehir merkezine çok da uzak olmayan, sakin, çok çeşitli etkinliklerin yapılabildiği bir doğa harikası ve mesire alanı olma özelliğini taşımaktadır. Her iki taraftan kayalıkların çevirerek saklı bir cennet oluşturduğu kumsal ve denizin temizliği, farklı morfolojik yapısı, mavi ile yeşilin eşsiz biçimde harmanlanmış olmasıyla kendisine hayran bırakan bir yapıya sahiptir. Mili Parklar Müdürlüğü’ne bağlı ve özel bir şirket tarafından işletilen alan yaklaşık 18 hektar olup giriş, konaklama ve kamp kurma ücretlidir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kastro - Çamlıköy Tabiat Parkı (Tekirdağ)

Tekirdağ, Türkiye

Kastro ya da Çamlıköy, Tekirdağ ilinin Saray İlçesine ait, Karadeniz kıyısında çadırlı kamp yeridir. Geniş plajı, akarsuyu ve yeşil doğası ile rağbet edilen bir mesire yeridir. Eski adıyla Kastro şimdiki ismiyle Çamlıkoy Trakya’nın Bahçeköy deresinin Karadeniz’e döküldüğü yerde 2.5 km. kumsalıyla Saray’ın sahil şeridindedir. Bir taraf da Doğal plajı bir Taraf’da da bu plaj ile birleşen altın renginde bir gölü varıdır. Tekirdağ’ın Karadeniz kıyısında Istranca Dağlarının eteklerinde bulunan Kastro doğal plajı doğa tutkunlarının akınına uğramaktadır. Bu plajda ormanlık alanlar kumsalla birlikte başlamaktadır. Kastro yöresindeki 329 hektarlık karaçam ormanı 18 Nisan 1988 tarihinde Doğayı Koruma Alanı (Milli Park) olarak ayrılmıştır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Panayır İskelesi Koyu (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Panayır İskelesi : Vizeye 47 Km. (Kırklareli) Mesafede Kışlacık Köyü Sınırları Dahilinde Yer Alan Panayır İskelesi Plajları 200 Metre Uzunluğunda Ve 20 Metre Genişliğinde Yer Kaplamaktadır Berrak bir denize ve ince kumlu bir sahile sahiptir. Yer yer kayalık bir yapısı vardır. Malum karadeniz iklimi haliyle plajın her yanında orman kaplı bu nedenle gölge sorunu olmaksızın kamp atabileceğiniz bir mekan. Etraf orman olduğundan ateş sorunu bulunmuyor, mekanda küçük bir dere var ama içme suyu yok bu nedenle orman içinden mekana giden yollarda su bulduğunuzda tavsiyemiz yanınıza almanızdır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kızılağaç Köyü (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

İstanbul’dan Çerkezköy üzerinden önce Saray’a sonra Vize’ye ulaşılır. Vize’ye gelindikten sonra Kıyıköy tabelası takip edilerek Kıyıköy yoluna girilir. Kömürköy’ü geçtikten sonra Kızılağaç köyü yol ayrılımda bu yoldan çıkılır ve Kızılağaç köyünü geçtikten sonra sola doğru bir tabela sizi Cehennem Şelalelerine yönlendirecektir. Bu noktada asfalt yoldan çıkılır ve yaklaşık 3km toprak yoldan gidilerek şelalerin başladığı tepeye varılır. Aracınızı burada bırakıp aşağı inmeniz gerekiyor. Korkmayın şelaleler çok uzakta değil. Aşağı inince hemen göreceksiniz. Burada bir kamp alanı yok. Düzlük bir alan bulmak bana yeter diyenlerdenseniz şelale çevresinde bir kaç düzlük alan var. Buraya çadır attığınızda günübirlikçilere maruz kalacağınızı unutmayın. Otopark (Şelalalerin başladığı geniş alana aracınızı bırakabilirsiniz) Şelalelere yakın olmak istemiyorsanız Demirköy yolu üzerinden şelalelere saptığınız yol ayrımının tam karşısındaki ormana giren bir yol var. Biraz içeri girerseniz geniş bir düzlük ve yüksek ağaçlar sizi karşılayacaktır. Suyunuzu yanınıza getirmeyi unutmayın. Mescit, tuvalet Market (Vize ilçe merkezinde ihtiyaçlarınızı karşılamalısınız)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Monopetra Kayalıkları ve Cehennem Şelaleleri (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Istranca’nın yemyeşil tepeleri arasında iniş çıkışla geçen bu rota kendini hem fiziksel hemde yön bulma olarak zorlamak isteyenler için ideal. Bu zor rotanın ödülü ise Cehennem Şelaleleri ve Monopetra Kayalıkları’nın eşsiz manzaraları. Vize’nin Kızlıağaç Köyü’nden Sivriler Köyü’ne doğru giden asfaltın hemen kenarında muhteşem bir kamp alanı var (41°43’02 Kuzey – 27°50’04 Doğu). Burada keyifli bir kamp yapıp sabahına yürüyüşe başlayabilirsiniz. Haritada da göreceğiniz üzere ilk aşmanız gereken engel batı yönünüzdeki tepe. Kolay bir başlangıç sayılır. Tepenin hemen aşağısı Cehennem Şelaleri. Ya da yürüyüşe başladığınız noktadan etraftaki stabilize yollardan birine girmeyi tercih edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Göynük Kanyonu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Göynük Kanyonu, muhteşem doğası, ağaçları, şelaleleri ve havuzları ile doğa sporu sevenler açısından muhteşem bir yerdir. Göynük Kanyonu, Göynük mahallesine yaklaşık 4 km mesafededir. Likya yolunun önemli bir bölümü Göynük Kanyonu'nun içerisinden geçmektedir. Göynük Kanyonu ayrıca tüm Likya yolu boyunca mevcut olan en uygun kamp ve ihtiyaç giderme mola noktası konumundadır. Giriş Ücreti: 8 TL (2018) Yapılacak Aktiviteler: Canyoning (45 TL) Zip Line (25 TL) Giriş Kanyon Uzunluğu 4 Km Kanyonun devamı için ekipman kiralayıp devam edebilirsiniz. (45 TL)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Olympos Teleferik (Antalya)

Antalya, Türkiye

Teleferik, Yürüyüş, Tırmanma, Yamaç Paraşütü ve Keyifli Saatler Olympos Teleferik Beydağları Sahil Milli Parkı’nın merkezinde, 2365 m yüksekliğe sahip Tahtalı Dağı’nın zirvesinde bulunmaktadır. Yörenin sayısız gezi ve tırmanma rotalarında yürüyüş yapmak, güneş, rüzgâr ve leziz yemekler eşliğinde dinlenmek ya da nefes kesen yamaç paraşütü uçuşlarına çıkmak isteyenlerin tek adresi, Olympos Teleferik tesisidir. Teleferik Yolculuk Süresi: 10 Dakika Ücret: 70 TL (Tek Fiyat Öğrenci vs İndirim Uygulanmamakta.) 2018

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çıralı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Efsaneye göre canavar Chımera yerin yedi kat altından fışkıran alevleri olarak Anadolu'da binlerce yıldan beri anlatıla gelen bize bu şekilde aktarildigi efsanedir. Gece gündüz sönmemektedir. Giriş Ücreti: 7 TL Tırmanış süresince yanınızda su bulundurmalısınız. Yanartaşa tırmanış yolu taşlı dik yokuşludur. Gece tırmanışlarında yanınıza el feneri almayı unutmayın aydınlatma ve  yön tabelaları bulunmamakta.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Istranca Ormanları (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Istranca Dağları'nda bulunan Istranca Ormanları Trakya bölgesinde bulunur. Kamp yapmak için birçok alana rastlamanız mümkündür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Nephelis Antik Kenti (Antalya)

Antalya, Türkiye

Nephelis Antik kente, Gazipaşa-Anamur karayolunun 12 km'sinden sonra Muzkentköyünün içinden geçilerek, güneye sapan yaklaşık 5 km. stabilize bir yol ile ulaşılır. Nephelis kentinin güneyi deniz ve sarp kayalıklarla çevrilidir. Kent, akropol ve doğu-batı boyunca uzanan kalıntılardan oluşmaktadır. Kentin ayakta kalabilmiş yapıları Roma ve Bizans dönemlerine ait olup, bunlar; Orta Çağ Kalesi, tapınak, Odeon sulama sistemi ve nekropol alanlarıdır. Giriş Ücretsizdir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dupnisa Mağarası (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Kırklareli’ne gidecekseniz eğer, mutlaka Dupnisa Mağarasını görmeniz gerek. Demirköy ilçesinde Sarpdere Köyünün 5-6 km güneybatısında yer alıyor. Bu mağara tam üç tane girişe sahip. Toplam da 3000 metre uzunluğunda ve ilk 1000 metresi suyla doludur. Mağarada birde Türkiye ve Bulgaristan sınırını çizen Rezve Deresinin kaynağının doğduğu nokta var. Mağaranın birinci kapısının ismi Dupnisa Dolin ismini alıyor. İkincisi ise, kuru mağara, üçüncüsü de kız mağarası adını alıyor. Bu girişlerden en derini 400 metreyi aşan derinliğiyle Dupnisa Dolindir. Mükemmel bir ışıklandırma var. Her yer sarı ve beyaz karşımı. Mağaraya su yolları birçok sarkıt oluşturmuş. Tabi sadece su yolları değil sarkıtların oluşmasının sebebi, birçok jeolojik olay sonrasında birbirinden farklı figürler ortaya çıkmış. Mağaranın içerisinde öncelikle düz bir yoldan ilerliyorsun. Daha sonra ise, yukarılara tırmanman için uzun merdivenler seni bekliyor. Korku filmlerinde ki gibi… Ama görülmeye değer eserler var. Soğuk içerisi. Aynı zamanda nemli bir hava var. Basıncın arttığını hissedebiliyorsun. Üzerinize hırka alarak içeriye girmeniz gerekir. Yürüme panellerinden dışarı çıkmadığınız takdirde, herhangi bir düşme veya yaralanma tehlikesi yaşamazsınız. Dupnisa Mağarası Giriş Ücreti Ve Ziyaret Saatleri Mağara girişi ücreti: Normal: 6 TL. – Öğrenci Ve Gazilere: 4 TL. dir. (Güncelleme Tarihi: 01.07.2017) Mağaranın ziyaret saatleri sabah 8, akşam 5 şeklinde. Eğer bu saatler dışında girerseniz, ışıklandırma sisteminin devre dışı olduğunu görebilirsiniz. Dupnisa Mağarası, Nerede Nasıl Gidilir ? Kırklareli ilinin Demirköy ilçesine uğradıysanız, Sarpdere Köyüne yaklaştınız demektir. Buradan sonra varsa özel arabanızla 5-6 kilometre güneybatıya doğru yol alacaksınız. Bu 5-6 kilometre boyunca Istıranca dağlarını seyre dalacağınızdan dolayı yol boyunca farklı bir görsel şölen yaşayacağınızı not etmem gerekiyor. Dupnisa Mağarasının girişine geldiğinizi gösteren levhaları gördüğünüzde, arabayı müsait bir yere koysanız, iyi olur. Özel arabası olmayanlar köyden kalkan minibüslerle Dupnisa Mağaralarının girişine kadar gelebilirler. Orman içerisinde biraz daha ilerleyerek, mağaranın girişine giriyorsunuz. Buradan sonra havanın serinlediğini hissedersiniz. Bu nedenle yanınıza hırka almayı sakın unutmayın

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beğendik Köyü (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki en batı noktası olan Beğendik Köyü’nün 3 kilometre uzunluğunda sahili vardır. Karadenizin tipik anlık derinleşen denizi denilebilir. Fakat su temiz ve berrak, bu nedenle suda yüzmek gayet keyiflidir. Kumsalı ise merkeze uzak olması sebebiyle oldukça tenhadır. Sahile ulaşmak için köyün içinden geçtikten sonra karşınıza ansızın çıkacak olan Sahil tabelasını takip etmelisiniz. Plajda yiyecek içecek satan bir yer yok, arabanız varsa Beğendik Köyü’nde bulunan, sahile 1,5 kilometre uzaklıktaki marketten alışveriş yapmanız tavsiye edilir. Yöre halkının temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Dolayısıyla çevrede fazla sayıda büyükbaş görebilirsiniz. Hatta tenha dediğimiz sahilde bile var. Sıcaktan bunalan hayvanlar serinlemeye ve su içmeye sahile gelebiliyor ve güneşin tadını sizinle birlikte çıkarabiliyorlar.  Sahilin diğer tarafında deniz feneri bulunuyor. en uçta dalgakıranı takip ederek Beğendik Köyünün deniz fenerini ziyaret edebilirsiniz. Beğendik Köyü nerede, nasıl gidilir? Beğendik Köyü, İstanbul’dan 236km (3s 30dk), Tekirdağ’dan 150km (2s 30dk), Edirne üzerinden ise 190km (2s 30dk) mesafede. Haftasonu farklı bir şeyler yapmak ve Türkiye‘nin bir ucundaki bu yerleşim yerinde biraz doğa havası almak isterseniz tavsiye ederiz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Lamos (Adanda) Antik Kenti (Antalya)

Antalya, Türkiye

Lamos (Adanda) Tabelasından sonra 15 km toprak dağ yolunu takip ederek ulaşabilirsiniz. Antik kent sarp bir dağın zirvesinde bulunmakta. Yol belli bir kısıma kadar gitmekte geri ye kalan kısmını ormanın içerisinden devam etmektesiniz. Terk edilmiş bir futbol sahası bulunmakta. Arkeolojiye merakınız yoksa uzun beklentilerinizi karşılayamayacaktır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bafa Gölü (Aydın)

Aydın, Türkiye

Bafa Gölü, (Aydın-Muğla) Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğu kesiminde, Menteşe Dağlarının içine sokulmuş sığ bir tatlı su gölüdür. Aydın ve Muğla il sınırları içerisinde yer alan, eski zamanlarda Ege Denizi’nin bir parçası olan göl, Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlar ile birlikte, kıyıdan kilometrelerce içerde kalmış ve Bugün Büyük Menderes Nehri’nin Ege Denizi’ne döküldüğü alandan yaklaşık 17 km uzaklıkta yer alıyor. Bafa Gölü Nerede Nasıl Gidilir 1994’te Tabiatı Koruma Alanı ilan edilen ve Türkiye’nin önemli kuş cennetlerinden biri olan Bafa Gölü’nün güney kıyısından Söke-Milas yolu geçiyor. İzmir’den Bodrum’a doğru uzanan yol üzerinde yer alan göl, Bodrum’a 40 dakika mesafededir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

SELİNUS ANTİK KENTİ (Antalya)

Antalya, Türkiye

Alanya’nın 45 kilometre doğusunda küçük bir yarımadanın yamacında kurulu antik çağ kentidir. Roma İmparatoru Trajanus, Doğu Akdeniz’de Part seferinden dönerken hastalanarak geldiği bu kentte 9 Ağustos 117’de ölmüş ve külleri Roma’ya gönderilmiştir. Yamaçtaki surların içinde apsisli bir kilise kalıntısı bulunur. Girişin ücretsiz olduğu tepeye yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle çıkılabilir. Düzgün patika yoldan tepeye çıkacakların yanlarına su almaları önerilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beşparmak Dağları (Muğla)

Muğla, Türkiye

Beşparmak Dağı, Bafa gölünün doğusunda, Batı Menteşe Dağları sisteminde yer alan dağ. Aydın ve Muğla topraklarına yayılan dağın en yüksek yeri 1375 m ile Tekerlekdağ'dır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bodrum Cennet Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Göltürkbükü ile Torba arasında bulunan Cennet Koyu, aslında Ilıca Bükü'nün uzandığı bölgenin ismi. Daha doğrusu Bodrumlular buraya Cennet Koyu demeyi tercih etmişler.Cennet Koyu, masmavi, tertemiz bir koydur. Merkezden uzak olduğundan ve kolay ulaşımı olmadığından kalabalık da değil. Rüzgar çıkınca plajda sıklıkla kum hortumları oluşur. Denizi de plajı gibi kum, saf kum ama ince çakıl taşları yok. Ayrıca; Bodrum Cennet Koyu, tekne ve yatların uğrak noktasıdır

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akbük Koyu (Muğla)

Muğla, Türkiye

Akbük Koyu, Muğla'nın Yerkesik belediyesine bağlı, Gökova Körfezi'nin kuzey kıyılarında, 1000 metre yükseklikteki Kıran dağları'nın eteklerinde geniş ve derin koy. Muğla’ya 48 km. uzaklıktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Nefes Adası (Muğla)

Muğla, Türkiye

Muğla- Gökova -Marmaris , Okaliptus ağaçlarının bol olduğu kendine has bitki örtüsü olan , tatlı suyun çevrelediği Akyaka ya çok yakın bir adacık ...

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Arapapıştı Kanyonu (Aydın)

Aydın, Türkiye

Aydın ili Karacasu ilçesi sınırlarında yer alan doğa harikası kanyonun Karacasu’ya uzaklığı 54km, Bozdoğan’a uzaklığı ise 47km’dir. Arapapıştı Kanyonu, Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki Kemer Barajı’nı üzerinde bulunduran Akçay’ın oluşturduğu bir kanyondur. Kanyon, İnceğiz Kanyonu olarakta bilinmektedir ancak turistik olarak Arapapıştı adı kullanılıyor. Bu isim zamanında burayı istila eden Persler’in karşılarına çıkan kanyonu görünce şaşırıp kalmaları sonucu verilmiş. Çünkü “apışmak” Aydın’da halk arasında çok kullanılan bir kelimedir ve “şaşırmak, ne yapacağını bilememek” anlamına gelmektedir. Kanyonunun manzarası mutlaka görülmesi gerekilen yerlerdendir. Arapapıştı kanyonunda tekne turları düzenlenmektedir. Ayrıca tekne turu yapmak istemeyenler ise Arapapıştı kanyonunun seyir terasından bu manzarayı izleyebilir. Arapapıştı Kanyonu’nda 08:00 – 18:00 saatleri arasında her iki saatte bir kalkan tekneler ile bilet alarak turlara katılabilirsiniz. Turlar esnasında, kanyon tanıtılmakta ve birçok yer ziyaret edilmektedir. Tekne yolculuğu bir saat gidiş ve bir saat geliş olmak üzere yaklaşık olarak iki saat sürmektedir. Henüz kamp yapmak için donanımlı bir kamp alanı bulunmasa da, Kemer Barajı çevresinde birçok yerde kamp yapılabilmektedir. Ayrıca doğa yürüyüşü yapılabilecek birçok rota bulunmaktadır. Bunların yanı sıra sular çekildiğinde ortaya çıkan mağaralar ziyaret edilebilir. Arapapıştı Kanyonu’na Nasıl Gidilir? Arapapıştı Kanyonu Aydın’ın Bozdoğan ilçesinden yarım saat uzakta yer alıyor. Aydın Merkez’den ise araçla bir buçuk saat kadar uzaklıktadır. Ulaşımı araç ile yol tarifi alıp yapabilirsiniz. Aracınızla manzarının gözüktüğü bu noktaya kadar ulaşımı sağlayabilirsiniz. Yol asvalt ve düzgün. Sadece 1-2 kilometrelik bir kısım toprak ama bu kısımlardada araç zorlanmadan gidilebilir.  Kanyonu tepeden gören noktada sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebilirsiniz. Manzaranın izlendiği noktada aktif olan herhangi bir tesis yok. Bu yüzden yiyecek, içecek ihtiyaçlarınızı önceden hazırlamanızda fayda var.  (Not: Yanınıza sandalyenizi almayı unutmayın!) Arapapıştı Kanyonu’nda tekne turuna katılım bedeli: Tam 30 tl, Öğrenci 15 tl  (2018) Kaynak ve Resimler : Instagram: alperebruu

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Babadağ (Muğla)

Muğla, Türkiye

Babadağ güney-batı Türkiye'de doğu Akdeniz Bölgesi'ndeki Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir dağ'dır. Kamp yapmak için ideal yerler arasındadır. Babadağ'da yamaç paraşütü aktivitesi yapılmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Patara Plajı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Akdeniz'in en uzun plajıdır (18km) Akdeniz'in en güzel kumlarından birine sahiptir. Dünyanın en ünlü antik kentlerinden birini barındırır (apollo tapınağı). Aziz nikolas ın gerçek memleketidir. Antik kentin yanı sıra, Fethiye, Kaş ve Kalkangibi turizm bölgelerine yakın, ince kumlu Patara Plajı, Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının en önemli yumurtlama alanı olduğundan koruma altında bulunuyor. Sörf sporu yapanlar için oldukça uygun bir ortam oluşturan plajın dışında bölgede, Patara Antik Kenti, Athena Tapınağı ve Ksanthos’u keşfedebilir, at safari turlarına katılarak keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Antalya sınırları içerisindeki, Kaş ve Fethiye ilçeleri arasında kalan, şimdiki adı ile Gelemiş Köyü’nde bulunuyor. Antalya şehir merkezinden yaklaşık 220 km mesafede olan ve araçla yaklaşık 3.30 saatte ulaşabileceğiniz bir yer. Plaja giriş ücreti kişibaşı 7.5 Lira. İçeride şezlong ve şemsiye de kullanmak isterseniz ayrıca 10 Lira daha kiralama ücreti ödemeniz gerekmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Patara Kum Tepeleri (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kum tepelerine Patara plajının orta kısmına doğru bulunuyor. Kum tepelerinden, tüm Patara Plajı, Patara Antik kenti, özellikle antik deniz feneri görünüyor. Gün batımını buradan seyretmek burada yapılacak en güzel şey. Plajın ve denizin manzarası ve akdeniz meltemi çok dinlendiricidir. Açık bir günde güneş tam batarken birden Rodos'un silueti belirir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kaleüçağız (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya'nın demre ilçesine bağlı bir köydür. Gelen giden tekne turlarının kalabalıklığına maruz kalan, aksamlari ise sakinligin dibine vuran biryer. Ayrıca akşamları yüksek sesle müzik yapmak kesinlikle yasaktır. Buranın ve çevre koyların suyu tertemizdir. Kaşı geçtikten 15-20 dk sonra bu köye ulaşabilirsiniz. Tabi ki yolları neredeyse her köy gibi virajlıdır. Bu köyün tam karşısında batık şehir kekova adası bulunmakta olup orada yerleşim yoktur.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sülüklü Plajı (Antalya)

Antalya, Türkiye

Demre’nin bir diğer plajı da kömürlü plajının devamı olan ve burnun batısında kalan Sülüklü plajıdır. Demre merkeze birkaç km uzaklıkta olan Sülüklü plajı rüzgar açısından sörfçüler tarafından tercih edilen bir sahildir. İncecik harika bir kumsala sahip olan bu yer koruma alanı içerisinde olduğundan yapılaşmaya izin verilmemektedir.  Plajın kayalık bitiminde, Roma zamanından kalan bir tersane ve rıhtım kalıntısı vardır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Demre Kuş Cenneti (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya'nın en büyüleyici yerlerinden biri olan Demre Kuş Cenneti, Andreake Antik Liman Kenti'nin yakınında bulunmaktadır. Demre'deki bu muhteşem güzellik, içinde doğayla birleşen birçok kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır. 100 hektarlık bir alanda kurulan Demre Kuş Cenneti'ni yerli halkta elinden geldiğince korumaya devam etmektedir. Bir tatil bölgesinde olmasından dolayı bu kuş cenneti birçok turistin gözde yerlerinden biridir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akseki Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Akseki koyu, Adrasan’a yakın yüz ölçümü en geniş koydur. Deniz tarafından baktığınızda koyun sağ tarafını alçak, Sol tarafını ise yüksek kayalıklar çevrelemektedir. Adını beyaz renkli bıçak gibi sert bir alet ile kesilmiş gibi duran dik yamaçlı kayalıklardan almıştır. Civarda bulunmayan şahane ince kuma sahip nefis bir plajı vardır. Akdeniz sahil şerinde Olympos ve Adrasan arasında yer almakta, Adrasan’a en yakın koylar arasındadır. Akseki koyuna ulaşım Adrasan’dan tekne ile ulaşımı mümkündür.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Adrasan Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kemer'den yaklaşık 50 km. mesafede, batıda Kumluca yakınlarında bulunan Adrasan, muhteşem doğal güzellikleri ve 2 kilometrelik plajı ile Antalya Kemer'de mutlaka görülmesi gereken önemli tatil beldelerinden birisidir. Kemer'den batı istikametine doğru gidip Olympos-Adrasan ayrımından sonra yaklaşık 18 km. sonra Adrasan Köyü'ne ulaşır, buradan da 4 km. sonra Adrasan Koyu'na ulaşırsınız. Doğa yürüyüşü sevenler için ideal. Adrasan, ayrıca dalış severler için de ideal bir konumdadır. Adrasan'ın berrak suları ve çevresi dalış için güzel imkanlar sunmaktadır. Ayrıca zıpkın ile avlanacak balık türleri de diğer bölgelere nazaran fazladır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Maden Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kemer’den 32 km uzaklıkta bulunan Maden Koyuna, yine Tekirova mahallesi içerisinden maden yolu üzerinden 4x4 araçlarla 10 km stabilize orman yolu takip edilerek ulaşılır. Bölgedeki en büyük bakir koylardan bir diğeri olan Maden Koyunda 1938-1990 yılları arasında krom madeni çıkarılmıştır ve hala o yıllara ait eski yapılar bulunmaktadır. Maden (Atbükü) koyuna kızıl çam ormanı içerisinden akdenize paralel ilerleyen eşsiz bir yol ile ulaşılır. İnce çakıllı plajı ve berrak denizi ile kamp tutkunlarının uğrak yeri olan koya Çıralı Plajından tarihi likya yolu patikası ilede ulaşmak mümkün.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beycik Bükü (Antalya)

Antalya, Türkiye

Kemer’e 25.5 km uzaklıkta olan Beycik Bükü koyuna, Tekirova mahallesi içerisinden Maden yolu üzerinden 3,5 km stabilize orman yolu takip edilerek ulaşılır. Çakıllı sahili ve berrak suyu ile küçük bir koy olan Beycik bükü doğa ile iç içe sakin bir deniz keyfi yaşamak isteyenlere göre.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kloepatra Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Âşık olacağınız bir güzelliğe sahip bu koy, adını Antik Mısır’ın o meşhur kraliçesi Kleopatra’dan alıyor. Kraliçenin sevgilisi Markus Antonius’un Beydağları’nın bu koya bakan yamacını şekillendirerek Kleopatra’ya yaptığı jesti rahatlıkla görebilirsiniz. Kemerden ve ya Adrasan koyundan her gün düzenlenen tekne turlarıyla bu koya ulaşılabiliyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kovada Gölü Milli Parkı (Isparta)

Isparta, Türkiye

Kovada Gölü Millî Parkı, Isparta'nın Eğirdir ilçesi sınırları içerisinde yer alır. Millî park sâhası içerisinde konaklama ve piknik yapma amaçlı hazırlanmış yerler mevcuttur. Burada otelde değil çadırlarda ve karavanlarda kalınalabilir. Özel izne tabi tutulan çadır kurmak sadece akşam saatlerinde uygunluğa göre günübirlik kalabileceğiniz bir yer. Kovada Gölü Milli parkı giriş ücreti 13.5TL'dir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Eğirdir Gölü (Isparta)

Isparta, Türkiye

Eğirdir Gölü, Isparta ili sınırlarında yer alan bir tatlı su gölüdür.   Doğal içme suyu havzası olmasının yanı sıra biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından uluslararası öneme sahip bir sulak alan. Eğirdir Gölü çevresinde kamp kurulabilecek alanlar mevcuttur. Isparta’ya geçtikten sonra buranın yerel firmaları irtibata geçip “Isparta Petrol Turizm vb.” gibi. Ortalama 30-40dk. bir yolculuk sonrasında Eğirdir’e ulaşmış olacaksınız. Buradan sonra yol son derece basit, tabelaları takip ederek 20-25dk. içinde Eğridir gölüne ulaşmış olacaksınız.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Melikler Yaylası (Isparta)

Isparta, Türkiye

Türkiye'nin birçok zirvesinde yapılan ölçümler sonunda, gökyüzü gözlemlerinin yapılabileceği en karanlık noktanın seçilmiştir. Türkiye'nin ilk Karanlık Gökyüzü Parkı Melikler Yaylasında Kurulacak. Karanlık Ölçüm Değeri 22.04 Kadir. Yenişarbademli İlçesi sınırlarında, Dedegöl Dağı eteklerinde yer alan Melikler Yaylası’na, Yenişarbademli-Aksu karayolu üzerinde “Vali Çeşmesi” Mevkiinden güney yönüne ayrılan stabilize yoldan 2 kilometre kadar ilerlendiğinde ulaşılır. Kamp kurabilirsiniz temiz su var lavabo yok. Geceleri çok serin geçiyor. Güne erken başlayıp 1. gününüzde dededağa yürüyüş yapabilirsiniz zirvede göl'de eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. 2. Gün yaylanın alt kısmında toprak yolu takip ederek resimlerde bulunan haritadan türkiye'nin en uzun mağarasını görebilirsiniz. Uzunluğu 15 km olup belirli bir bölüme kadar gidilebilmektedir. İçerisinde göller,şelaleler ve damlataş havuzları bulunmaktadır. Mağara girişince oldukça sert rüzgar esmekte serinlemek için 5 saniye mağara girişinde durmanız yeterli olacaktır. Melikler yaylasına gitmeden önce ay takvimine bakıp gökyüzünün keyfini çıkarabileceğiniz tarihlerde gitmeyi unutmayın.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kocakoru Tabiat Parkı (Konya)

Konya, Türkiye

Konya ili Seydişehir ilçesi Taraşçı Beldesi hudutları dahilinde yer alan Kocakoru tabiat parkı 1998 yılında tescil edilmiştir. Filoristik açıdan zengin olup , manzara bütünlüğü içerisinde, bölge halkının dinlenme ve eğlenmesine imkan sağlayan bir tabiat parçasıdır. 329.5 hektardır. Sahada yağmur barınağı, çeşme, su deposu ve WC mevcut olup etrafı kafes tel ihata ile çevrilmiştir. Alanda günübirlik kullanım kapsamında piknik yapılmakta olup özellikle hafta sonu Seydişehir ilçesinden piknik amaçlı gelen ziyaretçiler tarafından kullanılmaktadır. Orman içerisinde Küçük oluk, Gudal ve Hacıhasan Oluğu açıklıkları piknik amaçlı kullanılmaktadır. Alanda piknik harici manzara seyri, yürüyüş yapılabilir. Konya İli, Seydişehir İlçesi, Taraşçı Beldesi sınırlarında kaldığı için Seydişehir’e 20 km, Taraşcı Beldesine 5 km mesafede olup toprak yolla alana ulaşılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beyşehir Gölü (Konya)

Konya, Türkiye

Beyşehir Gölü, Türkiye'nin ikinci büyük gölü, güney ve batısında Toros Dağları, doğusunda volkanik bir oluşum olan Erenler Dağı, güneydoğu kuzeybatı yönünde ise Anamas Dağı ve Sultan Dağları ile çevrili tektonik bir çökeltide yer almaktadır. Türkiye’nin Van ve Tuz gölü sonrasında üçüncü büyük gölüdür. Yüz ölçümü 650 kilometrekaredir. Deniz seviyesinden 1.116 metre yükseklikte bulunan bu gölün ortalama derinliği 10 metreyigeçmemektedir. Beyşehir gölü kuzey batı ve güney doğu doğrultusunda uzanan Sultan dağları ile daha batıda bulunan kuzey ve güney doğrultusundaki dağlar, arasında yer alan çukur sahanın orta kısmını kapsamaktadır. Gölün genişliği ise güneyden kuzeye doğru azalır. En fazla genişlik güney tabanında 28 kilometre kadardır. Gölde çeşitli büyüklüklerde 23 ada bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü olan ve gölün kuzey batısında bulunan Mada adası üzerinde küçük bir köy bulunmaktadır. Beyşehir Gölü, Konya sınırları içerisinde yer almaktadır.Hava yolu ile, Konya’ya her gün İstanbul üzeri seferler bulunuyor. Konya’dan ise otogardan her saat başında servisler kalkıyor. Özel aracınız ile Konya üzerinden Konya’nın güney batısında 90. kilometrede bulunuyor. Antalya’nın kuzeyine 240 kilometre, Isparta’nın doğusuna 210 kilometre mesafede bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Delik Deniz ve Kral Koyu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Delik Deniz ve Kral Koyu birer doğa harikası koy olup, Gazipaşaya 23 km, Alanya'ya 67 km uzaklıktadır. Güneyköy Köyünün Nohut Yeri mevkinde yer alan kalenin sol tarafında yer alır. Koylara Antiochia Ad Cragum antik kenti içinden geçilerek gidilmektedir. Koylar yine aynı kentin kıyı kısmında yer alan kalıntıları arasında bulunmaktadır. Doğal güzelliklerle tarih burada iç içe yer almaktadır. Delik Deniz'de kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Göksü Şelalesi (Konya)

Konya, Türkiye

Yerköprü Şelalesi, Konya'nın Hadim ilçesinde, Konya merkezine 110 km uzaklıkta, Göksu Nehri üzerinde bulunan ünlü bir şelaledir. Şelalenin küçük bir elektrik santrali de bulunmaktadır. Anadolu topraklarındaki önemli nehirlerden biri olan Göksu Nehri, Yerköprü’de mağaranın içine giriyor ve burada kayboluyor. Bölgedeki bir diğer akarsu olan Karasu Çayı da Göksu Nehri’nin yaklaşık 25 metre üzerinden aktıktan sonra Yerköprü Şelalesi’ni oluşturuyor ve Göksu Nehri’nin üzerine dökülüyor.  İki akarsuyun birleşmesinden sonra ortaya muhteşem güzelliğe sahip bir gölet çıkyor ve birleşen iki nehir Akdeniz’e dökülmek üzere coşkuyla akmaya devam ediyor. Göksu Şelalesi Nerede, Nasıl Gidilir? Konya – Karaman istikametine giderken Güneysınır ilçesine girdikten sonra (Ana yol üzerinde sağ tarafta) dümdüz Bozkır ilçesi istikametine doğru devam ediniz. Gürağaç kasabasını geçtikten sonra yolun solundaki tabeladan şelale yoluna girebilirsiniz. Habiller Köyü’nü de geçtikten yaklaşık 7 – 8 km sonra şelaleye ulaşmış olacaksınız.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akyar Koyu (Mersin)

Mersin, Türkiye

Akyar koyu , Narlıkuyunun eski Silifke mersin yolu üzerindedir.Akyar Narlıkuyunun piknik yapılıp,denize girilecek en güzel yeridir.Akyar koyunda su hem temiz hem de buz gibidir.Sebebi ise Narlıkuyu cennet cehennem mağaralarının altından akan içme suyunun burada denize karışmasıdır. Narlıkuyu Akyar koyunda piknik yapabilir,denize girebilir ve ayrıca mis gibi orman havasında çadır kurup kamp yapabilirsiniz. Etrafı çam ormanları ile çevrilidir.Erki silifke mersin yoluna girdiğinizde hemen Akyar yazısını görürsünüz.Yola aşağı inerken yol sağ ve sola olmak üzere ikiye ayrılır.Siz soldaki inişli yola dönerseniz Narlıkuyu Akyar Koyuna sağdaki yola saparsanız,Narlıkuyu Kızlar Hamamı koyuna ulaşırsınız.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Cehennem Deresi Milli Parkı (Mersin)

Mersin, Türkiye

29.419 hektar alana sahip olan Cehennem Deresi YHGS, Çamlıyayla İlçesi Sebil Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha içerisinde 1.416 ha’lık alanda Arslanköy Beldesi ve Sadiye köyünün sınırları bulunmaktadır. Asıl amacı yaban hayatını korumak ve devamlılığını sağlamak olan saha av sporu ve turizmine de hizmet etmektedir. Sahada koruma altında olan yaban keçilerinin yanı sıra kurt, çakal, domuz, tilki, yaban kedisi, kuyruksüren, porsuk, oklu kirpi, yumak kirpi, sincap, yarasa ve muhtelif kuş türleri bulunmaktadır. Bülbül familyasının en iyi ürediği alan olan sahada kekliğin nesli tükenmek üzeredir. Sahada, 2011 yılı envanterinde sahada 721 adet yaban keçisi varlığı tespit edilmiştir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tuz Gölü (Konya)

Konya, Türkiye

Tuz Gölü, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alır. Türkiye‘nin tuz ihtiyacının %40’ı bu gölden sağlanır. Tuz Gölü’nde tuz, meteorolojik suların yeraltına süzülerek daha önce oluşmuş tuz domlarını eritmesi ve tektonik hatlar boyunca yüzeye taşımasıyla oluşmaktadır. Tuz Gölü'nde kamp ve doğa sporları yapılabilir. – Aracınızla gidiyorsanız; Ankara’dan Konya Devlet Yolu’nu takip ederek, Şereflikoçhisar ilçesinden sonra Tuz Gölü kıyısına ulaşabilirsiniz. Gölün karşı kıyısına ulaşmak için aynı yolun Konya Kavşağı’ndan sağa dönüp Cihanbeyli ilçesi üzerinden göle yakın kasabalara gidebilirsiniz. – Otobüsle ulaşım: Ankara AŞTİ’den kalkan Aksaray otobüslerini kullanabilirsiniz. Karşı kıyıya ulaşımda Konya otobüsleri ile Cihanbeyli’ye gidip, buradan kasabalara hareket eden dolmuşları kullanabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

(Kulu) Düden Gölü (Konya)

Konya, Türkiye

Kulu Gölü, Tuz Gölü’nün kuzey batısında, Kulu ilçe merkezinin 5 km. doğusunda yer alan sığ bir göldür. Suları hafif tuzludur, başlıca su girişi batıdaki Kulu Deresi yoluyla gerçekleşmektedir. Çıkışı yoktur. Göl çevresinde küçük pınarlar da suları ile gölü beslerler. Kıyı bitki örtüsü, Kulu Deresi ve küçük pınarların göle karıştığı noktalar dışında çok zayıftır. Güneyde, sık sazlıklarla çevrili, tatlı suyun hakim olduğu bir bölüm bulunmaktadır. Koruma alanı, Kulu Gölü’nün yanı sıra güneyindeki Küçük Göl isimli bu tatlı su gölü ve onların çevresindeki sulak alan ve bozkırlardan oluşur. Kulu Gölü’nde dokuz küçük ada bulunmaktadır. Bu adaların bir kısmında deniz kuşlarının üreme kolonileri bulunur. Adaların çoğu ilkbaharda otlarla kaplanır. Göl çevresinde sulak çayırlar ve yavşan bozkırları uzanır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

SEYFE GÖLÜ KUŞ CENNETİ (Kırşehir)

Kırşehir, Türkiye

Seyfe Gölü, Orta Anadolu’da bulunan birkaç tuzlu gölden biridir. Kırşehir’in kuzeydoğusunda yer alan göl, Mucur’a 16 km. uzaklıktadır. Yöre, sulak ve yer yer sazlık, bataklık alanlardan oluşmaktadır. Gölün doğusunda, kıyıya yakın sazlıklardan oluşmuş pek çok adacık vardır. Bu adacıklar ve göl çevresinde, ötücü kuşlar da dahil olmak üzere toplam 187 kuş türünün varlığı mevcuttur. Göl, su kuşlarının beslenme, üreme ve konaklama alanı olarak sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da önemli sulak alanlarındandır. Seyfe Gölü içindeki en güzel görüntüler Seyfe Köyü yakınlarında bulunan höyükten izlenmektedir.  Ayrıca Seyfe’nin Badıllı mahallesinden de göl kenarına kadar gelip, gölün güzelliğini ve flamingoları seyretmek mümkündür. Ayrıca, yaz ayların da flamingolar gölün bir çok kesiminden de seyredilebilir.  Ancak göl kenarından gözlemevinin bulunmaması yakından izleme olanağını kısıtlamaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karaahmetli Tabiat Parkı (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

Karaahmetli Tabiat Parkı Kırıkkale şehir merkezinin güneybatısında, Bahşili ve Keskin İlçeleri arasında bulunan Kapulukaya Baraj Gölü'nün kıyısında yer almaktadır . Tabiat Parkı sınırları içerisinde ve yakın çevresinde toplam 63 kuş türü ,12 sürüngen türü , 15 memeli hayvan türünün yaşamakta olduğu ve Kapulukaya Baraj Gölünde 13 balık türü belirlenmiştir. Kapulukaya Baraj Gölü Nesli tehlike altında Su samurunun(Lutra Lutra) yaşam alanıdır. Karaahmetli Tabiat Parkında 37 adet kamelya, 52 adet piknik masası, 1 adet tuvalet, 5 adet çeşme, 4 adet çocuk oyun alanı, 1adet su deposu 20 adet Aydınlatma elemanı Giriş Kontrol Ünitesi, Otopark Alanı, Spor Alanı, bulunmaktadır. Aynı zamanda 200 m kilit parke yol ile 2 km doğal taşlı yol bulunmaktadır. Karaahmetli Tabiat Parkı Ankara-Konya-Kulu yolu üzerinde yer alan , Kırıkkale İli, Bahşili İlçesi'nin Karaahmetli Köyünden ulaşılmaktadır. Kırıkkale şehir merkezinden Karaahmetli köyüne asfalt yol ile ;Karaahmetli köyünden Karaahmetli Tabiat Parkı'na kadar stabilize yol ile ulaşılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beynam Atatürk Ormanı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Ankara’nın en eski ilçelerinden olan Bala’da bulunan Beynam mesire yeri de başkentlilerin gözde piknik alanlarından. Ankara’ya 45 kilometre uzaklıktaki mesire yerine Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarla modern bir mesire alanı haline getirilen çam ormanında, kır gazinosu, tuvalet, çocuk oyun grubu ve otopark bulunuyor. Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabilen mesire yeridir. Atatürk’ün Ankara’ya gelmeden önce Bala’da konakladığı, Balalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile TSK Güçlendirme Vakfı tarafından restore edilen, “Beynam Atatürk ve Kültür Evi” de burada görülebilecek yerlerden bazıları…

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karasu Kanyonu ve Şelalesi (Mersin)

Mersin, Türkiye

Karasu Şelalesi Kadıncık Barajı'nın kuzeyinde yer almaktadır. Kanyona Boğazpınar köyünden patika bir yoldan inilmektedir. Kanyona dik bir iniş ile inildikten sonra 3,5 km. civarında suyun içerisinden yürüyerek karasu şelalesine ulaşılmaktadır. Mükemmel bir görünüme sahip olan Karasu Kanyonun da bol bol fotoğraf çekilebilir ve bu tertemiz suya sahip doğa harikası yerin keyfini çıkarabilirsiniz. Ayrıca; doğa severler için burada kamp yapabilecekleri yerler bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Topasır Milli Parkı (Mersin)

Mersin, Türkiye

Milli parklar içersinde en güzel manzaralardan gelin kayası ve gülek geçidini barındırır. Ayrıca karboğazı şenlik ve kayak merkezi içerisindedir.  Doğası harika, iki üç günlük kamp için ideal. Su imkanı bol. Yüksek yerlerde yabani yaşam var ama insandan uzak duruyorlar. Tarif edilemez muhteşem manzarası ve adrenalin dolu fotoğraf pozları sizleri bekliyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Medetsiz Doruğu (Mersin)

Mersin, Türkiye

Medetsiz Doruğu (Bolkar Dağları), Akdeniz Bölgesi, Mersin İli, Çamlıyayla İlçesi'ndedir. Bolkar Dağları'nın en yüksek doruğu olan Medetsiz Tepesi'ne (3525 metre) çıkmak için en çok kullanılan rota Meydan Yaylası'ndan güneye Karagöl ve Çiniligöl'e doğru giderken göllere gelmeden doğuya Koyunaşağı Tepesine doğru dönen ve Koyunaşağı Tepesi'nin altından tekrar güneye dönerek sırta çıkan doğuya doğru biraz uzunca yürüyerek zirve sırtına çıkan ve sonunda Medetsiz Tepesine ulaşan rotadır. Bu rota, Meydan Yaylası'ndan Medetsiz Tepesi'ne gidiş-dönüşü iyi bir tempo ile 12-14 saat arası sürebilir. Meydan Yaylası Kamp Alanı (2340 metre), Ulukışla'ya 29 kilometre, Mersin'e 166 kilometre ve Ankara'ya 362 kilometre uzaklıktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Syedra Antik Kenti (Antalya)

Antalya, Türkiye

Alanya-Gazipaşa karayolunun yaklaşık 20.km.sinde Seki Köyü sınırları içerisindedir. Kente, batıda halen ayakta olan anıtsal kapı ile girilir. Kentin çevresi surlarla çevrilidir. Doğal su kaynaklarından beslenen ve içi sıvalı su sarnıçları antik çağdan günümüze kalan yapılar arasındadır. Kent içindeki bir mağarada kayaya oyulmuş, nişin çevresi freskolarla süslü bölümün dinsel amaçla kullanıldığı saptanmıştır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Belemedik Köyü (Adana)

Adana, Türkiye

Pozantı’ya 10 km uzaklıkta bulunan yaylaya Anbaş köyü içinden gecen stabilize yolla ulaşılmaktadır. Çakıt çayı kıyısında kurulmuş, yörenin taştan ve ahşaptan yapılmış yayla evlerinde konaklanmaktadır. Yaban hayatı yönünden zengin olan yaylada yabankeçisi, yabandomuzu ve yırtıcı kuşlar gözetlenebilir. Ulaşım: İl merkezine karayoluyla 110 kilometre, demiryoluyla 77 kilometre mesafede ve Pozantıya 9 kilometre uzaklıkta bulunan bu yaylaya tren veya Anbaş köyü içinden geçen stabilize yol ile ulaşılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Eğni Yaylası (Adana)

Adana, Türkiye

Eğni gözü, Adananın Aladağ ilçesine bağlı Büyüksofulu köyündedir. Aladağ’ın Eğni yaylasındaki Eğni gözü,  Büyüksofulu köyüne bağlı bir mahalle olarakta bilinse de  Büyüksofulu’ya 10 km uzaklıktadır. Adını Toros Dağlarının güney yamaçlarındaki Çulfaker kanyonunun aşağılarındaki kaynağından almıştır. Eğni gözü Adananın Aladağ ilçesine 56 km Karaisalı ilçesine yaklaşık 73 km uzaklıktadır.  Toros dağlarının temiz ve lezzetli kaynaklarından biri olan Eğni’ nin gözü tamamen doğal bir ortam bir doğa cenneti sayılabilir. Eğni gözü yaylası ile Büyüksofulu ve Gerdibi arasındaki yol oldukça uzun bir vadinin tabanından Aladağ ve Karaisalı’ya bağlanmaktadır. Eğni gözünden akan suyun bu vadi boyunca gelmesi su kıyısındaki yayla evlerini buz gibi suyu temiz havasıyla sürekli canlı ve temiz tutmaktadır. Eğni gözünün en önemli özelliklerinden birisi suyu ve doğal güzelliğinin devamında Toros dağlarının devasa Aladağlar kütlesinin başlangıç noktası olmasıdır. Harika Toros çam ormanları kanyonlar ve sarp dağların olduğu  bu heyecanlı coğrafyada Torosların dayanılmaz çekiciliği doğa yürüyüşü yapma isteğinizi körükleyecektir. (mevsime uygun giysi ve gereksinimleri yanınızda bulundurmak koşuluyla)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Aladağ Küp Şelalesi (Adana)

Adana, Türkiye

Adana'nın Aladağ ilçesinden 37 kilometre uzaktaki 10 şelaleden oluşan Küp Şelaleleri, doğal güzelliğiyle herkesi büyülüyor. Adana'nın Aladağ ilçesinden 37 kilometre uzaktaki 10 şelaleden oluşan Küp Şelaleleri, çevresinde her mevsim farklı renklere bürünen ormanları ile su ve kuş seslerinin birbirine karıştığı huzur veren doğasıyla ilgi çekiyor. Etrafındaki yürüyüş alanlarında spor yapmak, şelalenin oluşturduğu küçük göletlerde yüzmek ve büyük şehirlerin gürültülü ortamından birazda olsun uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir konum.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kapuzbaşı Şelalesi (Kayseri)

Kayseri, Türkiye

Kapuzbaşı Şelaleleri Yahyalı ilçesine bağlı Kapuzbaşı köyü sınırları içerisinde yer alan kaynak şelalelerdir. Şelalelerden birisi Türkiye'nin en yüksek ve dünyanın ikinci en yüksek şelalesi olma özelliğini taşımaktadır. Hemen yakınındaki Aladağlar’ın görkemiyle yarışan bu şelale, muhteşem bir manzara koyuyor ortaya.Kapuzbaşı Şelalesi, Aladağlar’da toplanan kar ve buz sularıyla beslenir ve 76 metre tepeden dökülür. Gürül gürül sesi ve tül gibi beyazlığı, sizi mest eder. Kapuzbaşı bir şelaleler takımı. Yani sizi bir tane değil, 3 tanesi yan yana olmak üzere 7 adet muhteşem şelale bekliyor. Ayrıca; doğaseverlerin kamp yapabileceği alanda mevcuttur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

COLYBRASSUS ANTİK KENTİ (Antalya)

Antalya, Türkiye

Colybrassus, Antalya il sınırları Alanya ilçesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Antik kentin bir adı da Ayasofya’dır. Tapınağın duvarları ve çatısı çöktüğü için sadece kolonları kalmış. Bazı evlerin temeli hala belirlenebiliyor ve çevrenin her yerinde kare taşlar bulunuyor. Yapı taşları düzenle yerleştirilerek, çimento veya sıva kullanılmadan, yapılmıştır. Colyabrassos gelişmiş bir turistik yer değil, ama tarihe ve örenlere merakı olan insanlar için araştırabilinecek mükemmel bir yerdir. Aynı zamanda Colyabrassosa çıkan yol Toros dağlarına bakan muhteşem güzel bir görüntü sergiliyor. Yolda köy halkının yaşama tarzını da görmek mümkündür. Motor sıklet ile o daracık yollardan çıkmak mümkün, ama araba ile gitmek istiyorsanız jeep en iyi seçimdir. Normal bir arabadan, kötü yol nedeninden Colyabrassos’a iki kilometre önce inmeniz gerekecektir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Side (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya’nın yaklaşık 100 kilometre doğusunda Side bulunur, burası eski çağların önemli bir başka liman şehridir. Side başlı başına popüler bir tatil mekanı olmuştur, ancak Antalya’dan buraya gün içinde seyahatler de yapılabilir. Köyde tablo gibi bir manzara, dar sokaklar, muhteşem bahçeler ve insanı yüzmeye davet eden upuzun, beyaz plajlar vardır. Roma hamamı ve deniz kenarındaki Apollo tapınağı sütunları gibi görkemli antik anıtlar, modern zamanlarda tatil zevkini tarihin hazineleriyle mükemmel şekilde birleştiren bir tablo oluşturmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yay Gölü (Kayseri)

Kayseri, Türkiye

Kayseri'de Erciyes Dağının güneyinde, Develi-Yahyalı-Yeşilhisar-İncesu kasabaları arasında uzanan volkanik kapalı havzaya Sultan Sazlığı-Yay gölü adı verilmektedir. Yay Gölü etrafında birçok kamp yapılabilecek alan mevcuttur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Aşk Vadisi - Bağlıdere (Nevşehir)

Nevşehir, Türkiye

Aşk Vadisi (Bağlıdere) Kapadokya'da kamp yapmak için en güzel yerlerden birisi olan Aşk Vadisi'nde hem güneşin doğuşunu hem de balonların tamamını keyifle izleyebilirsiniz. Kamp yapabileceğiniz en uygun yerleri, vadinin ust kımında bulunan tepe noktalarıdır. Yaklaşık uzunluğu 5 km olan vadi aynı zamanda yürüyüş severlerin en çok tercih ettiği rotalardan birisidir. Vadi içinde bulunan çeşitli bitki örtüsü ve değişik şekillerdeki peri bacaları arasında yürüyüş yapmak için en uygun zamanlar bahar ve sonbahar aylarıdır. Ulaşım; Uçhisar-Göreme yolunun ilk kilometresinde bulunan, Özler Art Center yanındaki patika yoldan biraz ilerleyerek uygun kamp yerlerine ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Etenna Antik Kenti (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya İli,  Manavgat İlçesi, Sırtköy Mahallesinde yer almaktadır. Manavgat'tan 31 km. uzakta denizden 900 m. yüksekte kurulu Etenna antik kentinde, çam ormanları içerisinde bulunan Antik kalıntıların içinde ilk dikkati çeken, kenti çevreleyen şehir surlarıdır. Pamfilya özelliğinden ziyade, kalıntılar diğer kıyı Antik kentlerine göre bir Pisidya kenti özelliği taşımaktadır. Bu akropol kent yöre halkınca "Dedekalesi" olarak isimlendirilmiştir. Hereon,  bazilika, agora, kilise, hamam, kaya mezarları ve sarnıçlar kentin önemli kalıntılarıdır. Kentin tarihi hakkında pek fazla bilgi olmamasına rağmen çevredeki diğer Akropol kentler ile aynı tarih ve kaderi paylaştığı sanılmaktadır. Etenna Selge'den sonra sikke basan Pisidya kentidir. Kaynak: antalyakulturturizm.gov.tr Giriş ücretsizdir. Ulaşım Sırtköyüne kadar araç ile geriye kalan kısma yürüyüş ile ulaşılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Urla Demircili Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

Urla'nın Demircili Köyü oldukça sessiz,tertemiz bir plajı var. Demircili Köyü; İzmir'in Urla ilçesinin güney batısına düşüyor.Sığacığın da batısında kalıyor. Yolu fena değil.Orman manzarası içinde ilerliyorsunuz.Köyün içinden geçip bu koya ulaşıyorsunuz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sığacık Akvaryum Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

Sığacık Körfezi Kuzey yakasında, kuzey rüzgarlarına kapalı küçük bir koydur. Suyu temizdir. Koyun batı tarafında beyaz taşlar görülür. Koy adını buradan alır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kleopatra Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

Kleopatra Koyu; aslında yazlık bir sitenin içerisinde konumlanan, ana yoldan görünmeyen gizli bir koy. Güvercinlik Koyu olarak da bilinen bu güzel plaj muhteşem denizi ile insanın aklını başından alıyor. Alaçatı ile Ovacık arasındaki sahil yazlık sitelerden Özpamir Sitesi‘nin hemen altında yer alan Kleopatra Koyu’na bu ismin verilmesinin nedeni plajda ve deniz içerisinde bulunan ince taneli kum. Yüksekten etkileyici bir manzaraya sahip olan Çeşme Kleopatra Koyu, yaz aylarında serinlemek, kalabalıktan uzaklaşmak, gürültülü müzik yayını yapan beach club kültürünü sevmeyenler için bire bir. Güneş battıktan sonra geç saatlere kadar denize girmek, plajda ateş yakan ve sohbet edenlere katılmak da mümkün.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çiftlik Koyu Çiftlikkoy - (Çeşme/İzmir)

İzmir, Türkiye

Üç yanı denizlerle çevrili bir yarımadada bulunan ve mart ayından ekim ayına kadar bol güneş alan Çiftlikköy, 4 mevsim rüzgârlı olması nedeniyle sörf yapmak için en uygun yerlerdendir. Yörenin tarihî Rum Mezarlığı, mozaikleri, iki katlı taş evleri ve dar sokakları ziyaretçileri büyüler. Burada bulunan Pırlanta ve Altınkum plajları ise güneşli ve eğlence dolu bir gün geçirmek isteyenler için güzel bir alternatif sunar. Denize yakın soluklandığınız her noktada Yunanistan'a bağlı Sakız Adası’nın eşsiz manzaranıza ufuk çizgisinden dahil olduğu Çiftlikköy'de, bölgenin her bir köşesinde karşınıza çıkabilecek sakız ağaçları da mutlaka görülmesi gerekenler arasında.. Ücretsiz kamp yapmak için en uygun alanlar ağaç altlarıdır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ilıca Halk Plajı (Çeşme/İzmir)

İzmir, Türkiye

Çeşme Ilıca Plajı, Türkiye‘nin en çok tanınan plajlarından. 3 km’yi bulan uzunluğu, altın sarısı ince kumu, sığ ve berrak denizi, denizi besleyen sıcak su kaynaklarıyla Ilıca, nisan ayından kasım başına kadar denize girilebilen bir sıcaklıkta. Plaj çevresinde açılan otel ve pansiyonlar bu güzel kumsala olan ilgiyi artırırken, Ilıca Halk Plajı’nın sığ suları günübirlikçi tatilciler ve yüzme bilmeyenlerin bu plajı tercih etmesinin en önemli sebepleri arasında. 2017 yılı yaz sezonu sonuna kadar özel bir firma tarafından işletilen Ilıca Plajı’nda şezlong, şemsiye, duş ve soyunma kabinleri için ücret alınıyordu. 2018 yılı sezonu başında Çeşme Belediyesi’nin kiraladığı plajda şemsiye, şezlong hizmetleri ziyaretçilere ücretsiz sağlanıyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dolungaz Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

İzmir, Karaburun’un kuzey sahil kesimlerinde bulunan Dolungaz Koyu etrafı kayalıklarla ve ormanlık ağaçlarla çevrili, turkuaz denizi olan saklı bir koy. Dolungaz Koyu’nu bulmak pekte kolay değil. Burayı bulabilmek için orada yaşayan yerli halktan mutlaka destek ve bilgi almak gerekiyor. Ama aradığınıza ve bulduğunuza değecek bir doğa harikası olan Dolungaz Koyu size eğlenceli dakikalar yaşatacak.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karaburun (İzmir)

İzmir, Türkiye

Izmir Körfezi'nin girişinde, körfezi kontrol eden onemli kilit noktalardan biri olan Karaburun Yarımadası'nda eski çağlardan bu yana yerleşim izlerine rastlamak mümkündür. Kaynaklarda yarımadanın eski adı Mimas olarak geçmektedir. Karaburun Yarimadası'ndaki Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda Kalkolitik döneme ait (M.Ö 4000) kesici araçlar, taş el baltaları ve ilkel çanak çömleklere rastlanmıştır. Bölgede MO 3000'li yıllardan itibaren Hititler varlık göstermişlerdir. Hititler'in ardından sırası ile bölgeye Yunanlılar, Persler, Romalılar ve Bizanslılar egemen olmuştur. Antik dönemde bölgedeki Erythrai kenti sayesinde oldukça önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumuna gelen yarımada, Helenistik ve Roma döneminde önemini kaybetmiştir, Bizans döneminde ise eski canlılığını tekrar kazanmıştır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Boyabağı Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

Boyabağı Koyu, Karaburun’da denize girmek için en iyi seçeneklerden. Karaburun’un Kösedere Köyü‘nün sahilinde konumlanan koy, masmavi, berrak, tertemiz deniz suyuyla bölgeye gelenlerin en çok rağbet ettiği yerler arasında. Kösedere Köyü’nden Karaburun’a doğru ilerlerken iki yanı zeytin ağaçlarıyla çevrili, tek şeritlik dar bir toprak yoldan geçilerek ulaşılan koy, tam anlamıyla saklı bir cennet. Denizin ilk 3 metrelik bölümünde zemin taşlık. Taş parçalarının bölündüğü bölümde derinlik 1 metreye kadar ulaşıyor. Bu bölüm geçildikten sonra ince kumlu çok derin olmayan bir alan başlıyor. Kumluk kesim çocuklar ve iyi yüzme bilmeyenler için ideal. Koyun korunaklı oluşu deniz sıcaklığına da olumlu yansımış. Genel olarak suyu çok soğuk olan Karaburun’da suyu ılık bir yer bulmak zor. İzmir’in en güzel plajları arasında yer alan biri olan Boyabağı Koyu, kalabalık ve gürültüden uzak, doğayla baş başa zaman geçirmek isteyenler için ideal.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Mordoğan (İzmir)

İzmir, Türkiye

Mordoğan, İzmir'in Karaburun ilçesine bağlıdır. Uzunada'nın tam karşısında yer alır. Mordoğan, özellikle Çatalkaya, Ayıbalığı kayalıkları ve plajı, Ardıç Plajı, amatör balıkçılığı ve 70 çeşit mor çiçeği ile ünlüdür. Kamp yapmak için bir çok alan vardır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ayı Balığı Koyu (İzmir)

İzmir, Türkiye

İzmir'in Karaburun ilçesine bağlı Mordoğan beldesinin alışagelmişin dışında kayalıklardan oluşan İzmir'in tartışmasız en temiz 5 koyundan biri olan Ayıbalığı Koyu. Tamamen kayalıklardan oluşan Ayıbalığı Koyu'nda tertemiz ve hiç bir zaman dalga olmuyor. Küçük Ayıbalığı ve Büyük Ayıbalığı en bilindikleri olmak üzere 5-10-20 metrelerden oluşan atlama falezleri mevcut. Adrenalin sevenlerin uğrak noktası olan bu falezlerde geri çıkmak halatlarla sağlanıyor. Falezlerden atlayamam derseniz havuz denilen kısımdan denize girebilir ve tertemiz denizin tadını çıkarabilirsiniz. Bu kısımda derinlik 10 metreyi bulabiliyor. Ayrıca Karaburun ve Mordoğan Belediyelerin'in şemsiyelerini ücretsiz kullanabilirsiniz.Ayrıca; küçük bir kum plajıda mevcut. Burada da ücretsiz şemsiyeler bulunuyor.  Kamp yaoabileceğiniz alanlarda mevcut çadırınızı istediğiniz uygun biryere atabilirsiniz. Ayrıca geceleri çok ünlü dj'ler de partiler verebiliyor. (ücretli olabilir)

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Mahmut Dağı (İzmir)

İzmir, Türkiye

Parkur yaklaşık 1200 metre yükseklik farkıyla dik sayılabilecek bir rotadır. Kışın erken tırmanışa başlamakta fayda var. Doğa güzellikleri açısından zengin bir parkur ve kar yağdığı zaman özellikle zirve sırtında buzlanma yapmaktadır. Tecrübesiz ekiplerin kışın dikkatli olmasında yarar var. Parkur üzerinde su kaynağı mevcut olan alanda kamp yapma olanağı var. Yukarı Kızılca köyünden başlar. Neredeyse zirvesine kadar orman içinden çıkılan bir rotası vardır. Köyün içinden mesire alanına doğru çıkılır, stabilize devam eden yol 1 km sonra akkaya denen mevkiye gelir. Buradan patikaya girilerek kaya bloğunun sağından yükselerek devam edilir. Yapay gölete ulaşılınca hemen üzerinde su kaynağı mevcuttur. Patika devam ederek 850 metre civarına boyuna ulaşır. Buradan geçen geniş stabilize orman yoluna çıkılır. Yol izlenerek zirveye ulaşılır. Dönüş aynı rota üzerinden yapılabilir. Orman içinde patika çok belirgin ve yer yer taşlardan oluşturulmuş 'baba'lar mevcut ancak yinede kötü hava koşullarında patikayı kaybetme olasılığına karşı dikkatli olun. Dağın Dereköy yönüne de iniş yapılabilir (bilenler için).

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Spil Dağı (Manisa)

Manisa, Türkiye

Spil Dağı, Manisa merkezden kuzey yolunu izleyerek 24 km, İzmir merkezden güney yolunu izleyerek yaklaşık 50 km uzaklıkta, ismi Manisa ile özdeşleşmiş, tarih, mitoloji ve flora bakımından çok zengin bir dağdır. Yükseliği 1513 metredir. Manisa Spil Dağı Milli Parkı'nın doğusunda 600 metre yükseklikte bulunan Sülüklü Göl eşsiz doğasıyla tam bir kafa dinleme yeridir. Göle gelmişken dilerseniz Yarıkkaya kanyonunu ziyaret edip kanyon geçişi de yapabilirsiniz. Kamp yapmak için ideal noktalardır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karagöl Tabiat Parkı (İzmir)

İzmir, Türkiye

İzmir Karagöl Tabiat Parkı deniz seviyesinden 850 metre yükseklikte olup,18.92 ha’lık alana sahiptir. Göl jeolojik hareketler sonucu oluşmuş heyelan set gölüdür. Orman ve göl kaynak değerine sahiptir. Tabiat Parkı içerisinde ve çevresinde doğa yürüyüşü, foto safari, bisiklet gezintisi faaliyetleri yapılabilir. Sahada kır gazinosu (restaurant), büfe, piknik üniteleri, çadırlı kamp ve karavan alanı mevcuttur. Ulaşım: İzmir Karagöl Tabiat Parkı Menemen İlçesi Yamanlar Dağı mevkiinde yer almaktadır. İzmir il merkezine 35 km, Karşıyaka İlçesi, Örnekköy mahallesine 23 km uzaklıktadır. Mevcut ulaşım yolu asfalt kaplı olup bol virajlı ve her virajda muhteşem körfez manzarasına sahiptir. Karagöl Tabiat Parkına yaya girişi 4 TL, araç girişi ise 16 TL’dir. (2017) Kendi çadırınızda konaklamanız mümkündür onunda ücreti 3 Tl dir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ortunç Koyu (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Alibey Adası’nın güneybatısında, Sivribe Burnu ile, Pınar boğazı arasındaki geniş koydur. Koyun kuzey ve  doğusunda çamların arasında turistik tesisler bulunur. Poyraza liman, meltemde soluğanlar alan bir mevkidir. Diş erişteliktir ve zor demir tutar. 3-10 metre arası demirlenir. Gece kalınacaksa, koy ortasında bulunan tepenin kayalarından veya güney kısımda karadan koltuk almakta fayda vardır. Zaman zaman kuzey sağanakları koya sert iner.. Ayvalık’tan kalkan tüm tekneleri yoğun uğradıkları bir koydur, kalabalıktır. Ancak saat 17.00 den sonra koy sakin olur. Gece Midilli Adası’nın ışıkları ve çevredeki fenerlerin görüntüleri çok güzel görünür.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ayvalık Adaları (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Ayvalık, Balıkesir'in Ege Bölgesi'nde kalan bir ilçesi olup Midilli adası'nın tam karşısında kurulmuştur. Çam ormanları ve Zeytin bakımından zengin olan ilçe Ege Denizi kıyısında olup Ayvalık Adaları adı verilen takımadalara sahiptir. Birçok kamp alanı bulunmaktadır...

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Assos - Sivrice Plajı (Çanakkale)

Çanakkale, Türkiye

Assos'dan Babakale'ye doğru giderken 9 km sonra Bektaş Köyü çıkacak karşınıza. Bektaş Köyü'nin içinden geçerek yaklaşık 3 km. denize doğru ineceksiniz. Böylece Sivrice Feneri'nin olduğu koya ulaşmış olursunuz. İndiğiniz yerden yani Sivrice'den sağa doğru ilerleyen  uzun bir sahil yolu bulunuyor. Yol Sokakağzı'nda son buluyor. Sivrice yanındaki Sokakağzı'na oranla turizmin yeni yeni gelişmeye başladığı dolayısıyla daha tenha bir koy.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Behramkale - Assos (Çanakkale)

Çanakkale, Türkiye

Behramkale Köyü, Osmanlı döneminde kurulmuş eski bir köy. Antik şehir, yüzünü güneye yani denize dönmüşken, köyün yerleşimi ters tarafa doğru kurulmuş. Köy antik kent surları içinde yer alması ile dikkat çekiyor. Sadece 150 haneli bir yerleşim. Yaklaşık 30 senedir sit alanı olarak koruma altında olduğu için yeni bina inşa etmek yasak. Sadece var olanlar restore edilebiliyor. Köy içinde Assos mimarisinin taş işçiliğinin güzel örneklerini görmek mümkündür. Tarihi dokusunu koruyan sokaklarda dolaşması keyifli. Köy içinde pansiyon, otel ve restoranlar bulunuyor. Çoğu manzaralı, tarihi dokuyu yansıtan bu mekanlarda vakit geçirmesi keyifli. Assos Antik Kenti ören yeri girişi en tepede bulunuyor. Buraya taşla kaplı bir yokuşu yürüyerek varılıyor. Bu kapıdan girince Athena Tapınağı'na ulaşıyorsunuz. Ören yerine çıkan yokuş üzerinde, köylü kadınların evde ürettikleri çeşitli malzemeleri sağlı sollu sattıkları tezgahları göreceksiniz. Assos etrafından toplanan otlar, zeytinyağı, ev tarhanası ya da el içiliği danteller, şallar tezgahları süslüyor. Köy içinde Osmanlı'dan kalma bir camii ve köprü de bulunuyor:

Haritada Göster
  • Açık
  • Güzel 1 Yorum 4.0
Detayları Gör
Genel

Şahindere Kanyonu (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Kazdağı Milli Parkı içinde bulunan Altınoluk Şahin deresi kanyonu Kazdağılarından almış olduğu tertemiz, çam ve kekik kokulu havayı Edremit körfezine dağıtırken aynı zamanda denizden almış olduğu iyotlu,yosun kokulu havayı dağlara doğru taşımakta, doğal bir körük vazifesi görmektedir. Kısaca Şahinderesi kanyonu Edremit körfezinin bacası gibidir. Bu hava dolaşımından olmalı ki etrafı çeşitli endemik bitkilere ve yüzlerce farklı türde hayvanlara yaşam imkânı sunmaktadır. Kanyonun uzunluğu 26 km yüksekliği ise 600-700 metrelere kadar çıkmaktadır.Edremit-Altınoluk güzergahını takip edip Altınoluk merkezine girin. Burada BİM’in karşısında Yapıkredi bankasının arasından sağa doğru girip yola dümdüz devam edin. İleride sola doğru Bent Otel Şelale tabelasını göreceksiniz. Bu yola girin 2 km daha devam ederseniz kanyona ulaşmış olursunuz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hasan Boğuldu Göleti (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Hasan Boğuldu Göleti, Akçay, Altınoluk yolu üzerinde, Zeytinli beldesinde yer almaktadır. Bir efsaneye göre bu gölette boğulan Hasan adlı aşık gençten ismini alan gölet, bölgede sıkça ziyaret edilen mesire alanı Sütüven Şelalesi'ne çok yakındır. Ayrıca kamp alanı olarak en yakın Akçay tercih edilebilir. Buraya şahsi aracınızla Akçay- Altınoluk yolu üzerinde ilerleyip tabelalar yardımıyla sırasıyla  Zeytinli- Sarıkız bölgelerine ulaşmak gerekir. Burada biraz ilerledikten sonra karşınıza çıkan tabeladan sola dönün burada 4-5 km ilerlediğinizde gölete ulaşmış olursunuz. Hasan Boğuldu ve Sutüven Şelalesinin içinde bulunduğu Kazdağı Milli Parkı’na  Giriş Ücreti 15 TL’dir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Mehmetalan Köyü (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Mehmetalanı Köyü, Balıkesir'in Edremit ilçesinde bulunan mükemmel kamp alanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Ayvacık taraflarından gelen Mehmet adındaki bir şahıs tarafından yaklaşık 200 Yıl önce kurulmuştur. Yüzölçümü Ve Komşu Köyler 2349 Dönüm bir alan üzerine kuruludur. Komşu köyler Pınarbaşı, Zeytinli Kasabası, Ortaoba Köyüdür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kaz Dağı Milli Parkı (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

İnsanı büyüleyen doğal güzellikleriyle birçok efsaneye konu olan Türkiye'nin cennet köşesi Kazdağı (Kazdagi ida) Çanakkale iline yaklaşık 90 km. mesafede olup Balıkesir ili Edremit ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. 1774 m yüksekliğindeki Kazdağı (Kazdagi ida) Edremit Körfezi'nin üstünde oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bünyesinde barındırdığı dereler, şelaleler ve kendine has bitki örtüsüyle herkesi büyülemektedir. Kaz Dağları'nda kamp yapmak için Mehmetalan Köyü'nü tercih edebilirsiniz. Kazdağı Milli parkı giriş ücreti(2018) Şahıs:6TL , Otomobil:18TL

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gelibolu Milli Parkı (Çanakkale)

Çanakkale, Türkiye

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Çanakkale ili, Eceabat ve Gelibolu ilçe sınırlarında bulunan tarihi bir milli parktır. Çanakkale’de savaşın geçtiği alanları kaplamaktadır. 1973 yılında kurulan milli park içinde 60 bin Türk askerinin mezarı yer almaktadır. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’na ulaşım oldukça rahattır. Buraya İstanbul, Bursa ve Çanakkale üzerinde ulaşabilirsiniz. Çanakkale üzerinde ulaşmanız için ilk önce Çanakkale’ye ulaşmanız gerekir. Merkezden  Eceabat ve Kilitbahir feribot seferleri ile, Gelibolu Yarımadası’na geçmeniz gerekiyor. Burada şahsi aracınız varsa Tabya yönünde tabelaları takip ederek ulaşabilirsiniz. Aracınız yoksa Kilitbahir feribot seferine binin. Burada indikten sonra hemen sol tarafta milli parka giden minibüslerle ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş Ücreti: 5 TL.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kelbessos (Antalya)

Antalya, Türkiye

Artemis Kelbessis kültü ve tapınağını barındıran bir antik kent. Kelbessos bölgesinde birçok mezar yapısı göze çarpmaktadır. Bu yapıların bulunması, bölgeyi inceleyen arkeolaglar ve bilim adamlarınca Kelbessos'un bir kült merkezi olabileceği görüşünü beraberinde getirmiştir. Bölgede çok fazla sayıda mezar ve kült bulunması çok dikkat çekicidir. Mezar yapılarının işlemeleri ve doğal şartlarla yıpranmış olmaları göze çarpmakta.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kömür Limanı (Çanakkale)

Çanakkale, Türkiye

Her ne kadar adını, zifiri karanlığı çağrıştıran renge sahip bir madenden alsa da Kömür Limanı, doğaseverler için adeta bir ömür limanı… Kömür Limanı'nda hiçbir yapılaşma yok. Gözlerden uzak, motor, korna seslerinin olmadığı doğal bir ortamda tatil yapmak mı istiyorsunuz? O zaman mutlaka burayı görmelisiniz. Kamp malzemelerinizi yanınıza alın . Çünkü hiç otel ya da pansiyon yok, Kömür Limanı kamp yapmak için gideceğiniz en ideal yer. Bu doğal akvaryum; 144 çeşit balık türü, 34 farklı sünger, 78 çeşit deniz bitkisi ve daha birçok canlıya ev sahipliği yaptığı için Kömür Limanı dalış sevdalılarının en gözde mekanlarından.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Vize (Kırklareli)

Kırklareli, Türkiye

İlçenin bir eli Kıyıköy’den Karadeniz’e, bir eli yemyeşil Istranca Dağları’na uzanıyor. Trak Krallığı’ndan Osmanlı’ya birçok tarihi eser barındıran Vize, uluslararası ‘Sakin Şehir’ ağına üye. Burası ıhlamur kokulu bir huzur sığınağı. Vize, Kırklareli'nin doğusunda, İstanbul'a 140 km. mesafede, tarihi ve doğal güzellikleri ile ön plana çıkan bir ilçedir. Nüfusu 10.000 civarında olan Vize, zengin bir tarihi geçmişe sahiptir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Fatma Kadın Koyu

Çanakkale, Türkiye

Fatma kadın koyu nadide bir mevkide denizi sığ, kumluk, sakin, sesiz doğa içinde içinizi bir huzur kaplıyor. Koyun solunda hemen, hemen Gelibolu yarımadasında her koyda sıklıkla görebileceğiniz tarihe tanıklık eden korugan (makineli tüfek yuvası) var ve size geçmişin izlerini fısıldayacak gibi duruyor sanki. Koy kuzeye dönük, yıldız yönden gelecek rüzgârlara açık, üstelik havanın açık olduğunda Saroz üç adalar manzaralı. Koyun denize çıkışında her iki ucu kayalık ve dik tepelik bir çanağa benziyor.  Sağda ki tepenin üzerinde küçük sayfiye bir site göze çarpıyor. Kim gözünü kapatıp yıldızların altında dalga sesleri ile uymak istemez. Kim sabah kalktığında denize sıfır bir sabah suyu yapıp ağaçların altında sevdikleri ile çayını yudumlamak istemez. Gelibolu tarihi yarım adası, Gelibolu belediyesi sınırları içersinde kalan Güneyli köyü’nün gözdesi  Fatma Kadın Koyu

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Evreşe Plajı

Çanakkale, Türkiye

Bakir koy Evreşe, sıcak yaz aylarında serinlemek isteyenler için harika bir seçim. Ege Denizi’nin turkuaz ve berrak suyuyla sizi sizden alıp götürecek bu gizli cennet, mutlaka gidip görülmesi gerekenler listenizde yer almalı. Türkler tarafından kullanılan tarihi adı Adalar Denizi olan Ege Denizi’ne ait bu koyda insan, araba, işletme sesi yok. Dalga sesi ve ara ara rüzgarın mırıldanmasıyla Güneş’in kucağına kendinizi bırakabileceğiniz bu yer tam kafa dinlemek isteyenlere göre. Sit alanı olması nedeniyle de işletme kurulmayacak olan bölgeye gelirken yanınızda minik bir buz çantası götürmenizde fayda var. Su, meyve ve hafif bir sandviç hazırlayarak sabahın erken saatlerinden dilediğiniz vakte kadar burada kalıp kendinize dingin bir gün hediye edebilirsiniz. Uzun ve kumsal bir sahile sahip Evreşe Koyu’nda denizin içi de kum. Cam gibi suyun içinde yüzerken irili ufaklı balıklara veya yengeçlere rastlamanız mümkün. Nasıl Gidilir? Şarköy’den Gelibolu istikametine giden yolu devam edin. Çanakkale İl Sınırı’na vardığınızda az ileride Kavakköy ile karşılaşacaksınız. Köyü geçtikten sonra karşınıza çıkan tabelalardan Keşan Yolu’na sapın. Troia Agora’yı görünce sola dönerek tabeladaki Eceabat yönüne gidin. İlk sağdan tekrar girdiğinizde o yol sizi dümdüz koya götürecek.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gökçe Tepe Tabiat Parkı

Edirne, Türkiye

Saroz körfezinde olan mükemmel berrak denizine karşı ve aynı zamanda tam bir oksijen deposu olan 650 dönümlük kapalı bir tabiat parkında kamp yapabilecek alanlar mevcuttur. Mavinin ve yeşilin birleştiği doğal güzellikleri ile Gökçetepe Tabiat Parkı, dünyada kendi kendini temizleyerek her zaman temiz ve berrak kalan 5 körfezinden biri olan Saros Körfezi’ndedir. Gökçetepe Tabiat Parkı, Keşan ilçesinden sonra tabelalar takip edilerek kolaylıkla bulunan bir doğa harikasıdır. Tabiat parkı içerisinde pek çok aktivite bulunmaktadır.Parka gelenler çadır kampı veya karavan konaklaması veya da bungalov evlerde konaklama yapabiliyorlar.Tabiat parkında ayrıca paint ball oynayabilir veya doğa sporları yapabilirsiniz.Parkta ayrıca dalış eğitimleri ve su sporları da yer alıyor. Gökçetepe Tabiat Parkı Giriş Ücretleri Şahıs Giriş ₺ 6,50 Bisiklet Giriş ₺ 6,50 Motorsiklet – Atv Giriş ₺ 13,00 Otomobil Giriş ₺ 20,00 Minibüs Giriş ₺ 60,00 Minibüs Giriş ₺ 100,00 Otobüs Giriş ₺ 175,00 Karavan Giriş ₺ 60,00 Çadır Konaklama ₺ 40 Kamp yapacaklar için su ve elektrik ücrete dahil ediliyor. (2017)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İbrice Limanı

Edirne, Türkiye

İbrice Limanı: Keşan’a bağlı Mecidiye beldesinde yer alan, iki küçük koydan oluşuyor. Tarihi liman, doğanın bir hediyesi olarak, dalgalara kapalı bir haliç çevresinde kurulmuş. İzmir’den Gökçeada’ya gelen gemiler, geçmiş yıllarda yüklerini bu limana boşaltırlar, develerle Uzunköprü’ye taşınan ticaret malları, buradan trenle, İstanbul’a gönderilirmiş. Limanda gümrük binası, hamam, ticaret mağazası gibi üniteler bulunurmuş. Şimdi, yalnızca kalıntıları görülen binalar, bölgenin ikinci derece SİT alanı olması nedeniyle yıkılmış. Günümüzde, ciddi bir balık sirkülasyonu bulunan İbrice Limanı, sayısız balıkçı teknesi  bulunuyor. limandan içlere doğru, toprak yolla devam ettiğinizde, Deli Liman denilen ve arkası çamlık, önü deniz olan kamp sahalı görülüyor. Burada: kamp ateşi yakmak ve gitarlı geceler yaşamak mümkün. Kamp yerinden, güneşin batışını, hele hele güneş battıktan sonra, ışık kirliliği olmayan gökyüzünde, samanyolunu izlemek, bir yandan da tüm haftanın yorgunluğunu atabilmek, inanın, muhteşem bir keyf. Eğer, amatör balıkçılığa, olta balıkçılığına merakınız varsa, burası olta balıkçılığı içinde mükemmel olanaklar sunan bir yer. Özellikle: zargana yakalayabilirsiniz. 4-5 saatlik bir süre sonunda, muhtemelen 50 civarında zargana yakalamanız içten bile değil. İhtiyacınız olan tek şey, birazcık şans.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Uzunkum Plajı

Edirne, Türkiye

Uzun bir kumsala sahip Uzunkum'da,ayrıca taşlık ve ağaçlık alanlar da mevcut.Olta balıkçılığı ve kamp için müsait bir alan. Dalış sporu için de gayet ideal. Burada dikkat edilecek en önemli husus; alışveriş noktalarının bulunmaması. Buranın imara kapalı olması, SİT içinde kalması ve elektrik olmayışı kısacası bakir bir alan olması sebebiyle alışveriş imkanı yok. Buraya gelinirken tüm alışverişin yapılması gerek. Buraya toplu taşıma hizmeti yoktur. Uzunkum’da yerleşim olmayıp, kıyılarda tüm Mecidiye Kıyılarında olduğu gibi kirlenme sözkonusu değildir. Uzunkum’da sosyal tesis de yoktur, alışveriş imkanı da bulunmamaktadır. Elektrik enerjisi olmadığından işletme açılamamaktadır. Yiyecek ve içecek gereksinimleri Uzunkum’a gelinmeden temin edilmelidir. Nasıl Gidilir? Uzunkum’a karayolu ile gitmek mümkündür.Buraya toplu taşıma araçları servis yapmamaktadır.Keşan-İstanbul yönün-den Uzunkum’a gelmek için;Mecidiye – İbrice istikametine devam edilecek ve Taş Ocakları mevkiine gelindiğinde sağa sapılarak yolun sonuna kadar devam edilecektir. Erikli-Yayla-Mecidiye Sahili önünden gelecekler ise,Demiryalak adı verilen çeşmenin yanından geçen yola saparak tabelalar yardımıyla önce Kale Koyu’na sonra da Uzunkum’a varacaklardır. TÜM YOLLARDA UYARICI TABELALAR MEVCUTTUR.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kale koyu (İtalyan Koyu) (Edirne)

Edirne, Türkiye

Kale Koyu (italyan koyu) ,içinde barındırdığı tarihi Kale ile özdeşleşen ve adını buradan alan ıssız bir kumsaldır. Tarihi Kale ise, yıllardan beri aşırı tahrip edildiğinden ve ilgisizlikten iyi durumda değildir. Bu bölge, çok güzel olan kumsalı nedeniyle adından söz ettirmektedir. Uzunkum ve İbrice gibi yerleşimi olmayan bu plaja gelirken; yiyecek-içecek gibi ihtiyaçların önceden alınarak gelinmesi önerilir. Kale Koyunda (italyan koyunda) Mecidiye Belediyesi?nin çeşitli hizmetlerini görmekteyiz. Ücreti karşılığında gölgelik, şezlong, duş ve WC hizmeti gün içerisinde sınırsız olarak kullanılmaktadır. Kale Koyu,görüntü olarak çok güzel bir yerdir.Denize doğru akan bir de deresi vardır. Nasıl Gidilir? Keşan-İstanbul istikametinden gelen araçlar Erikli-Mecidiye Sahili ayrımına sapmadan direkt olarak devam edecekler ve tabelalar vasıtasıyla Kale Koyu?na varacaklardır. Asfalttan sonraki yol stabilizedir. Buraya toplu taşıma hizmeti yoktur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Erikli Plajı (Edirne)

Edirne, Türkiye

Saros Körfezi'nde bulunan plajlardan biri olan Erikli Halk Plajı, Edirne'nin Keşan ilçesine bağlı Erikli kasabasında bulunmaktadır. Edirne'de denize girilebilecek yerlerden biri olan Erikli Halk Plajı, 2014 yılında mavi bayrak almıştır. Sahil kasabası Erikli, güzel bir plaja sahip olmanın yanı sıra konaklama imkanları açısından da geniş bir seçenek yelpazesine sahiptir. Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi tarafından yapılan çalışmalar sonucunda mavi bayrağa layık görülen Erikli Halk Plajı'nda tuvalet, duş, soyunma kabini, cankurtaran gibi imkanlar sunulmaktadır. Yaklaşık 3 kilometre kadar uzunluğu bulunan plajın genişliği, 30-40 metredir. Erikli Halk Plajı'nın yanı sıra bölgede Yaylaköy ve Danişment Sahili, Kum Ocakları Plajı gibi çeşitli alternatif plajlar da bulunmaktadır. Erikli Halk Plajı'na özel araç ile gidecek olanlar; İstanbul-Tekirdağ yolunu kullanmalıdır. Bu yol üzerinden Keşan ilçesine ulaşmanız yaklaşık 230 kilometre sürmektedir. Keşan ilçesinden Erikli sapağına saptıktan sonra yaklaşık 30 kilometrelik bir yolculuğun ardından Erikli'ye ulaşıyorsunuz. Erikli ilçesi ile Erikli Sahil Plajı'nın arasında ise 3 kilometre bulunuyor. Erikli Halk Plajı'na otobüsle gitmek için ise Keşan ilçesine direkt giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Keşan Otogarı'na ulaştıktan sonra buradan yarım saatte bir kalkan Erikli minibüsleri ile beldeye ulaşım sağlayabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Danişment Tabiat Parkı (Edirne)

Edirne, Türkiye

Danişment Tabiat Parkı Keşan İlçesine 25 km. ve Enez İlçesine 40 km. mesafede deniz kenarında bulunmaktadır. Halkın rekreasyonel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 1988 yılında Orman Bölge Müdürlüğünün teklifleri üzerine A Tipi Mesire Yeri olarak tescil edilen alan 13,19 ha. dır. Bunun 10,115 ha. Alanı kamp alanı, 3,075 ha. Alanı ise günübirlik kullanım alanıdır. Bu sahaların içerisinde kalan kumsal alan 2,255 ha. olarak belirlenmiştir. Kamp alanı, 90 adet otokamp ünitesinden ve 72 adet çadır parselinden olmak üzere 162 ünite olarak planlanmış ve 810 kişi/gün olarak kapasite tespiti yapılmıştır. Günübirlik kullanım alanı ise; 262 kişi/gün kapasite ile hesaplanmış olup tüm mesire yerinin potansiyel ziyaretçi sayısı 1072 kişi/gün olarak belirlenmiştir. Danişment Tabiat Parkı 2008 yılında 29 yıllığına kiralama yoluyla işlettirilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dalyan Gölü (Edirne)

Edirne, Türkiye

Enez Körfezinin Meriç Nehrinin alüvyonları ile dolmasından sonra oluşan göllerden biridir. Denizle bağlantılıdır. Balıkçılık açısından önemli bir yeri vardır. Yumurtlamak için göle giren balıklar burada gelişimlerini tamamlarlar. Göle bir nevi balık üretim havuzu da denilebilir. Dalyan Gölü’nün alanı, yaklaşık 3,4 km2 ’dir. Göl alanı, göle dökülen akarsuların taşıdığı su miktarına bağlı olarak yaz ve kış aylarında değişiklik gösterir. Göl kıyılarında 10-20 cm arasında olan derinlik, ortalara doğru 1,5 metreye dek artmaktadır. Göl suları sodyumlu ve tuzlu olup kullanılmaz. Kumluk olan göl çevresinde herhangi bir doğal bitki örtüsü yoktur. Göl çevresi kışın ulaşıma olanak vermez. Yazın ise kuruyan yerlerinden her türlü araç geçebilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Uçmakdere Köyü (Edirne)

Tekirdağ, Türkiye

Uçmag – Uçmak kelimesi Türk ve Altay mitolojisinde anlamı cennet kelimesine karşılık gelir. Tekirdağ ilinin Şarköy ilçesine bağlı olan Uçmakdere köyü İstanbul’a 170 km uzaklıktadır. Köyün sırtını dayadığı Ganos Dağı (Işıklar Dağı )950 m. yüksekliği ile,Trakya’nın ikinci büyük yükseltisidir.Köy Ganos dağından doğan bir dere yatağı üzerine kurulmuştur. Konumu itibari ile doğal zenginlikleri de bünyesinde barındıran  Uçmakdere köyü Marmara denizine kıyısı olan eski bir Rum köyüdür. Köyün ekonomisi günümüzde bağcılık, hayvancılık, keçi yetiştiriciliği ve keçi sütü ürünleri, pekmez, zeytinyağı, zeytin, şifalı otlar, organik bal üretimi, ıhlamur, adaçayı ve kekik otu gibi ürünlere dayalıdır. Son yıllarda köyde bağ olmayan alanlarda tütün yetiştiriciliği yapıldığı görülmektedir. Köy günümüzde dağ sporlarına ilgi duyanların yeni ilgi alanı olmuştur.Yamaç paraşütü köyün Ganos Dağı eteklerinde bulunan Nişantepe ile Uçmakdere köyü Ayvasıl mevki arasında yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Tekirdağ valiliği ile Tekirdağ Doğa Sporları ve Havacılık Kulübü tarafından dört yıldır düzenlenen ” Tekirdağ Uçmakdere Yamaç Paraşütü Festivali” yöreye olan ilgiyi arttırmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kartaltepe Tabiat Parkı (Tekirdağ)

Tekirdağ, Türkiye

Istanbula yakın, muhtesem başdöndürücü yukseklikte Marmara denizini seyredebileceğiniz bir seyir noktasi. Yolu virajli ama kesinlikle değecek bir manzaraya sahip.  Yamac paraşütü yapanlari seyredebileceğiniz , cesaret ederseniz yapabileceğiniz biryer

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kumbağ Mesire Alanı (Tekirdağ)

Tekirdağ, Türkiye

Kumbağ - Uçmakdere yolu üstünde, Kumbağ'dan çıktıktan sonraki tepede bulunmaktadır. Piknik alanı içinde bir de restoran bulunmaktadır. Deniz manzaralı yokuş bir piknik alanıdır. Deniz manzaralı, ailenizle iyi vakit geçirebileceğiniz bir piknik alanı. Erken giderseniz yer bulmakta sıkıntı yaşamazsınız. Giriş ücreti araç başı 15 tl.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tekirdağ Yazır Barajı (Tekirdağ)

Tekirdağ, Türkiye

Tekirdağ Yazır Barajı güzel ve temiz doğasıyla, temiz suyuyla, özellikle sazan balığı avı için uygun verimli bir barajdır. Ayrıca kamp yapmak için çadırınızı göl çevresinde uygun bir alana atabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Avşa Adası (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Avşa, Marmara Denizi'nde ada. İstanbul'a deniz otobüsüyle 2,5 Erdek'e ise gemiyle 1 saat 50 dakika uzaklıktadır. Balıkesir'in Marmara ilçesine bağlı bir yerleşim yeridir. İlçe merkezine 11 km, il merkezine 155 km uzaklıktadır. Marmara bölgesinin yerleşim olarak en gelişmiş adası olan Avşa Adası, gündüz masmavi denizin altın sarısı kumsalın tadını çıkarırken geceleri sahil boyunca sıralanmış, barlar ve diskolarda eğlenebileceğiniz günün 24 saatini hareketli geçiren bir tatil merkezi. Çınar Koyu, Mavi koy, Kumburnu, Değirmen ve Yiğitler Köyü’ndeki Altınkum Plajı gezilmesi ve görülmesi gereken ilk yerlerden. Manastır Mevkii’nde manastır ve şapel kalıntıları da mutlaka görülmeli. Eğer dalmayı seviyorsanız Manastır Mevkii’nde denizin 4 metre derinliğindeki Bizans ve Rum kalıntıları görebilirsiniz.Bortaçina ve Büyülübağ Şarap Fabrikalarında Ada Karası üzümlerinden yapılan şarap tadımı yapabilir, Avşa’da adanın dört bir yanını çevreleyen altın rengi kumsallarda denizin ve güneşin tadını çıkarabilir, gece kendinizi sahilin bir ucundan diğer ucuna kadar sıralanan bar-cafe, restoran ve diskolardaki eğlencelere bırakabilirsiniz. Gezilecek Yerler; Yiğitler Köyü  Türkeli Köyü Altınkum Plajı Çınar Koyu  Kumtur Plajı  Kadınlar Plajı  Tavşanlı Plajı Karadut Koyu Manastır Beyazsaray Koyu

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hacıvelioba Köyü (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Hacıvelioba Balıkesir ilinin Gönen ilçesine bağlı bir mahalledir. Kamp yapılabilecek birçok alan bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çataldağ Gölü ve Ormanları (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Susurluğun Doğusunda Kepsut'un Kuzeyinde Mustafakemalpaşa'nın Güneybatısında,Balat vadileri arasında iki zirveli bir masiftir.1336 metre ve 1306 metrelik iki adet zirvesi vardır.Bu üç ilçenin birleştiği yerde zirveleri susurluk ilçe sınırları yer almaktadır.Her üç ilçeden  çatal dağa ulaşım mevcuttur. Çatal dağ çok uzaktan görülebilir.Çıplak ve beyaz tepeleri kilometrelerce önceden  insanın gözünü alır.Etrafı tamamen ormanlarla kaplı olduğundan yeşilin içinden gök yüzüne beyaz bir alyans gibi ormanla arasındaki evliliği temsil etmektedir.Çatal dağı çatal dağ yapan ormanla bütünleşmesidir.Eğer orman olmasaydı orası sadece tepe olurdu. Bu kadar güzel bu kadar alımlı yapan onu yeşil gelinliğidir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Suuçtu Şelalesi (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Ülkemiz hem tarihi hem de doğal güzellikleri ile dünyada önemli bir konuma sahiptir. Birçok kültürel ve doğal güzellikleri ile ünlü topraklarımızın, doğal güzelliklerinden birisi de Bursa ilimizin Mustafa Kemal Paşa ilçesine yaklaşık olarak 18 kilometre uzaklığında bulunan Suuçtu Şelalesi olmaktadır. Şelale bu bölgenin tatlı su kaynaklarından biri olmasının yanı sıra, Mustafakemalpaşa ilçesinin içme suyunu oluşturan en büyük kaynaktır. Aynı bölgede bulunan Karadere isimli derenin altında bulunan fay hattının kırılması sonucu meydana gelen şelale, adını da bu olaydan almıştır. Şelale yaklaşık olarak 38 metre yükseklikten akmak ile birlikte izleyenler için oldukça büyük bir görsel şölen olma niteliğindedir. Şelale görsel bir ziyafetin yanı sıra piknik yapmak isteyenler için kurulan birçok ahşap piknik masalarının bulunduğu harika bir ortamı barındırmaktadır. Bu sebeple sıcak yaz aylarında özellikle ziyaret edilen Suuçtu Şelalesi kahvaltı yapmak veya mangal yakmak isteyenler için oldukça geniş bir alana sahip olup ayrıca çam ağaçlarının altında piknik alanı ve piknik masaları vardır. Şelale görsel bir ziyafetin yanı sıra piknik yapmak isteyenler için kurulan birçok ahşap piknik masalarının bulunduğu harika bir ortamı barındırmaktadır. Bu sebeple sıcak yaz aylarında özellikle ziyaret edilen Suuçtu Şelalesi kahvaltı yapmak veya mangal yakmak isteyenler için oldukça geniş bir alana sahip olup ayrıca çam ağaçlarının altında piknik alanı ve piknik masaları vardır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gölcük Yaylası Krater Gölü (Kütahya)

Kütahya, Türkiye

Krater alanı, dört bir taraftan inen dereciklerle kar sularını toplayarak küçük bir göle dönüşmüştür. Bu yüzden etrafında yaz ve kış yeşillik eksik olmaz. Yaz aylarının en sıcak günlerinde buraya hırkasız çıkamazsınız. Derin sessizliği, sadece başınızın üstündeki cam ağaçlarını çıkardığı hışırtı bozar. Sırtüstü şöyle bir uzanırsınız, gökyüzünün maviliği ve çam ağaçlarının yeşilliği gözlerinize sonsuz bir dinlenme sağlar, Bu durumda tertemiz havayı iliklerinize kadar çekiniz; doyumsuz tadlara ulaşmak içten bile değildir. Gölcük Dağı; Simav, Emet ve Hisarcık İlçelerinin piknik yeri durumundadır. Dağa adını veren Gölcük Krateri, oval biçimde olup etrafı çam ağaçları ile kaplıdır. Son yıllarda Simav Belediyesi’nin girişimleri ile Gölcük Krater alanı sosyal tesislere de kavuşmuştur. Simav-Emet karayolunun hemen üstünde olan Gölcük, yöre için tam bir dinlenme alanı haline gelmiştir. Gölcük Yaylası’nda Basketbol, voleybol, ve kır kahvesi bulunmaktadır. Ayrıca gölde olta ile balık tutulmaktadır. Göl bazı yaban kuşlarına da ev sahipliği yapmaktadır. Şu anda Simav Belediyesi tarafından işletilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gököz Göleti Keles (Bursa)

Bursa, Türkiye

Hafta sonları her fırsatta İstanbul’dan kaçmaya çalışanlar için Bursa adeta bir cennet. Gököz Göleti, Uludağ’ın arka tarafında kalan, hayvancılık ve tarımsal sulama için oluşturulmuş, 1120 metre rakımda yapay bir gölet. Gököz Köyü’ne çok yakın olduğu için bu ismi almış. Gölün hemen yanında her mevsim konaklama imkanı sunan bungalovlar bulunuyor. Buradan atv ve bisiklet de kiralanabiliyor, ata binme ve tekne ile gölde gezinme, olta ile balık tutma seçenekleri de mevcut. Gölün etrafı yürüyüş ve fotoğraf çekmek için çok uygun. Ayrıca kamp severler için çadırınızı göl çevresinde uygun bir alana kurabilir, kamp ateşi yakabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Baraklı Göleti (Bursa)

Bursa, Türkiye

Uludağ'ın güneyindeki dağ ilçesi Keles'e bağlı Baraklı köyü Bursa'ya 50 kilometre uzaklıktadır. Nilüfer ilçesinde Orhaneli-Keles kavşağından sola dönen yol, Misi ve Doğancı köylerini geçtikten sonra 13. kilometrede Doğancı Barajı mevkiinde sola Keles yönüne devam eder. 6 kilometre boyunca Doğancı Baraj gölüne paralel ilerleyen yol Çaybaşı köyü içinden geçerek Baraklı köyüne ulaşır. Gölet yoluna Çatak Mahallesinden girilir. Çatak deresine paralel olarak ilerleyen yol 4. kilometre sonra Çatak orman deposundan sola dönerek devam eder. Çiçek bahçeleri arasından geçen stabilize yol 3 kilometre sonra tepe üstünden sağa dönerek Baraklı göletine iner. Baraklı köyünün sulama ihtiyacı amacıyla yaptırılan Karaağaç göleti çevresi çam ormanı ve çilek bahçeleri ile çevrilir. Doğaseverlerin çadırlı kamp ve olta balıkçılığı amacıyla tercih ettikleri gölet, Uludağ'ın güney sırtlarına bakar. Baraklı köyü içinden başlayan bu parkurun gölet çevresindeki kamp alanına kadar olan mesafesi 7.5 kilometredir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Manavgat Şelalesi (Antalya)

Antalya, Türkiye

Ülkemizdeki en önemli ve en güzel şelalelerden biri olan Manavgat Şelalesi, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Antalya’da gezilmesi gereken yerlerden birisidir. Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan şelale, ilçe merkezine 3 km, Antalya il merkezine de yaklaşık 72 km uzaklıktadır. Adını ilçe merkezinden alan Manavgat Şelalesi, 3 – 4 metre yükseklikten dökülmektedir. Manavgat Şelalesi, doğanın insanlara sunmuş olduğu en güzel yerlerden birisi olduğunu söyleyebiliriz. Şelaleyi besleyen en büyük kaynak olan Dumanlı Kaynağı kayaların arasından çıkan suların coşkulu şekilde akmasıyla şelaleye ulaşmaktadır.  Şelalenin bulunduğu bölgede rafting, araçla safari gibi aktiviteler de yapabilirsiniz. Yine muhteşem şelale manzaralı çay bahçelerinde birşeyler içip günün yorgunluğunu atabilirsiniz.  Şelalenin bulunduğu alanda yemek yiyebileceğiniz, sıcak soğuk birşeyler içebileceğiniz mekanlar bulunmaktadır. Manavgat şelalesi giriş ücreti kişi başı 6TL'dir. 18 yaş altı girişler ücretsiz olup, şahsi aracınızla geliyorsanız şelale girişi yakınında otopark bulunmaktadır. Ayrıca ücreti 5TL'dir. (2018)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Düden Şelalesi (Antalya)

Antalya, Türkiye

Düden şelalesi dünyanın dört bir yerinden merak edip ziyaretine gelen turistler ile dolup taşmaktadır. Şelalenin girişinde develere binip güzel bir anı fotoğrafı çekebilirsiniz. Şelalenin içerisinde Hediyelik eşya satan dükkanlar ve yemek yerleri oldukça fazladır ve içerisinde Gençlik Parkı da bulunmaktadır. Düden şelalesinin suyu yaklaşık 15 km uzaklıkta bulunan Lara plajında 50 metre yükseklikten büyük bir gürültü ile denize dökülmektedir. Şelale Alanına giriş ücreti sembolik olarak kişi başı 3 TL dir. Ve Müze Kartı maalesef geçerli değildir. Varsak’a 1 kilometre mesafedeki şelale, Antalya Merkez’e de yalnızca 10 kilometrelik bir uzaklıktadır. Şahsi aracı ile gidecek olanlar Varsak Yolu’ndan gelerek şelaleye ulaşabilirler.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Softaboğan Şelalesi (Bursa)

Bursa, Türkiye

Bakacak'ın güneydoğusundaki Dombay çukuru vadisinde kalan Softaboğan şelalesi yüksekten akmamasına rağmen kuzeye akan Kırkpınar derenin oluşturduğu birçok şelalenin en ünlüsüdür. Çobankaya kamp alanı karşısındaki Sultan Selim senaberliği (çamlığı) olarak da bilinen bölgenin kuzeyinde kalan şelaleye akan derede çok sayıda doğal havuz bulunur.Softaboğan şelalesi parkurunun girişi, Çobankaya kamp alanından asfalt yola çıkıp sola, Bakacak istikametine doğru yüründüğünde yaklaşık 500 m. mesafede Orman müdahale araçlarının kullandığı toprak yoldur. Bodur Ardıç'lar arasından alçalarak çam ormanına doğru ilerleyen patika 850 m. Sonra Kırkpınar dereye iner. Patikanın sağındaki çeşmenin bulunduğu noktadan kuzeye uzanan geniş alan ise Sultan Selim Senaberliği olarak bilinir. Derenin her iki yakasında da bulunan patikalar takip edildiğinde yaklaşık 1.5 kilometre sonra Softaboğan şelalesine varılır. Softaboğan şelalesi adının, Yavuz Sultan Selim'in taht mücadelesi yaptığı kardeşi Şehzade Ahmet'in beş nefer biraderzadesini bir av sırasında burada boğdurmasını nedeniyle verildiğinden Solakzade tarihinde bahsedilir. Sultan Selim Senaberliği olarak bilinen sahanın adı da bu hadiseden kalmadır. Çam ağaçları nedeniyle kuytu bir bölge halindeki Softaboğan şelalesi 1950 yıllarından günümüze yaz aylarında doğa yürüyüşçülerinin yoğun ilgisini çeker.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Dağyenice Göleti (Bursa)

Bursa, Türkiye

Dağyenice Göleti, Bursa Nilüfer ilçesine bağlı Misi Köyü ve Dağyenice Köyü arasında bulunuyor. Dağyenice Göleti'nin Bursa merkeze uzaklığı 26 km'dir. Dağyenice Göleti'nde kamp ve doğa sporları yapabilirsiniz. Ulaşım: Kendi aracınızla Misi Köyü'nden 7-8 km tabelaları takip ederek ulaşabilirsiniz. Aracınız yoksa Acemler metrosundan Misi Köyü otobüslerine binerek ilk olarak Misi Köyü'ne ulaşabilirsiniz. Daha sonra ise Misi Köyü'nden 7-8 km yürüyerek gölete ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hasanağa Barajı (Bursa)

Bursa, Türkiye

Hasanağa Barajı, Bursa'nın batısında ve 27 kilometre uzaklıktadır. Baraj Hasanağa Deresi üzerindedir ve bendi akarsu yatağından 30 metre yüksektir. İdeal su kotunda yüzeyi 3,2 kilometrekare kadar olan barajın su yüzeyinin denizden yüksekliği 170 metre kadardır. Toprak ve kaya dolgu gövde yapılı olan baraj 1985 yılında tarımsal sulama ve endüstri suyu karşılama amacıyla yapılmış olup yaklaşık 8 kilometrekare tarım alanını sulama kapasitelidir. Hasanağa barajı çevresinde kamp yapılabilir, ayrıca balık tutabilirsiniz. Uzun yürüyüşler veya bisiklet ile gezilebilecek bir yerdir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gölyazı (Bursa)

Bursa, Türkiye

Gölyazı, (eski ismi Apolyont Rumca: Απολλωνιάδα), Bursa ilinin Nilüfer ilçesine bağlı bir mahalledir. Bursa- İzmir karayolunda Bursa ya 42 km uzaklıkta kurulmuştur. Uluabat gölü (Apolyont gölü) kıyısında küçük bir yarımadada kurulmuştur. Yerleşimin tarihi, Roma dönemine kadar gider. Roma döneminden kalanları, evlerin temel taşlarında görmek mümkündür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kapanca Limanı (Bursa)

Bursa, Türkiye

Kapanca Limanı denilen yer; Mudanya’nın batısındaki Tirilye kasabası ile Eşkel köyü (Daskyleion) arasında yer alan, antik kent ile liman kalıntılarının bulunduğu bir alanı kapsar.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çifte Şelaleler (Yalova)

Yalova, Türkiye

Çınarcık İlçesi Teşvikiye Beldesinden Delmece Yaylasına çıkılan yol üzerinde bulunmaktadır. Erikli Şelaleleri eşsiz doğa güzellikleri ile kamp kurmak ve Trekking yapmak isteyenler için harika bir mekandır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İznik Gölü (Bursa)

Bursa, Türkiye

İznik Gölü Marmara Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü, tektonik bir tatlı su gölü olarak Bursa'da bulunmaktadır. İznik gölü çevresinde birçok kamp alanı bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sansarak Kanyonu (Bursa)

Bursa, Türkiye

Sansarak kanyonu, Bursa'ya 82 kilometre uzaklıktaki İznik ilçesinin 17 kilometre kuzeydoğusundadır. Kanyonun bulunduğu Sansarak köyüne Bursa'dan ulaşmak için Yalova yolu istikametinde Gemlik ilçesi geçildikten 5 kilometre sonra Karsak boğazı çıkışından sağa dönen İznik yolu veya Orhangazi ilçesi içinden doğu'ya dönen yol kullanılır. İznik'e Bursa'dan Yenişehir ilçesi yoluyla da ulaşılabilir.Bursa yönünden gelen yol Karsak sapağından sonra Gölyaka, Sölöz, Narlıca köylerini geçip İznik ilçe merkezine girmeden hemen önce, Kırgızlar türbesinden sağa döner ve 1.5 kilometre sonra İhsaniye-Sansarak yoluna girer. Bu yol virajlı ve asfaltı oldukça bozuktur.Orhangazi ilçe merkezinden başlayan yol ise Boyalıca ve Çakırca köylerini geçerek 42 kilometre sonra İznik şehir merkezine ulaşır. İlçe merkezine 1 kilometre kala Mustafa Kemal paşa mahallesinden sola dönüldüğünde 2 kilometre sonra İhsaniye-Sansarak yoluna çıkılır.İlçe merkezinde Ayasofya (Orhan camii) önünden sağa dönüp cadde çarşı içinden Lefke kapı istikametinde devam eder ve Kırgızlar türbesi yoluyla birleşip mezarlık arkasından Sansarak yoluna bağlanır.İhsaniye köyü yol ayrımından sola devam eden yol 3.5 kilometre sonra kerpiç evleriyle bir Anadolu köyünü andıran Sansarak köyüne girer. Sansarak kanyonu parkurunun başlangıcına ulaşmak için köy meydanından kuzeye doğru giden 4 kilometre uzunluğundaki stabilize yol kullanılır.Belirgin haldeki yoldan ilerlendiğinde 3.cü kilometrede görülen uyarı levhası kısa parkurun çıkış noktasını belirtir. Bu tabeladan itibaren 850 mt. yürüdükten sonra kanyon giriş levhasından sola, aşağıya doğru ilerleyerek parkurun başlangıcı olan yıkık Değirmene inilir. Şehir dışından da dağcılık kulübü ve doğa fotoğrafçılarının ilgisini çeken Sansarak kanyonu kayalı derenin aktığı 7 kilometre uzunluğunda orta zorlukta bir parkura sahiptir. Sansarak Kanyonu muhteşem doğasıyla hafta sonu kamp veya kanyon gezisi yapmak isteyenlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. İnanılmaz doğası ve zorlu nitelikteki parkurlarıyla doğa severleri üzerine çekmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Musaözü Tabiat Parkı (Eskişehir)

Eskişehir, Türkiye

Eskişehir İli Tepebaşı İlçesi sınırları dâhilinde kalan Musaözü ve çevresi; içerdiği rekreasyon potansiyeli, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı 11.07.2011 tarihinde “Musaözü Tabiat Parkı” olarak ilan edilmiştir. Alan 603 da büyüklüğündedir. Tabiat parkı içerisinde 250 da büyüklüğünde sulama göleti bulunmaktadır. Sahada 6- 8 km ‘lik yürüyüş yolu ziyaretçi tanıtım merkezi, günü birlik ziyaretçiler için Kapı girişi, Kır lokantası, Tuvaletler,  Çeşmeler, Mescit,  Piknik masaları, Kamelyalar, Mangal ocakları, Çocuk oyun gurupları bulunmaktadır. Kamp yapılabilecek alanlarda mevcuttur. Musaözü tabiat parkına giriş ücreti bulunmaktadır. 9TL (2018)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gürleyik Subaşı Şelalesi (Eskişehir)

Eskişehir, Türkiye

Eskişehir'in Mihalıççık ilçesindeki Gürleyik Köyü'nde bulunan Subaşı Şelalesi, çok az kişi tarafından bilinen bir doğa harikasıdır. Eskişehir'e 123 km. ilçeye ise 27 km. uzaklıkta olan doğa harikasında kamp yapmak mümkündür. Gürleyik Şelalesinde piknik alanı için kişi başı 2 TL ücret alınmaktadır. Kamp alanında çadır kurup kamp yapmak için ise 10 TL ücret alınmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kurtboğazı Barajı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Kurtboğazı Barajı, Ankara'da, Kurtboğazı Çayı üzerinde, sulama ve içme suyu temini amacı ile 1963 - 1967 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Kamp ve doğa sporları yapılabilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çamlıdere Aluçdağı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Ankara Çamlıdere'de bulunan Aluçdağı Tabiat Parkı kamp ve doğa sporları için ideal bir mekandır. Aluçdağı Tabiat Parkı, Ankara şehir merkezine 105 kilometre, Çamlıdere ilçe merkezine 7 kilometre ve Kızılcahamam ilçesine 32 kilometre uzaklıktadır. Çamlıdere ilçesi üzerinden Aluçdağı Tabiat Parkı'na gitmek için Anadolu Otoyolu'nu (Ankara-İstanbul otobanı) kullanarak Çamlıdere Gişelerinden sağa saparak ilçeye doğru gidiyorsunuz. Çamlıdere ilçe merkezini geçtikten sonra Melih Gökçek Caddesi üzerinden Tabiat Parkı'na ulaşım sağlayabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akyar Barajı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Akyar Barajı, 1992-2000 yılları arasında Eğrekkaya Barajı' nın beslenmesi amacıyla yapılmıştır. Ankara' nın 90 km kuzeyinde, Kızılcahamam ilçesine 12 km uzaklıkta yer almaktadır. 13.347 metre uzunluğunda 1.000 mm çapında bir hat ile Eğrekkaya Barajı' nı beslemektedir. Azami su hacmi 56.000.000 m3' tür. Akyar Barajını Bulak deresi beslemektedir. Ankara merkeze 120 km'dir. E-5 karayolu üzeri Kızılcahamam istikametindedir. Araçsız gidilmez. Anayoldan yaklaşık 10 km mesafededir. Ücretsiz kamp yapmak isteyenler için çadırınızı uygun bir alana atabilirsiniz. Ayrıca, burada balık tutabilirsiniz. Balık türleri; Sazan, turna, tatlı su kefali.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Şahinler Tabiat Parkı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Şahinler Tabiat Parkı, Ankara’da kamp yapılacak yerler arasında önemli bir konuma sahip doğal güzelliklerden birisidir. Kızılcahamam’da bulunan Soğuksu Milli Parkı ve Çamkoru Tabiat Parkı gibi yerlerden biraz daha farklı olan Şahinler Tabiat Parkı, henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş ve bu nedenle günü birlikçi akınına uğramamaktadır. Kızılcahamam’a 30 km uzaklıkta bulunan Şahinler Tabiat Parkı, kamp yapmak için ideal destinasyonlardan birisidir. Şahinler Tabiat Parkı özel işletme olması nedeniyle günübirlik kullanım da kamp da ücretlidir. Piknik veya kamp için gelen araçlardan 10 TL giriş ücreti kesiliyor. Kamp için gelenlerden ise günlük kişi başı 10 TL ücret kesilmektedir. Şahinler Tabiat Parkı’nda tuvalet, elektrik, otopark, içme suyu, bulaşık yıkama tezgahı, güvenlik ve trekking rotaları gibi detaylar bulunmaktadır. Şahinler Göleti’nden ayrı olarak 2 adet daha göl bulunmuktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gebeler Köyü Yaylası (Ankara)

Ankara, Türkiye

Gebeler Köyü'nün ismi köyün yaşlılarından rivayetle kabeler kelimesinden gelmektedir. Köy Derneğinin yaptığı araştırmalar sonucu, Osmanlı İmparatorluğu arşivlerini inceleme imkânı olmadığından, 1828 yılına kadar bilgilere ulaşılmıştır. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyden göç ederek ticaretle uğraşanlar köyün ekonomisine katkı sağlamaktadır. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ücretsiz kamp yapmak isteyenler için yaylada uygun alanlara çadır kurulabilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Meşeler Yaylası (Ankara)

Ankara, Türkiye

Çok güzel alan. Değişen manzaraya sahip bir orman alanı. Ücretsiz kamp yapmak isteyenler için uygun bir yer.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Sızır Şelalesi (Sivas)

Sivas, Türkiye

Sızır, Sivas iline 130 km, Kayseri iline 100 km, Gemerek ilçesine 22 km. mesafede bulunur. Doğa harikaları bakımından ve kamp yerleri bakımından mükemmel bir yapıya sahiptir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Şuğul Vadisi (Sivas)

Sivas, Türkiye

Şuğul Vadisi Gürün'de görülmeye değer önemli doğal güzelliklerden biridir. Son dönemde yapılan çalışmalarla, kanyon girişinde bulunan yürüyüş yolunun kanyonun içine doğru uzatılması sağlanmıştır. Ayrıca, vadi girişinde bir balık lokantası ve kır kahvesi bulunmaktadır. Kayalıklarda meydana gelen doğal aşınmalar sonucu, iri kaya parçalarının ırmağa ve ırmak kenarlarına düşmesi, bazı kayaların ise ufalanması bu görsel zenginliği artırmaktadır. Vadinin bitki örtüsünü; dere kenarında söğüt, yamaçlarda ise yabani badem, kuşburnu ve sumak ağaçları oluşturmaktadır. Kayaların üzerinde nadiren ardıç ağaçları da görülmektedir. Şuğul vadisi henüz fazla keşfedilmemiş yerlerdendir. Güzelliği ile göz dolduran şelalesi görülmeye değer.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Başkonuş Yaylası (Kahramanmaraş)

Kahramanmaraş, Türkiye

Başkonuş yaylası bölgenin en iyi yayla olma özelliğine sahip tek yerdir. Başkonuş Yaylası’ nda çam sedir ve kamalak ağaçlarının serinliğine ve kokularına bayılacaksınız. Bir de geyiklerin o ihtişamlı boynuzları sizi şaşırtacaktır. Tertemiz bir havaya ve alabildiğine yeşil bir orman görüntüsüne sahip Başkonuş Yaylası’nın güzelliğine doyamayacaksınız. Kamp heyecanını yaşamak isteyenler, ister tesis içerisinde mevcut çadır veya karavanlarda, ister kendi çadır veya karavanlarında doğa ile iç içe gerçek kamp deneyimini yaşayabilirler. Başkonuş’ta doğa içinde günübirlik vakit geçirmek isteyenler için özel hazırlanmış piknik alanlarıda mevcut.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Galgamaç Şelalesi ve Toprakhisar Kanyonu (Kahramanmaraş)

Kahramanmaraş, Türkiye

Kahramanmaraş merkeze bağlı Topçalı Köyü ve Andırın Alanlı Köyü sınırları içerisinde olan Toprakhisar Kanyonu ve Galgamaç Şelalesi kamp veya doğa sporları yapmak için oldukça müsait bir alana sahip. Karşı karşıya geldiğiniz anda yeşilin rengine, suyun berraklığına doyamayacağınız, kendinizi adeta karpostal içinde hissedeceğiniz ender yerlerden biri olan ve 20 metre yüksekten akan Galgamaç şelalesi, görünüşü ile gelen ziyaretçileri adeta büyülüyor. Onikişubat ilçesine 60 km uzaklıkta olan şelale, Topçalı ve Alanlı sınırlarındaki Toprakhisar Kanyonu içerisinde yer alıyor. Kanyon içerisindeki çayın adı, Toprakhisar Çayı olduğu için, kanyon adını bu çaydan alıyor. Toprakhisar Kanyonu, Başkonuş Yaylası ile Balk Dağı'nın arasında kalan derin ve sarp geçitlerin olduğu bir vadide yer alıyor.  Kanyonun uzunluğu 7-8 km civarında olup,  kanyon bu çay üzerindeki Şarlak şelalesinden başlayıp, Düldül dağının dibinde, Ceyhan nehrine kavuştuğu yerde son buluyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Rumkale (Gaziantep)

Gaziantep, Türkiye

Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında bulunan Rumkale; Merzimen Çayı’nın Fırat Nehri ile birleştiği yerde, dik kayalar üzerindedir. Rumkale’ye Kasaba köyünden ve Halfeti’den teknelerle kolaylıkla ulaşılmaktadır. Antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin ve Kale-i Zerrin (Altın Kale) gibi bir çok isimle adlandırılan Rumkale’deki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşımaktadır. Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz NersesKilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek yer almaktadır. Roma döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle, bu yerleşim yeri Hıristiyanlık tarihinde önemli bir rol oynamaktadır. Yohannes’in, İncil’in kopyasını Rumkale’de bir mağarada sakladığı daha sonra kopyaların buradan alınıp Beyrut’a götürüldüğü anlatılmaktadır. Yolunuz Rumkale'ye düşerse tekne turu yapmak isterseniz Selçuk kaptanı aramayı unutmayın. Tekne Fiyatlandırması; Kişi Başı: 15 TL - Özel Kiralamak isterseniz 2 Katlı Tekne için; 150 TL Küçük Tekne ile gezmek isterseniz 100 TL ücretlendirmesi vardır. Gezi süresi 1.5 Saati bulmakta tekne ile gezerken Halfeti, Kralın kızının mağarasını, savaşan koyunu ve rumkale etrafını görmektesiniz. Savaşan koyunda cay bahçelerinde dinlenme molası verip isteğe bağlı olarak yüzme molası verilebilmektedir. Selçuk Kaptana ulaşıp rezervasyon yaptırmak isterseniz. 05350596318 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kuştul Manastırı (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Trabzon'un Maçka ilçesinde 8. yüzyılın ortalarında inşa edildiği tahmin edilen ve vadiye hakim sarp kayalık üzerinde bulunan Kuştul Manastırı. Maçka'ya yaklaşık 32 kilometre mesafedeki Şimşirli Mahallesi sınırları içinde kalıyor. Bulunduğu Kuştul mevkisi ile aynı adı taşıyan manastır, ulaşılması güç kaya blokunun üzerinde vadinin tamamına hakim bölgede yer alıyor. Vadiden yüzlerce metre yüksekte inşa edildikten sonra eklenti ve restorasyonlarla geliştirildiği bilinen manastırdan günümüze ana gövde ve yıkılmış yapı duvarları ulaşabilmiş durumda. Nüfus mübadelesinin yaşandığı 1923 yılında boşaltılan manastırdan vadiye çok sayıda dehliz uzanıyor. Tek giriş kapısı bulunan 72 odalı manastıra, bölge halkı tarafından uzun yıllardır kullanılan üç patika yoldan ulaşım sağlanabiliyor. Manastıra ulaşmak için en sık, diğer yollara göre daha kısa olan 1,5 kilometrelik patika yol kullanılıyor. Dağın yamacındaki patika yolun ormandan geçmesi dolayısıyla zaman zaman zor anlar yaşayabilirsiniz, beş kattan oluşan manastıra yakın bölgede kaya mezarları ve kilise kalıntıları ile çeşmeyi görebilirsiniz. Sahile uzak mesafede olmasına rağmen en üst kısmından denizin görülebildiği manastıra, bir bölümünde çökme yaşanan 72 basamaklı merdiven çıkılarak ulaşılabiliyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Vazelon Manastırı (Trabzon)

Trabzon, Türkiye

Trabzon'da gezilecek yerler arasında çok sayıda tarihi ibadethane bulunmaktadır. Bu dini yapılardan bir tanesi de Maçka'da bulunan Vazelon Manastırı'dır. Trabzon'a gezi planladıysanız, Trabzon'da gezilecek yerler listenize Vazelon Manastırı'nı da eklemeyi unutmayın. Tarihte bulunan en eski Manastır olan bu muhteşem ve kutsal yapı, MS.270 yılında inşa edilmiştir. İncil'deki Vaftizci Yahya Peygamber'e adanmıştır. Çok eski kaynaklara göre Manastırın adı Zouvalon olmasına rağmen, Tarihin akışıyla beraber bugünkü Vazelonas adını almıştır. Manastır, Trabzon'un yaklaşık 40 kilometre dışında ve güneyinde yer almaktadır. Maçka ilçesi çevresinde kurulmuş ve tarihi hakkında çok az bilginin günümüze ulaştığı ve adeta sırlar beşiği olan harika bir yapıdır. Ülkemizin bu Manastırı tarihte Matsouka olarak adlandırdığımız bugünkü Maçka ilçesinde bulunmaktadır. Dini konumu bir yana Kültürel, sosyal ve ekonomik olarak ta bölgede son derece önemli bir yere sahip olup en zengin manastır özelliği ile göz önüne çıkan tarihi bir yapıdır. Emin olmamakla birlikte bazı kaynaklarda Sümela Manastırının inşası Vazelon Manastırının geliriyle yapılığı söylenmektedir. Bu iddia da zaten bölgenin en zengin manastırı olduğunun anlaşılması için yeterlidir. Vazelon Manastırı Nerede? Nasıl Gidilir? Ulaşım Trabzon’ un Maçka ilçesine 15 km uzaklıkta olan Manastır Maçka-Gümüşhane yolunu takip ederek gitmek mümkündür. Bu yola yaklaşık 7 km uzaklıkta olan Köprü yanı Köyünün yol kenarındaki ekmek fırınına varıldığında, yaklaşık olarak 500m daha anayolda ilerlemek gerekir. Daha sonra önünüze çıkacak olan köprüyü geçtikten sonra karşınıza çıkan sağ taraftaki ilk yoldan yukarı giderek manastırı bulabilirsiniz. Yolda manastırı gösteren hiçbir levha olmadığından yerli halktan yardım istemek en mantıklısı olacaktır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kapıyaka Kanyonu (Adana)

Adana, Türkiye

Adana Karaisalı'da bulunan, 20 km uzunluğunda, kaya tırmanışı için ideal ve 4 km'si yürüyüşe açık muhteşem kanyon. Alman köprüsü de yakınındadır. Görmeniz önerilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yılan Kalesi (Adana)

Adana, Türkiye

Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünyesinde barındıran Adana, geniş coğrafyasında birbirinden farklı tarihi zenginlikler saklıyor. Bu zenginlikler içinde gerek tarih, gerek coğrafya, gerekse turizm açısından çok değerli bir mitolojik geçmişe sahip olan Yılan Kale, çevresindeki diğer kaleleri de görüş alanına alacak şekilde, çok sarp bir tepe üzerinde ovanın ortasında yükseliyor. Kale, stratejik konumu nedeniyle birbiri içinde üç kaleden oluşuyor. Tarihi 11. yüzyıla uzanan orta çağ dönemi kalelerinden Yılan Kale'nin, adını nasıl aldığı konusunda farklı kaynaklar bulunuyor. Kimi söylencelerde, içinde yılanları eğiten bir kişinin yaşamasından dolayı kalenin bu adı aldığına yer verilirken, kimisine göre, surlarının yılan gibi kıvrımlı olmasından dolayı kalenin bu ismi aldığı düşünülüyor. Halk arasında ise ağırlıklı olarak, vücudunun yarısı yılan yarısı kadın olan ve Lokman Hekim'e ölümsüzlük iksirini veren mitolojik varlık Şahmeran'ın yaşadığı yer olmasından dolayı, yapının Yılan Kale adını aldığına inanılıyor.Jeopolitik açıdan hem Çukurova'yı hem de İpek Yolu'nu kontrol etmek için yapılmış bir Ortaçağ savunma ve gözetleme kalesi olduğunu söylenir.Spor ayakkabınızı ve rahat kıyafet giymenizi tavsiye ederiz bizden söylemesi:)  Giriş ücretsiz..

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kapuzbaşı Şelalesi (Adana)

Adana, Türkiye

Dünyanın en yüksek ikinci şelalesi durumunda olan Kapuzbaşı şelalesi, görenleri adeta büyülemektedir. İrtifa akışı itibarı ile Uganda’da bulunan Victoria çağlayanı (100mt.) hariç, ABD’de bulunan Niagara’dan 55m., Finlandiya’da bulunan İmarat’dan 25m., Erzurum’daki Tortum’dan 50 m., Antalya’daki Düdenden 25 m. Ve Manavgat’tan 5 m. Daha büyük olan Kapuz Başı şelalesinin aktığı yerin rakımı ise 700 m.dir. Aladağ’ın zirvesinde bulunan kar ve buzullardan beslenmekte ve, ziyaretçilerini yazın sıcaklığında buz gibi çağlayan sularının serinliği ile karşılamaktadır. Zamantı ırmağının iki yanında ve ırmağın üzerini kapatan tabii bir köprünün baş kısmında yer alan 20 mt. yükseklikte Yeşilköy şelalesi vardır. Yine Kapuz Başı Köyü yakınında tepenin doğu ve güneyindeki derin vadi yamaçlarından irili ufaklı büyük bir gürültü ile akan ve görenleri hayrete düşüren vadinin yamacından, Voklüz ayna şeklinde çıkan sular büyük şelale halinde Suarısı deresine dökülerek oradan da Zamantı ırmağına karışmaktadır. Yörede beş tanesi büyük, iki tanesi küçük olmak üzere yükseklikleri 30 ile, 70 mt.’yi bulan ve her biri dereyi besleyecek güçte olan 7 şelale vardır. Ayrıca ilçeye 7km. Uzaklıkta Derebağ Şelalesi de görenleri büyüleyecek derecede bir görkeme sahip oluşuyla, görmek isteyenleri etkileyecek bir doğa harikasıdır. Bölge Kayseri merkezinden 165 km uzaklıkta olup, Yahyalı-Kapuz Başı arasındaki 62 km’lik yolun stabilize olan bölümünde genişleme ve yeni güzergah çalışması bitirilmiştir. Asfaltlama çalışmaları başlamıştır. Büyük bölümü orman içinden geçen yolun manzarası keyif verici. Yorgunluğu alıp götürüyor. Kapuzbaşı Şelaleleri, Aladağ Milli Parkı sınırları içerisindedir. Şelale, Aladağlar trekking parkurunun en güzel durak noktalarından biri. Adana-Kayseri arasındaki Aladağlar geçişini 5 günde tamamlayan gruplar, 4. gün Kapuzbaşı Şelaleleri’nin yanı başında çadır kurup konaklıyorlar. Bölgeye, yaz aylarında gidilmesi tavsiye edilmektedir. Gidiş için en uygun zaman Mayıs sonu ve Haziran olabilir. Çünkü asıl sezon zamanı çok kalabalık oluyor. İçeriye araç başı giriş ücreti olan 12 lirayı veriyorsunuz. Fakat içeride yer bulamıyorsunuz. İlla sezon içerisinde gidecekseniz, sabahın ilk ışıklarıyla yola koyulmanızı öneririm. Bununla birlikte yaz ayları ve Mayıs hariç gidilmesi pek uygun değil. Zira çok fazla yağış alıyor ve sel riski var.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kapuzbaşı Şelalesi

Adana, Türkiye

Doğanın binlerce yıldır nakış gibi kayalara işlediği şekiller gerçekten görülmeye değer. Hopka Dağı’nda bir de yer altı mağarası var. İlk girişte oldukça geniş bir alana sahip. İçerinin sıcaklığı yaz olmasına rağmen tahminen 5 ile 10 derece arasında. İçerisinde bir su kaynağı da var. İlk girişteki geniş alanın ilerisinde yaklaşık 1.5 mt yüksekliğinde 2 mt. genişliğinde bir koridor uzayıp gidiyor.Eriyen yada yağışlardan sonra oluşan sular bu mağaraya dolarak buradan yer altı ırmağına karıştığı tahmin ediliyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Arsemia (Adıyaman)

Adıyaman, Türkiye

Arsameia Ören Yeri (Nymphaios Arsameia'sı): Kral I. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre, Arsameia İ.Ö. ikinci yüzyılın başlarında Kommagene'lerin atası Arsemeztarafından Kahta çayının doğusunda Eski Kahta kalesinin karşısında kurulmuş Krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir. Güneydeki tören yolunda Mitras'ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu'nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı, yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 metre derine inen bir tünel ile yazıtın batısında benzer bir kaya dehlizi bulunmaktadır. Tepe üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos'un mezar tapınağı ve sarayı yer almaktadır. Arsemia’ya doğru çıkarken, kullanılan dar patika yolu üzerinde bir heykel ve su sarnıcına rastlanıyor. Yukarı doğru devam ettiğinizde Arsemia’da, Kommagene Krallığı’nı zirveye taşıyan Kral I. Antiochus’un babası I. Mithridates‘e ait bir mezar bulunuyor. I. Antiochus ise bu mezarın üzerine, Arsemia tarihine ışık tutan Anadolu’nun en büyük Grekçe kitabesini koydurmuş. Bu kitabede de, anıt mezar ile dönemin medeniyeti ile ilgili tarihi bilgiler yer alıyormuş. Arsemia’nın I. Antiochus’un atası Arsames tarafından kurulduğu, bu bölgenin krallığın yazlık başkenti olduğu ve I. Mithridates’in mezarı olduğu, bulunan bilgiler arasında.1953 yılında Arsemia’ya keşif için giden Alman Arkeolog F. Karl Dörner, zamanla kapanan anıtın bir parçasını görür ve ekibiyle birlikte bu parçanın toprak altnıda kalan kısmını da çıkarmak için çalışmalara başlar. Uğraşlar sonucu anıtı tamamen ortaya çıkarır. Yazıtın bulunduğu yerden itibaren 158 metre derine inen bir tüneli keşfeder. Önemli olan bir başka bulgu ise Herkül’ün, kendisini tanrı katında gören I. Antiochus ile tokalaşma sahnesinin bulunduğu 10 ton ağırlığındaki kabartmadır. I. Antiochus, sivri uçlu kral tacı ile, Herkül ise sakalı ve elindeki sopasıyla bilinir. Antiochus, burada yarı tanrı olan Herkül ile aynı boyda yapılmış, hatta kafasına taktığı taç ile kendisini ondan üstün kılmıştır. Herkülü üzerinde adeta bir fakir gibi tamamen çıplak yaptırmış, kendisini de gücün ve zenginliğin simgesi olan pelerinleri de kat kat giymiş şekilde tasvir etmiştir. Antiochus elinin tokalaşırken Herkül’den üstte durması da egonun açıkça bir ifadesi. Kommagene krallarının yazlık olarak kullandığı Arsemia Antik Kenti’nden günümüze bu eserlerden başka bir şey kalmamış.Ziyaretçiler genelde Nemrut’a günü doğurmak ya da günü batırmak için uğrarlar. Arsemia’ya tur programları da bu şekilde hareket eder, dolayısıyla serin saatlere denk gelebilirsiniz. Gün içerisinde, özellikle güneşin tepede olduğu saatlerde kendinizi korumalı ve suyu yanınızdan eksik etmemelisiniz. Çünkü, Arsemia Antik Kenti‘ne ulaşmak için araçların gelebileceği son noktada inip bir miktar yokuş yukarı tırmanmanız gerekiyor. Arsemia’da herhangi bir giriş bulunmadığı için giriş ücretli değil ve istediğiniz saatte ziyaret edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Cendere Köprüsü (Adıyaman)

Adıyaman, Türkiye

Cendere Köprüsü, Roma Köprüsü veya Septimius Severus Köprüsü olarak da bilinir. Antik Cabinas (Cendere) Çayı üzerinde yer almaktadır. Köprü muhteşem bir kanyondan akan çayın iki tarafını birleştirdiği için bu isim verilmiştir. Kâhta ilçesinden Nemrut Dağı’na doğru giderken Karakuş Tümülüsü’nü geçtikten yaklaşık 10 km sonra Sincik- Kocahisar yol ayrımında bulunmaktadır. Köprü Roma İmparatoru Septimius Severus’un (MS 193-211) emriyle o tarihte Samsat’ta (Somasata) karargâh kuran XVI. Lejyon tarafından yaptırılmıştır. Cendere Köprüsü, Antik Roma mimarisinin muhteşem bir anıtsal örneğidir. Biri ana kemer ve biri tahliye kemeri olmak üzere iki kemerden oluşan köprü her biri tonlarca ağırlıkta olan düzgün kesme taşlardan yapılmıştır. 7 metre genişliğinde, 30 metre yüksekliğinde ve 120 metre uzunluğunda olan köprünün en ilginç mimari özelliği harç kullanılmadan yapılmış olmasıdır. Köprü, her iki tarafından rampa biçiminde yükselerek orta kısımda birleşmektedir. Bu özellik köprünün hem statik olarak dayanıklılığını artırmakta hem de köprüye anıtsal bir görünüm kazandırmaktadır. Köprünün güneydeki girişin her iki tarafında birer adet korint düzeninde sütun bulunmaktadır. Üzerinde yer alan yazıtlardan birinin köprüyü yaptıran İmparator Septimius Severus, diğerinin ise onun karısı Julia Domna adına dikildiği anlaşılmaktadır. Kuzeydeki girişin bir tarafında bulunan sütun üzerindeki yazıt ise bu sütunun oğulları Caracalla adına dikildiğini göstermektedir. Bu sütunun karşısında köprünün yapıldığı dönemde oğulları Geta adına dikilmiş bir sütun daha olduğu bilinmektedir. Ancak Septimius Severus’tan sonra tahta geçen İmparator Caracalla (MS 211-217), kardeşi Geta’yı öldürterek Roma topraklarında Geta adına dikilen ne varsa yıktırmış, bu yıkımdan Cendere Köprüsü de nasibini almış ve kardeşi Geta adına dikilen sütun kaldırılmıştır. Cendere Köprüsü’nün, yapımından sonra Roma Dönemi’nde değişik zamanlarda onarım gördüğü, köprünün korkuluk kısmında yer alan yazıtlardan anlaşılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Seydiler Peribacaları (Afyon)

Afyon, Türkiye

Seydiler kasabası'nın içinde ve çevresindeki vadilerde irili ufaklı çok sayıda peri bacaları bulunmaktadır. Afyonkarahisar-Ankara karayolunun hemen kenarında bulunması nedeniyle ulaşımı kolaydır. Ulaşımda her hangi bir yönlendirme bulunmamaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gerger Fırat Nehri (Adıyaman)

Adıyaman, Türkiye

Atatürk Barajı ile Fırat Nehri'nin birleşim noktasında yer alan Gerger Kanyonu birçok turist ağırlıyor.3 saat süren turlar ile buranın eşsiz manzarasının tadını çıkara bilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Karakuş Tümülüsü (Adıyaman)

Adıyaman, Türkiye

Kahta ilçemiz sınırları içinde yer alan Kommagene Krallık ailesinin hanımlarına ait bir anıt mezardır. Tümülüsün üzeri çay taşlarının yığılmasıyla oluşturulmuştur. Yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki tümülüsün güneyinde dikili bulunan sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı yöre halkı tarafından karakuş olarak anılmış ve bu isimle kültür literatürüne girmiştir. Tümülüsün doğusunda iki adet yaklaşık 10 metre yüksekliğinde sütun bulunmaktadır. Bir sütun üzerinde boğa ve diğer sütun üzerinde ise aslan heykeli yer almaktaydı. Bugün sadece boğa heykeli sütun üzerinde yer almaktadır onun da baş kısmı yok lmuştur. Tümülüsün batısında ise Kommagene kralı I. Antiochos’un ( MÖ 69 – 36 ) oğlu Kral II. Mithridates’in ( MÖ. 36-20 ) kız kardeşi Laodike ile tokalaşma kabartması yer alır. Sütun üzerindeki yazıttan anıt mezarın Kral Antiochos’un eşi İsias, kızı Antiochis ve torunu Aka’ya ait olduğu anlaşılmaktadır.  Laodike’nin kabrinin üzerinde “ O tüm kadınların en güzeliydi “ yazmaktadır.Doğu, Batı ve Güney yönlerinde dörder sütun yapılmış olmasına rağmen günümüzde sadece 4 sütun kalmıştır. Bunlardan ikisi Doğu’da, biri ise Batı’dadır. Güney’de ise Karakuş yer almaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Nemrut Dağı (Adıyaman)

Adıyaman, Türkiye

Adıyaman’ın Kahta İlçesi’nde 2150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı yamaçlarında hükümdarlık yapmış olan Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezarı, anıtsal heykelleri ve benzersiz manzarası ile Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarından birisidir. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır. Doğu terası kutsal merkezdir ve bu nedenle en önemli heykel ve mimari kalıntılar burada bulunmaktadır. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmıştır ve 8-10 metre yüksekliktedir. Varlığı bilinmekle beraber kral mezarı, henüz keşfedilememiştir.Yüzü güneşe doğru bakan ve yüksekliği 10 metreyi bulan devasa heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleri, binlerce yıllık anıt mezarları ve dünyanın en muhteşem gündoğumu ve günbatımı manzarasıyla ününü dünyanın dört bir yanına duyuran Nemrut Dağı Milli Parkı, Doğu ve Batı Medeniyetlerini buluşturan büyüleyici bir atmosfere sahip.1987 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunan ve 2150 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en yüksek açık hava müzesi olarak kabul edilen Nemrut Dağı ve Nemrut Ören Yeri, Adıyaman şehir merkezine 87 kilometre uzaklıkta, Kahta ilçesi yakınlarında yer alıyor. Kommagene Kralı I. Antiochos’un mezar odasının üzerine küçük kırma taşların yığılmasıyla oluşturulan Nemrut Dağı Tümülüsü’nün yüksekliği 50 metre, çapı ise 150 metre. Milattan Önce 1. yüzyılda yapıldığı düşünülen ve o dönemlerde yüksekliği 55 metreyi bulan bu yapının üç tarafı doğu, batı ve kuzey teraslarıyla çevrili. Günümüzde günbatımı ve gündoğumu manzaralarının izlendiği noktalar olarak kullanılan bu teraslar, krallık döneminde ise I. Antiochos onuruna düzenlenen törenlere sahne oluyordu. Teraslar üzerinde, sekiz yontma taşın üst üste oturtulmasıyla oluşturulan yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki heykeller, yazıtlar ve kabartmalar yer alıyor. Buradaki heykellerin ay takvimindeki önemli günlere göre sıralandığına dair çeşitli görüşler bulunuyor. Kült yazıtlarında anne tarafının Büyük İskender’den, baba tarafının ise Darieos’dan geldiği belirtilen Antiochos, dünyadaki etnik ve kültürel farklılıkları birleştirmeyi arzulayan bir kraldı. Bu düşüncesini hayat geçirmek amacıyla başka kültürlerin tanrılarını bir araya getiren heykeller yaptırdı. Güneşi görmeleri için de bu heykellerin yüzünü doğuya ve batıya döndürdü. Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Adıyaman şehrindeki Nemrut Dağı, kış aylarında sert iklim koşullarına sahip olduğu için bu bölgeye gitmek için en uygun dönem nisan ve ekim ayları arası. Her ne kadar bu dönemlerde hava sıcaklıkları daha ılıman olsa da dağın yüksekliği ve zirvedeki sıcaklık farkı göz önüne alınarak, kalın giysiler taşımak gerekiyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Frig Vadisi (Afyon)

Afyon, Türkiye

Frigler, Hititler gibi Anadolu’da yaşam sürmüş bir uygarlıktır. MÖ 11. yüzyılın ortalarında, boğazlar üzerinden Anadolu’ya geldikleri tahmin edilen Frigler, Hititlerin ardından Demir Çağı’nda Anadolu’ya hâkim güçlerden biri haline gelmiştir. Anadolu’da süren 400 yıllık bir karanlık dönemin ardından MÖ 8. yüzyılın ortalarında, Ankara’ya yakın bir konum Gordion’da (Yassıhöyük-Polatlı) merkezi bulunan bir krallık kurmuşlardır. Burada yapılan kazılarda çok sayıda Friglerle ilgili bilgi veren birçok veri elde edilmiştir. Frigler, seramikte kendilerine özgü bir üslup geliştirmişler, geometrik desen ve stilize hayvan tasvirleri ile gelecek uygarlıkları etkilemişler, tahta ve maden işçiliğinde ustalaşmışlar, tapınakların dış cephesini kabartmalı ve renkli seramiklerle kaplamışlardır. Uygarlığın tapınak mimarisini yansıtan Kaya Anıtları günümüze ulaşan en önemli varlıklardır. Bu eserler Afyon ve Eskişehir arasındaki platoda görülebilmektedir. Frig Vadisi Nerede? Frig Vadisi, Türkiye Cumhuriyeti’nde Eskişehir, Kütahya ve Afyon arasında bulunmaktadır. Frig Vadisine Nasıl Gidilir? Frig Vadisi’ne farklı noktalardan toplu taşıma imkânı bulunduğu gibi özel araçla da tabelaları takip ederek ulaşım sağlamak mümkündür. Yol Tarifi almak için haritanın altındaki butonu kullanabilirsiniz. Frig Vadisi’nin Afyonkarahisar bölümüne, Afyonkarahisar’dan 23 kilometre mesafedeki Ayazini’ne minibüsler vasıtası ile gidilerek ulaşılabilir. Minibüsler köy merkezindeki garajdan hareket etmektedir. Afyonkarahisar’dan İhsaniye’ye ulaşım ise gene minibüsler ile sağlanabilmektedir. Bu yolun uzunluğu ise yaklaşık 50 kilometredir. Frig Vadisi’nin Eskişehir bölümüne, Eskişehir Otogarı’ndan hareket eden minibüsler ile ulaşmak mümkündür. Frigya Vadisi’nin bu bölümü Eskişehir il merkezine 80 kilometre mesafededir. Frig Vadisi’nin Kütahya bölümüne ulaşım ise gene minibüslerle sağlanabilmektedir. Frig Vadisi’nin bu kısmı, il merkezine 55 kilometre mesafede yer almaktadır ve ilin doğusu boyunca uzanan bir alanı kapsamaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Avdalas Kalesi (Afyon)

Afyon, Türkiye

Afyonkarahisar'daki Gazlıgöl Kaplıcası'na 10 kilometre uzaklıkta olan Ayazini Köyü sınırları içerisinde olup kolay bir ulaşıma sahiptir. Bizans döneminde yerleşim yeri olarak kullanılan alan çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir yapıya sahiptir.  Afyon'u keşfedeceğiniz günlere Avdalas Kalesi'ni dahil edebilirsiniz. Şehrin tarihi atmosferine eşlik eden Karahisar Kalesi'ni de ziyaretlerinize eklemeyi unutmayın.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ağrı Dağı (Ağrı)

Ağrı, Türkiye

Türkiye’nin en yüksek doruğu olan Ağrı Dağı ( 5137 metre ) yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Doğu Anadolu Volkan dizisi üzerinde yükselen bu dağ Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer alır Kuzeyinde Iğdır Ovası (840 metre ) Güneyde Doğubeyazıt ovası (1640 metre ) Güney Doğusunda ise sönmüş bir volkan olan Küçük Ağrı dağı (3896 metre ) yükselir Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı volkan dağları arasında ise Serdar Bulağı Platosu yer alır. Sönmüş iki volkan dağlarını birbirine bağlayan bu lav platosu 2600 metre yüksekliktedir. Büyük Ağrı Dağından Volkanik hareketler Dr. Sırrı ERİNÇ ve Dr. Süleyman TÜRKÜNAL’ ın tespitlerine göre Doğu Anadolu yüksek platolar bölgesi dikey hareketlere bağlı olarak bölgesel ölçekte kırılmış ve kıvrılma olaylarına sahne olmuştur. Küçük ve Büyük Ağrı dağları beş ana volkanizma safhası göstermiştir. İlk aşamada piroklastik ürünler püskürterek faaliyete geçer. İkinci aşamada andezit, üçüncü aşamada ise bozait lav ve tüfler çıkarmaya başlamıştır. Dağın kuzeyinde Ahura heyelân vadisindeki volkanik katmanlar bu safhaları yansıtır durumdadır. Dördüncü aşamada ise merkezsel püskürmeler sonucu andezit lavları çıkaran Büyük Ağrı dağı bu günkü ana görünümüne ulaşmıştır. Bölgede zaman zaman volkanik veya teknik kökenli deprem olayları ile karşılaşılmaktadır. 1940 yılındaki bir deprem sonucunda Büyük Ağrı Dağının kuzey yamacında kaya ve buzul bloklarının kopması (Abıch, l845) bazı araştırmalara göre sıcak su patlaması sonucu büyük bir heyelan ve derin bir heyelan vadisi (Cehennem Deresi) oluşmuş. Bu heyelan sırasında yok olan Ahura köyü yerine bu günkü Yeni Doğan köyü kurulmuştur. Büyük Ağrı Dağının doruk bölgesi kalın örtü buzulu ile kaplı bulunmaktadır. Sonuç olarak gerek Büyük Ağrı Dağı gerek Küçük Ağrı Dağı volkanik faaliyetleri tamamlamış birer sönmüş volkan dağıdır. Büyük Ağrı Dağında buzul oluşumu ve buzul morfolojisi bakımından Türkiye’ nin en önemli ve çok ilgi çeken bölgesidir. Ağrı dağının üzeri, kalın bir örtü buzulu ile kaplıdır. Yüzlerce metre kalınlığa ulaşan bu kraterin üzerinde yataklaşmış olan bu örtü buzulu Ağrı Dağının orta ve batı dorukları arasında yer alan boyunlardan güney, güney batı ve kuzey batı yönlerine aşağılara sarkan doruk düzlüğünden sonra, eğime uyarak aşağılara sarkan bu buzullar vadi buzulluğu özelliği kazanır. Kuzey batı yönünde 3500 metreye kadar sarkar. Dağın kuzey batı yamacında yaklaşık 3600 metre yükseklikte bir göl mevcuttur. Bu gölün bir yan baca krater gölüm, yoksa bir sirk gölümü olduğu henüz bir netlik kazanmamıştır. Ağrı dağı bir volkan dağı ve buzulların çok zengin olmasına rağmen Büyük Ağrı Dağı üzerinde gerek buzul göllerine, gerek volkanik kökenli göllere rastlanmamıştır. Ancak Ağrı Dağının kuzeybatı yüzünde 3600 metre yükseklikte görülen küp gölüdür. BÜYÜK AĞRI DAĞINA TIRMANIŞ Anadolu yarım adası ve Avrupa’ nın en yüksek doruğu olan Büyük Ağrı dağı dünya dağcılarının ilgisini çeker. Ağrı dağına tırmanmak için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için şubat ayıdır. 1.Güney yamaçtan tırmanış Doğubeyazıt top çatan köyü mevkisinden, 2.Doğu yüzünden tırmanış Iğdır-Aralık ilçesi Büyük Ağrı dağı ile Küçük Ağrı dağı arasından Serdarbulak yaylasından dağa çıkılır. 3.Batı yüzünden tırmanış yine İlimiz sınırları içerisinden örtülü köyü küp gölünden çıkılır. 4.Büyük Ağrı Dağına ilk çıkış 1829 yılı Eylül ayında Alman Prof. J. Von PARROT tarafından yapılmıştır. Ağrı dağına ilk kış çıkışı ise 21 Şubat 1070 yılında Dr. Bozkurt ERGÖR tarafından gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Türk dağcıları hemen hemen her yıl dağın zirvesine çıkmayı başarmışlardır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Doğubeyazıt Urartu Kalesi (Ağrı)

Ağrı, Türkiye

Doğubeyazıt’ın 5 km. doğusunda, Eski Beyazıt’ın kuzeydoğusundaki Belleburç denilen yerde bulunmaktadır. Kayalıklar üzerindeki bu kalenin yapım tarihi bilinmemektedir. Büyük olasılıkla kale Urartular döneminden kalmıştır. Günümüze oldukça harap bir durumda gelen kalenin içerisinde Urartu mezarları ile Antik Çağlardan kalma mimari kalıntılar bulunmaktadır. Üç bölümden meydana gelen kalenin orta bölümünde mağaralar ve bir mabet kalıntısı bulunmaktadır. Kalenin çevresini kuşatan surlar yıkılmıştır. Urartu Kalesi Nasıl Gidilir ? Ulaşım: Doğubayazıt’tan Urartu kalesine servisler bulunmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tripolis Antik Kenti (Denizli)

Denizli, Türkiye

Tripolis Antik Kenti; Denizli merkezine 40 km. uzaklıktaki Buldan İlçesi, Yenicekent Kasabası ile Menderes Nehri arasındaki yamaç üzerinde kurulmuştur.  Tripolis , batıya ve kuzeye açılan vadilerle Ege’ye güneydoğusundaki Çürüksu Ovası ve  vadileri ile İç Anadolu ve Akdeniz’e ulaşımı bulunan antik kentlerden birisidir. Kentin güneyinde Çürüksu Vadisi’nde kurulmuş olan çağdaşı Laodikeia’ya 30 km. , Hierapolis’e ise 20 km. uzaklıktadır. Tripolis’in ilk kuruluşu hakkında kesin bilgilere sahip olunamamıştır. Ancak, kaynaklarda Tripolis’in ilk adının Apollonia olduğu daha sonra Geç Helenistik Dönem de Tripolis olarak adlandırıldığı ve ilk kuruluşunun Lidya Devleti zamanında olduğuna ilişkin belgelere rastlanılmaktadır. Tripolis Lidya Şehirleri arasında yer almasına karşın Frigya ve Karya bölgelerine ulaşımı sağlayan önemli sınır, ticaret ve tarım merkezlerinden biri görünümündedir. Menderes Nehri ile Çürüksu Çayı’nın bereketlendirdiği, Çürüksu Ovası’nın büyük bir bölümüne hakim kentlerden biri olup, kuruluş biçimiyle ve şehircilik anlayışı ile yörenin en zengin kentleri arasında yer almaktadır. Tripolis’in ilk kuruluşunun Lidyalılar zamanında olmasına karşın, yüzeydeki kalıntılar uslup olarak Roma ve Bizans Dönemi mimari özelliklerini ve yapı örneklerini göstermektedir. Tripolis Antik Kenti İ.Ö. II.yy sonları  ile İ.S. I.yy. ortalarında ve IV. Yy. ortalarında birçok deprem ve savaşlara sahne olduğundan çok tahrip olmuştur. Kent en görkemli dönemini Roma devrinde yaşamıştır. Kentin Ana Cadde’sinde 1993 yılında Müze Müdürlüğü’nce kazı yapılmış olup, burada kazı çalışmalarına 2007 yılında tekrar  başlamıştır. Tripolis Antik Kenti; Denizli merkezine 40 km. uzaklıktaki Buldan İlçesi, Yenicekent Kasabası ile Menderes Nehri arasındaki yamaç üzerinde kurulmuştur.  Tripolis , batıya ve kuzeye açılan vadilerle Ege’ye güneydoğusundaki Çürüksu Ovası ve  vadileri ile İç Anadolu ve Akdeniz’e ulaşımı bulunan antik kentlerden birisidir. Kentin güneyinde Çürüksu Vadisi’nde kurulmuş olan çağdaşı Laodikeia’ya 30 km. , Hierapolis’e ise 20 km. uzaklıktadır. Tripolis’in ilk kuruluşu hakkında kesin bilgilere sahip olunamamıştır. Ancak, kaynaklarda Tripolis’in ilk adının Apollonia olduğu daha sonra Geç Helenistik Dönem de Tripolis olarak adlandırıldığı ve ilk kuruluşunun Lidya Devleti zamanında olduğuna ilişkin belgelere rastlanılmaktadır. Tripolis Lidya Şehirleri arasında yer almasına karşın Frigya ve Karya bölgelerine ulaşımı sağlayan önemli sınır, ticaret ve tarım merkezlerinden biri görünümündedir. Menderes Nehri ile Çürüksu Çayı’nın bereketlendirdiği, Çürüksu Ovası’nın büyük bir bölümüne hakim kentlerden biri olup, kuruluş biçimiyle ve şehircilik anlayışı ile yörenin en zengin kentleri arasında yer almaktadır. Tripolis’in ilk kuruluşunun Lidyalılar zamanında olmasına karşın, yüzeydeki kalıntılar uslup olarak Roma ve Bizans Dönemi mimari özelliklerini ve yapı örneklerini göstermektedir. Tripolis Antik Kenti İ.Ö. II.yy sonları  ile İ.S. I.yy. ortalarında ve IV. Yy. ortalarında birçok deprem ve savaşlara sahne olduğundan çok tahrip olmuştur. Kent en görkemli dönemini Roma devrinde yaşamıştır. Kentin Ana Cadde’sinde 1993 yılında Müze Müdürlüğü’nce kazı yapılmış olup, burada kazı çalışmalarına 2007 yılında tekrar  başlamıştır. TRİPOLİS’İN BAŞLICA YAPILARI: Tripolis Tiyatrosu :  Antik kentin mevcut yerleşiminin merkezi bir bölgesine inşa edilmiştir. Grek tiyatrosu tipinde araziye uygun inşa edilmiş, Roma mimari tarzında yapılmıştır. Tiyatro üç bölümden oluşmaktadır. -Cavea :  Yarım daire şeklinde olup, üç diazoma ile bölünmüştür. Oturma kademeleri tamamen orkestra bölümüne doğru tahrip olmuştur. Tonoz çıkışları caveanın üst kısımlarında ve yanlarda yer almaktadır. Oturma kademeleri büyük mermer taşlardan yapılmıştır. Yaklaşık 8.000 kişi alabilecek kapasitededir. -Orkestra:  Cavea’nın oturma kademeleri ve malzemeleri ile tamamen toprak altındadır. -Scene ( Sahne ve Sahne Binası ):  Sahne binasının üst yapısı iç ve dış kısımlara doğru yıkılmış harap durumdadır. Sahne binasına ait sağ ve sol istinat duvarlarının az bir kısmı yüzeyde  görülmektedir. Tripolis Hamamı:  Tripolis Tiyatrosu’nun 200 m. batısında bir düzlük üzerinde    bulunmaktadır. Geç dönemde kenti çeviren sur duvarının dışında kalmıştır. Yapıya ait yüzeydeki kalıntılardan beş bölümü tespit etmek mümkündür. Her bölüm kendi arasında tonozlarla ve büyük nişlerle geçildiğine dair kemer izleri bulunmaktadır. Alt yapısı ve duvarlarının kesme traverten blok taşlardan, kemer ve tonozlarında ise aynı malzemeyle tamamlandığı anlaşılmaktadır. Hamam, tipik Roma Hamamı geleneğinin bir örneğidir. Şehir Binası : Hamamın yaklaşık 200m. güneyinde yer almaktadır. Üst yapısı tamamen yıkılmıştır. 40X65 m. ölçülerinde büyük bir yapıdır. Temel duvarları çok geniştir. Yapının batı duvarına bitişik sur duvarı devam etmektedir. Yapı Roma Mimari karakteri göstermektedir. Apsisli Yapı : Şehir Binası ile Tiyatro arasındadır. Dikdörtgen planlı yapının kuzey duvarının iç kısmı apsisli olduğundan bu ad verilmiştir. Yapının üst bölümü tamamen yıkılmış harap durumdadır. Kale ve Surlar :  Tripolis Geç Roma ve Bizans Dönemi’nde sur  ile çevrilmiştir. Eğimli arazide kurulan kentin surları yer yer burçlarla, gözetleme kuleleri ve kalın duvarlarla desteklenmiştir. Tiyatroya bitişik devam eden sur, kentin kuzeyindeki en yüksek tepede kule ile birleşir. Kule hem savunmaya hem de gelecek düşman tehlikesini gözetlemeye yöneliktir. Su Yolları : Tripolis Antik Kenti her ne kadar Menderes Nehri kenarında kurulmuş olsa bile, kentin ihtiyacını karşılayacak olan gerekli suyu, kente 25 km. uzaklıkta bulunan şimdiki Güney İlçesi yakınındaki kaynaktan temin etmişlerdir. Kaynak ile Tripolis arası dağlık ve engebeli arazi olduğundan bu güzergahta  su yortusunu, tünel, künk ve kemer izlerinin kalıntıları bulunmaktadır. Nekropol : Antik Tripolis Kenti’nin doğu ve güney yamaçları Nekropol Alanı olarak kullanılmıştır. Dik ve meyilli tepelerin sarp kayalık bölgelerinde, kayaya oyulmuş kaya mezarları bulunmaktadır. Ayrıca alt kısmı podyumlu, üst kısmı lahit şeklinde mezarlar yer almaktadır. 15 Nisan / 2 Ekim Gişe Yaz Açılış Saati: 08:00 Yaz Ziyaret Açılış Saati: 08:00 15 Nisan / 2 Ekim Gişe Yaz Kapanış Saati: 18:45 Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Gişe Kış Açılış Saati: 08:00 Kış Ziyaret Açılış Saati: 08:00 3 Ekim / 14 Nisan Gişe Kış Kapanış Saati: 16:45 Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:00

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İshak Paşa Sarayı (Ağrı)

Ağrı, Türkiye

Doğubeyazıt İlçesi'nin 5 km doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan saray, Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devri’ndeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784'tür. Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Cildıroğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa'ca 1685'te yaptırılan saraya, 1784'te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115x50 metre ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portali kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır.  15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati:08:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati:08:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:00 Tatil Günü: YOK Giriş Ücreti: 6 TL Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır. Müzekart Geçerlidir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Güney Şelalesi (Denizli)

Denizli, Türkiye

Güney Şelalesi, Denizli ili, Güney ilçesi, Cinlere Mahallesi sınırları içinde yer almaktadır. Güney ilçesinin yaklaşık 4 km. güneyinden gecen Menderes Nehri'nin kenarındadır. Şelale doğal güzelliği bakımından görülmeye değer yerlerdendir. Denizli'ye 70 km uzaklıktaki gizli cennet, Birinci Derece Doğal Sit Alanıdır. Güney ilçe merkezinin 3 km uzağında yer alan Cindere Dağı yamaçlarından çıkan su kaynaklarından beslenmektedir. Büyük Menederes Nehri'ne yaklaşık 20 m yüksekten nazlı nazlı dökülen şelale suyu kireçli, bunun sonucu olarak da şelale yatağında kalker basamaklar ve çeşitli oluşumlar meydana getiriyor. Gün doğumundan akşama dek izlenmesi gereken Güney Şelalesi gelin duvağı tül perde, yelpaze biçiminde zümrüt yeşili kadife görünümlü yosunlar üzerinde süzülen su damlaları yıllarca süren akışıyla sarkıt dikitleri olan Damlataş Mağarası oluşturmuş, şelale akış seti içinde oluşan mağara içinde yüzülebilen derinlikte bir de göl saklıyor. Sudaki bu kirecin şelale yatağında oluşturduğu kalker basamakları ve şelalenin yeşilin her tonunu barındıran bitki örtüsü şelaleyi çok estetik bir görütüye kavuşturmuş. Birinci dereceden sit alanı ve Türkiye’nin 23. doğa harikası olarak kabul edilen şelale ile tek sıkıntı ise geçirdiği heyelan  sonucunda bir kısmının yapılmış olması. 

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ağaçaltı Kilisesi (Aksaray)

Aksaray, Türkiye

Ağaçaltı (Daniel Pantonassa) Kilisesi serbest haç planlıdır. Merkez mekanı yüksek kasnaklı bir kubbeyle, haç kolları beşik tonozla örtülüdür. Preikonaklast teknikle yapılan kilisedeki freskler 9-11. yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Bugün yapıya yıkık olan ana apsisten girilir.  Nasıl Gidilir: Aksaray şehir merkezine 35 Km'dir. Şehir Merkezinden Ihlara Kasabasına her saat toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür. Ihlara Vadi başından inişte vadinin içinde karşılaşacağınız ilk kilise Ağaçaltı Kilisesidir. Giriş Ücreti:65 yaş üstü ve müze kart sahipleri için ücretsizdir. Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2019 yılı için 30 TL, otopark ücreti 7 TL, öğrenci ve öğretmenlere ise giriş indirimli. (Kiliseler Ihlara vadisi içerisindedir.)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Arkeoloji ve Mumya Müzesi (Amasya)

Amasya, Türkiye

Amasya Arkeoloji Müzesi 1925 yılında kurulduğunda çok fazla arkeolojik esere sahip değilmiş. Ancak sergilenecek eser sayısı artınca bina yeterli olmamış ve 1977 yılında bugünkü bina yapılmış ve 1980 yılında Amasya Arkeoloji Müzesi hizmete açılmış.Amasya Osmanlı döneminde bir şehzadeler şehriymiş. İkinci Murad, Çelebi Mehmet ve Yıldırım Bayezid burada şehzade olarak bulunmuşlar.Müzede Osmanlı dönemi eserleri yanında Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve İlhanlılar gibi birçok uygarlığa ait eserler bulunuyor. Onüç farklı medeniyete ait arkeolojik ve etnografik eserlerin sayısı 24 bini bulmuş durumda.Üç katlı olan müze binasının bodrum katında depolar, laboratuar, fotoğrafhane ve diğer hizmet birimleri yer alıyor. Müzenin giriş katında sikke ve arkeolojik eserler salonu ile dinlenme salonları bulunuyor. Üst kat, Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserlerine ayrılmış. Bahçede mezar stelleri, lahitler, mil taşları, sütun ve sütun başları ve islami döneme ait kitabeler ve sandukalar sergileniyor.Amasya Arkeoloji Müzesi’nin bulunduğu alanda bir de Mumyalar Müzesi var. Sultan Mesut Türbesi’nde yapılan düzenlemelerden sonrası burası Mumyalar Müzesi yapılmış. Bu müze, dünyadaki tek Müslüman mumyaları müzesidir. Burada ondördüncü yüzyılda Amasya’da hakimiyet kuran Danişmendlilere ve İlhanlılara ait olduğu sanılan sekiz mumya bulunuyor.Ölümsüz kabul edilen ruhun ölümlü olan vücut ile birleşmesini sağlamak için mumyalama teknikleri geliştirilmiş. Gerçi mumyalama dendiğinde ilk akla gelen eski Mısır uygarlığıdır ama Anadolu topraklarında da mumyalama tekniği kullanılmış. Çeşitli uygarlıklardan bugüne ulaşan 40 kadar mumya bulunuyor ve bunlar çeşitli müzelerde sergileniyor. Ancak Amasya Mumya Müzesi’nde sergilenen mumyalar diğerlerinden farklı. Genelde mumyalama işlemi iç organlar çıkarılarak yapılır ama buradaki mumyalar iç organları ile birlikte korunmuş.İdam edilerek öldürüldükleri sanılan bu mumyalardan birinin, İlhanlılar döneminde Amasya Valiliği yapan İzzettin Pervane Bey’e, birinin onun bir cariyesine, diğer ikisinin de kızına ve oğluna ait olduğu düşünülüyor.Ayrıca İlhanlılar döneminde, Moğollar tarafından zehirlenerek öldürüldükleri tahmin edilen Anadolu Nazırı Şehzade Cumudar ve Amasya Emiri İşbuğa Noyan’ın da mumyaları burada sergileniyor.Farklı yaşlara sahip olan bu mumyalar özel koşullarda saklanıyor. Bulundukları yerin oda ısısı ve nem oranı sabit tutuluyor.Evliya Çelebi de seyahatnamesinde bu mumyalardan bahsediyor. Amasya Müzesi kurulduğunda mumyalar önceleri burada saklanmış. Ancak şehrin ortasından geçen Yeşilırmak taşınca bundan zarar görmüş. Gökmedrese Camii müze yapılınca mumyalar bir süre burada sergilenmiş.Giriş ücreti:6 tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kırkdamaltı Kilisesi (Aksaray)

Aksaray, Türkiye

Belisırma Köyü’ne 1 km uzaklıktaki bu kilise vadi tabanından bir hayli yüksekte kaya blokları oyularak inşa edilmiş ve bölgeye en tepeden bakan kilise. Kiliseyi çepeçevre dolanan yunanca bir kitabeye göre yapım zamanı 1283-1295’e tarihleniyor ve bu dönem Anadolu Selçuklularının bölgeye hakim olduğu döneme denk geliyor. Kilisenin yapımına Selçuklu Sultanı II. Mesut’un ordusunda görevli Hristiyan bir komutanla eşinin önayak olduğu, kiliseyi ise Aziz Georgias adına adadıkları biliniyor. Kilisedeki frekslerde II. Mesut olduğu düşünülen bir figürün olması, atların kuyruklarının Türk usulü düğümlerle resmedilmesi, Türk motifli giysilerin kullanılması ilk Hristiyanların Selçuklularla dost yaşam sürdükleri hakkında fikir veriyor. Frekste ayrıca II. Mesut’tan ‘çok yüksek ve asil bir sultan’ olarak söz ediliyor. Kutsal Meryem’in göğe yükselişi, suretinin değişimi ve dua ritüellerinin olduğu freskler günümüze kadar gelebilmiş tarih kokularından. Ihlara Vadisi içerisinde Belisırma Köyü sınırlarında yer almaktadır. Aksaray şehir merkezine 35 Km'dir. Şehir Merkezinden Belisırma Köyüne gün içerisinde her saat toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Burmalı Minare Camii (Amasya)

Amasya, Türkiye

Caminin kapısı üzerinde bulunan, kemer kavisi şeklindeki kitabeden caminin iki kardeş tarafından yaptırıldığı anlaşılır. Bu kardeşlerden Said Ferruh’un Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in vezirlerinden Necmeddin Ferruh Bey olduğu kabul edilmektedir. Kardeşi de Haznedar Yusuf’tur. Yapım tarihi, kitabeye göre 1242 yılıdır. Bugün, minaresinin yapım biçimiyle adlandırılan ve Evliya Çelebi’nin, Seyahatname'sinde Mahkeme Camii ismiyle bahsettiği caminin minaresi ilk yapıldığında ahşaptı. 1590 yılındaki deprem ve 1602 yılında yaşanan yangında hasar gören caminin minaresi 1730 yılında yaşanan büyük yangında tamamen yok oldu. Bunun yerine yapılan minare bu kez caminin güçlü taş yapısına uygun biçimde taştan yapıldı. Dönerek minarenin etrafını dolanan yivlerin oluşturduğu bu yapıya bu zamandan sonra Burmalı Minare, camiye de Burmalı Minare Camii denmiştir. Cami, girişin iki yanındaki minare ve türbe dışında oldukça düzgün bir dikdörtgen plana sahiptir. Kesme taştan örülmüş kalın ve güçlü duvarlardan batı ve doğu cephesindekilerde bulunan dörder pencere ile güney cephesindeki üç pencere caminin içini aydınlatır. Camiye minare ve türbenin arasından, dışarıya doğru çıkıntılı büyük bir niş içinde yer alankemerli kapıdan girilir. İç mekan mihrap ekseninin iki yanında sıralanmış üçer paye (sütun) ile üç sahına ayrılmış, payelerin birbirine sivri kemerlerle bağlanmasıyla bu sahınlar da üçer bölüme ayrılarak toplam dokuz bölüm meydana getirmiştir. Bu dokuz bölümden orta sıradaki üçünün üzeri kubbelerle örtülüdür. Yan sıralardaki bölümlerden kıble duvarına yakın olan ikisi çapraz, diğer bölümler beşik tonoz örtülüdür. Girişin sol yanında kare zemin üzerine sekizgen yapılı Cumudar Türbesi bulunur. İlhanlılar’ın Anadolu egemenliği döneminde Amasya’da Anadolu Nazırlığı yapmış olan Şehzade Cumudar’a ait mumyanın Amasya Müzesi’ne konulmasına kadar burada bulunmuş olması nedeniyle bu isimle anılan türbe asıl olarak Ferruh Bey ve oğluna aittir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Harşena Dağı Ve Pontus Kral Kaya Mezarları (Amasya)

Amasya, Türkiye

UNESCO Dünya Miras Merkezince yapılan değerlendirme sonucunda Amasya, Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine kaydedildi. Amasya, Kıyı Karadeniz ile Anadolu’nun diğer bölgelerini bağlayan, prehistorik çağlardan beri kullanılan yolların kavşak noktasında yer alır ve Yeşilırmak Nehri’nin oluşturduğu derin bir vadi içerisinde kurulmuştur. Nehrin ikiye ayırdığı vadinin kuzeyinde 272 m yüksekliğinde Harşena Dağı bulunur. Harşena Dağı’nın, Yeşilırmak ve vadisi ile birlikte oluşturduğu bütünleşik kompozisyon, ünik bir peyzaj ve büyüleyici bir manzara oluşturur. Harşena Dağı’nın güney yamacında ilk yerleşim Erken Tunç Çağı’nda başlamış ve Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar da onlarca uygarlık (Frigya, İskit-Med, Pers, Pontus, Roma, Doğu Roma, Danişmendli, İlhanlı, Selçuklu, Osmanlı) tarafından iskân edilmiştir. Alanda; Amasya Kalesi’nin yanı sıra, Helenistik Dönem surları, anıtsal kaya mezarları, M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen anıtsal sarnıçlar ve Yalıboyu Evleri bulunmaktadır. Amasya’nın Pontus Krallığı’nın başkenti olmasıyla birlikte, dağın güney yamacına anıtsal kaya mezarları inşa edilmiştir. Kızlar Sarayı bölgesinde, Kurucu Kral I. Mithridates Ktistes’den I. Pharnakes’e kadarki beş krala ait kaya mezarları bulunmaktadır. Kaya mezarları; Anadolu’nun en büyük kaya mezarları arasında bulunan, dünyada da kaya mezarı geleneğinin seçkin örnekleri arasında gösterilen anıtsal yapılardır. Pontos Kraliyet Nekropolü, hanedanın dünyadaki ilk ve tek nekropolü, V No’lu kaya mezarı da Pontos Krallığı döneminde inşa edilmiş son kaya mezarıdır. Kaya mezarı inşa etme geleneği Amasya’da son bulmuş, ikinci başkent Sinop’da (M.Ö.183) bu gelenek sürdürülmezken, hanedana ait ikinci bir kraliyet mezarlığına da bugüne kadar rastlanmamıştır. 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati: 09:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati: 08:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:00 Giriş Ücreti: 12 TL

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Borabay Gölü ve Tabiat Parkı (Amasya)

Amasya, Türkiye

Bir doğa harikası olan Borabay gölü, Taşova ilçesınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km. ve Taşova ilçesine 15 km. mesafededir. Denizden 1.050 m. yükseklikte bir krater gölü olarak bilinmesine karşın, aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. Etrafı kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları ile çevreli gölün rengi zümrüt yeşilidir. Güney kıyısı sarp ve diktir. Tabandan su kaynaması olan göl, ayrıca dereden gelen sularla da beslenmektedir. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Göl etrafında temiz hava ortamında yürüyüş yapılabilecek parkurları bulunduğu gibi piknik amaçlı kullanıma uygundur. Borabay Gölü ve çevresi Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Ormanlık alan içerisinde konaklamalar için bungalov tipi evler, kafeterya, kamp ve piknik alanları, doğa yürüyüş yolları bulunmaktadır.Borabay’a ve Boraboy Gölüne ulaşmak bir hayli kolaydır. Belediye araçları her gün Taşova ile Borabay arasında düzenli sefer yapıyor. Taşova’nın beldeye uzaklığı 18 kilometre. Borabay kasabasına Amasya’dan 63, 45 kilometrelik bir yolculukla ulaşılıyor. Borabay beldesinden gelip göl kenarından devam eden stabilize yol biraz ileride ikiye ayrılıyor. Sola giden yol Amasya’ya, sağ taraftan devam eden yol ise yukarılardaki Ağıllıbucak, Aşağıyayla ve Çamalanı yaylalarına kadar uzanıyor. Orman içinde çiçek kokuları arasında yaylalara günübirlik yürüyüşler yapabilirsiniz. Ormanın bittiği 1600 metrelerdeki Ağıllıbucak pınarının bulunduğu mevkiden bakıldığında, çevresini sarmalayan yoğun orman örtüsünden ayırt edilemeyecek biçimde yemyeşil bir cennet köşesidir göl. Yaşadığımız büyük kentler bizi dar odalara, hapsettiğinden beri, suyun, ağacın, çiçeğin kokusu gelmez oldu burnumuza...Şehir yaşamından uzakta, Amasya’ nın Borabay beldesinde geçireceğiniz birkaç gün, içinizde tatlı bir serinlik duygusu bırakacak. Ormanların ortasındaki bu ‘saklı cennet’ te gördüğünüz yemyeşil düşten uyanmak istemeyeceksiniz.Giriş ücreti: 7tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yalıboyu Evleri (Amasya)

Amasya, Türkiye

Yeşilırmak kenarında, tarihi sur duvarları üzerine, ahşap çatkı arası, kerpiç dolgulu olarak inşaa edilmişlerdir. Kırma ya da beşik çatı üzeri, oluklu kiremitle örtülü bir biçimde düzenlenmiş olan ve geleneksel Osmanlı evinin bütün özelliklerini bünyesinde taşıyan bu evler, Amasya’nın tarihsel kimliğiyle uyumlu bir görünüm arz etmektedir. Evler, bitişik nizamda, bodrum üzeri tek kat ya da iki katlı olarak düzenlenmişlerdir. Bazı uygulamalarda birinci kat üzerinde bazı uygulamalarda ise ikinci kat üzerinde köşk olarak bilinen şahniş yer almaktadır. Evler genellikle avlulu ve bahçelidir. Avluda su kuyusu ve ocak ilk göze çarpan nesnelerdir.Amasya evlerinde iç ve dış bölümlerinde yer alan bütün birimler arasında kesintisiz bir bağlantı söz konusu olup, bu bağlantı birbirini tamamlayıcı niteliktedir.Konutların ikinci kat uygulamaları genellikle dışa taşkın, cumbalı olarak yapılmakta ve bu sayede hem evin plânında bir simetri oluşmakta, hem de daha fazla yer kazanmak söz konusu olmaktadır. Özellikle Yalıboyu'nda, tarihi sur duvarı üzerine yapılmış olan konutlarda, bu durumu çarpıcı bir şekilde görebiliriz. Buradaki konutlar, “eliböğründe”lerle desteklenerek dışa taşırılmış ve böylece evlerin iç mekanlarında bir genişleme meydana gelerek mekan kazanımı sağlanmıştır. Günlük yaşam, evlerin iç mekanında sofa (hayat) etrafında biçimlenen odalar içerisinde geçmektedir. Bu odalarda genellikle ocak, şerbetlik, yüklük (gömme dolap), raf ve sedir gibi işlevsel birimler bulunmaktadır. Ayrıca birkaç örnek dışında evlerde bağımsız bir gusülhane bulunmadığı için bazı odalarda büyük ve geniş olarak düzenlenmiş olan yüklükler, gusülhane (banyo) olarak düzenlenmiştir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Narlıgöl Krater Gölü (Aksaray)

Aksaray, Türkiye

Aksaray-Niğde sınırında bulunan, kalsiyum, sodyum ve bikarbonat açısından çok zengin olduğu için çeşitli hastalıklara iyi geldiği belirtilen Narlıgöl (Acıgöl) termal suyu, yerli ve yabancı turistler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Dört mevsim farklı doğal güzellikleri ile ziyaretçilerini büyüleyen krater gölü Narlıgöl, 65 derece sıcaklıktaki suyu sayesinde termal turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Özellikle sedef başta olmak üzere romatizmal ve cilt hastalıklarının tedavisine uygun olan şifalı suyun kan dolaşımı, kalp, damar, tansiyon ve nörolojik hastalıklara da iyi geldiği düşünülüyor. Ayrıca uygun dozda kullanılması helyoterapi imkânı da sunuyor. Nasıl Gidilir: Aksaray şehir merkezine 45 Km uzaklıktadır. Şehir Merkezinden Gülağaç İlçesi, Sofular Köyüne günün belirli saatlerinde toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Anadolu Medeniyetleri Müzesi (Ankara)

Ankara, Türkiye

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, başkent Ankara’ya seyahat edenlere Paleolitik Çağ’dan günümüze kadar geçen uzun süreçte Anadolu’da hâkimiyet kuran medeniyetler ve kentin gelişimi hakkında değerli bilgiler aktarıyor. Kente hâkim noktadaki Ankara Kalesi’nin güneydoğusunda faaliyet gösteren müzenin yer aldığı yapılar bile Osmanlı mimarisinin ne kadar gelişmiş ve zarif olduğunu kanıtlıyor. Kültürel tesisi ziyaretinizin ardından dilerseniz rotanızı, oldukça yakın konumdaki Rahmi M. Koç ve Etnoğrafya müzelerine çevirebilirsiniz. Eşsiz koleksiyonu nedeniyle yıl boyunca yoğun ilgi gören kültürel tesisin temelleri, 1921yılında dönemin Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey’in çalışmaları sonucu kentin ilk müzesinin Ankara Kalesi’nin Akkale isimli burcunda kurulmasıyla atılmış. Bu dönemde Akkale’deki müzeye paralel olarak Augustus Mabedi ve Roma Hamamı’nda da antik eserler biriktirilmeye başlanmış. Hatta Mustafa Kemal Atatürk’ün görüşleri doğrultusunda bir “Eti Müzesi” kurulması fikri benimsenince farklı bölgelerdeki Hitit buluntuları da Ankara’ya getirilmiş. Toplanan koleksiyonun büyüklüğü nedeniyle ortaya çıkan geniş sergi alanı gereksinimini karşılamak için müzenin Kurşunlu Han ve Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşınmasına karar verilmiş. Ancak her iki yapının 1881’deki yangından beri kullanılmaması, kapsamlı bir yenileme çalışması yapılması zorunluluğunu da beraberinde getirmiş. Kültür Müdürü Hamit Zübeyr Koşay’ın görevlendirdiği Maarif Vekili Saffet Ankan gözetiminde 1938 yılında başlayan çalışmalar, 1968’e dek devam etmiş. Yenileme süreci devam ederken, bedestenin onarımı tamamlanan orta kısmına 1940 yılında Alman Arkeolog H.G. Guterbock başkanlığındaki heyet tarafından eserler yerleştirilmiş. Oluşturulan bu sergi alanı ziyarete 1943 yılında açılmış. Akkale ise 1948’den itibaren depo olarak kullanılmaya başlanmış. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin faaliyette olduğu yapıların tarihi, Fatih Sultan Mehmet’in Osmanlı tahtında olduğu döneme kadar uzanıyor. Bedestenin Mahmut Paşa tarafından Ankara sof kumaşlarının ticareti için 1464-1471 yılları arasında yaptırıldığı düşünülürken, Kurşunlu Han’ın İstanbul’un Üsküdar İlçesi’ndeki imaretine kaynak sağlaması amacıyla Mehmet Paşa’nın isteği doğrultusunda inşa ettirildiği biliniyor. Akkale’den sonra müzeye ev sahipliği yapan Kurşunlu Han’ın odalarının bir kısmı araştırmacılara tahsis edilirken; geri kalanları konferans salonu, iş atölyesi, kütüphane ve laboratuvar olarak kullanılıyor. Mahmut Paşa Bedesteni ise halen daha müzenin zengin koleksiyonunu görmeye gelen tarihe meraklı konukları ağırlıyor. 1997 yılında “Avrupa’da Yılın Müzesi” ödülüne layık görülen kültürel tesisin geniş koleksiyonu kronolojik sıraya göre bölümlere ayrılmış durumda. Paleolitik Çağ’a ayrılan bölümde sergilenen taştan ve kemikten yapılmış eşyaların büyük çoğunluğu, Antalya yakınındaki Karain Mağarası’nda gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında bulunmuş. Neolitik Çağ’a ait eserlerin sergilendiği alanda inceleme fırsatı bulabileceğiniz araç-gereçler ise Çatalhöyük ve Burdur Hacılar’dan müzeye getirilmiş. Müzenin Kalkolitik Çağ’a ayrılan kısmında Anadolu çevresinde gelişen uygarlıkların etkileri rahatlıkla anlaşılabiliyor. Eski Tunç Çağı bölümünün merkezinde Alacahöyük kazılarında elde edilen eşyalar yer alıyor.Anadolu’da yazılı tarihin başlangıcına dair değerli bilgiler Asur Ticaret Kolonileri Çağı’na ayrılan alanda sizleri bekliyor. Bu bölümü gezdikten sonra dilerseniz gezinize Eski Hitit ve Hitit İmparatorluğu ile Frig, Geç Hitit, Urartu, Lidya dönemlerine ait buluntuları inceleyerek devam edebilirsiniz. Müzede oluşturulan Çağlar Boyu Ankara temasına sahip bölüm kentin ilk dönemlerinden günümüze kadar süreçteki gelişimini gözler önüne sererken, M.Ö.1200’lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları aynı dönemleri çok daha geniş bir açıdan ele alıyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi bünyesinde tarihi çağlara ışık tutan bölümlerin dışında birçok ören yeri de bulunuyor. Tarihi zenginlikleri nedeniyle gezi rotanıza dâhil edebileceğiniz bu mekânların başında Gordion Müzesi, Ankara Roma Hamamı, Augustus Tapınağı ve Gavurkale geliyor. Hatta 4.000 yıldan fazla bir süre önce inşa edildiği düşünülen Ankara Kalesi de müze bünyesindeki ören yerlerinden bir tanesi.giriş ücreti, 20 Türk Lirası olarak belirlenmiş. Eğer Müzekartsahibiyseniz, müzeyi bir yıl boyunca ücret ödemeden istediğiniz kadar ziyaret edebilirsiniz.Anadolu’da kurulan medeniyetlerle ilgili detaylı bilgiler barındıran müze, dini bayramların birinci günleri hariç yıl boyunca 08.30’dan 17.30’a kadar ziyarete açık tutuluyor. Yalnız gişelerde bilet satışı 17.15’te sonlandırılıyor. Kültürel tesis, bayramların birinci gününde ise 13.00’dan itibaren kapılarını ziyaretçilerine açıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Işıklı Gölü (Denizli)

Denizli, Türkiye

Büyük Menderes Nehri’ni besleyen kaynakların üzerinde, Akdağ’ın güneyinde Çivril Ovası’nda yer alır. Işıklı Gölü, eskiden doğal bir göl iken 1968 yılında baraj gölüne dönüştürülmüştür. Şimdi Çivril Ovası’nın sulanması için kullanılmaktadır. Derinliği yaklaşık 7 metre civarındadır. Işıklı, bir tatlı su gölüdür. Işıklı Çayı ve yeraltı suları ile beslenen Işıklı Gölü’nün asıl su kaynağı, Büyük Menderes’in kaynağı ve kuzeydeki kollarından biri olan Kufi’dir. 1960’lı yıllarda Işıklı’ya yönlendirilen bu kaynak, göl suyunun yaklaşık % 60’ını karşılar. Işıklı Barajı, 40 yıldan beri çevredeki ovalarda yapılan büyük çaplı sulamalar için su depolanan bir rezervuar olarak kullanılmaktadır. Gölün batı, güney ve doğu kıyıları seddelerle çevrilmiştir. Işıklı Gölü’nün yaklaşık 3 km batısında, Büyük Menderes Nehri üzerinde yer alan 300 hektarlık bir göl ile çevresindeki sazlık ve bataklıklardan oluşan yaklaşık 700 hektarlık Gökgöl Bataklığı da özel koruma alanı sınırları içerisine dahil edilmiştir. Işıklı Gölü’nün geçmişte Gökgöl ile tek bir sulak alan oluşturduğu düşünülmektedir. Gökgöl’ün güneyindeki geniş alanlar kurutulmuştur. Ancak, 1996’da Orman Bakanlığı buranın ‘Yaban Hayatı Koruma Sahası’ ilan edilmesi için girişimde bulunmuştur. Işıklı Gölü, kış aylarında yüksek sayılarda su kuşuna ev sahipliği yapar. Alanda üreyen alaca balıkçıl, bıyıklı sumru ve gülen sumru popülasyonlarıyla özel koruma alanı statüsü kazanmıştır. Göl, kışlayan su kuşları için çok önemlidir; küçük karabatak, sakarca, Macar ördeği, elmabaş patka, pasbaş patka ve sakarmeke yaygın türlerdir. Gölde düzenli olarak kış ortası su kuşu sayımları yapılmaktadır. Göl üzerinde bir seferde 190 binin üzerinde sakarmeke gözlenmiştir. Gölde üreyen diğer türler arasında bahri, kara boyunlu batağan, erguvani balıkçıl, çeltikçi ve karabaş martı sayılabilir. Işıklı Gölü’nde yaşayan ak kuyruklu kartal göl yakınındaki Akdağ’da üremektedir. Işıklı Gölü, iç su balıkları için de önemlidir. Nesli küresel ölçekte tehlikede olan Türkiye endemiği balıklardan aphanius anatoliae, chondrostoma meandrense Işıklı Gölü’nde ürer. Işıklı Gölü’ndeki yüksek su seviyesinden dolayı, bataklık bitki örtüsü sadece Kufi Çayı’nın alüvyon depoladığı kuzey doğuda bulunur. Gölün ortasında birkaç saz adacığı vardır. Işıklı’nın doğu ve batı kıyılarında geniş kavaklıklar ve tarım alanları, güneyinde ise hububat ekiminin yapıldığı geniş bir ova yer alır. Bataklık bitki örtüsü, Gökgöl ve çevresinde yaygındır. Gölün çevresindeki düzlüklerde yoğun olarak tarım ve kavakçılık yapılmaktadır. Göl çevresinde oteller yer alır. Balıkçılık, çevre köyleri için büyük önem taşıyan bir etkinliktir. Gölde 10 köyden 1000’e yakın balıkçı çalışır ve yılda 70 tona yakın balık tutulur. Kerevit (Astacus leptodactylus) bir zamanlar göldeki en yaygın ve en çok gelir getiren türken, 1980’lerde, Türkiye’de ilk kez bu gölde ortaya çıkmış olan mantar hastalığı nedeniyle tümüyle yok olmuştur. Işıklı Gölü, bir zamanlar binlerce hektarlık tatlı su bataklığı ile çevriliydi; tüm sistemin alanı 10.000 km2’ye yaklaşmaktaydı. Çevredeki tarlaların sulanmasına 1930’lu yıllarda başlanmış, 1960’larda ise 2.000 km2’ye yakın bataklık kurutulmuştur. Gölün bir baraj gölüne çevrilmesi işlemi 1949’da başlamış, 1968’de bugünkü regülatör ve seddeleme sistemi tamamlanmıştır. Göl Devlet Su İşleri tarafından Işıklı Barajı olarak adlandırılmaktadır. Büyük Menderes’in kuzeyden geçen kolu göle yönlendirilmiştir. Kufi adı verilen bu kol bugün göle giren suyun % 60’ını sağlamaktadır. Kış ve ilkbahar aylarında dolan gölün suyu toplam 72.300 km2 tarım arazisinin sulanmasında kullanılmaktadır. Su seviyesi, sulama suyunun bırakıldığı haziran ayına kadar çok yüksek kalmakta, gölün sadece ortasında birkaç adet saz adacığı bulunmaktadır. Gölün güney batı köşesindeki Baklan Regülatörü’nden aşağı havzadaki pamuk tarlaları için su verilmektedir. Su seviyesinin bahar ayları boyunca bu kadar yüksek kalması, sazlık ve bataklık gibi kuşların üremesine uygun ortamlarının oluşmasını engellemekte, önemli ölçüde beslenme imkanı sağlayan çamur düzlüklerinin de sular altında kalmasına sebep olmaktadır. Sular, gölün doğal halinde olduğundan birkaç ay daha geç, Ağustos ve Eylül aylarında çekilmekte ve ancak bu dönemde alanın % 70 kadarı sucul bitki örtüsü ile kaplanmaktadır. Göl alanı, su seviyesi 816,5 metreyken 1.550 km2, en yüksek işletme kotu olan 821 metrede ise 6.580 km2’dir. Işıklı Göl’de balıkçılık etkinlikleri büyük ölçüde kontrolsüz yapılmaktadır. Avcılık, Işıklı Göl’ün en önemli sorunlarından biridir. Gölde kış boyunca çok sayıda avcı gece – gündüz demeden avlanmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Anıtkabir (Ankara)

Ankara, Türkiye

Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün, Ankara Anıttepe'de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır. Ayrıca dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel de 1966 yılında devrim şehitleri bölümüne defnedilmiştir (6 Kasım 1981 tarihli Devlet Mezarlığı Kanunu 1.madde 2.fıkra gereğince, 27 Ağustos 1988'de çıkartıldı). 1973'den beri İsmet İnönü'nün kabri de Anıtkabir'dedir. Anıtkabir yapılmadan önce rasat (gözlem) istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin ismi Rasattepe idi. 906 rakımlı bu tepede, MÖ. 12. yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, ilk aşamada kamulaştırılma çalışmaları yapıldı ve 9 Ekim 1944 tarihinde yapıma başlandı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir sürede 4 aşamalı olarak 1953 yılında tamamlandı.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Antalya Müzesi (Antalya)

Antalya, Türkiye

Antalya müzesi içerisinde 13 salonu bulunan bu salonlar Çocuk, Tabiat Tarihi ve Prehistorya,Seramikler,Bölge kazıları,İmparatorlar ve İmparotiçeler,Tanrılar ve Tanrıçalar,Perge batı cadde ve çeşme,Mozaikler,Perge tiyatro,Lahitler,Ölü kültü,Sikke,Küçük eserler,Bahçe teşhiri bulunmaktadır. Giriş Ücreti: 30 TL (2019) Müze Kart Geçerlidir. Ziyaret Saatleri: Hafta içi her gün 08:30-17:30 Ulaşım Şehir içi otobüs numaraları: 800-KC06-CV47-MC58-KC71 - Nostalji tramvayı ile ulaşımızı sağlayabilirsiniz. Aracınızla gitmek için yol tarifi butonuna tıklayabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Augustus Tapınağı (Ankara)

Ankara, Türkiye

Romalılar M.Ö.1.yüzyılın sonlarına doğru Galatya'yı eyalet haline getirip Ankara'yı metropolis-başkent yaptıktan sonra, bir takım imar faaliyetlerine girişmişler ve şehrin büyüyüp gelişmesini sağlamışlardır. Roma-Augustus Tapınağı'nın bu dönemde yapılarak imparator kültünün de Ankara'ya getirilmesi bu kente verilen önemin bir belgesidir.  Augustus Tapınağı, Ulus’ta Hacıbayram Camii’nin bitişiğinde yer almaktadır. Roma Döneminin önemli yapıtlarından biri olan tapınak, son Galat Hükümdarı Amintos'un oğlu Kral Pylamenes tarafından Augustus'a bağımlılık nişanesi ve Galatya Eyaletinin Roma’ya katılmasını kutlamak amacıyla M.Ö. 25 yılından sonra yapılmış olmalıdır. Roma Döneminde Ankara, Augustus Tapınağı'nın bulunduğu kutsal tepenin etrafında kurulmuştur. Her ne kadar M.Schede tarafından M.Ö.2.yüzyıla tarihlenmiş olsa da, tapınakta bulunan mimari öğeler erken Augustus Dönemini (M.Ö.27-M.S.14) işaret etmektedir. Frig Döneminde Tapınağın bulunduğu tepede bereket tanrıçası Kybele ile Ay tanrısı Men'e tapınıldığını, Roma Dönemi sikkelerindeki tasvirlerden ve yazıtlardan anlamaktayız. Ayrıca kolonadın kuzey-batı antası üzerindeki yazıttan ise tapınağın Augustus ve Tanrıça Roma'ya adandığını biliyoruz.  Tapınağı kiliseye dönüştüren Hıristiyanlar cellanın güney duvarına üç pencere eklemişler ve cella ile opisthodomos arasındaki duvarı yıkarak naos'un gerisine de bir krypta yapmışlardır. 15.yüzyıl başlarında Türklerin Ankara'yı almasıyla tapınağın kuzey-batı köşesine Hacıbayram Camii eklenmiştir. Cellanın kuzey-batı duvarının bir bölümü 1834'de yıkılmış olmakla beraber tapınak bu gün iyi korunmuş durumdadır.M.Ö.8.yüzyıldan günümüze değin tüm kutsal yapıların üst üste ve yan yana bulunmasını bir eski Anadolu geleneği ve Anadolu insanının hoşgörüsü olarak yorumlamak yanlış olmaz.  Tapınak, basamaklarla çıkılan 36x54,82 m. ölçülerinde bir podyum üzerine oturmaktadır. Cellaya giriş yüksek bir kapı ile sağlanmaktadır. Naos 12,8x28,21 m'lik bir alanı kaplamaktadır. Pronaos'unda 4, opisthodomos'unda 2 korint tarzında sütun yer almaktadır. M.S. 2.yüzyılda ion düzeninde kısa kenarına 8, uzun kenarına 15 sütün eklenerek peripteral ve pseudodipteros bir plan oluşturulmuştur. Plan olarak benzemesi nedeniyle Hadrian Dönemi'nde yapılmış Aezanoi Zeus Tapınağına (Kütahya-Sivrihisar) öncülük ettiğini söyleyebiliriz. Ayrıca tapınak yerli Anadolu geleneğini sürdüren Efes, Sardes, Menderes Magnesiası ve son yıllarda Pessinus'da ortaya çıkarılan tapınak gibi batıya dönüktür.  İmparator Augustus ölümünden önce Vesta rahibelerine dört adet belge teslim eder. Bunlardan birisi vasiyetnamesi, ikincisi cenaze töreni hakkındaki emirleri, üçüncüsü imparatorluğun parasal ve askeri durumunu belirtmekte, dördüncüsü ise yaşadığı sürece yaptığı işleri anlatmakta idi. Bunlardan ancak dördüncüsü ''index rerum gestarum'' tapınağın duvarında iki dilde, Latince ve Helence yazılmış olarak günümüze kadar gelmiştir. Roma'da İmparatorun mezarının önünde yer orijinal Latince metin kaybolduğu için tapınağın önemi daha da artmıştır. Pisidia bölgesindeki Antiochia'da (Yalvaç) yapılan kazılarda ''Res Gestae Divi Augusti'nin (tanrılaştırılmış Augustus'un işleri) adını taşıyan kitabenin kopyasına ait parçalar ele geçmiştir. Bu da, şimdi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde bulunan tapınağa ait olan yazıtların eksik bölümlerinin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Latince ve Yunanca olan bu yazıt tapınağın Hacıbayram Camii'ne yakın olan duvarın üstünde tanrılaştırılmış Augustus'un icraatı sözcükleri ile başlar ve duvarın büyük bir bölümünü kaplar.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gordion Müzesi (Ankara)

Ankara, Türkiye

1963 yılında bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfuslu küçük bir köyün yanında kuruldu. Bugün Gordion Müzesi’nde kronolojik bir sergileme sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. Üç vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemine ait eserler yer almaktadır. Bu eserler içinde Erken Demir Çağı’na ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağına ait demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi salonunda panoramik vitrin içinde M.Ö. 700 yıllarına tarihlenen tahrip katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan kısmında M.Ö. 6- M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş Yunan seramiği, Helenistik Çağ ve Roma Dönemine ait malzemeler sergilenmektedir. Son bölümde ziyaretçiler Gordion’da ele geçen mühür ve sikke örneklerini izleme imkanı bulacaklardır. MÜZENİN GELİŞİMİ Son yıllarda Gordion Müzesi’nin ziyaretçi sayısındaki büyük artış, burada yeni düzenlemeler yapılmasını gündeme getirmiştir. Bu çalışmalar içinde 180 m2’lik yeni depo binası, 150 m2’lik ek teşhir salonu, 30 m2’lik laboratuar ve 35 m2’lik görüntü ile bilgilendirme salonu, 5000 m2’lik yeni açıkhava teşhir alanı yapılanların belli başlıları arasında sayılabilir. Yeni kazılan alan Friglerin mobilya yapımında kullandıkları sedir, kokulu ardıç, şimşir, sarıçam, ceviz ve porsuk fidanlarıyla ağaçlandırıldı. Bu yeni alana nakledilen Roma mozaiği ve Galat Mezarı yapılan işlerin bir bölümü olarak sayılabilir. FRİG TÜMÜLÜSLERİ Gordion çevresi geniş bir alan üzerinde M.Ö. 8. asrın son çeyreği ile M.Ö. 6. asrın ortalarına kadar uzanan bir zaman dilimine tarihlenen çeşitli ölçülerdeki tümülüslerle kaplıdır. Tümülüsler Frig soyluları ve ileri gelen kişilerin mezarlarıdır. Bu tümülüslerin içinde 300 m.’lik çapı 55 m.’lik yüksekliği ile Midas Tümülüsü olarak tanınanı muhteşem bir görüntüye sahiptir. Midas Tümülüsü’nün kazısı 1957 yılında gerçekleştirilmiştir. 1960’lı yılların başlarında Türk mühendisliğinin şaheseri beton destek konstrüksiyonunun tamamlanması sonucu halkın ziyaretine açılmıştır.  GALAT MEZARI “Tümülüs O” 1954 yılında kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan mezar, daha sonra Gordion kazı ekibi tarafından “O” tümülüsü olarak adlandırıldı. Aradan geçen yarım yüzyıl sonunda anıt mezar insan ve doğanın tahribine uğradı. Kültür Bakanlığı’nın müdahalesi ile anıt eser yok olmaktan kurtarıldı. Müze uzmanları tarafından çeşitli çizimleri yapılan mezarın taş blokları numaralandırıldıktan sonra Gordion Müzesi’nin yeni bahçesine taşındı. 1999 yılında Gordion Müze bahçesine yeniden inşa edilmiş olan mezar, insanlığın görüşüne sunulmuştur. KAYABAŞI MOZAİĞİ 1989 yılında Polatlı İlçesi, Kayabaşı Köyü’nde temel kazısı sırasında ortaya çıkartılan M.Ö. III. yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi mozaiği, ev sahibi tarafından Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bildirilmiş ve müze tarafından kazısı aynı yıl gerçekleştirilmiştir. Yer darlığı nedeniyle taşınamayan mozaik, 1999 yılında başarılı bir çalışma sonucunda Gordion Müzesi’nin yeni bahçesine taşınmış ve yarı kapalı bir mekan içine monte edilmiştir. 6,60 x 7,70 m. ölçülerindeki mozaiğin merkezinde hayvan motifleri, çevresinde ise geometrik bezemeler yer almaktadır. ANTİK GORDİON YERLEŞİMİ Frigya Krallığı’nın başkenti, ünlü Gordion şehrinin kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında, Sakarya (Sangarios) ve Porsuk Nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlı’nın 18 km. kuzeybatısındadır (Ankara’dan 90 km.). Alman ve Amerikan kazıları süresince buradan çıkan ve çeşitli yayınlarda tanıtılan buluntular; bu yerleşimin tarihini Erken Tunç Çağı’na (M.Ö. 3000) kadar götürür. Gordion, M.Ö. 7. yüzyılın başlarında Kimmerler tahrip edilmesine rağmen en parlak dönemlerini M.Ö. 750-700 tarihleri arasında yaşamıştır. Birçok buluntular ve yerleşimdeki tümülüsler 6. yüzyılın sonuna kadar devam eden bu işgali göz önüne serer. Yine de Gordion, Büyük İskender’in burayı yeniden onarıp, bağımsızlığının kendilerine geri verilmesine kadar (M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısı) Persler tarafından yönetilmiştir.  Kral Gordios tarafından bağlanan meşhur düğüm, Büyük İskender tarafından M.Ö. 333 yılında kışı geçirdiği Gordion’da kesilmiştir. Gordion’da Helenistik dönem, Büyük İskender’in burayı fethinden sonra (M.Ö. 300-100) başlamıştır. Sonra Roma Dönemi (M.Ö. 1 yüzyıl – M.S. 4. yüzyıl) daha sonra Selçuklu (M.S. 11.-13. yüzyıl) dönemi başlamıştır. Bütün bu olaylar Gordion’da 4000 yılı aşkın gibi kısa sürede olmuştur.Giriş ücreti:6 tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ankara Kalesi (Ankara)

Ankara, Türkiye

Konuklarına eşsiz bir kent manzarası sunan Ankara Kalesi, başkentin en önemli sembollerinin başında geliyor. Tarihi en az Ankara kadar eski olan askeri yapıda Galatlar’dan Romalılar’a, Selçuklular’dan Osmanlı’lar kadar pek çok medeniyetin izlerini görmek mümkün. Üstelik dar sokaklarında gezerken birbirinden güzel fotoğraflar çekebileceğiniz kalenin çevresi de en az içi kadar ilgi çekici fırsatlar barındırıyor.M.S. 620 yılında Sasaniler’in kenti ele geçirmelerinin sonrasında tarihi yapı kısmen harap duruma düşmüş. 7. yüzyılın 2. yarısında Bizanslılar’ın kentte hâkimiyet kurması sonucunda yapıda onarım çalışmaları başlamış.Hatta dış kale bu çalışmalar sırasında İmparator II. Konstantinos’un emriyle inşa edilmiş. Sonraki dönemlerde sık sık Bizans ile Selçuklu hâkimiyeti arasında gidip gelen kale, Osmanlılar tarafından da kullanılmasına rağmen Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın yaptırdığı dışında onarım görmemiş.Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ise kalenin en yüksek burcu olan Akkale, 1921 yılından itibaren Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda kurulan Eti Müzesi’ne ev sahipliği yapmış.Kültürel tesisin kapsamının genişletilip Anadolu Medeniyetleri Müzesi adını alması ve Kurşunlu Han ile Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşınmasının ardından kalenin bu bölümü 1948’den itibaren depo olarak kullanılmaya başlanmış.Günümüze kadarki süreçte hem savunma hem de yerleşim amaçlı kullanılan Ankara Kalesiiç içe geçmiş 3 sıra surla çevrelenmiş. Dış kalenin duvarlarının yüksekliği 8 ila 10 metre arasında değişen kısımlarında blok halinde mermer ve bazalt, geri kalanındaysa tuğla kullanılmış.4 katlı iç kalenin yapımındaysa Ankara Taşı ile birlikte çevredeki antik yapılardan getirtilen parçalardan yararlanılmış. Doğu, batı ve güney yönlerinde uzanan duvarlarda 15-20 metrede bir 5 köşeli savunma kulesi yer alıyor. Bu kulelerin toplam adedi 42.Ankara Kalesi’nin hem iç hem de dış bölümlerinde Osmanlı döneminden kalma pek çok yapı sizleri bekliyor. Bu yapıların bir kısmı hediyelik eşya dükkânı, sanat evi, restoran ve otel olarak kullanılırken; bir kısmında zengin koleksiyonları ile gezginlerin ilgisini çeken müzeler faaliyet gösteriyor.Hisar Kapısı’ndan iç kaleye girdiğinizde karşınıza çıkacak evler, mimari açıdan Hamamönü’nde 19. yüzyılda inşa edilen konakların öncülleri konumundalar. Dik bir alan üzerine inşa edildiklerinden bu yapılar dar planlı olarak tasarlanmışlar. İki ya da üç katlı evlerin yapımında ahşap, kerpiç ve tuğla kullanılmış. Yerel halk alt katları kışlık, üst katları yazlık kullanıma uygun şekilde oluşturmuş.Yazlık kattaki “Cihannüma” isimli odalarla birlikte geniş saçaklar, kale içindeki Ankara Evleri’nin belirleyici özelliklerini oluşturuyorlar. Toplam sayısı 400’e yakın olan bu evlerin bir kısmı restore edilmiş. Geri kalan kısmıysa ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda. Metruk haldeki yapıların bulunduğu bölge güvenlik açısından riskli olduğundan, iç kaleyi gezerken bu kısımdan uzak durmanızı tavsiye ederim.Bir zamanlar kentin ticari hayatının merkezi konumunda olan kale çevresindeki sokaklar ise günümüzde antikacılar ve hediyelik eşya dükkânları ile çevrelenmiş durumda. İlginç isimlere sahip bu mekânlarda alışveriş yaptıktan sonra dilerseniz Pirinç Han’ın avlusunda soluklanıp, bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kıbrıs Köyü Kanyonu (Ankara)

Ankara, Türkiye

Roma döneminde açılan su kanalları ve birçok tarihi kalıntıyı içinde barındıran, Ankara’nın keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerinden biri .Karadeniz ikliminin hissedildiği 8 kilometre uzunluğundaki kanyonun, tarih ve doğanın buluştuğu turizm merkezlerinden biri.“Kanyon geçmişte Ankara’nın su ihtiyacını karşılıyordu. Doğal güzellikleri, bitki örtüsü ve tarihi güzellikleriyle dikkat çeken bu mekanın bugüne kadar korunması büyük bir şans.Kanyonda yaklaşık bin 200 bitki türü bulunduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de sadece Karadeniz ikliminin yaşandığı, yıllık yağışın bol ve düzenli olduğu yerlerde bulunan fındık, Mamak’taki Kıbrıs Kanyonu’nda da yetişiyor. Zirai manada fındıkçılığın yapılmadığı kanyonda ağustos ayında fındık hasadı yapılıyor. Roma döneminde açılan su kanallarını ve daha birçok tarihi kalıntıyı görmenin mümkün olduğu kanyonda Başkentliler için bir cennet

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Efes Müzesi (İzmir)

İzmir, Türkiye

İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Müzesi içinde birçok değerli eseri barındıyor. Güzel Artemis Heykeli, Sokrates başı, Yunuslu Eros gibi Efes kazılarında ortaya çıkarılmış birçok değerli eseri burda görebilirsiniz.  Giriş ücreti 15₺. Müzekartınız varsa ücretsiz gezebilirsiniz. Müzenin girişinden bir müzekart edinme imkanınız da var.  Efes Müzesi, İzmir şehir merkezine 70km, Aydın şehir merkezine 62 km uzaklıkta. Ulaşımı kendi aracınızla yol tarifi alıp rahatlıkla yapabilirsiniz. Toplu taşıma kullanacaksanız İzmir’den İzban ve Eshot kullanarak Selçuk şehir merkezine gelebilirsiniz. Müze merkezi bir konumda olduğu için şehir merkezinden 5 dk yürüyerek ulaşabilirsiniz. Çalışma saatleri: 08:00 - 17:00 (Kış Dönemi) 08:00 - 18:30 (Yaz Dönemi) Kaynak ve Resimler : Instagram: alperebruu

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kızılcaören göleti (Ankara)

Ankara, Türkiye

Kızılcaören Göleti, Kızılcaören Köyü'ne 14 kilometre, Kızılcahamam İlçesi'ne 17 kilometre ve Ankara'ya 99 kilometre uzaklıktadır. Hayvan sulama amacıyla yapılan gölet ve çevresi oldukça güzel olduğundan tatil günleri günübirlikçi piknikçiler ve yürüyüş grupları tarafından rekreatif amaçlı değerlendirilmektedir. Gölet, sularının yüksek olduğu ilkbahar aylarında denizden yaklaşık 1500 metre kadar yüksektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Blaundus Antik Kenti (Uşak)

Uşak, Türkiye

Tarihi, Helenistik Çağ'a kadar uzanan Blaundus, derin vadilerin çevrelediği yarımada üzerine inşa edilmiştir. Kentin kalıntılarından bazıları, günümüze kadar ulaşmıştır. Helenistik Dönem'den kalan kuzey surlarının giriş kapısı kemeri,  darphane bölümleri, idari binalar sur duvarlarının bazı bölümleri, İon tarzındaki mabet kentin ortasında yer alan ve Roma İmparatoru Claudius’un mabedi ve yalnızca bir tarafında oturma kademeleri olan stadyum günümüze ulaşan yapılardandır. Ulaşımın belirli bir kısımı toprak yoldan sağlanmaktadır. Yanınıza su ve diğer ihtiyaçlarınızı almayı unutmayın yakınlarda tedarik edebileceğiniz yer bulunmamaktadır. Kaya mezarları ve aile mezarlarını görmeyi unutmayın. Giriş Ücretsiz

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tuz Gölü (Ankara)

Ankara, Türkiye

Gölün oluşumunda etraftaki kayaçların etkisi çok büyüktür. Zaman ile yapan yağmur sayesinde tektonik ile bu alana çökmüştür. Daha sonrasında tüm bu sular buraya çökmüştür ve kayaçları eritmeye başlamıştır. Kış aylarında su ile dolup taşan göl yaz aylarında kuraklaşır ve tüm bu sular buhar olurlar. Gölün bulunduğu alan bir tuz çölüne dönüşür. Görevliler ise bu tuzları buradan toplar ve bizlerin sofralarına kadar gelmesine sağlarlar. Yüz ölçümü: 1620 m² Uzunluğu: 90 Kilometre Genişliği: 25 kilometre Derinliği: 1-2 metre Tuz Tabakası Genişliği: 30 santimetre’ye kadar değişir.Tuz gölü Ülkemizin en az yağış alan bölgesinden birinde olduğundandır ki sıcaklık etkisiyle sürekli buharlaşan suları gerisinde tuz tabakası bırakmaktadır. Gölün çevresinde yer alan ve tuzla denilen işletmelerde, buharlaştırma, çökeltme ve arıtma işlemlerinden sonra yılda 150.000 ton tuz çıkarılır ve Türkiye’nin tuz ihtiyacının %50‘den fazla bu gölden sağlanır. Göl bu sebep ile turistik ve ticari açıdan son derece önemli bir göl olarak bilinmektedir. Yüz ölçümü olarak Türkiye’nin en büyük ikinci gölü burasıdır. Göl, tektonik bir çukurluğun en derin bölgesinde yer alır ve etrafında platolar bulunur.Bölgeye vardığınız zaman gölü ziyaret edebilir ve aynı zamanda gölün sağlık ürünlerinden de satın alabilirsiniz. Gölün girişinde çeşitli kozmetik dükkanları yer alıyor. Buradan farklı mineraller içeren ve göl sayesinde üretilmiş kremleri satın alabilirsiniz. Tuz Gölü Efsanesi Bir efsaneye göre bir zamanlar yerli halk tuz ihtiyacınız ufak bir gölden karşılarmış. Fakat daha sonra bu göldeki tuzlar tükenmiş ve insanlar tuz ihtiyaçlarını karşılayacak bir yer bulamamışlar. Bu sebep ile aslında tatlı olan şimdiki tuz gölünü tuzlu bir göl haline getirmişler. Daha sonrasında ise tuz ihtiyaçlarını buradan karşılamaya başlamışlar. Bir diğer efsaneye göre ise bir zamanlar şimdi gölün olduğu yerde bir yaşlı kadının üzüm bağları varmış. Bir gün yaşlı bir kadın bu bağların önünden geçerken bağın sahibinden bir salkım üzüm ister ve canının çok çektiğini söyler. Bunun üzerine üzüm bağının sahibi kadına üzüm vermek istemez. Yaşlı kadın ise senin bu bağların tuzla buz olsun diyerek oradan ayrılmış. Bunun üzerinde kadının bütün bağları tuz olmuş ve günümüzdeki tuz gölü oluşmuş.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akçakale Ada Şehri Kalıntıları (Ardahan)

Ardahan, Türkiye

Çıldır Gölü sınırlarında bulunan Akçakale Ada Şehri, diğer adıyla Alparslan Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor. Çıldır Gölü’nün içerisinde yer alan Akçakale Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra, birinci derecede arkeolojik sit alanıdır. Çıldır ilçe merkezinin yaklaşık 27 km. güneydoğusunda yer alan Akçakale köyünün hemen batısında bulunan bir ada şehrine ait kalıntılardır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Arsiyan Yaylası (Ardahan)

Ardahan, Türkiye

 Yalnızçam Dağları silsilesinin kuzeydoğu ucunda yer alır. En yüksek yerleri Kençiyan Tepesi ve Kanlıtepe’dir. Şavşat’ın Pınarlı, Demirkapı, Ilıca köyleri ile Ardahan’ın Posof ilçesi arasında kalır. Arsiyan Dağı’nda Şavşat’ın Cevizli, Yaşar , Saylıca ve Kayadibi köylerine ait yaylalar bulunur. Dört bir yanı göllerle kaplıdır. Dağcılık sporuna oldukça uygundur. Kuzeyinde ve batısında Gürcistan sınırı, güneyinde Ilıca Köyü, güney doğusunda Pınarlı Köyü, Cin dağı, doğusunda ise Posof (Kol Köyü) bulunur. Şavşat Arsiyan arasında ki yol düzenli çalışmaktadır. Arsiyan yaylası otuyla, suyuyla, balığıyla diğer yaylalardan farklıdır. Ayrıca tuz kayaları kömür madeni ve irili ufaklı çok çermik vardır. Yaylada sarı cennet çiçekleri, karadenizde bir çok yemek türü ile bilinen pancar bulabilmek mümkündür.Arsiyan’da bulunan göller ve eski yerleşimler bir çok hikayeye konu olmuştur. Göller bölgesinde bulunan göllerden birinin adı Postanın Gölü’dür. Bu gölün hemen yanında bulunan Posta Karakolunun  Cumhuriyet döneminden önce askeri amaçlı kullanılan bir karakolu olduğu söylenir. Boğa Gölü olarak isimlendirilen gölün hikayesi ise şöyledir; Vakti zamanında bir çobanın sahibi olduğu çok güçlü bir boğa göl etrafında böğürerek gezerken boğa gölünde suyun içerisinde bulunan farklı bir boğa ile güreşe tutuşurlar. Çobanın boğası yenilir ve üzülerek köye döner. Çobanın ağası durumu fark eder ve oda üzülür. Çobanın boğasına demir boynuz yaptırır. Çoban boğasını aynı bölgeye götürür ve su boğası ile tekrar güreşe tutuşurlar. Su boğası zorlanır ve her tarafı kanlar içerisinde kalır ve gölün içerisine girer. Günümüzdede bu göle dikkatli bakıldığında gölde kırmızı bir renk görmek mümkündür. Yaylada bulunan 2. büyük göl ise Kız gölü olarak bilinir. Hikayesi şöyledir ;Bir gün güneşin doğuşuyla göle yaklaşan çoban güzeller güzeli bir kız görür. Kız göl kenarında ki pikal taşın üzerine çıkıp saçlarını taramaktadır. Çoban bir zaman bu güzel kızı sessizce izler. İzlerken de hayal alemine dalar , kendinden geçer. Çobanın garipliğini fark eden güzeller güzeli hemen suyun içine dalar. Gölde görünmez olur. Heyecanla göle yaklaşan çoban kızdan kalan tarağı alır. Perişan bir şekilde eve döner. Yemek filan yiyemez, yorgun bir haldedir. Hergün kıza olan sevgisi iyice artar. Hastalanır yataklara düşer. Sonunda bir neneye bunun kurtulması için tarağın aynı yere bırakılması gerektiğini söyler. Söylenilen yapılır ve çoban kurtulur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çıldır Gölü (Ardahan)

Ardahan, Türkiye

Deniz seviyesinden 1959 metre yüksekte bulunan gölün en derin yeri 42 metre olarak ölçülmüş. Bu kadar yüksekte olmasının da etkisiyle  kış aylarında tamamen donuyor. Yılın yaklaşık  6 ayı buz ile kaplanan  gölün etrafında çok az bitki örtüsü olmasına rağmen, bahar ayarında etrafı çiçek tarlasına dönüşüyor.Eğer bir tur şirketi ile gelmediyseniz Kars'tan yada Ardahan'dan Çıldır Gölü'ne ulaşmak için  3 seçeneğiniz var . Toplu taşıma kullanmak isteyenler her iki şehirde bulunan otogarlardan kalkan dolmuşlar ile göle ulaşabilirler ancak bu aşamada unutmamanız gereken şey bu dolmuşlar kaçta göle varacak, kaçta tekrar oradan geçecek. Bu konuyu mutlaka dolmuşa binmeden önce netleştirin yoksa açıkta kalma ihtimaliniz çok yüksek. İkinci seçeneğiniz araç kiralamak , hava limanıdan ya da şehir merkezinden araç kiralayıp her yeri bu şekilde gezebilirisiniz, Kars'ta ve Ardahan'da kiralayacağınız tüm araçlarda kar lastiği bulunuyor ancak yolların tamamen karla kaplı olduğunu belirtmek isterim. Son seçeneğiniz ise bir taksi  şöförü ile anlaşıp size gitmek istediğiniz her yere götürmesini sağlamak olacaktır. Bu seçenek araba kiralama masrafınız ile aynı olacak ancak yolları ve bölgeyi bilen bir şöförünüz olacağından daha rahat  gezeceğinizi söyleyebilirim. Bir diğer avantajı ise yerel bir kişi ile gezeceğiniz için size rehberlerin öğreteceği şeylerin dışında daha farklı bilgiler sağlayacağından hiç kuşkunuz olmasın.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Harosman Mağaraları (Ardahan)

Ardahan, Türkiye

Bu mağaralar Çayağzı Köyünün 6 Km doğusunda , Ortakent kasabasının 5 Km güneydoğusunda yer almaktadır. Ortakent’ in çıkışında sağ yola girildiğinde eski bir değirmene kadar arabayla değirmenden sonra ise 1 km yaya olarak gidilir. Eğer Traktörle yada atla gidiyorsanız Mağaraların yanına kadar gidersiniz.Hanak çayının akış yönünde yer alan bu mağaralar tüf boyalarına oyulmuş mekanlar olmasına karşın görünüş olarak mağaralara benzediği için HAROSMAN adıyla anılmışlardır. Arkeolojik olarak ise bu yapılara yer altı sığınakları ( Katakomp) denir. İlk bakışta Kapadokya yöresi yapılarına benzemesi bu yapıları o yöreyle ilgili paralellik kurmamızı sağlar. Tarihi olarak Hristiyanların yayılışını düşünürsek Kapadokya yöresinden 100-200 yıllık bir dönem sonra buralarda yerleşmiş olabileceklerini tahmin edilmekte.Genel olarak bu yapıları ele almamız gerekirse şu özelliklerin görüldüğünü söyleyebiliriz; Mağaralar iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Batı ( Yukarı Kısım) taraf, ikinci bölüm ise Doğu ( Aşağı kısım) taraf olarak iskan edilmiştir. Yukarı kısımdaki dehlizler kilise ve küçük barınaklardan oluşurken, aşağı kısımdaki dehlizler yönetici odası ve yönetimle ilgili büyük barınaklardan oluşmaktadır. Yukarı kısımdaki dehlizler genelde iki katlıdır, ama tek katlı olanlarda vardır. Bu dehlizler genelde üç yada dört mekandan oluşmaktadır. Ön cepheye bakan mekanlar pencere aralıklarıyla ışıklandırılırken ön cepheye bakmayan dip kısımlardaki yapıların ışıklandırılması yoktur. Tavandan delikler açılarak ışıklandırma sağlanmaya çalışılmıştır. Bu mekanlar sert cisimlerle oyulmuştur. Önemli mekanlar dışında çoğu mekan kesit biçiminde ve duvarları düzgün olmayan hatlar görünümündedir.Yukarı kısımda soldan birinci olan iki katlı dehliz ( Mağara) ibadet yeri görünümündedir. Yine dini yapı olabilecek solda üç dehliz var. Ortada kalan iki dehliz ise duvarlardaki is izleri ile buranın mutfak olabileceğini gösteriyor. İki katlı yapılar dışındaki diğer dehlizler barınak ve nöbetçi yerleri olarak değerlendirebiliriz. Harosman mağaralarının aşağı kısmı ( Doğu) yukarı kısımda farklı olarak yapılar daha büyük ve tarihlemeye yardımcı olabilecek unsurları içermektedir. Aşağı kısmın yapıları genelde tek katlıdır. Yönetici odası ise ikinci kat seviyesindedir. Ama oda tek katlıdır.Aşağı kısmın sol bölümü ise birbirine tünelle bağlantılı iki büyük mekan yer almaktadır. Soldaki mekanını önü duvarla örülmüştür. Duvarda kullanılan düzgün kesme taşları ve taşların arasındaki beyaz hare ise tarihlemeye yardımcı olabilecek buluntu durumundadır. Yapı büyük bir salondan ve arkasında odadan oluşan bir toplantı yeri olarak düşünülür. Toplantı yeri olarak düşünmemizi sağlayan unsur ise salonun sağ tarafında bulunan 20-25 kişinin oturabileceği bank. Ayrıca bu salonun sol duvarının alçı sıvayla kaplanması da bu yapının önemli mekan olduğunu göstermektedir. Sol duvarın alçı ile sıvanması tarihleme açısından önemli olabilir.Aşağı kısmın diğer yapısı ise yerden yaklaşık 5 metre yükseklikte ikinci kat seviyesinde yer almaktadır. Merdivenle çıkılan bu yapı içinde taht şeklinde oturma yerinin bulunma ve korunma amacıyla yükseğe yapılmasından bu mekanın yönetici odası olarak düşünmemizi sağlar.Genel bir yapı şeklini açıkladığımız bu dehlizlerin özenle yapılmaması ve buluntu vermemizi nedeni ile bu dehlizlerin kısa süreli barınma amacıyla yapıldığını çok sayıda küçük barınaklardan oluşması buranını sürekli nöbetçiler tarafından kullanma kısa süreli barınmanın daha çok savunma amaçlı olduğunu göstermektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kinzi Kalesi (Ardahan)

Ardahan, Türkiye

Ardahan il sınırları içerisinde bulunan Kinzi Kalesi, Kim tarafında ve ne zaman yapıldığı hakkında net bir bilgi yoktur. Fakat mimari yapısına bakıldığında Urartu Döneminde kalındığı tahmin edilmektedir. Yalnızçam Aşıtını ve Ardahan Ova’sına hakim bir noktada bulunur. Yaklaşık 2200 metre yükseklikte bulunan tepe üzerinde bulunur. Bu kale dış ve barınma olarak iki bölüm şeklinde bulunur. Günümüze kadar birçok kez onarım görülmüştür. Kale, Osmanlı ve Selçuklu zamanında aktif bir şekilde kullanılmıştır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Gedelme Kalesi (Antalya)

Antalya, Türkiye

Gedelme Kalesi Bizans Ortaçağı kalesi olarak günümüze kadar gelmiştir. Kale, Jacobek tarafından M.S. 9. yy.’a tarihlenmiştir. Adı, “Tahıl Phrygmos’u, tahıl kurutma, tahıl koruma, hububat çukuru” anlamındadır. Burası sadece Gedelme için değil aynı zamanda bölge için bir depo-kale niteliğindedir. Kalenin surları dibinde, devasa görüntüsüyle görenleri büyüleyen Çınar ağacının da 2500 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Giriş Ücretsizdir. Yol Tarifi butonuna tıklayarak Kaleye ulaşabilirsiniz. Not: Antalya Kemer yolundan gedelme yaylasına doğru asfalt yolu takip edin asfalt yoldan sola doğru navigasyon sizi yönlendirecektir. Son görselimizde ki yolu gördüğünüzde sağa dönüp toprak yolu takip edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Güver Uçurumu Kanyonu (Antalya)

Antalya, Türkiye

Güver Uçurumu Kanyonu Antalya Korkuteli Karayolu üzerinde Döşemealtı İlçesi'nde Düzler Çamı Milli Parkı (Piknik Alanı) sınırları içinde yer alır. Güver Kanyonu yüzey suyunun karstik araziyi aşındırması ile 1 milyon yılda oluşmuş 115 metre yüksekliğinde yaklaşık 2 km uzunluğundadır. Kamp yapılabilir. Temiz su ve lavabo bulunmamaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Badavut Plajı (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Duş, wc, şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecek ihtiyacınızı karşılayacak yerler mevcut. Denizin sığ olması ve uzun bir kumsala sahip olması nedeniyle çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Tatil için ayvalığa geldiyseniz 1 gününüzü burda değerlendirebilirsiniz. Otopark: 10 TL (2019) Şezlong ve Şemsiye 25 TL (2019)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Delicenur Mağarası (8000 Yıllık) (Balıkesir)

Balıkesir, Türkiye

Delice köyüne varıldıktan sonra köy çıkışında 2 km yürüyüşten sonra sarp bir yamacın 200 metre aşağısında, girişi doğuya bakan mağaraya ulaşılır. Yüksekliği 9,15 metre ve derinliği 25 metre olan mağaranın girişinde defineciler tarafından dinamitle patlatılmış bölümler bulunmaktadır. Mağaranın güney duvarında kiremit kırmızısı renkle, dikdörtgen şeklinde hacimli olarak işlenmiş üç erkek figürü bulunmaktadır. Bunlardan biri merkezde kollarını iki yana açar şekilde vücut konturları sarı renkle gösterilmiştir. Bu figürün solunda bulunan iki erkek figürü de yine kollarını iki yana açar şekilde kırmızı renkli boyayla resmedilmişlerdir. Bu kompozisyonda olasılıkla merkezde tek olarak duran figürün tanrı veya din adamı, etrafında dans eden figürleri ise insan olarak açıklamak mümkündür. Sağda stilize biçimlendirilmiş bitkisel motif ise olayın doğada geçtiğini vurgulamaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

ALİNDA ANTİK KENTİ (Aydın)

Aydın, Türkiye

 Anadolu’nun en görkemli antik kentlerinden birisi de Alinda antik kentidir. Alinda Antik kentini tarih sahnesine çıkaran ve onu ünlü yapan Karia Kraliçesi Ada olmuştur. Kent yapılarında mermerin kullanılmadığı, granit taşların kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bulunan mezarlarda süse pek rastlanmaz. Her türlü olumsuzluğa rağmen Alinda gezgin için bulunmaz güzellikte bir kenttir.Araştırmalarda Alinda kentinin tarih sahnesine çıkışının genellikle İ.Ö. 4. yy. olduğu söylense de kent hakkında bildiklerimiz İ.Ö. 14. yy'a kadar gitmektedir. Alinda, Hitit İmparatoru II. Mursilis (İ.Ö. 1350-1320) döneminde Sena Irmağı ülkesine bağlı bir kentti. II. Mursilis döneminde Alinda kentinin adının İalanti olduğu bilinmektedir. Bu bilgileri II. Mursilis'in anallerinden ve mısır yazıtlarından öğreniyoruz. Kentin yakın çağa ait bilgileri, öncekiler gibi azdır. İ.Ö. 340 yıllarında Halikarnasos'da olan Karia yönetimi iç kargaşalar yaşamaya başlamıştır. Bilindiği gibi anaerkil aile yapısına sahip olan Kanalılar aile içi evlilik yapıyorlardı. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum'um sahibi Mausolos, karısı Artemisia, Piksodaros, Ada ve idriaus kardeştiler. Mausolos'un ölümüyle boşalan tahta, karısı Artemisia çıkmıştı. Artemisia'nın ölümünden sonra tahta kardeşi Ada'nın oturması gerekirken yönetimi Piksodaros ele geçirdi. Piksodaros bununla da yetinmedi ve gelecek zamanlarda tehlike oluşturacağını düşündüğü kardeşi Ada'yı Alinda kentine sürdü. İşte Alinda kentinin tarih sahnesine çıkışı böyle olmuştur. Bu nedenle Alinda kentinin tarihini Ada'dan önce ve Ada'dan sonra diye incelemek gerekir. Kraliçe Ada'nın Alinda'da sürgün hayatı yaşadığı dönemlerde Piksodaros, yönetimi, Persler'in atadığı satrap Orontobates ile paylaşıyordu. Piksordaros'un erken ölümüyle Orontobates yönetimde tek başına kaldı ama Ada'yı Alinda'dan geri çağırmadı.Makedonyalı Büyük İskender Persler'e savaş açıp Anadolu'ya girdiğinde Ada Alinda kentinde sürgündü. Büyük İskender geldi ve Alinda kentini kuşattı. Bir süre uğraştı ama kenti alamadı ve pes etmeye karar verdi. O an Ada için bir fırsat doğmuştu ve yaşlı kadın bunu düşündü. Tam bu sırada Ada, bu alınması olanaksız surlarla çevrili Alinda kentinin kapılarını İskender'e açtı ve Makedonyalıları içeriye alıp pazarlığa oturdu. Denilir ki Kraliçe Ada, Makedonya Kralı Büyük İskender'i oğlu gibi karşıladı ve onu manevi evlat edindi, İskender de alamadığı bu kentin kapılarını kendisine açan bu kadını bir ana gibi gördü. Kadın, Makedonyalı savaşçıya, aile içi kavgalardan, geçimsizliklerden ve sonuçlarından söz etti. Ardından da bir teklifte bulundu. "Alinda kentinin kapılarını askerlerine de açayım. Bunun karşılığında senden bir şey istiyorum; Karia'yı bana bırak." İskender bu teklifi kabul etti. Onun için bu çok da önemli bir durum değildi. O zaten Karia'da durmayacaktı. Onun amacı daha doğuya, Persler'in yaşadığı diğer kentlere gitmek ve Pers imparatorluğu'nu çökertmekti. Kraliçe Ada'nın bu teklifi ona da cazip geldi. Gittikten sonra arkasında bırakacağı az sayıda askerin güvenliği, iç kargaşaların ortaya çıkmaması için bu bir fırsat bile sayılabilirdi. Uygun buldu ve kabul etti.İskender güneye yürümeye devam etti ve Halikarnassos'a vardı. Kenti alması hiç de zor olmadı ve hemen ardından tüm Karia yönetimini Ada'ya bıraktı. Karliça Ada'nın, İskender’in bu iyiliği karşısında sessiz kalmadığı ve Alinda kentinin adını değiştirdiği, kente Alexandria-by-Latmos (Latmos İskenderiyesi) adını verdiği söylenir ama bu pek dayanağı olan bir iddia değildir. Kentin adı daha sonra yine tarih sahnesinden silinmiştir. Belli zamanlarda kentten söz eden yapıtlara rastlanmışsa da bunlar bölük pörçük yazıtlar ve anlatılardır. Alinda kentinde bulunan bir yazıtta, hükümdar Olympikhos'un emrinde olan iki asker hizmetlerinden dolayı onurlandırılmıştır. Onurlandırılan bu iki askerin Alinda'lı olduğu sanılmaktadır. Daha önceki zamanlarda da olduğu gibi Olympikhos'un Karia kralı olduğu dönemlerde de (bu tarihi kişiliğin İ.Ö. 227 ile İ.Ö. 210 yılları arasında bölgede söz sahibi olduğu söylenebilir) adı pek duyulmamıştır. Alinda kentinin, Makedonya Kralı Büyük İskender’in bölgeye gelişinden ve Ada'nın Karia yönetimini ele geçirmesinden sonra süratle Hellenleştiğini söyleyenler varsa da bu pek geçerli bir iddia değildir. Karia, batılı kazıbilim uzmanlarının ve tarihçilerin yazdığı gibi ne İskender'in bölgeye geldiği dönemde ne de daha sonraki dönemlerde sanıldığı gibi aşırı bir Hellenleşme söz konusu olmamıştır. Bazı kıyı kentlerinde (İasos, Halikarnassos, Myndos Yarımadası Kentleri, Kaunos, Latmos Herakleiası gibi) bunu belli bir düzeyde gözlemlemek olası belki ama iç Karia kentelerinde Hellenleşme hiç de sanıldığı kadar olmamıştır. Hatta Hellen kültürünün hiç giremediği, kalıntısına asla rastlanmayan birçok iç Karia kenti bulunduğunu biliyoruz. Sanatsal açıdan olsun, kültürel açıdan olsun Karia'nın Hellen Kültürünün kesin etkisi altında kaldığını söylemek haksızlıktan ve tarihi yanlıştan başka bir şey olmaz. Kaldı ki Kanalılar anaerkil bir aile yapısı içindeydiler. İonialılar olsun, Hellenler olsun, diğer ataerkil topluluklar olsun bölgeye gelmişler ve etkili olmuşlardır ama asla Karialılar'ı söylendiği gibi tam anlamıyla asimile edememişlerdir. İonialılar Myletos'a gelmişler ve kentte bulunan bütün erkekleri öldürerek yönetimi ele geçirmişlerdir. Kocalarını ve erkek kardeşlerini öldürdükleri kadınları kendilerine eş olarak alan İonialı erkeklere karşı Myletoslu kadınlar karar almışlar ve onlarla aynı sofrada oturup yemek yememişler, onların karşısında konuşmamışlar, bir şekilde koca olarak bile kabul etmemişlerdir. Alinda kentinin Ada sonrası süratle Hellenleştiğini yazanların bazı dayanakları yok değil elbette. 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati:08:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati:08:30 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:30  

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Afrodisias Antik Kenti (Aydın)

Aydın, Türkiye

Aydın ili, Karacasu ilçesi, Geyre Mahallesi sınırları içinde yer alan Aphrodisias Antik Kenti, Menderes (Meander) Irmağı’nın bir kolu olan Dandalaz (Morsynus) Çayı’nın oluşturduğu bereketli vadide, denizden yaklaşık 600 metre yükseklikte bir plato üzerinde yer almaktadır. Tarih boyunca, içinde bulunduğu nehir havzasının doğal özelliklerinden beslenen kentin Antik Dönem’deki en büyük zenginlik kaynağını ise kentin kuzeyinde, Babadağ eteklerinde yer alan mermer ocakları sağlamıştır. Yerleşim tarihi MÖ 5. bin yıl ortalarına kadar uzanan Aphrodisias, MÖ 6. yüzyılda küçük bir köy görünümünde iken, MÖ 2. yüzyılda Menderes Vadisi'ndeki yoğun şehirleşme döneminde kent devleti (polis) statüsü kazanmıştır. MÖ 1. yüzyılda Roma ile yakın ilişkilere sahip olan Aphrodisias, daha sonra Roma İmparatoru olarak Augustus unvanını alacak olan Octavian tarafından “Tüm Asya’dan kendime bu kenti seçtim.” sözleriyle koruma altına alınmış ve Roma Senatosu tarafından MÖ 39 yılında vergi muafiyeti ve özerklik gibi ayrıcalıklar tanındıktan sonra hızla gelişmeye başlamıştır. Aphrodisias’ın arkeolojik önemi, Geç Helenistik Dönem’den Roma ve Bizans dönemlerine kadar süren yoğun bir fikir ve değer alışverişini gözler önüne seren, büyük ölçüde mermerden inşa edilmiş yapıların ve bunlarla ilişkili kabartma ve yazıtların istisnai ölçüde iyi korunmuş olmasından gelmektedir. Aphrodisias, MS 1.-5. yüzyıllar arasında bütün Akdeniz dünyasında büyük üne kavuşan, başta Roma olmak üzere, İmparatorluğun dört bir yanında imzalarını taşıyan eserleri bulunan heykeltıraşlar yetiştirmiştir. Mermer ocaklarının kente eşine az rastlanır derecede yakın olması, Aphrodisias'ın mermer heykel sanatı için yüksek kaliteli bir üretim merkezi haline gelmesinin önemli bir nedenidir. Bu özelliği sayesinde Roma İmparatorluğu’nun Asya Eyaleti’nde, dönemin mermer sanatı ve mimarisinin tüm yönleriyle araştırılıp anlaşılmasını sağlayan kentlerden biri olmuştur. Kente adını veren ve kent kimliğinin gelişiminde önemli rol oynayan Aphrodite kutsal alanının ve kentteki özgün Aphrodite kültünün de Akdeniz Havzasında geniş bir alanı kültürel açıdan etkilediği bilinmektedir. Bu özellikleri nedeniyle, Aphrodisias Antik Kenti yaklaşık 2-3 km. kuzeydoğusunda bulunan antik mermer ocakları ile birlikte 2017 yılında Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmiştir.Giriş ücreti:15 tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Alabanda (Aydın)

Aydın, Türkiye

Alabanda antik kenti Aydın İli, Çine İlçesi, Doğanyurt köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Alabanda antik kentinin üzerinde bulunduğu Araphisar Doğanyurt köyü nün bir mahallesidir. Kent Çine Çayı’nın (Marsyas) 4 km. batısında Karadağ’ın uzantıları olan iki tepenin yamacına, kuzeyde Çine Ovası’na doğru yayılmıştır. Alabanda’nın yolu asfalt olup, antik kentin ortasından geçerek Alinda’ya ulaşmaktadır. Alabanda adı Karia dilinde Ala (at), banda (yarış) anlamına gelen kelimelerden türemiştir. Bizanslı tarihçi Stephanos, Kral Kar’ın oğlu Alabandos’un bir at yarışını kazanması nedeniyle kente Alabanda adının verildiğinden söz etmektedir. Çiçero ise Tanrılar Dünyası isimli eserinde kentin adını Kar tanrısı Alabandos’tan aldığını söyler. Daha sonra Büyük İskender’in Anadolu’ya gelişinde adından söz edilmeyen Alabanda hakkındaki ilk bilgileri M.Ö. 3. yy. sonlarında öğreniyoruz. Buna göre Seleukos Kralı kente Khrysor Antiokhia adını verir. Delphi’de bulunan bir yazıtta III. Antiokhos’un isteği üzerine Amphiktion Meclisi tarafından Alabanda’nın dokunulmazlığı konusunda karar alındığı ve bu karar gereğince, kentin Zeus Khrysaoeos ve Apollon İsotimos’a adandığı belirtilmiştir. Makedonya Kralı V. Philppos (M.Ö. 222-175) tarafından Alabanda kenti M.Ö. 190 yılındaki Magnesia savaşından önce tahrip edilir. Bu savaştan sonra Alabanda M.Ö. 188 yılında yapılan Apameia Barışı ile Lykia ve Karia’nın Rhodos III. Antiokhos III. Antiokhos egemenliğinde kalması sonucu doğal olarak onlarla aynı akibeti paylaşır. Ancak Rhodos kentte pek etkili olamaz, yalnızca Helios rahibi bulundurur. M.Ö. 167 yılındaki Mylasa Rhodos savaşında Alabanda özgür bir kent gibi davranarak Rhodos’karşı Mylasa yanında savaşır. Romalı tarihçi Luvius 170 yılında Alabandalıların Roma’ya elçilerle 23 kg. ağırlığında altın bir taç ve çok sayıda hediye gönderdiklerinden söz eder. Alabanda’nın ilk para basımı kentin Antiokheia Khrysaoreus olmasından kısa bir süre önce M.Ö. 3. yy.da başlamıştır. Zaman zaman para kesimi durdurulsa da Roma İmparatorluk döneminde de devam etmiştir. Paralar üzerinde uçan at (Pegasos) kabartmaları bulunmaktadır. Olasılıkla uçan at kentin kuruluş mitiyle ilgilidir. M.Ö. 70 yılında Roma’nın Anadolu’ya tamamen egemen olmasından sonra Alabanda III. Antiokhos 21. kent olarak Asya eyaletine katılır. M. Antonius tarafından M.Ö. 48 yılında Ephesos’un eyalet başkenti ilan edilmesi ile bölge başkenti olur ve Miletos, Piriene, Tralleis ve Nysa buraya bağlanır. Alabanda M.Ö. I ve M.Ö. II yy.larda Roma ile iyi ilşkiler içinde olmuştur. M.S. 22 yılında da Tiberius kente yeniden dokunulmazlık (asyle) hakkını vermiştir. Strabon; kentin oldukça zengin halkının eğlenceye düşkün ve kentte arp çalan pek çok kız olduğundan söz eder. Alabanda M.S. 4. yy.da Bizans hakimiyetine girmiş ve sonrasında Aphrodisias metropolitliğine bağlı piskoposluk merkezi olmuştur. XI. yy.da Türk egemenliği altındaki kent Haçlı seferleri ile yeniden el değiştirir. Ancak 1280’den beri Türklerindir. Alabanda da ilk defa 1905-1906 yıllarında Ethem Hamdi Bey tarafından kazılar yapılmıştır. Alabanda antik kentinin arkeoloji dünyasına ve turizme kazandırılması için 1999 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile Aydın Müze Müdürlüğü başkanlığında kazılar yapılmaktadır.Giriş Ücreti:5 tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Cehennem Deresi Kanyonu (Artvin)

Artvin, Türkiye

Cehennem Deresi Kanyonu, Ardanuç ilçe merkezinin 7 km kuzeybatısında ve Artvin-Ardanuç karayolunun 25. km'sinde bulunmaktadır. Dünyadaki sayılı kanyon vadileri arasında yer alır. Amerika’nın Arizona eyaletine bağlı bulunan Büyük Kanyon’dan (Grand Canyon) sonra dünyanın en büyük ikinci kanyonudur. Cehennem Deresi tipik bir kanyon vadidir. 500 metre uzunluğunda, 70 metre genişliğinde ve 6 metre derinliğindedir. Ardanuç suyuna açılmaktadır. Dağların arasında oluşmuş bir coğrafi yapıdır. Yani kanyonun en derin yeri deniz seviyesinden çok yüksektir. Kanyona gitmek için bazı taşlı ve dik patikaları takip etmeniz, tek kişinin bile zor sığacağı yollardan geçmeniz gerekir. Hatta bazı aralıklardan tek tek geçerken, bir sopa veya zil ile gürültü çıkarmak gerekir ki bu güzelliğin bekçiliğini yapan hayvanlar, özellikle yılanlar sizin dost olduğunuzu anlasın ve zarar vermesin.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Barhal Manastırı (Artvin)

Artvin, Türkiye

Kilise bir dönem cami olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, cephe yüzeylerinde bazı değişiklikler yapılmıştır.Yine, kuzey ve güneydeki kapılar moloz taş örgü ile kapatılmıştır. Orta nef çift pahlı, yan nefler ise tek pahlı çatı ile örtülmüştür. Orta nefin çatısı halen orijinalliğini muhafaza etmektedir. Ortadaki nef daha geniş ve yüksek, yanlardaki birbirine eşit ölçülerde ve yüksekliktedir. Orta nefin doğusunu yarım daire şeklinde apsis çevreler. Apsis içten yuvarlak bir kemerle dıştan ise, dışa taşıntı yapmadan cephe duvarlarıyla kuşatılmıştır. Dört adet kare nişle hareketlendirilmiştir. Apsis yarım kubbe ile örtülmüştür. Apsisin iki yanında, ikişer kattan oluşan ve düzenlemeleri birbiriyle aynı olan, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı pastoforion odaları bulunmaktadır. Orta nefin batı bölümünde, dikdörtgen planlı, iki katlı galeri yer almaktadır. Orta nef doğu-batı doğrultusunda beşik tonozla örtülüdür. Yapının iç kısmında, bazı değişiklikler ve eklemeler olmuştur. Mihrap nişi, ahşaptan minber, vaaz kürsüsü eklenmiştir. Kuzey nef ahşap döşeme ve desteklerle ikiye bölünerek mahfil katı elde edilmiştir. Diğer adı ile Parhali Manastırı, Türkiye'nin Artvin ilinin Yusufeli ilçesinde bulunan Gürcü manastırı. Manastır kompleksinden günümüze kilise yapısı ulaşmıştır. Parhali Türkçe'de Barhal biçiminde yerleşmiştir. Ulaşım Artvin'in Yusufeli ilçesinden yapılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Maçahel Yaylası (Artvin)

Artvin, Türkiye

Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir doğa harikası olan Maçahel, Avrupa’nın en yaşlı, Türkiye’nin ise yağmur ormanlarıyla çevrili, zengin bitki ve faunasına sahip tek gizli cenneti. Gürcüce ismi Macahel olan bölge aslında bölgeyi oluşturan 6 köyden birinin ismi olan Camili olarak anılıyor. Bölgenin adı Gürcüce “Maca” bilek, “Hel” de el anlamına geliyor. Maçahel vadisine ulaşım ; Camili, Düzenli, Efeler, Kayalar, Maral, Uğur olmak üzere altı köyden oluşan coğrafi bir bölge olan Maçahel, Borçka-Camili karayolu üzerinde yer alıyor. Türkiye tarafında bulunan ve Camili yöresini oluşturan 6 köy Yukarı Maçahel olarak da biliniyor. Dört bir yanı dağlarla çevrili bir alanda gizli bir vadi olarak saklanıyor. Maçahel’e Borçka yönünden giden tek yol, Batamya (Küçük Yayla) 1850 m yükseğe çıktıktan sonra tekrar 400 metreye inen bir geçitten oluşuyor. Maçahel’e diğer bir geçit ise Gürcistan’a olan çıkış ve bugün Maçahel’in içinde bulunan Gürcistan sınır kapısı burada bulunuyor. Borçka’ya giden geçit karla kaplandığında, hastalar kızaklarla Gürcistan’a taşınıyor. Kasım ayından sonra yoğun kar yağışı ile birlikte Macahel’i Borçka’ya bağlayan geçit kapanıyor. Macahel’e ulaşım için havayolu kullanmak isterseniz, uçakla Erzurum veya Trabzon Havalimanlarına inebilirsiniz. Trabzon’dan Artvin’e geçip yaklaşık 5 saat sonra Borçka’da olabilir, buradan da Camili minibüsleriyle en fazla 2.5 saat sonra saklı cennet Maçahel’de olabilirsiniz. Otobüsle ulaşım düşünüyorsanız, Artvin’e hareket eden otobüslere bindiğinizde tüm araçlar Borçka’dan geçiyor. Borçka’da inip Maçahel’e geçebilirsiniz. Fotoğrafçılar ve trekking tutkunları ve doğa aşıklarının saklı cenneti olan Maçahel, doğal ve bakir güzelliğiyle büyüleyici bir bölge.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yaşam Tarzı Müzesi (Artvin)

Artvin, Türkiye

Dikyamaç Köyü ve çevresinde bulunan köylerin geçmişine ışık tutan eserlerin sergilendiği ve bölgenin ilk ve tek yaşam tarzı müzesi olarak faaliyet gösteren “Dikyamaç Köyü (Kamparna) Yaşam Tarzı Müzesi”nde, geleneksel yaşamın konu edildiği el sanatları ve yöre halkının evlerinde kullandıkları ve bulundurdukları araç ve gereçler sergilenmektedir. Müze, geçmişten günümüze dek kültürel yaşamın bütün unsurlarını barındırmaktadır. Eski köy evlerindeki el sanatları, günlük yaşamda kullanılan birbirinden ilginç materyaller, geleneksel kıyafetler bulunan ve turizme önemli katkı sağlayacak müze, bölgeye gelecek yerli ya da yabancı turistlerin uğrak yeri haline gelmiştir. Artvin’in ilk müzesi olan bu etnografik müzeye gerek Dikyamaç Köyü, gerekse civar köylerimizin insanları büyük ilgi göstermiş ve kısa sürede yüzlerce tarihi değeri olan etnografik eserler müzeye bağışlanmıştır. Dikyamaç Köyü Civarı Yaşam Tarzı Müzesi’ne Arhavi, Kavak, Konaklı, Kemer Köprü, Güneşli Köyleri üzerinden yaklaşık olarak 23 dakikada (14 km) ulaşılabilir. Bunun yanında Arhavi, Kavak, Çifte Köprü, Ortacalar köyleri (17 km, 30 dak.) yolu izlenerek de müze ziyaret edilebilir. Müzeye gelenler aynı yolu izleyerek geri dönebilecekleri gibi, ring yaparak geri dönmeleri de mümkündür.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Beşparmak Dağları (Muğla)

Muğla, Türkiye

Köylülerin zeytinliklerine ulaşmak, çevredeki diğer köylere gitmek, Bizans devrine manastırlara çıkmak için kullanılan ve daha önceki çağlarda Beşparmak’ın zirvesindeki (Tekerlek Zirvesi 1.375 m.) hava ve yağmur tanrısının kutsal alanına yapılan ayin yürüyüşlerinde de yüzyıllardır kullanılan bir patika ile 45 dakikalık bir yürüyüşten sonra M.Ö. 7-8 bin yıllara tarihlenen prehistorik kaya resimlerinin bulunduğu bir mağaraya ulaşılır. 45 dakikalık ikinci bir yolculuktan sonra bölgenin birçok Bizans manastırları ve keşiş mağara ve barınaklarının içinde bulunan Yediler Manastırı’na varılır.Beşparmak Dağları ve çevresinin, Batı Anadolu’nun etkileyici ve arkeolojik açıdan zengin bölgelerinden olduğunu söyleyen Sürücü, “Latmos’da kayaların rüzgâr ve yağmur erozyonuyla aşınmaları sonucu, insanın kendini farklı bir gezegende hissedeceği olağanüstü görüntüler yaşanıyor. Başta 8 bin yıllık tarih öncesi kaya resimleri olmak üzere, antik yerleşimler, kutsal alanlar, antik döşeme yollar, kaleler ve savunma yapıları, Bizans manastırları, freskler gibi pek çok insanlık mirası dağın gizemli coğrafyasında yer almakta. 

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Didim Akbük Cennet Koyu (Aydın)

Aydın, Türkiye

Akbük Didime 25km, Aydın il merkezine ise yaklaşık 100 km uzaklıkta. 1992 yılında belediye statüsü kazanan Akbükte şimdi Aydın Büyükşehir bünyesinde hizmetler devam etmekte. 5 bin hektarlık bir arazi üzerine kurulu olan beldede 15 kilometrelik bir sahil şeridi vardır. Akbük’ün tarihi M.Ö. 4000 yıllarına dek uzanmaktadır. Akbük ve yöresinde yapılan arkeolojik çalışmalarda Kalkolitik çağa ait birtakım buluntular elde edilmiştir. Saplı Ada ve Kömürlü Ada arasındaki bölgede bu buluntulara daha çok rastlanmıştır. 19. yüzyıl’dan itibaren Osmanlı – Rum nüfusun yoğun olarak yaşadığı Akbük’te mübadeleden sonra Rumların göç etmesiyle nüfus ve yörenin canlılığı azalmış. Ekonomisi belediye statüsü kazanana dek ağırlıkla balıkçılık ve zeytinciliğe dayanan Akbük’te belediye olduktan sonra hızlı bir gelişme olmuş; turizm de balıkçılıkla birlikte ekonominin başlıca kaynaklarından biri haline gelmiş. Doğal güzellikleri, mavi bayraklı tertemiz ve her türlü su sporunun yapılabildiği denizi, tarihi varlıkları, muhteşem havası ile son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Akbükte emlak piyasası dikkat çekecek derecede hareketlenmiş ve burdan yazlık sahibi olmak isteyenler her fırsatı değerlendirmişler. Akbük Koyu aynı zamanda doğal bir limandır. Yat turizminin yoğun olarak yapıldığı bölge aynı zamanda balıkçılık için de çok uygundur. Hem ağ hem olta balıkçılığının yapılabildiği Akbük Koyu’nda muhteşem lezzette ve çok çeşitli balıklar tutulmaktadır. Akbük aynı zamanda sağlık turizminin de geliştiği bir yerdir. Bol oksijenli ve tertemiz havası astım hastalığı için tedavi edici etkidedir. Bu nedenle Akbük bu hastalığın tedavisi için de çokça tercih edilen bir beldedir. Zaten Didim yöresi hafif bir havaya ve neme sahip olduğundan buraya gelen pğek çok astım hastası iyileştiğini söylemekte… Yerleşik nüfusu yaklaşık 4 bin civarında olan Akbük yaz aylarında aşırı kalabalıklaşmaktadır. Bu nüfus beldenin son yıllardaki hızlı gelişiminin de etkisiyle yaz sezonunda 10 katına çıkmaktadır. Kaliteli havası, temiz denizi, yemyeşil bitki örtüsü, günden güne betonlaşsa bile sakinliği ile huzurlu ve doğa ile baş başa bir tatil geçirmek isteyenler için bir alternatif sayılabilir. Akbükte Didim Altınkumda olduğu kadar Otel Pansiyon vb. Konaklama tesisi yok. Az sayıda ve sürekli sabit müşterisi olan bir kaç otel var. Bunun haricinde Son yıllarda 5 yıldızlı otellerin sayısı arttı ve kiralık yazlıklar da bulunuyor.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hatila Vadisi Millî Parkı (Artvin)

Artvin, Türkiye

Hatila Vadisi Milli Parkı, Artvin merkez ilçe sınırları içerisinde, Hatila Vadisi’nde yer alan Hatila Deresi ve birçok derenin bulunduğu, Karadeniz’in en güzel milli parklarından biri. Ulaşımın, Artvin il merkezinden 10 km’lik stabilize yolla sağlandığı Hatila Vadisi Milli Parkı, 17,138 hektarlık alanı kaplayan ve 1994’ten bu yana milli park statüsünde olan bir bölge. Görsel bir şölen oluşturan, yeşilin bin bir tonuna şahit olabileceğiniz milli park, 500’ü aşkın endemik bitki türünün yanı sıra, ayı, domuz, tilki, porsuk, yaban keçisi, sansar, atmaca, kartal, çakal, dağ horozu, Hopa engereği ve alabalık gibi pek çok hayvana ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda park sahası içerisinde ziyaretçilerin günübirlik ve kamp kullanımı için belirlenmiş yerler, çadır, karavan ve bungalov tipi doğal konaklama olanakları bulunuyor. Doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık gibi aktiviteler için oldukça uygun bir ortam sağlayan milli park statüsünde yer almaktadır. Hatila Vadisi Milli Parkı, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük cam teraslarından birine de ev sahipliği yapıyor. Trabzon’a 245 km, Hopa’ya 75 km, Batum’a 81 km (Gürcistan), Ankara’ya 978 km, İstanbul’a 1306 km, İzmir‘e 1570 km ve Artvin şehir merkezine de 10 km mesafede bulunan Hatila Vadisi Milli Parkı’na en yakın havalimanları Hopa (Batum), Kars ve Trabzon’da bulunuyor. Zorlu ulaşım şartları nedeniyle şehirleşme ve insan tehdidinden uzakta kalmayı başaran Hatila Vadisi Milli Parkı’na kara yolu ulaşımı için Türkiye’nin farklı kentlerinden Artvin’e düzenlenen şehirlerarası otobüs seferlerine göz atabilirsiniz. Artvin şehir merkezinden dolmuş ya da taksi ile milli parka ulaşabilirsiniz. Hatila Vadisi Milli Parkı Giriş Ücreti Kişi başı günlük: 2 TL Motosiklet: 2.5 TL Otomobil-cip: 5 TL Küçük minibüs: 10 TL Büyük minibüs: 15 TL Otobüs: 30 TL 4 Kişilik çadır yeri: 10 TL

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Didim Tavşanburnu (Aydın)

Aydın, Türkiye

 Aydın Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda Aydın İli, Didim İlçesi sınırları içerisinde yer alan 15,87  hektar büyüklüğündeki Tavşanburnu Tabiat Parkında, ziyaretçilerimize günübirlik kullanım amaçlı rekreatif faaliyetler ve çadır-karavanlı konaklama imkanı sunulmaktadır.Doğa ile iç içe, stresten ve şehir gürültüsünden uzak, deniz ve ormanın kucaklaştığı Tavşanburnu Tabiat Parkı.Didim Yalıköy' de bulunan Tavşan Burnu Kamp Alanında(Tavşan Burnu Milli Parkı); bünyesinde sunduğu wc, duş, elektrik kullanım hizmetleri, market ve kafeteryası, tatiliniz süresince standartlarınızı arttırabilecek kiralanabilir. .Kampçılar tarafından çok sevilen, komşu tadında sıcak bir ortamın bulunduğu kamp alanımızda kendi çadırınızı kurabileceğiniz ya da karavanınızla kamp yapabileceğiniz gibi belediye kamp çadırlarını da kiralayabilme opsiyonu sunulmaktadır. Denize sıfır, ağaçlar altında, sakin ama Didim merkeze 6.5 km yakınlıkta ki kampımızda 24 saat güvenlik görevlileri gözetiminde gönül rahatlığıyla konaklayabilirsiniz. 2018 Yılı günlük kalınırsa 4 kişi için fiyatlar: 4 ten fazlaysa +kişi başı 5 tl Kendi çadırın ile kamp ücreti 35 TL Kampın çadırı olursa 45 TL Bir sefere mahsus araç için 12 TL (kaldığın gün kadar giriş çıkış ücretsiz) Arzu edilirse ve boşta varsa buz dolap 9TL 4 sandalye bir masa 9tl İçeride market var her türlü ihtiyaç görülebilir. Elektrik su sınırsız. Trafolar belli aralıklarla var en az 25 metre ara kablo ve 3 lü priz götürmek gerekli. Çadır önü aydınlatma için duy lamba gerekli. Çam ağaçları altında havası güzel bir mekan. Mangal serbest. Gece 12 den sonra acil olmadıkça araç giriş çıkışı yasak. Yakınlarında araç ile gidilirse marketler var.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Eski Doğanbey Köyü (Aydın)

Aydın, Türkiye

Aydın ili Söke ilçesine 30 km.uzaklıktadır. Sırtını Mykale Dağlarına (Dilek Dağları) yaslamış olan, Kurtuluş Savaşı sırasında mübadele sonucunda Yunanistan’a göç eden Rumlardan kalma bir köydür. Köyde bulunan konut, dükkan, hastane ve çeşme gibi yapılar geç Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtırlar. Köy geçmişte mübadele sonucu yerleşen köylüler tarafından terk edildiğinden evleri satın alan kişilker aslına uygun restore etmektedir. Özellikle mimarisiyle büyük ilgi çeken köyün taş evleri, dar sokakları ve doğal güzellikleri görülmeye değerdir. Rumca odalar anlamına gelen "Domatia" ismiyle kurulan köy zaman içinde "Doğanbey" ismini almıştır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Didyma Antik Kenti (Aydın)

Aydın, Türkiye

Antik İonia (İyonya) 12 kentten oluşmaktaydı. Bunlar Miletos, Priene, Melia, Myus, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos Klazomenai, Phokaia, Khios ve Erythraidir. İonianın en önemli iki şehrinden biri olan Miletlilerin (diğeri Efes) tanrı Apollona adadığı Didim adını yunanca "ikiz kardeş" anlamına gelen "Didyma" kelimesinden almaktadır. Ephesosta Artemis Tapınağı, Didymada ise Artemisin ikiz kardeşi Apollonun tapınağı bulunmaktadır. Apollon paganist inanşta güneş, kehanet, müzik ve sanat tanrısıdır. Efsaneye göre tanrı Apollon, Didymada çoban Brankhosa rastlamış, ondan çok hoşlanmış ve ona biliciliğin (kehanetin) sırlarını vermişti. Brankhos ise karşısına çıkan defne ormanı ve su kaynağının bulunduğu yerde Apollon Tapınağını kurmuştu. Daha sonra Brankhosun soyundan gelenler "Brankitler" olarak anıldılar ve tapınağı yönettiler. Hatta Didime "Brankhidai" de denilmiştir. Daha sonra Miletoslular Didymada tanrı Apollon adına dev bir tapınak yaptılar. Bu tapınağa ulaşmak için bir de Kutsal Yol inşa ettiler. Devasa Apollon Tapınağı Didymayı antik çağı kehanet merkezi haline getirdi. Nisan-Mayıs ayı ortalarında Miletostan Didymadaki ayine katılmak için oluşan konvoy dini törenlerle ve ilahilerle, istasyon denilen noktalarda molalar vererek dört günde Didymaya ulaşıyordu. Didymaya girmeden önce tapınağın hemen yanındaki Artemis kutsal alanında bekliyorlardı. Kutsal Yol 24 km uzunluğunda ve 6 m genişliğindeydi. İki yanında Brankhos ve aslan heykelleriyle çevriliydi. 1858 yılında Newton adlı bir İngiliz bu heykellerin çoğunu British Museuma götürmüştür. Günümüzde Kutsal Yolun çok büyük bir kısmı toprak altındadır. Miletoslular mimariye büyük önem veriyorlardı ve Dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis tapınağına karşılık olarak Apollon Tapınağının ölçeklerini öyle büyük tuttular ki tapınağı tam olarak bitirebilmek ne Miletoslulara, ne Büyük İskendere ne de Romalılara nasip oldu. Apollon Tapınağı Artemision ve Sisamdaki Hera Tapınağıyla beraber Helenistik çağın en büyük üç tapınağından biridir. Tapınak 109x51 metre boyutlarındadır. Kült heykelin bulunduğu iç kısım olan naos ya da cella alanı ise 53x21 metre ebatlarındadır. Tapınak, 19,5 metre uzunluğunda 120 adet iyon düzeni sütunla çevriliydi. Bugün bunlardan sadece üç tanesi ayaktadır.Giriş Ücreti:5 tl

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Zeus Mağarası (Aydın)

Aydın, Türkiye

Zeus Mağarası’nın bu ismi almasıyla ilgili birden çok öykü var. Bunlardan ilkinde; gök tanrısı Zeus, kardeşi denizler tanrısı Posedion’u kızdırdığında, elindeki üçlü yabası ile denizleri alt üst eden Posedion’un gazabından korunmak için bu mağaraya sığınıp, burada dinlenip yıkanıyormuş. Bir diğer mitolojik öyküde ise Antik Panionion Birliği’nin toplantılarının düzenlendiği bölgede krallar toplantıdayken, kraliçeler bu mağarada yüzerlermiş. Mağaraya girenlerin karşıya dikkatli baktıklarında Zeus’un yüzünün yansımasını görebildikleri söyleniyor.Zeus Mağarası Davutlar Milli Parkı girişine 100-150 m. uzaklıkta, dağ eteğinde, içinden çıkan su kaynağının oluşturduğu oldukça derin, küçük havuz benzeri su birikintilerinin oluşturduğu doğal bir mağaradır. Yer aldığı tepenin üst kısmında Panionion antik kenti yer almaktadır. Tam bir doğa harikası olan mağaranın suyunun çıktığı yer tam olarak bilinmemektedir. Mağaraya Zeus isminin, Zeusla ilgili anlatılan öykülerden yola çıkarak verildiği düşünülmektedir. Yapılan incelemede mağarada yüzeyde hiçbir kültür varlığına rastlanılmamıştır. Mağara korunması gerekli tabiat varlığı özelliğindedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Magnesia (Aydın)

Aydın, Türkiye

Magnesia antik kenti, Aydın İli, Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na bağlı Tekin Köyü sınırları içinde, Ortaklar-Söke karayolu üzerindedir. Kent efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuştur. Apollon’un kehaneti ve yol göstermesi üzerine Anadolu’ya gelen Magnetlerin kurdukları ilk Magnesia’nın yeri bilinmemektedir. Diodor, Menderes Nehrinin sürekli yatak değiştirip taşması sonucu meydana gelen salgın hastalıklar ve Pers tehlikesine karşı Atinalı Thibron’un kenti M.Ö. 400-399 taşıdığını yazmaktadır. Büyük bir olasılıkla Thibron yeni bir kent olmaktan çok, Magnesia kenti sakinlerini bugünkü Magnesia’nın eteklerinde Thorax (Gümüş) Dağı’nın eteklerinde Leukophyr’e getirmiş ve orada korumuş olmalıdır. Yeni Magnesia çevresi surla çevrili, yaklaşık 1300x1100 m2 bir alanı kapsayan, ızgara planlı cadde ve sokak sistemine sahip bir kentti. Priene, Ephesos ve Tralleis üçgeni arasında ticari ve stratejik açıdan önemli bir konuma sahipti. Magnesia’nın zamanımızdaki ünü; tasarım ve uygulamalarıyla günümüze kadar ulaşmış olan mimar Hermogenes’ten kaynaklanmaktadır. Antik yazar, mimar Vitruvius’a göre Hermogenes, Pseudodipteros tapınak planını ve sütun aralıklarına göre tapınak tiplerini belirleyen ilk mimardır. Vitruvius ayrıca Hermogenes’in baş eserinin Magnesia’daki Leukophryne Tapınağı olduğunu da söylemektedir. Hermogenes bu tapınağı arkaik döneme ait ilk tapınağın yıkıntıları üzerine Hellenistik dönemde inşa etmiştir. Tapınak İon düzeninde 8x5 sütunlu olup 67,5x40 m. Boyutuyla Anadolu’nun Helenistik dönemdeki dördüncü büyük tapınağıdır. 1994-2001 yılları arasında Artemis kutsal alanında yürütülen kazı çalışmaları sonucunda tapınağın önündeki altar ile agora arasında mermer döşemeli tören alanı ortaya çıkartılmıştır. Tören alanı çevresi boyutları 3 m.ye ulaşan tanrı kabartmalarıyla kaplı olup, önünde kurban halkaları yer almaktadır. Törenlere katılacak dernek yada grupların duracakları yerleri belirten “Topos” yer yazıtları, alanın iki yanını sınırlayan döşeme blokları üzerinde yer almaktadır. Kutsal alanı çevreleyen stoadan bölümler ortaya çıkartılmıştır. Magnesia’nın diğer önemli yapılarından biri de bugün mil altında kalarak ortadan kaybolmuş olan agorasıdır. Agoraya, Artemis kutsal alanından kutsal bir kapıdan girilir. Propylon tümüyle ortaya çıkartılmıştır. Agora 26 000 m2‘lik boyutu ve 414 sütunu ile dönemin en büyük çarşıları arasında yer almaktaydı. Magnesia’da eski çalışmalarda Bizans dönemine ait olduğu düşünülen yapının, 1989-2001 yılarında yapılan kazı çalışmaları sonucu Homeros’un “Odyseia” adlı eserinden tanıdığımız köpek bacaklı Skylla’nın macerasını anlatan kabartmalarla betimlenmiş başlıkların kullanıldığı Roma dönemine ait “Çarşı Bazilikası” olduğu anlaşılmıştır. Dini amaçlı törenlerde kullanılmak üzere yapılmakta iken heyelan nedeniyle yarım kalmış bir yapı olan Theatron, 32 kişilik Latrina (genel tuvalet) ile birlikte Magnesia’nın önemli yapıları arasında yerini almıştır. Magnesia’da bugün kısmen görülebilen diğer yapılar arasında ise, Milet’teki Faustina Hamamının bir kopyası olan hamam, Odeon, Stadion, spor ağırlıklı bir eğitim merkezi olan Gymnasion, Roma tapınağı, Bizans suru ve 5. yy.a ait enine planlı Çerkez Musa Camii sayılabilir. 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati: 09:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati: 08:30 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:30

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Milet Antik Kenti (Aydın)

Aydın, Türkiye

MÖ 7 .ve 6. yüzyıllara damgasını vuran Miletli filozoflar evren ve insan ile ilgili sorulara bilimsel yanıtlar aramışlar, Mısır’dan ve Babil’den elde ettiği geometri ve matematik bilgilerini geliştirerek ciddi adımlar atmıştırlar. Antik dönemin yedi bilgesinden biri olan Miletli Thales, Miletos asıllıdır. (Diğerleri; Lindoslu Cleobulos, Atinalı Solon, Spartalı Chilon, Prieneli Bias, Korinthli Periander, Midillili Pittacus’tur.) İlk filozoflardandır ve bu nedenle felsefenin öncülerinden kabul edilir. Doğa bilimcisi, astronom ve matematikçi olan Miletli Thales, ikizkenar üçgenin taban açılarının eşit olduğunu bulmuş ve geometrideki Thales Teoremi‘nin isim babası olmuştur. Sonraki yıllarda Milet’ten çıkan önemli düşünürler de olmuştur. Anaksimandros, güneş saatinin mucidi ve ilk coğrafi haritayı yapan kişidir. MÖ 500’lü yıllarda yaşamış olan Anaksimenes, güneş saatini geliştirmiş, ay ışığını güneşten aldığını öne sürmüştür. Dünya ona göre dikdörtgen biçimdedir ve basınçlı hava üzerinde durmaktadır. Hekataios, Leukippos, Sokrates’in hocası Arkhelaos ve tarihçi Dionysios diğer ünlü filozoflardandır. Didim’deki Apollon Tapınağı‘nın ve Efes’teki Artemis Tapınağı’nı inşa eden mimar Daphnis ve ilk kent plancısı olarak bilinen, ızgara adı verilen plan tipini ilk olarak uygulayan kişi olan Hippadamos‘da Miletli ünlü kişilerdendir. MS 3. yüzyıldan sonra yavaş yavaş terkedilmiştir. Kaderi Priene Antik Kenti ile aynı olan şehrin boşaltılmasının asıl sebebi ise döneminde Maiandros adı verilen Büyük Menderes‘in taşıdığı alüvyonların, limanı bataklığa çevirmesi ve beraberinde getirdiği sıtma hastalıklarının artması olarak düşünülebilir. Büyük Menderes Ovası‘nı oluşturan alüvyonlar ile Milet’in limanı yok olmuş, deniz ticaretini gerçekleştirememeye başlamıştır. Milet’in doğusundaki Latmos Körfezi ise denizin dolmasıyla günümüzde Bafa Gölü olarak bildiğimiz göle dönüşmüştür.öke’ye 30 kilometre mesafede yer alan Balat Köyü’nün yakınlarındaki Milet’in kazıları ilk olarak 1899 yılında Wiegand tarafından başlatılmış ve bu kazılar 1938 yılına kadar devam etmiştir. Ana yol üzerinden yaklaşık 1 kilometre kadar içeride yer alan Milet’in kazılarını hala Alman bir ekip sürdürmekte.Milet Antik Kenti‘nin, günümüze kadar ulaşabilen 15.000 kişilik tiyatrosu ile birlikte MS 1. yüzyılda inşa edilmiş hamamlar, Delphinion, Agora, Ionik Stoa, Capito hamamları, gymnasium ve MS 2. yüzyılda inşa edilen bouleterion, güney agora ve faustina hamamları diğer yapılardandır. Ancak sadece kentin tiyatrosu iyi bir şekilde günümüze kadar gelebilmiş, diğer yerler yıkıntı halinde. Milet Müzesi Arkeoloji ile ilgileniyorsanız Milet Antik Kenti’nin yakınlarında bulunan Milet Müzesi‘ni de mutlaka ziyaret edin. 1973 yılında hizmete açılan müzede sadece Milet’ten değil Priene Antik Kenti ve Didim Apollon Tapınağı‘ndan getirilen bazı buluntular da sergileniyor.Müze içerisindeki alanlarda sikkeler, süs eşyaları, pişmiş toprak eşyaları, cam koku şişeleri,  Osmanlı dönemine kadar olan keramik eserler, cam eserler, kıymetli takılar ve müzenin karşısında yer alan İlyas Bey Camii’nden çıkarılan buluntuları görebilirsiniz. Müzenin bahçesinde ise yine çeşitli kentlerden getirilmiş sütun başlıkları, sunaklar, kitabeler, heykel ve lahitler görülebilir.Giriş Ücreti:12 tl Antik kentin açılış saati ise 08:30. Buna karşın yazın 19:00’da kapanan girişler, kışın 17:00’de kapanıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Nysa Antik Kenti

Aydın, Türkiye

Nysa Antik Kenti Aydın İline 30 km uzaklıkta olan Sultanhisar ilçesinin kuzeyinde, Aydın Dağlarının güneye bakan yamacında, Tepecik deresinin çevresinde bulunur. Nysa Antik Kenti Tepecik deresinin oluşturduğu derin bir boğazın iki yakasına kurulmuş iki şehirden meydana gelir. İki şehir birbirine üç köprü ile bağlanır. Antik kentin altın çağlarını yaşadığı dönemde yaklaşık 40 bin kişinin  şehirde yaşadığı düşünülmektedir. Ünlü coğrafyacı ve gezgin Strabon'un burada eğitim aldığı bilinmektedir. Kentte bulunan Gymnasium ve Kütüphane parlak dönemlerinde kentin bir eğitim merkezi olduğunu göstermektedir.Nysa Antik kenti kütüphanesi MS 2. Yüzyılda yapılmıştır ve Efes Antik Kenti kütüphanesinden sonra Anadolu’da en iyi korunmuş kütüphanelerden biridir. Nysa Antik Kenti özellikle Roma döneminde mimari açıdan büyümüş ve çeşitli mimari eserler kazanmıştır.Nysa Antik kentinde MÖ 1. Yüzyılda yapıldığı düşünülen 12 bin kişilik antik tiyatro  bulunur. Tiyatronun sahne alanı yaklaşık 27 metre genişliktedir. Tiyatronun sahne yapısında çok iyi korunmuş durumda olan şarap tanrısı Dionysos(Bacchus) kabartıları bulunur.Ayrıca Antik Kentte 700 kişi kapasiteli “meclis binası” (Bouleuterion) bulunur. Meclis binası MS 1. Yüzyılda yapılmıştır. Nysa Antik Kenti Meclis Binası Kütüphane gibi antik kentin iyi korunmuş yapılarındandır. Nysa antik kenti stadyumu şehrin ortasından geçen akarsu üzerinde inşa edilmiş 30 bin kişi kapasiteli bir yapı ve zamanında burada gladyatör dövüşleri yapıldığı biliniyor.Nysa Antik Kentinde Bizans döneminden kalma sur kalıntıları, geç Roma dönemine ait eğitim döneminde eğitim alanı olarak kullanılan Gymnasium, 30 bin kişi kapasiteli bir stadyum, Roma köprüsü kalıntıları, Agora, Roma Hamamları ve Nekropol ve Nekropol içerisinde bulunan lahit mezarlar bulunmaktadır. Antik kentin kuruluşu ile ilgili farklı bilgiler bulunmaktadır. Antik dönem tarihçisi ‘Stephanus’ MÖ 3. yüzyılda Seleukos’un oğlu I. Antiokhos Soter tarafından eşi adına şehri kurdurduğunu belirtmiştir. Coğrafyacı ve gezgin Strabon’a göre ise, “Athymbros”, “Athymbrados” ve “Hydreleos” adında üç kardeşinin kurduğu üç köy ilerleyen yıllarda birleşerek Nysa antik kentini oluşturmuştur. 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati:09:00 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati:08:30 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:30

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Priene (Aydın)

Aydın, Türkiye

Priene, Samsun Dağı’nın güney yamacında, Söke ilçesinin 15 km güneybatısına kurulmuş önemli antik kentlerden biridir. 370 m. yükseklikte sarp bir kaya üzerine kurulması saldırılara karşı koymada avantaj sağlamıştır. Ayrıca yüksek bir yerde olması kentin farklı yönlerden de görülebilmesine imkan sağlamaktadır. Miletos gibi Ion Birliğinin bir üyesi olduğu kabul edilen Priene hakkındaki ilk bilgilere ise M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında antik kaynaklarda rastlanmaktadır. Kentin en önemli yapıları arasında Demeter Tapınağı, Athena Tapınağı, tiyatro, agora, Zeus Tapınağı, bouleuterion, Yukarı Gymnasion, Aşağı Gymnasion, Mısır Tapınağı, Büyük İskender’in evi, Bizans klisesi, nekropol ve konut alanları sayılabilir. 5000 kişilik kapasiteye sahip tiyatro M.Ö. 350 yılında inşa edilmiştir. Tanrıça Athena için kentin en hakim yerine yapılan tapınağın önünde Athena’nın altın ve fildişinden yapılan heykeli yer almaktaydı. Tapınak sunağının günümüzde yalnız bir bölümü ayaktadır.Giriş Ücreti:6 tl 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Açılış Saati: 08:30 15 Nisan / 2 Ekim Yaz Ziyaret Kapanış Saati: 19:00 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Açılış Saati: 08:30 3 Ekim / 14 Nisan Kış Ziyaret Kapanış Saati: 17:00

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Tralleis (Aydın)

Aydın, Türkiye

Tralleis antik kenti Aydın ilinin kuzeyinde, Kestane dağlarının hemen güney yamacındaki plato üzerinde yer almaktadır. İl merkezine 1 km. uzaklıkta olan kent, argoslular ve Tralleis’liler tarafından kurulmuştur. Menderes havzasının verimli toprakları üzerine kurlmuş olan bu kent M.Ö.334’te İskender tarafından alınmasından sonra Hellenistik krallıklar arasında sık sık el değiştirmiştir. Tralleis’te bu gün ayakta kalan tek yapı “Üç Gözler” olarak adlandırılan 2. asırda yapılmış olan, antik çağın eğitim, spor ve kültür açısından önde gelen yapılarından olan gymnasiuma ait kalıntıdır. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, stadium kentin diğer yapılarındandır. Devam eden kazılarla da kentin toprak altında kalmış kısımları ortaya çıkarılmaktadır. İlkçağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlü olan kent, Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını ve Ayasofya’ın mimarlarından Anthemios’u da yetiştirmiştir. Heykel sanatının dünyaca ünlü iki heykeli olan Farnese Boğazı ve Genç Atlet isimli heykeller de Tralleis’in gün yüzüne çıkan harikalarındandır. Antik kaynakların ve arkeolojik belgelerin Tralleis, bazen de Trallais olarak nitelendirdikleri kent, Aydın İlinin Mesogis (Kestane) dağlarının güney eteklerinde Trakyalılar ve Argoslular tarafından Dor göçleri sonrasında (M.Ö.13. yy.) kurulmuştur. Luwi kökenli Tralla sözcüğüne Helen dilinin …lılar halkı anlamına gelen –eis takısının eklenmesiyle türetilmiştir. Tralla kentinin halkı anlamındadır. Tralleis hakkında yazılmış Aphrodisias’lı Apollonios’un Peri Tralleon, (Tralleis üzerine) Mısırlı Kristodoros’un Patria Tralleon (Tralleislerin ülkesi) adlı antik yapıtlar vardır. Ne yazık ki ele geçmemişlerdir. Geçen yy.da bölgede araştırmalar yapan O.Rayet ve A. Thomas Tralleis tarihini araştırmışlardır. Her ne kadar Tralleis’in tarihi Kalkolitik çağa kadar uzansa da Heredotos ve Thukydides’in yapıtlarında adı hiç geçmemektedir. İlk kez Ksenophon tarafından yazılmış Anabasis ve Helenika’da adı geçen Tralleis, Geç Arkaik ve Erken Klasik dönemlerde önce Genç Kyros’a bağlı Pers Satraplığı denetiminde, sonra Perslere bağlı Karia Satraplığı yönetimindeydi. Tralleis M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in Anadolu’da Persler’e karşı yürüttüğü savaşta Magnesia ve Nysa ile birlikte direnmeden teslim oldu. Daha sonra Diadokhalar kavgaları sonrasında Tralleis uzun bir süre için Seleukoslar imparatorluğuna bağlandı. I. Antiokhos (280-261) Menderes nehri boyunca uzanan ana yolu güvence altına almak için Tralleis kentini yeniden kurdu. Seleukeia adını alan kent M.Ö. 4. yy.da Sparta ordularına karşı koyacak kadar güçlüydü. M.Ö. 3. yy.da sınırlı bir özerkliğe kavuşarak bronz sikkeler bastırdı. Tralleis M.Ö. 188’de yapılan Apameia Barışından sonra Roma denetimine girmiştir. Romalılar ve Bergamalılar arasında yapılan ikili anlaşmalarla Tralleis, Ephesos ve Telmesos gibi şehirler II.Eumenes (M.Ö. 197-160) yönetimindeki Roma krallığına hediye edildiler.Tralleis özellikle bu dönemde ekonomilerinin zirvede olduğunun göstergesi sayılan, iyi nitelikli ve değerli sayılan Cistophorlar basmışlardır. Kent M.Ö. 133 yılından itibaren resmen Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Vitrivius ve Plinius, Seleukoslar sonrası dönemde Attaloslar için tuğladan yapılmış bir saraydan söz ederek, bu sarayın Zeus Larasios rahibinin evi olduğunu belirtirler Mesogis Dağları üzerinde, yeri henüz bulunmamış olan Zeus Larasios tapınağı Tralleis sikkeleri üzerinde de betimlenmiştir. Kentin ünlü yontucuları Apollonis ve Tauriskos bu dönemde yetişmiş ve önemli eserler bırakmışlardır. Roma İmparatorluğuna bağlandıktan sonra kültürel verimliliğini aynı hızla sürdüremeyen Tralleis, Pontus Kralı Mithradates’in savaşçı girişimlerine katılmış ve bunun cezasını beş yıl ağır vergi ödeyerek görmüştür. Yeniden Pompeius, Caesar ve M.Antonius zamanlarında gelişip parlayan Tralleis’in öneminin artışında Nysa kökenli yazar Pythodoros’un rolü olmuştur. M.Ö. 27-24 yılları arasında yaşanan büyük depremde zarar gören kent Augustus’un yardımlarıyla toparlanarak bu dönemden itibaren Caesarea adını almıştır. Cladius ve Caligula dönemlerinde Tralleis’te en güzel orijinal ve kopya yontu örnekleri verilmiştir. Bizans egemenliği altındayken önemli bir piskoposluk merkezi olan şehir 13. yy.da Selçukluların eline geçti Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kent, antik çağdaki öneminden çok şeyler yitirmiştir. Bugün Tralleisten günümüze kalan tek yapı, M.Ö. 3. yy.a tarihlenen gymnasiona ait tonozlu kalıntıdır. Tralleis Antik Kenti, yaz dönemi 09:00 – 19:00 arası, kış dönemi ise 08:00 – 17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kaçkar Dağları Zirvesi (Artvin)

Artvin, Türkiye

Türkiye’nin 4. En yüksek zirvesi Kaçkar Dağları’na zirve tırmanışı yapmak. Güney Kaçkar dağlarında kamp yapabilirsiniz ve neredeyse 4.000 metre olan zirveye ulaşmak için bir dağ faaliyeti planına uygun bir tırmanış yapabilirsiniz. Karadeniz’in büyüleyici güzelliklerini birde bu bölgenin zirvesinden izleyebilirsiniz. Kaçkar Dağları güney parkurunda tırmanışlara 2150 metrede bulunan Olgunlar yaylasından başlanır. Doğru yükseklik uyumu için burada 1 gece kalmak ve sonra 2900 metrede bulunan Dilberdüzü kamp alanına giderek 1 gecede burada kalmak gerekir. Son gün 3932 metrelik zirveye ulaşmak için son gün tırmanış yapılır ve 1 gece daha Dilberdüzü’nde kalınabilir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çımağıl Mağarası (Bayburt)

Bayburt, Türkiye

İl merkezine yaklaşık 35 km mesafedeki mağara küçük su birikintileri, sarkıtları, dikitleri, mağara incileri, mağara çiçekleri, org desenli duvarlar, traverten basamakları ve doğal yapısı ile görülmeye değer güzelliktedir. Özellikle bu doğal oluşumların taşıdıkları renkler ile mağara ayrı bir güzellik ve değer kazanmaktadır.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çoruh Nehri (Bayburt)

Bayburt, Türkiye

Fakat şunu söyleyebiliriz ki ülkemizin en derin nehri ve dünya üzerindeki derin nehirlerden bir tanesidir.Çoruh nehri ülkemizde doğum başka bir ülke topraklarından denize dökülen nehirlerimizden bir tanesidir.Çoruh nehrinin toplam uzunluğu 431 kilometre olup bunun yaklaşık olarak 410 kilometresi ülkemiz sınırları içinde yer almaktadır. Sadece 21 kilometre gibi kısa bir kısmı Gürcistan ülkesinde olup, Gürcistan ülkesinden Karadeniz’e dökülmektedir. Gürcistan ülkesinin ülkemize çok yakın bir konumda bulunan Batum şehrinden denize dökülmektedir.Çoruh nehrinin yurtdışına çıkmış olduğu topraklar Artvin ilimiz sınırları içinde bulunmaktadır. Yani bu nehrimiz yurt dışına Artvin ilinden çıkmaktadır.Çoruh nehrinin ortalama debisi yıllara göre değişiklik gösterse de genel itibarıyla saniyede 180-200 metreküp civarında bulunmaktadır. En yüksek debiyi mayıs ayında yakalamaktadır. Mayıs ayında yaklaşık olarak saniyede 500 metreküp civarında su taşımakta iken, bazı aylar ise saniye de 50 metreküplük bir debiye kadar indiği gözlemlenmiştir.Çoruh nehrinin yıllık su taşıma kapasitesi 6 milyar metreküp civarında bulunmaktadır.Çoruh nehrinin havzası yaklaşık olarak 20.000 kilometrekare civarındadır.Çoruh nehrinin havzasının bulunduğu iller, Artvin, Erzurum, Gümüşhane, Kars, Erzincan illerimizdir.Çoruh nehri kaynağını 3000 metrenin üzerinde bir yükseklikten almaktadır. Kaynağını almış olduğu dağ ülkemizin önemli yükseklikteki dağlarından birisi olan Mescid Dağıdır.Çoruh nehri ayrıca ülkemizin önemli su sporlarının yapıldığı nehirlerden bir tanesidir. Özellikle rafting ve Kano gibi su sporları için çok uygun bir nehir olup, çok zorlu parkurları bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 100 kilometrelik bir kısmının rafting ve kano için uygun olduğu belirtilmektedir. Çoruh nehri üzerindeki barajlar ve elektrik üretim miktarları nelerdir? Çoruh nehri üzerinde günümüz itibarıyla 3 adet baraj bulunmakla birlikte halen çok önemli projelerin bulunduğu nehirlerimizden bir tanesidir. Özellikle çok derin bir yatağı bulunması ve suyunun hızlı akması sebebiyle özellikle hidroelektrik üretimi için son derece müsait bir nehir olması bundaki en önemli payı oluşturmaktadır.  Çoruh nehri üzerindeki barajlar şunlardır: Deriner Barajı (Ülkemizin en yüksek barajı olma özelliğine sahip aynı zamanda dünyanın da en yüksek barajlarından bir tanesidir, Yıllık ortalama elektrik üretimi 2118 GWh’dir.)Kurulu gücü ise 607 MW’tır.Borçka Barajı (Borçka barajı hidroelektrik santrali yılda yaklaşık olarak 1.039 GWh’dir. Kurulu gücü 300 MW’dir.)Muratlı Barajı (115 MW’lik bir kurulu gücü olup, yıllık üretilen elektrik miktarı yaklaşık olarak 444 GWh’dir.)

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Demirözü Barajı (Bayburt)

Bayburt, Türkiye

Türkiye’nin en büyük sulama amaçlı barajlarında birisi olan Demirözü Barajında yaklaşık 62 milyon metreküp su bulunuyor. Uzunluğu yaklaşık 8 kilometre olan barajın kıyı boyunca olta ile balık tutanlara ev  sahipliği yapması ilçeye olan ilgiyi bir hayli yoğunlaştırmış durumda . Kırmızı benekli alabalık başta olmak üzere sazan balık çeşitlerinin bulunduğu barajda, kafes sistemleriyle de balık yetiştiriciliği yapılarak barajdaki balık sayısının artması sağlanıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Soğanlı geçidi (Bayburt)

Bayburt, Türkiye

Rus askerleri tarafından 1916 yılında yapıldığı ve o dönem 'ölüm yolu' olarak adlandırıldığı bilinen güzergahta virajlar, tek seferde dönülemiyor. 'Derebaşı virajları' diye bilinen yol, Trabzon ile Bayburt'u, en yakın yer olan 3 bin metre yükseklikteki Soğanlı Dağı üzerinden birbirine bağlıyor. Yol, zorlu arazi koşulları nedeniyle yılın 5- 6 ayı kar yüzünden kapalı kalıyor. 

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bozcaarmut Göleti (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

El değmemiş doğası, olta balıkçılığı için uygunluğu, gölü çevreleyen çam ağaçlarının sularla vuslatı, havası, sessizliği ve olağanüstü güzelliğiyle ziyaretçilerin vazgeçemedikleri bir doğa harikasıdır. Pazaryeri ilçesi Bozcaarmut Köyü yakınlarındadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Ertuğrul Gazi Türbesi (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

Ertuğrul Gazi Türbesi, Bilecik'in Söğüt ilçesinde bulunmaktadır. 13. yüzyıl sonlarında inşa edilen yapının yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İlk olarak Osman Gazi tarafından açık mezar olarak yaptırılmış, daha sonra I. Mehmed tarafından türbe haline getirilmiştir. Sultan III. Mustafa zamanında 1757’de yeniden yapılırcasına onarılmış ve ilk yapıldığı hali değişmiştir. 1886 yılında II. Abdülhamid tarafından yeniden onartılmış ve yanına çeşme eklenmiştir.Ertuğrul Gazi Türbesi altıgen planlı, üzeri kubbe örtülü olup, dikdörtgen bir girişten sonra içeriye ulaşılmaktadır. Bu girişin yanlarında ikişer pencere bulunmaktadır. Türbenin duvarları bir sıra taş ve iki sıra tuğladan örülmüştür. Sandukanın bulunduğu türbenin içindeki batı ve güneydoğu duvarlarına dikdörtgen pencereler açılmıştır. ERTUĞRUL GAZİ KİMDİR? Ertuğrul Gazi, 1188 yılında dünyaya geldi. Babası Gündüzalp, annesi Hayme Hatun’dur. Sungur Tekin, Gündoğdu ve Dündar adlarında 3 kardeşi vardı. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensup olan Ertuğrul Gazi, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey’in babasıdır. 9. asırda Ertuğrul Gazi’nin ataları Moğol istilası üzerine Buhara ve Semerkant üzerinden Horosan bölgesine yerleştiler. 11. asırın ikinci yarısında Selçuklular ile birlikte Azerbaycan üzerinden Doğu Anadolu’ya Van Gölü’nün batısında yer alan Ahlat’a ulaştılar. Daha sonra buradan Anadolu'ya göç ettiler. Ertuğrul Gazi ve kardeşleri babalarının ölümü üzerine ihtilafa düştü. Annesi Hayma Ana ve küçük kardeşi Dündar Bey'i yanına alan Ertuğrul Gazi 444 çadırlık aşiretiyle Sürmeliçukur yöresine göç etti. Daha sonra Ankara’ya gelerek Karacadağ’a yerleşti. Abileri Sungur Tekin ve Gündoğdu ise eski yurtları olan Horasan’a döndü. Erzurum-Sivas arasında yer alan Yassı Çimen'de Selçuklular ve Harezmşahlar arasındaki savaşta Ertuğrul Gazi idaresindeki Kayılar Selçuklu safında yer almışlar ve Harezmşahlar’ın yenilmesini sağlamışlardır. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad, Ertuğrul Gazi idaresindeki Kayıları bu savaştaki hizmetlerinden dolayı ödüllendirdi ve Ankara’nın batısındaki Karacadağ’ı kışlak-yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi Karacadağ’a yerleşince, Ankara ve Eskişehir arasındaki bölgede Bizanslılara karşı mücadele etti. İnegöl ve Yenişehir’e akınlar düzenledi. Ertuğrul Gazi bu akında öncü kuvvetlerin komutanı olarak Selçuklu hizmetindeydi. Ermeni derbendinde Bizans ordusu ağır bir yenilgiye uğratıldı. Bu zafer sonrası Sultan, Ertuğrul Gazi’yi taltif ederek Eskişehir (Sultanönü) ve çevresini dirlik olarak verdi. Daha sonra Karacahisar ve Söğüt fethedildi. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad, Domaniç, Söğüt ve çevresini Ertuğrul Gazi'ye yurt olarak verdi. Yazları Domaniç yaylalarında, kışları Söğüt’te geçiren Ertuğrul Gazi, Selçuklu Devleti’nin kuzey-batı uç sınırlarını en iyi şekilde koruyup, güvenliği sağladı. Ertuğrul Gazi, Bizans tekfurlarına karşı kazandığı zaferlerden dolayı "Gazi" ünvanı aldı. Selçuklu Devleti’nin Moğolların idaresi altına girdiği bir zamanda Anadolu’daki Türk Beylikleri Selçuklu’dan ayrılırken, Ertuğrul Gazi vefakarlık göstermiş ve Selçuklular’a bağlı bir uç beyi olarak faaliyetlerini sürdürmüştür. Ertuğrul Gazi’nin bu vefakarlığının neticesinde Anadolu’nun dört bir tarafından gelen gazilerin, dervişlerin, alimlerin, diğer yörelerdeki Türkmenlerin onun sancağı altında toplanmasına sebep olmuştur. Ertuğrul Gazi, döneminde aşiretinin nüfusunun az olmasından dolayı barış merkezli, tedbirli ve ihtiyatlı bir siyaset izledi. Çevresinde bulunan Türkmen beylikleri ve Bizans tekfurları ile iyi geçinip aşiretini ve idaresi altında bulunan tebaayı huzur içinde yaşattı. Ertuğrul Gazi, oğlu Osman Bey’e küçük bir beylik, tecrübeli kumandanlar, iyi bir nam ve fethe müsait bir zemin bırakmıştır. ÇOCUKLARI Ertuğrul Gazi,Halime Hatun ile evlendi. Gazi Sarı-Batı Savcı Bey (vefatı: 1288), Gündüz Alp (vefatı: 1306), ve Osman Bey (1258-1326) adlarında üç oğlu oldu. Ertuğrul Gazi, 1281 yılında Sögüt'te vefat etti. Sögüt ilçesinde her yıl Ertuğrul Gazi'yi anma törenleri yapılmaktadır. Ölümünden sonra oğlu Osman Gazi beyliğin başına geçti ve 6 asır boyunca ayakta kalacak bir cihan devletinin temelerini attı.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Osmaneli Aya Yorgi Kilisesi (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

Aya Yorgi Kilisesi ya da Ayios Yeoryios Kilisesi, Türkiye'nin Bilecik kentinin Osmaneli ilçesinde bulunan bir Rum Ortodoks kilisesi. Üç nefli, haç planlı ve kubbeli bir bazilika olan yapı 1874 yılında çıkan yangından sonra Lefke'yi imara gelen Macar mühendis tarafından 1876-1878 yıllarında inşa edilmiştir.

Haritada Göster
  • Kapalı
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Şeyh Edebalı Türbesi (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

Şeyh Edebalı Türbesi Şeyh Edebalı 1206 yılında Merv’de doğdu. Selçukluların Şeyh’ül İslam’ı Şeyh Sadrettin Konevi ve Mevlana Celaleddini Rumi’nin çağdaşıdır. Künyesi İmadüddin Mustafa b.İbrahim b.İnac el-Kırşehri’dir. Edebalı ilk tahsilini Karaman’da yaptı. Hanefi hukukçusu Necmeddin ez-Zahidi’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Dımaşk’a (Şam) giderek Sadreddin Süleyman b.Ebül-iz ve Cemalettin el-Hasiri gibi dönemin tanınmış alimlerinden dini ilim tahsil etti. Şam’dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi. Eskişehir yakınlarında bulunan İtburnu Köyü’nde bir zaviye kurarak halkı irşada başladı. Aşıkpaşazade zaviyesinin hiç boş kalmadığını, Edebalı’nın gelip geçen fukaranın hertürlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını, hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydederler.  Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebalı’nın zaviyesinde misafir olarak kalırdı. Orta Asya’dan getirdikleri bir takım özelliklerden dolayı alim ve sufilere karşı son derece hürmeti olan Osman Gazi, mübarek günlerde Edebalı’nın zaviyesine giderek dini ve idari konularda , onun görüşlerini alırdı.  Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı’nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.  Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı’ya anlatır. Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:”Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helalin olsun.” der. Edebalı’nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenir.  Şeyh Edebalı ahi teşkilatının reisi idi. Ahi Şehliğinin Edebalı’dan sonra kime geçtiği bilinmemektedir; ancak daha sonra I.Murat’a intikal etmiştir. Bilecik’in Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra zaviyesini buraya taşıyan Edebalı, aynı şekilde dini hizmetlerine devam etmiştir. Osman Gazi’nin vefatından sonra kızı ve torunu Alaaddin Bey ile Bilecik’te Edebalı’ya Kozağaç (Şimdiki Karaağaç) köyünün öşür ve hasılatı verilmiş, kızı Rabia Hatun da kendilerine verilen bu köyü tekkeye vakfetmiştir. Şeyh Edebalı uzun bir hayat sürdükten sonra 726(1326)yılında Bilecik’te vefat etti. Zaviyesinin mescid olarak kullanılan odasına defnedildi. Edebalı, mutasavvıf olmasının yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür. Dönemin birçok fakihi ile görüşmüş ve onlardan ders almış, çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Önde gelen öğrencilerinden aynı zamanda damadı Dursun Fakih,Edebalıdan sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci müftüsü ve kadısı olmuştur. Mevlidi Şerif’in yazarı Süleyman Çelebi,Mahmut Paşa yönüyle ikinci kuşaktan Şeyh Edebalı’nın torunudur.  Bilecik Edebalı zaviyesine kendisiyle birlikte hanımı,kızı,zamanın büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisar, Şeyh Muhlis Baba ve isimleri bilinmeyen bazı yakınları defnedilmiştir.  Ahi reisi Şeyh Edebalı kendisini dinleyenlere;  “Toprağa bağlanın. Suyu israf etmeyin. Mirasınızın sağlam kalmasına dikkat ediniz. Veriniz, cömert olunuz elleriniz yumuk kalmasın. İlim sahiplarini koruyunuz. Ağaç dikiniz. Ödünç aldığınızı fazlasıyla iade ediniz. Kuran-ı Kerimi güçlü olmak için okuyunuz. Bağınızı bahçenizi viran bırakmayınız. Hadis ezberleyiniz. Bildiklerini öğretenler unutmazlar. Asıl ölüm ilimden payını almayanlaradır. Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sahipleridir….” Der ve tavsiyelerde bulunurdu.  Şeyh Edebalı geleceği görebilen bir kişiliğe sahipti. Neyin ne kimin kim olduğunu bilen bir insandı. O gelecekteki Türk birliğini, Kayı Boyunun dolayısıyla Osman Bey’in kuracağını sezmişti. Tüm Kayı Erenleri Edebalı'dan feyiz almıştı. 

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Amastris Antik Kenti (Bartın)

Bartın, Türkiye

Amastris yada Amartis, Paphlagonia Antik Kentleri grubunda, günümüzde Bartın ili, Amasra ilçesinde bulunan antik bir kenttir. Adını Kraliçe Amastris’ den alan ve M.Ö.3.yüzyıla kadar Sesamos adıyla anılan kentin ilk kurucusu, Roma Cumhuriyeti döneminin Yunan tarihçi, coğrafyacı ve filozof ( MÖ 64 – MS 24) Strabon’a göre, Amazonlar’dır. M.Ö. 12.yüzyılda Fenikeliler Sesamos’u Sayda kolonisi yapmışlar, M.Ö. 8.yüzyılda da kent, İon kolonisine katılmıştır. M.Ö. 580’de Lidyalılar, 547’de Persler kente egemen olmuş, Perslerin döneminde yapılan “Antalkidos Barışı” ile ilk kez otonom bir yapıya kavuşmuştur. M.S. 395’de Amastrist Doğu Roma sınırları içinde kalan Bizans’ın egemenliği altına girmiştir.Bizanslıların egemenliği döneminde yol şebekesi onarılmış, kale tahkimi yapılmıştır. Bu arada gemi yapımcılığı da geliştirilmiştir. Amastris Antik kentinden günümüze gelebilen kalıntılar Gymnasion kalıntısı, bugün Müzenin güneyinde kalan Bedesten kalıntısı ve Tiyatro  kalıntılarıdır. Antik Tiyatro, Amasra Müzesi  ile bedesten kalıntısı arasında, bugünkü mezarlığın yanındadır. Tiyatronun mağarasından günümüze herhangi bir kalıntı gelememiştir. Pek çok sayıda Ortaçağ kale surlarının yapımında kullanılan, çeşitli İlkçağ yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bartın-Amasra yolunun doğu yanında ve az üstünde ise Kuşkayası denilen anıt bulunmaktadır. Kabartma anıtın sol yanında, İmparator Cladius’un (MS.41-54), başı günümüze kadar gelememiş bir kabartması bulunmaktadır. İmparatorun kabartması üzerinde ise bir yazıt bulunmaktadır. Amasra’ya en kolay karayolu ile ulaşabilirsiniz. Bartin‘dan Ankara, Istanbul, Izmir, Trabzon, Bursa ve Antalya‘ya her gün düzenli otobüs seferleri yapilmaktadir. Bartin ile Amasra arasinda ise her yarim saatte bir minibüs seferleri vardir.Bartın’a geldiğinizde yaklaşık 30 dk sonra Amasra’ya varmış oluyorsunuz. Eğer çok uzak şehirlerden gidecek olursanız en güzel rota Ankara’ya uçak ile gelip ordan karayolunu kullanmak olacaktır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Amasra Kalesi (Bartın)

Bartın, Türkiye

Bizans dönemine ait olan Amasra Kalesi, özelikle Ceneviz döneminde değişikliklere uğramış ve 14–15 yüzyıllarda Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde de ciddi onarımlar görmüştür. Kale, iki ana kütleden oluşmaktadır. Birisi, o zaman ada olan ve “Kemere” denilen bir köprüyle Amasra’ya bağlanan Boztepe’deki Sormagir Kalesi, diğeri Amasra’daki Zindan Kalesi’dir. Kuzeydoğu ucunda Büyükliman Kapısı, batısında Küçükliman (Antik) Kapısı ve güneyinde Zindan Kapısı bulunmaktadır. Sormagir Kalesine, Kemere Köprü’ye bitişik “Karanlık yer” denilen tonozlu ana kapıdan girildikten sonra Antikliman ve Hacıdenizi yönlerinde iki tali kapıdan çıkılır. Amasra Kalesi’nin kuzeydoğu-güneydoğu arasındaki doğu surlarının uzunluğu 65 m, üzerinde 8 adet burç bulunan güney surlarının uzunluğu 300 m ve Kemere Köprü’den itibaren de büyük bölümü yıkılan kuzey surlarının uzunluğu 200 m kadardır. Sormagir Kalesi’nin Kuzey ve kuzeybatısı denize çok dik bir yar halinde indiğinden buraya sur yapılmamıştır. Doğu, kuzeydoğu ve batısını çevreleyen surlardan çoğu yıkılmış, kapıya bitişik batı surlarının 50 m’lik bir kısmı ayaktadır. Amasra Kaleleri, yer yer kule boşlukları, iç taksimatlar, belirli yerlere yerleştirilen Cenova armaları, eros, medusa, kartal, öküzbaşı gibi figürlerin yer aldığı taşlarla günümüzde bile bir orta çağ havası vermektedir. Küçük Liman’dan Boztepe’ye doğru yol alırken kemere köprüsüne varmadan yolun sağ tarafında yukarıya doğru uzanan yokuşlar ve  merdivenler göreceksiniz. Bu yolların her biri sizi kalenin içine götürür. Amasra Kalesinin içerisinde Cenevizlilerden kalma bir “küçük kilise”, kiliseden camiye çevrilme “Fatih Camisi” ve kale surlarının üzerinde bir çok figür halen belirgin bir şekilde durmaktadır. Burada gözünüze çarpacak  ilginç olaylardan biri de yerli halkın ayakkabıları değerlendirme şeklidir. Ayakkabılar saksılara dönüştürülmüş hatta çaydanlıklar, yoğurt kapları, tencereler ve daha fazlası… Kalenin dört bir köşesini de kullanarak Amasra’nın manzaralarını farklı perspektiflerden görebilirsiniz. Yukarıya tırmanarak yolun sonuna geldiğinizde Büyük Liman’ı göreceksiniz. Aşağıya dönüp yolu takip ederseniz kemere köprüsüne ulaşabilirsiniz. Depremler nedeniyle surlarda oluşan yarıkların arasından taş bir merdiven inmektedir burayı kullanarak Mendireğe inebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Göldere Şelalesi (Bartın)

Bartın, Türkiye

Bartın ili, Kurucaşile ilçe sınırında bulunan Göldere Şelalesi, Gezilip görülmeye değer bir yerdir.Daha varır varmaz aşağıya dökülüş sesine hayran kalacaksınız. Saatlerce oturup manzarayı izleyip şelale sesini dinlemek isteyeceksiniz. Bu şelalenin serinliğine ve güzelliğine doyamayacaksınız. Burada bol bol manzara fotoğrafı çekeceksiniz. Yani anlayacağınız sevdiklerinizle güzel bir gün geçireceksiniz. Taşların arasından coşkuyla akan minik şelale, az da olsa çevredeki sessizliği kırıyor. Şelalenin döküldüğü yerdeki suya girmek ise biraz cesaret gerektirecek nitelikte. Zemini kaygan ve buz gibi olan bu suya girmek isteyenlerin dikkatli olması gerekmektedir. Kamp yapmak isteyenlerin de çadırlarını rahatlıkla kurabilecekleri alan “Gölderesi Şelalesi”nde mevcut. Şelalenin hemen ön tarafındaki alanda çadır kurabilir, ateş yakabilirsiniz. Sessizlikle, doğayla içiçe bir kamp zevki doyumsuz olacaktır. “Gölderesi Şelalesi”nin sularını takip ettiğinizde sizi, ağaçların birbirleriyle fısıldaştıkları yemyeşil bir dünya bekliyor olacak. Hafif engebeli yolu ilerledikçe aranıza ormandaki küçük canlılarda katılacaktır. Gün batımı başladıkça, güneşin yumuşak yüzü şelaleye yansır ve o anı fotoğraflamak isteyebilirsiniz. Göldere Şelalesi, Bartın’ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kanatlı Köyünde bulunur. Diğer bir deyişle Amasra-Kurucaşile ileçleri arasında bulunur. Kurucaşile’ye 22 km , Amasra’ya 33 km, Cide’ye 51 kilometre, Bartın’a 43 kilometre ve Karaman Köyü’ne 7 km uzaklıktadır. Buraya ulaşmak için Kurucaşile-Amasra yolunun 17. kilometresinde Kanatlı Köyü’nü geçer geçmez burada sola dönün toprak yolda yaklaşık 5 km daha devam ederseniz şelaleye ulaşmış olursunuz. Yaklaşık 100-200 metre de yürümeniz gerekecektir. Göldere Şelalesi Girişi Ücretsizdir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İnkumu Plajı (Bartın)

Bartın, Türkiye

Bartın – İnkumu plajı Batı Karadeniz bölgesinin en güzel ve en uzun plajlarından birisidir. Genelde Bartın’lı ailelerin yazlığı olarak bilinen İnkumu beldesini yaz aylarında yerli ve yabancı bir çok turist ziyaret etmektedir. Plaj yaz aylarında oldukça kalabalık olur ama genişliği sayesinde M2’ye düşen kişi sayısı daima Amasra ve Çakraz plajlarından daha azdır. Liman bulunmaması ve plajı direk açık denizle teması sayesinde deniz suyuda oldukça temizdir. İnkumu plajı çevresinde bulunan Balık Restoranlarında açık büfe kahvaltı yapabilir yada akşam yemeğinizi yine bu restoranlarda yiyebilirsiniz. Beldedeki konaklama yerlerinin çoğu tam pansiyon olarak çalışmaktadır. Amasra – İnkumu Arası özel aracınızla sadece 45dk. sürmektedir. Özel aracınız yoksa Amasra Seyahat Otobüsleriyle Bartın’a 5 TL’ye ulaşabilirsiniz. Bartın’dan da İnkumu’na 30dk. bir kalkan 4TL ücret karşılığında Bartın Belediyesi servislerine binebilirsiniz. Fiyatlar yaklaşık olarak belirtilmiştir. Değişiklik gösterebilir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Horma Kanyonu (Kastamonu)

Kastamonu, Türkiye

Görenleri adeta büyüleyen Horma Kanyonu, Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı olan Ilıca Köyü’nde yer almaktadır. Şelalelerden ve derin göllerden meydana gelen kanyonun çıkış noktasında Ölüdeniz’i andıran doğal havuz dikkat çekicidir. Doğa tutkunlarına büyük heyecan yaşatan bu alan ile beraber; derin kuyular ve kazanlar Horma Kanyonu’nu oldukça tehlikeli kılmaktadır. Bu sebeple kanyonun yerel rehber kullanılmadan geçilmemesi gerekir. Bazı noktalarda kayalarla, bazı noktalarda ise su kemerine benzer oluşumlarla karşılaşacağınız Horma Kanyonu, doğa tutkunları için kesinlikle ziyaret edilmesi gereken alanlardan biridir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Hasankeyf Kalesi (Batman)

Batman, Türkiye

Yekpare taştan yapılmış olan Hasanakeyf kalesi, Dicle nehri kıyısında ve nehirden 200 m. yüksekliğindedir. M.S.363 yılında bir Süryani piskoposluğunun merkezi olarak Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Hıristiyanlığın bu bölgede yaygılaşmasından sonra, Kadıköy Konsülü tarafından M.S. 451 yılında alınan bir kararla Hasankeyf’teki Piskoposluğa Kardinal unvanı verilmiştir. Çok korunaklı ve ele geçirilmesi zor olan bu kale, Bizanslıların doğuda yaptıkları en sağlam kalesidir. Hasankeyf Kalesinin asıl adı “ Hısno Koyfa ” yani, Kaya Kalesidir. Yaklaşık 300 yıllık Bizans hakimiyeti döneminde dini bir işlev gören Hasankeyf Kalesi, İslamiyetin inkişafından sonra, sırasıyla Abbasiler, Mervaniler ve Hamdanilerin egemenliğinden sonra 638 yılında Halit Bin Velid’in komutanı İyaz Bin Ganem tarafından fethedilmiştir. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Selçukluların Anadolu’ya girmesiyle birlikte bu bölgede hakimiyet kuran Artuk Oğulları Beyliği sınırları içinde kalan Hasankeyf Kalesi, Artuk Oğulları tarafından imar edilerek iskana açılmış ve 1101-1231 yılları arasında Artuk oğulları beyliğine başkent yapılmıştır. Hasankeyf, 1260 yılında Moğollar tarafından istila edilince, halk şehri terk ederek çok muhkem olan kaleye ve yamaçlardaki mağaralara sığınarak Hülagu’nun zulmünden kısmen de olsa kurtulmayı başarmıştır. Hasankeyf kalesinin iki kapısı vardır. Doğudaki kapıya İmam Abdullah Kapısı, Batıdaki kapıya da Sır Kapısı denilmektedir. Kaleye basamaklı merdivenler şeklinde olan bu yollardan çıkılır. Kale duvarlarında birçok kitabe yer almaktadır. Kaleye su taşımak için Dicle nehrine inen biri açık diğeri gizli iki takviye yol yapılmıştır. 200’er basamaklı olan bu merdivenli yollar halen sağlam durmaktadır. Giriş ücreti bulunmamaktadır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın belirlediği, Müze ve Örenyerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Suuçtu Şelalesi (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

875 m rakımda bulunan şelale, yaklaşık 30 m yükseklikten düşen suyuyla oldukça etkileyici bir manzara oluşturmaktadır. Küçük bir havuzda toplanan bu soğuk mu soğuk suya girmeyi denerseniz iki kere düşünmenizde yarar var. Şelaleyi çevreleyen yeşillikler ve akan suyun sesi size son derece mutlu ve huzurlu kılacaktır. Suuçtu Şelalesi, uzun saatler vakit geçirebileceğiniz nadir bir vaha olarak görülmeye değerdir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Zincirli Kaya (Bilecik)

Bilecik, Türkiye

Bilecik'e gelen yerli ve yabancı turistlerden ilgi gören "Zincirli Kaya", hakkındaki rivayetlerle yıllardır gizemini koruyor.Yunan işgali sırasında bölge halkının zorunlu olarak terk ettiği ve "eski Bilecik" olarak bilinen İstiklal Mahallesi'ndeki kayalık, depremden etkilenmesi nedeniyle zincirle bağlandığı, vatan hainliğiyle suçlananların idam edildiği ya da kervan yolunu kullananları rahatlatması amacıyla zincirlendiği gibi rivayetlerle anılıyor.Yunan işgali sırasında bölge halkının zorunlu olarak terk ettiği ve "eski Bilecik" olarak bilinen İstiklal Mahallesi'ndeki kayalık, depremden etkilenmesi nedeniyle zincirle bağlandığı, vatan hainliğiyle suçlananların idam edildiği ya da kervan yolunu kullananları rahatlatması amacıyla zincirlendiği gibi rivayetlerle anılıyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Yüzen Ada (Bingöl)

Bingöl, Türkiye

Solhan ilçesine bağlı Hazarşah köyü Aksakal göl mezrasındaki Yüzen Ada, o yörede yaşayan halk tarafından keşfedilmiştir. Bingöl-Solhan karayolunda 4.5 km uzaklıktadır. Yüzen Ada tamamen doğal bir oluşumdur. Gölün üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrilmiş düz arazi üzerinde bulunan krater gölü konumundadır. Gölün şimdiki alanı 300 m2'nin üzerindedir. Gölün derinliğinin 50 metreden fazla olduğu düşünülmektedir. Yaz ve kış aylarında su seviyesi aynı kalmaktadır. Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir. Gölün ortasında hareket eden üç ada vardır. Adalar göl içinde bağımsızdır. Üstüne binildiği zaman sal gibi her tarafa ağır ağır hareket etmektedir. Adanın üzerinde 4-5 tane bodur dişbudak ağacı mevcuttur. Çevredeki bitkiler gölün mevcut suyu ile beslenmektedir. Ada üzerinde bulunan ot kökleri sarılıcı olması nedeniyle toprak tamamen bitki kökleri ile kaynamış ve yapışmış durumdadır. Ayrıca gölün ortasında bulunan adanın yapısı incelendiğinde çayır, ayrık ot ve suda yetişen çeşitli bitkilerin ada üzerinde mevcut olduğu görülmektedir. Çevresi meşe ve yeşil alan ile kaplıdır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çir Şelalesi (Bingöl)

Bingöl, Türkiye

Çir Şelalesi, 100 metre yükseklikte Çir Taşı adı verilen bir kayadan yükselen su 50 metre yükseklikten düşer. Suyun adeta dans ederek düşmesi adeta insanları kendine hayran bırakmaktadır. Buraya ilkbahar mevsimi ile birlikte ziyaretler başlamaktadır. Her yıl çok sayıda kişi bu şelaleyi ziyaret eder. Şelale ve çevresi harika manzaralarla kaplıdır. Buraya gelip serin su eşliğinde piknik yapabilir veya doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. 

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Akkaya Travertenleri (Bolu)

Bolu, Türkiye

Bolu'nun 10 kilometre güneybatısında, Mudurnu yolu üzerinde bulunan Akkaya Travertenleri, “Bolu'nun Pamukkalesi” olarak ün yapmış olup, görülmeye değer bir güzelliğe sahiptir. Bolu ve Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki tek örnek olan, doğal yapısını aynen koruyan nadir çevrelerden biri olan Akkaya travertenleri, doğu–batı doğrultusunda 250 m uzunlukta bir oluşum ve bu oluşumun 100 m batısında 50 m uzunlukta farklı bir oluşum daha bulunmaktadır. Akkaya Travertenleri Yemyeşil doğa ile bütünleşen bir manzara sergiler. Özellikle yaz aylarında traverten havuzları serinlemek amacıyla çok ilgi görmektedir. Ayrıca dinlenmek ve piknik yapmak isteyenler için ideal bir yer olan Akkaya Mevkiinde özel sektörce işletilen günübirlik turistik tesisler faaliyet göstermektedir. Göynük ve Mudurnu ilçe minibüsleri ile ulaşım imkanı bulunmaktadır. Akkaya Travertenleri girişi ücretlidir. Kişi başı 4 TL ücret alınmaktadır. Araba ile gelenler ise araba başı 13 TL gibi bir ücret alınmaktadır. Ücretsiz soda akan çeşmeden soda doldurabilirsiniz. İçerisinde 2 adet sodalı havuz bulunmaktadır. 1 Tanesi bayanlara özel diğer havuz bay bayan girilebilir. Havuz giriş ücreti 13 TL (Yetişkin) 7 TL (Çocuk) Piknik yapılabilir alanlar mevcutdur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Çubuk Gölü (Bolu)

Bolu, Türkiye

Göynük ün 11 km. kuzeyinde 15 hektarlık bir alanı kaplayan göl, kayabaşı tepesinden inen heyelanın vadiyi tıkaması sonucu oluşmuştur. Tamamen doğal bir göl olan Çubuk gölünde 1 adet Cafe Restaurant  ve çevresinde yürüyüş parkuru bulunmaktadır. Gölden doğru Çubuk yaylasına treking yapmak isteyenler için ideal bir göldür. Göl çevresinde kamp yapılabilmektedir. Çubuk gölündeki yel değirmenlerini de mutlaka görmelisiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Seben Gölü (Seben Gölü)

Bolu, Türkiye

Seben, Bolu'ya 54 km. uzaklıkta olup doğusunda Kıbrıscık, güneyinde Ankara’nın Nallıhan İlçesi, batısında Mudurnu ve kuzeyinde Bolu ile çevrilidir. Kuzeyindeki Kartalkaya Kayak Merkezi, 78 ºC sıcaklığındaki şifalı sularıyla Kesenözü Köyündeki Pavlu kaplıcaları, Firigyalılardan kalma kaya evleri, Çeltikdere Köyü civarındaki kilise kalıntısı, peri bacaları ile en önemlisi yayla turizmi başlıca turizm potansiyelimizdir. Haziran - Temmuz aylarında her köy hacet bayramları düzenlemektedir. Ayrıca her yıl Ekim ayında da Seben Panayırı ve Elma Festivali yapılmaktadır. Kiraz Dağı çevresinde toplanmış, ortalama 1400 m. yükseklikte olan Seben yaylalarının en önemlileri Gerenözü ve Kızık yaylalarıdır. Seben Kaya Evleri: Çeltik Deresi, Hocaş, Kaşbıyıklar, Yuva, Solaklar ve Alpağut Köylerinde derin vadiler içinde yükselen kayalar içine oyulmuş 3-4 katlı kaya evlerine rastlanmaktadır. 54 km'lik asfalt yolla Bolu'ya ve 42 km'lik asfalt yolla Nallıhan'a bağlıdır. Stabilize yolla Kıbrıscık, Beypazarı ve Mudurnu'ya bağlantısı vardır. Ankara’ya uzaklığı 200 km.dir. İlçeden her gün düzenli olarak Bolu’ya ve belirli günlerde Ankara ile Nallıhan’a yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Turizm Bölgesi ilan edilen ve şu anda yayla evleri ile çevrili olan göl, gittikçe daha çok ziyaretçi çekerken, Seben’in saklı hazinesinin turizm açısından kısa sürede daha da gözde hale gelmiştir. Seben gölü ortasında bulunan cami ibadete açıktır. Seben Gölü’nün etrafı, yaylara yakın alanlar, Kızık Yaylası kenarı ile eski Seben Yolu’nun geçtiği Zincirlikuyu mevkisi piknik alanı olarak tercih edilmektedir. Seben gölü çevresinde uygun yerlere çadır kurulabilmekte ve  kamp yapılabilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İncekaya Kalderası (Bitlis)

Bitlis, Türkiye

Por köyü, Van Gölü’nün en güzel koylarının birinde bulunuyor. Doğal güzelliğinin yanı sıra mağaraları köyü daha da ilginç hale getiriyor. Bitlis’ten yola çıktığınızda ilk olarak size Nemrut’un kardeşi gibi duran Kirkor Dağı eşlik edecek. Tatvan çıkışında Bitlis-Van yolunda ilerlerken kıyıya paralel yola girin. Kısa bir süre sonra Nemrut ve Kirkor dağlarının önünde yer alan Van Gölü ile bölgedeki en güzel manzaralardan birine şahit olacaksınız. Sahile paralel giden yol biraz dar ve kötü ama her araç rahatlıkla gidebilir. Yaklaşık yarım saat sonra yeşillikler içindeki Hanelmalı köyüne varacaksınız. Köyün içinde ayakta kalmayı başarmış ama bakımsız bir durumda olan kiliseyi ziyaret edin. Kilisenin içine girmek tehlikeli. Köyü geçtikten sonra Van Gölü’ne daha yakın olacaksınız. Yolun sağındaki kayaların tabakalı yapıları olağanüstü. Bu tabakalar köye kadar, hatta köyün içinde de peşinizi bırakmayacak. Yaklaşık yarım saat sonra ilk olarak kafasını suya gömmüş bekleyen bir timsaha benzeyen kayalıkları göreceksiniz. Bu görüntüden birkaç dakika sonra Por köyüne giriş yapacaksınız. Tam bir yarım daire şeklinde olan köyün yeni ismi İncekaya. Köyün bulunduğu koyda bir de türbe var. Hz. Ebubekir’in torunu olduğuna inanılan Şeyh Hüseyin’in türbesi hafta sonları büyük kalabalıkların buraya gelmesine neden oluyor. Türbenin yanındaki mağaralara çıkmak için yaklaşık 10 metrelik merdiven yapılmış. Bazı mağaralar birkaç katlı ve yöre halkı sıcak havalarda buraları kullanıyor. Birçoğunun içine kilim serilmiş. Türbeyi geçerek patikayı takip ederseniz iki büyük kaya bloğunun arasındaki taşların oyulmasıyla yapılmış merdivenlerden kayalıklara çıkabilirsiniz. En üstte büyük bir düzlük ve çok güzel aşınım şekilleri var. Rüzgâr burada da çok güzel doğal anıtlar oluşturmuş. Aşınmış kayaların kimi bir insan siluetine benziyor, kimi ise aslana. Biraz daha ilerlerseniz hem köyle aynı adı taşıyan Por Koyu’nu, hem de Kirkor, Nemrut ve Süphan volkanlarını görebileceğiniz bir noktaya geleceksiniz. Bu etabın sonunda küçük koyların türkuaz mavisi görüntüleri insanı büyülüyor.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Bitlis Kalesi (Bitlis)

Bitlis, Türkiye

Şehrin adının aldığı Büyük İskender’in komutanlarından Badlis tarafından yaptırılmıştır. (MÖ.312). Bitlis suyunun kollarından iki derenin birleştiği yerde, yalçın bir kaya bloğu üzerindedir. Doğudan batıya doğru uzanmış müstahkem bir mevkidir. Çevresi 2800 m. (4000 adım) olan kale, 56 m. yüksekliğinde ve 7 m. genişliğinde olup, üstünde muhteşem bir han sarayı ile 300 ev, 1 han, 1 cami ve 1 minaresinin bulunduğu, yine surları pek sağlam olmayan kalenin kuzey tarafında aşağıya nehre bakan üç kat demir kapısı bulunan bir çarşı, bir bedesten ve bir kaç yüz evin bulunduğu kaydedilmektedir. Çepeçevre 670 mazgalla tahkim edilmiştir. Bu açık mazgalların altında birer de kapalı mazgal delikleri vardır. Kaleye çıkılması zor ve sarp bir tepe üzerinde yapıldığından, çevresinde savunma hendeği yoktur. Kalede gözetleme kulelerinin, erzak ve cephane dolu mağaraların bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Günümüzde sadece kale mevcut olup zaman zaman yapılan onarımlarla Muhteşem görünüşünü kaybetmemiştir. Kaleden ayrı olarak, Dideban tepesi üzerinde birde kule vardı. Bitlis’in dağlık mahallelerine hakim bir konumda bulunan bu kulenin sadece kalıntıları bulunmaktadır. Evvelce buranın, kaleye işaret veren bir gözetleme yeri olduğu tahmin edilmektedir.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Nemrut Krater Gölü (Bitlis)

Bitlis, Türkiye

Sönmüş bir volkan olan Nemrut Dağı’nın zirvesinde yer alan Nemrut Krater Gölü, Bitlis İli Tatvan İlçe sınırları içerisinde yer alıyor. Bu doğa harikasını tüm dünyayı fethetme amacıyla Doğu’ya yaptığı sefer sırasında Büyük İskender’in keşfettiğine inanıldığından dolayı “Büyük İskender’in Cenneti” adıyla da biliniyor. Kapladığı alanla kendi türünde dünyada on altıncı sırada bulunan ve yüzlerce yıldır ziyaret edilen Nemrut Krateri’nde, sıcak ve soğuk göllerinin bir arada bulunması tek başına şaşkınlıkla birlikte hayranlık da uyandıracak ve mutlak surette ilginizi çekecek bir durum. Bunun yanında, göllerin çevresinde de onlarca kuş çeşidi ve aralarında endemik türlerin olduğu zengin bir floranın bulunması, buz mağaraları, buhar bacası ve gölleri bu yeri özellikle doğa tutkunları için bir cennet haline getiriyor. Boyutları bakımından kendi türünde dünya ikincisi unvanına sahip olan Nemrut Krater Gölü 13 km²’lik alanıyla tüm kraterin üçte birini kaplamakta. İçinde sazan balıklarının yaşadığı gölde olta balıkçılığı yapmanız mümkün. Gölde yaz aylarında düzenlenen konserler, yüzme yarışları, yelken gösterileri de ilginizi çekebilecek diğer etkinlikler. Kraterde bulunan beş adet göl içerisinde boyutları bakımından ikinci sırada yer alanı ise sıcak bir kaynağa sahip. Kıyılarında oluşan sıcak su havuzlarına girmek kaplıca keyfini yaşamak isteyenlerin tecrübe etmekten en çok keyif aldıkları faaliyetler arasında. Gölün 150 metre kadar doğusunda da çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılan sıcak buhar yarıkları bulunuyor. Ziyaretçilerine muhteşem manzaralar sunan gölü, doğa âşıkları ve fotoğraf meraklıları mutlaka ziyaret etmeli. En büyüleyici görüntüyü elde etmek içinse geceyi burada geçirerek sabahı beklemek gerekiyor. 2.935 metrelik bu zirveden hem güneşin doğuşunun en güzel manzaralarından birisine hem de zirveden yükselen sis bulutlarıyla beraber göl ve çevresinin eşi bulunmaz görüntüsüne şahit olabilirsiniz. Nemrut Dağı’nın güney yamaçlarında telesiyej ve teleferikleri ve konaklama olanakları ile kış sezonlarında yoğun talep gören bir kayak merkezi var. Van Gölü manzarasını izleyerek kayak yapmak isteyenler bu keyfi mutlaka yaşamalılar. Nemrut Krater Gölü’nü sınırları içerisinde barındıran Bitlis, 5.000 yıllık tarihinin getirisi sayesinde çevresindeki ilçeleri ile birlikte kültürel yönden çok zengin bir yerleşim.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Süphan Dağı (Bitlis)

Bitlis, Türkiye

Süphan Dağı; Bitlis’in ilçesi Adilcevaz sınırları içerisinde yer almaktadır. Heybetli görüntüsü ve Van Gölü manzarası ile bir doğa harikasını oluşturuyor.Türkiye’nin üçüncü en yüksek dağı olan Süphan Dağı sönmüş volkanik dağdır. Van Gölü’nün kuzeyinde yer alır.Tırmanış için en uygun zaman Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarıdır.Atalanı Yaylası çimenlerle kaplı alan Atalanı Bitlis Adilcevaz ilçesine 38 km uzaklıkta bulunur.Burası tırmanış yapacak olanların başlangıç noktasıdır.Dağın zirvesinde bulunan Krater Göl maviliği ile büyüleyici bir görüntü sunar. Süphan Dağı Krater Gölü Kamp Alanı: Birde Şekerpınarı ya da Süphan yaylasında kamp kurulur, kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş, 8-10 saatlik bir zaman alır. kaynak suyu bulunur. Tırmanış Rotası: Kıztaşı Kayalığı ve Keklik Kayalıkları mevkii nden sonra Büyük Zirve (Sandık Tepe)’ye ulaşılıyor.  Sonra Buzul Gölü yanından Küçük Keflik Tepesinin yamacından Yıldız Köyü kamp alanında son buluyor.Yıldız köyü kamp alanına yakın olan aygır gölünü de gezebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

İnsuyu Mağarası (Burdur)

Burdur, Türkiye

İnsuyu Mağarası, Burdur il merkezine göre güneydoğuda 10 km uzaklıkta bulunmaktadır. Çatağıl Köyü sınırları içerisindedir. Uzunluğu 597 metre ve en geniş yeri 80 metre civarındadır. Birbirine bağlı 9 boşluktan oluşur. Boşluk yanaklarında birikmiş sular gölcükler oluşturmuştur. İnsuyu Mağarasında; karstik yapının zamanla erimesi ve aşınması sonucu, mağara içinde sarkıt ve dikitler meydana gelmiştir. Ayrıca girintili çıkıntılı çeşitli yönlere açılan dehlizler bulunmaktadır. Mağaranın suyu karbonatlı maden suyudur. Kültür Bakanlığı'na bağlı olmayıp valiliğe bağlı olduğu için müze kart geçmemektedir. Giriş Ücretleri: Sivil: 5 TL. — Öğrenci: 3 TL Yol Tarifi: İnsuyu Mağarası, Burdur-Antalya karayolunun 13.kilometresinde bulunan yol ayrımına 900 metre uzaklıktaki Mandıra Köyündedir. Adres: İnsuyu Yolu, 15000 Çatağıl Köyü – Merkez / Burdur   --> Yol tarifini harita üzerinden de işaretlemiş olduğumuz konumdan alabilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kargı Köyü Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı (Burdur)

Burdur, Türkiye

Burdur ve Isparta İli hudutları içindedir.  Bilim ve eğitim bakımından tehlikeye maruz ve kaybolmaya yüz tutmuş sığla ağacının en elit ve izole yayılışını yaptığı eşsiz bir ekosistemdir. Isparta – Antalya karayolu üzerinde bulunan bu saha, Isparta iline 60 km, Sütçüler ilçesine 25 km mesafededir. Tarihi ve kültürel bir değeri bulunmamaktadır. Sincap, kaplumbağa ve çeşitli sürüngen, amfibia türleri ile çok sayıda yengeç bulunmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı olarak tefrikinden dolayı sadece bilim ve eğitim amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Kibyra Antik Kenti (Burdur)

Burdur, Türkiye

Kibyra Antik Kenti, Burdur Gölhisar ilçesinin Horzum mahallesinde birbirinden derin yarlarla ayrılan hâkim üç tepelik üzerinde yer almaktadır. Kentin yerleşim alanı oldukça büyüktür. Yapılar, simetrik düzenlenmiş, tepelik teraslanarak göl ve ova manzarasına hâkim konumda ve hiçbir yapı bir diğerinin manzarasını kesmeyecek biçimde yerleştirilmiştir. Şehre girerken solda muhteşem bir anıtsal kapı ile Antik Çağ Anadolu’sunun 12-13 bin kişi kapasitesi ile en görkemli stadyumu bulunmaktadır. İlerledikçe bazilika, yukarı ve aşağı agora, hamam, gymnasion, tiyatro ve meclis binası ile planlı anıt mezar, hamam, yuvarlak kuleli tak ve su yolları görülmektedir. Meclis binası/ müzik evi 3600 kişi kapasitesiyle Antik Çağ Anadolu’sunun en görkemli eserlerindendir. Meclis binası/ orkestranın tam merkezinde bulunan kırmızı, yeşil ve beyaz mermerden yapılmış, yılanlardan oluşan saçları ve insanları taşa çeviren bakışlarıyla Medusa mozaiği Anadolu’da tektir. 2011 yılında meclis binası önünde, Anadolu’nun en sağlam ve en büyük mozaik alanı olma özelliği taşıyan, 540 m² alanı kaplayan mozaik ortaya çıkarılmıştır. Yine meclis binası önünde, Geç Roma Dönemi’ne ait (MS 6-7 yy.) Roma hamamı ve seramik atölyesi bulunmuştur. Kentin bugün görülebilen tüm mimari kalıntıları Roma İmparatorluk Dönemi’ne aittir. Yapılan arkeolojik çalışmalar neticesinde M.Ö 1'inci yüzyıldan itibaren stadyumunda gladyatör dövüşlerinin yapıldığı anlaşılmış. Kazı çalışmaları sonrasında ortaya çıkarılan frizlerde çok sayıda gladyatör frizleri bulunmaktadır. Hatta kentin nekropol bölgesinden stadyuma doğru gidilen anıtsal yol istikametinde çok sayıda gladyatör mezarının bulunduğu anlaşılmakta. Antik şehre girerken sol tarafta bulunan stadyum, 'U' formundaki yaklaşık 200 metreye varan pist uzunluğu ve yaklaşık 12 bin kişilik kapasiteyle Anadolu’nun en ihtişamlı beş stadyumundan birisi olarak kabul ediliyor.  Roma İmparatorluğu döneminden önce çeşitli sportif faaliyetler amacıyla tercih edilen stadyum, daha sonra gladyatörlerin dövüşlerinin sergilenmesi için de kullanılmış. Nasıl Gidilir;  Antalya üzerinden Çavdır - Denizli yol güzergahını takip ederek Gölhisar'a gelerek buradan da Kibyra antik kentine rahatça ulaşabilirsiniz. Ankara tarafından ise Afyonkarahisar - Burdur karayolundan  Gölhisar-Fethiye istikametini takip ederek Gölhisar’a ulaşmak mümkün. İzmir - Aydın - Denizli güzergahından ise Acıpayam-Gölhisar hattını takip ederek Kibyra Antik Kenti'ne varabilirsiniz. Giriş Ücreti: ÜCRETSİZ - FREE T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın belirlediği, Müze ve Örenyerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır. Bir yıl boyunca Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebilirsiniz.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Milias (Milyos) Antik Kenti (Burdur)

Burdur, Türkiye

Burdur ili, Bucak ilçesi, Kocaaliler nahiyesi sınırları içindedir. Burdur'a 42 km. olan Bucak ilçesinin 30 km. güneydoğusundaki Kocaaliler (Melli) nahiyesinin 5 km. güneydoğusundadır. Kocaaliler nahiyesi ile mahallesi olan Gökalan arasında Aksu vadisini gözetleyen doğal bir tepe üzerindedir. Tescilli Kremna Örenyerinin 30 km. kadar kuşuçumu, güneyindedir. Örenyeri, kayalık ve makilerle kaplıdır. Doğal tepenin batısı güneyi ve doğusu sarp çıkışı zor kayalıklarla çevrilidir. Yer yer sarp kayalıklar arası kalın sur duvarları ile çevrili imiş, şehrin nekropolü sur dışında ve kuzeyindedir. Örenyerinde mesken ve yapıların çoğu ana kayalar kesilerek yarıya kayadan yararlanılarak yapılmışlardır. Küçük kısmen ana kaya üzerine oturtulmuş tiyatrosu bölgede tektir. Mezar anıtları yerle bir edilerek duvar dipleri kazılmıştır yapıların durumu i.ö.5-4 yy'la kadar tarihinin indiğini göstermektedir. Toroslar üzerinde yer alan antik kent, Helenistik ve Roma dönemlerinde yerleşim görmüştür. Gezilip görülmeye değer tarihi yapıları bünyesinde barındıran bir açık hava müzesidir. Özellikle kesik taşlarla yapılan evleri ve  Küçük ve ana kayaya oturtulmuş tiyatrosu görülmeye değerdir. Buraya ulaşmak için Burdur-Bucak-Kocaaliler güzergahını takip ederek ulaşım sağlayabilirsiniz ya da Bucak ilçesine gelip burada Kocaaliler kasabasına giden dolmuşlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıca; harita üzerinden işaretlediğimiz konumdan yol tarifi alabilirsiniz. Kamp için uygun bölgeler mevcut ise de güvenlik tedbirleri almakta fayda vardır. Sadece yerleşim yerlerinde su kaynakları ve çeşmeler mevcuttur.

Haritada Göster
  • Açık
  • Yorum 0 Yorum 0.0
Detayları Gör
Genel

Salda Gölü

Burdur, Türkiye

Salda Gölü’nün “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ün kazanmasında ve tanıtımında büyük pay sahibi olan plaj, gölün de adını aldığı Salda Kasabası kıyılarında bulunmaktadır. Son zamanlarda ‘Saldivler Plajı’, ‘Maldivler Plajı’ gibi isimlerle anılan plaj güzelliği ile ziyaretçilere görsel şölen sunmaktadır. Maldivler Plajı; gölün yapısındaki magnezyum ve manyezitli yapıdan kaynaklanan beyaz adacıkların ve geniş süt beyazı kumsalların en belirgin olarak görülebildiği alandır. Plaj her ne kadar yüzülebilir bir plaj olsa da, kıyı tabanındaki killi yapıya sahiptir. Göle girmek isteyenlerin, göl kıyısında ayakları dibe batmaktadır. Hatta kıyıda yürürken bile ayaklarınız dizlerinize kadar çamura batabilir. Yalnız kıyıdan yaklaşık 15-20 metre sonra bu killi yapı yerini sert zemine bırakmaktadır. Plaj kıyısındaki bu killi yapı gözünüzü korkutmasın, gönül rahatlığıyla yüzebilirsiniz. Maldivler Plajı’nı yüzme açısından sağlıklı bulmayan misafirler, göl kenarında çamur banyosu yapmaktadırlar. Yapılan araştırmalarda göldeki bu kilin cilde olumlu etki bıraktığı tespit edilmiş. Cildi yumuşatma, gözenekleri açma, selüloit ve çatlak tedavisi ve toparlama etkisi, antiseptik tesiri ile akne ve sivilceleri yok etme, kırışıklıkları giderme, siğilleri absorbe etme özellikleri bulunduğu biliniyor. Cilde sürülen çamur cildi gerdiriyor ve kendinizi daha genç hissetmenizi sağlıyor. Yerli ve yabancı turist akınına uğrayan Salda Gölü Maldivler Plajı’nda, Salda kasabası köylüleri plaj girişinde küçük işletmeler kurarak ticari kazanç sağlamaya başlamışlardır. İşletmelerde hediyelik eşyalar, yöresel ürünler, meşrubat, yöreye özgü kıymalı tost… bulunmaktadır. Adeta doğa harikasıolan Salda Gölünün hemen arka kısmında bulunan ormanda da pek çok canlı hayatı sürmektedir. Gölün kumsalının bembeyaz olması, suyunun renginin masmavi olmasıdır. Göl yazın en sıcak aylarında sizi serinleten bir yer olduğu gibi kışında ziyaret edebileceğiniz pek çok güzellik sunmakta. Bu bölgede bulunan Salda kayak merkezi muhteşem Salda Gölü manzarasında kayak yapmanızı sağlayan bir merkez konumundadır. Bu merkezin bulunduğu tepe yaklaşık 4 ay karla kaplıdır ve kış turizmi için çok elverişlidir. Kafa dinlemek isteyenlerin yürüyüşe gittiği, tatile çıktığı yerler